| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 |
![]() ![]() Forumda uzman | 120 ![]() Yönetmen:Murat Saraçoğlu, Özhan Eren Senaryo :Özhan Eren Müzik:Özhan Eren Görüntü yönetmeni:Mustafa Kuşçu Tür: Dram Yapım:Türkiye 2007 (Renkli) Dil:Türkçe Yapımcı Firmalar: Posta Tanıtım Hizmetleri Internet adresi:www.120filmi.com/ Sarıkamış’ta Ruslara karşı savaşan Türk askerlerine cephane taşıyan, yaşları 12-17 arasında değişen Vanlı çocukların gerçek kahramanlık destanı, yönetmenliğini Murat Saraçoğlu ve Özhan Eren’in üstlendiği 120 adlı filme ilham kaynağı oldu… Özhan Eren’in senaryosuna ve müziklerine de imzasını attığı filmde başrolleri Özge Özberk, Cansel Elçin, Burak Sergen ve Emin Olcay paylaştı… 15 Şubat 2008’de gösterimde… Filmin konusu: Van, 1914 Haziran… Balkan Harbi’nin henüz sona erdiği günlerde, Avrupa’da başlayan Birinci Dünya Harbi, ülkemize de sıçrar. Ruslar, Doğu Anadolu’da, Erzurum istikametinde taarruza geçerler. Van’da bulunan Jandarma Tümeni şehirden ayrılır ve Kafkas Cephesi’nde Ruslar’ı durdurmak için yola çıkar. Aralık 1914’te Sarıkamış Harbi’nin başlamasıyla birlikte çarpışmalar yoğunlaşır. Bu arada Jandarma Tümeni’nin cephanesi tükenmiş, Van’dan cephane sevkiyatı gereklidir… Ne var ki, eli tüfek tutan herkes cephelerdedir. Sonuçta, 12-17 yaşlarındaki Vanlı çocuklar gönüllü olur ve 120 çocuk 1915’in Ocak ayının donduran ayazlarında cephaneyi sırtlanırlar… Karlı dağlara doğru yürümeye başlayan 120 kahraman çocuk için, günler ve geceler süren bu büyük yolculuk hiç de kolay olmaz ve tam bir ölüm-kalım mücadelesine dönüşür… ![]() et les larmes coulèrent le long de ses joues! Love is like war.. Easy To Start.. Difficult To End.. And.. Impossible To Forget..!! |
|
| Mesaja teşekkür eden: (8 Kişi) | нѕуη (26-02-08), ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî (27-02-08), acemi (26-02-08), BeRKuN (19-02-08), Bir Ben Eksiktim (28-02-08), Pirayem (18-02-08), Tweety (15-02-08), yεsiL (27-02-08) |
| | #2 |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Mesajlar: 30.489
Teşekkür etti: 12.863
Teşekkür edildi: 14.244
Forum Gücü: 500 Forum Puanı:135611 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
bu filmi cok ovduler ![]() izlemem lazim (: derin.. ![]() |
|
| | #3 |
![]() ![]() S.mod denetleyicisi
Mesajlar: 17.144
Teşekkür etti: 4.642
Teşekkür edildi: 4.957
Forum Gücü: 250 Forum Puanı:94356 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | bu film izlenir hatta ben gidip bizzat sinemada izleyeceğim (= ben bile gidiyosam walla sizde gidin derim çünkü ben sinamaları sevmem ![]() |
|
| | #4 |
| Dekan Düşünürler grubu ![]()
Mesajlar: 4.715
Teşekkür etti: 737
Teşekkür edildi: 761
Forum Gücü: 35 Forum Puanı:8069 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | güzel filmmiş galiba |
|
| | #5 |
| Doçent ![]()
Mesajlar: 2.906
Teşekkür etti: 940
Teşekkür edildi: 1.205
Forum Gücü: 44 Forum Puanı:15967 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
güzel film
|
|
| | #6 |
| Yard. Doçent Düşünürler grubu ![]()
Mesajlar: 1.461
Teşekkür etti: 495
Teşekkür edildi: 420
Forum Gücü: 21 Forum Puanı:6846 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cansel im oynar da güzel olmaz mı ![]() sinemada izleyemesem bile cd sini alıp kesinlikle izleyeceğim (: ![]() |
|
| | #7 |
| Doçent ![]()
Mesajlar: 3.187
Teşekkür etti: 3.599
Teşekkür edildi: 2.367
Forum Gücü: 51 Forum Puanı:17400 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 'Ayrılalım' Diyen Densizlerin Suratına Sıkı Bir Tokat 1914 yılında, Rus işgaline direnen Osmanlı birliklerine Van ile Erzurum arasında cephane taşırken donarak şehit olan Türk ve Kürt çocuklarının gerçek öyküsünün anlatıldığı "120", bu ülkenin kuruluş harcının hangi şartlarda oluşturulduğunu yeniden hatırlaması gereken bazı demogoglara sinema yoluyla önemli bir fırsat sunuyor. ALİ MURAT GÜVEN 120 2007, Türkiye yapımı Tarihsel drama Yönetmenler: Murat Saraçoğlu ve Özhan Eren Görüntü: Mustafa Kuşçu Müzik: Özhan Eren Kurgu: Kemalettin Osmanlı ve Ali Üstündağ Sanat Yönetmeni: Meral Özen Oyuncular: Özge Özberk, Burak Sergen, Cansel Elçin, Emin Olcay, Demir Karahan, Ahmet Uz, Alican Yılmaz, Oytun Öztamur, Ozan Cem Dur İçerik Uyarıları: Her yaştan izleyici için uygundur. Dağıtıcı Şirket: Özen Film ![]() Ocak 1914, Van… Dört bir cephede iç ve dış düşmanlarla boğuşmakta olan Osmanlı Devleti'nin temelleri alttan alta çatırdamakta, yıllardır ardarda patlayan savaşlarla bunalmış durumdaki ordunun gücü bunca düşmanı geri püskürtmekte yetersiz kalmaktadır. Doğu'daki pek çok yerleşim merkezini tehdit etmeye başlayan ayrılıkçı Ermeni hareketinin en fazla azgınlaştığı bölgelerden biri de Van ilimizdir. Taşnak Partisi üyeleri, müttefikleri Ruslar'dan aldıkları cesaretle şehirde pervasızca terör estirirken, bir kaç yüz kilometre ötedeki Erzurum'dan da kötü haberler gelmeye başlar. Dadaşlar'ın diyârı Rus işgaline uğramak üzeredir. Van'ı koruyan tümen son bir gayretle Erzurum'a doğru hareket eder etmesine; fakat buradaki Rus saldırılarını geri püskürtmeye yetecek kadar cephaneleri yoktur. Tek çare, Van'da ihtiyaten bırakılan az miktardaki mühimmattır. Ancak, eli silah tutan herkes savaşa gittiğinden, bu mühimmatı -ahalisi içinde neredeyse erişkin hiç bir erkeğin kalmadığı- Van'dan Erzurum'a kadar kim taşıyacaktır? Dönemin Van Lisesi'nde okuyan ve yaşları 12 ilâ 17 arasında değişen 120 çocuk, acımasız kış şartlarının ortasında, cephane sandıklarını yaya olarak Erzurum'a ulaştırmak üzere gönüllü olurlar. Üstlerinde doğru düzgün birer elbiseleri dahi olmaksızın, sırtlarındaki ağır yükle kentten ayrılan bu küçük kahramanlar, üstlendikleri stratejik görevi eksiksiz biçimde yerine getirirler; ancak geri dönüş yolunda kopan fırtınada büyük bir bölümü donarak can verecektir. İDDİALI FİLMLERLE DOLU BİR HAFTA SONUNDA... Muhtemelen son bir yıldan beri, sinema sayfasını hazırlarken hiç bu kadar zor durumda kaldığımı hatırlamıyorum. Neden diye soracak olursanız; işletmeci şirketlerimizin resmen "gövde gösterisi" yaptıkları ve bu sıkı rekabet sonucunda da -2000'li yılların rekoru sayılabilecek bir restleşmeyle- tamı tamına 8 yeni filmin gösterime sunulduğu oldukça bereketli bir hafta sonuna girdik. Dahası, izleyiciyle buluşan bu yapımların en azından dört tanesi de rahatlıkla "haftanın filmi" olarak lanse edilip, tanıtım yazıları sayfamızın tepesini boylu boyunca kaplayabilecek türden kalburüstü çalışmalar… Brian De Palma'nın Venedik'ten Gümüş Arslan ödülüyle dönen (Ancak ülkesi ABD'de hiç de haz edilmeyen) yarı kurmaca-yarı belgesel savaş ağıtı "Örtülü Gerçek"ten, Paul Thomas Anderson'un şimdiye kadar 30 küsur ödül kazanıp önümüzdeki Oscar ödüllerinde de tam 8 dalda aday gösterilen "Kan Dökülecek"ine; Mat Reeves'in henüz bir kaç hafta önce gösterime sunulmasına karşın tüm dünyada yarattığı havayla daha şimdiden çağdaş korku klasikleri arasına girmeye aday olan "Cloverfield"ından az fakat öz çalışmayı seven Tim Burton'un son bombası "Şeytanî Berber Sweeney Todd"a kadar uzanan, tek kelimeyle soluk kesici bir film bombardımanı söz konusu. Ki, böyle bir hengâmede ihtiyar kurt Sidney Lumet'in "Şeytan Duymadan Öncesi"ne lâyıkınca değinemiyorum bile… Buna karşılık, gösterime giren 8 yeni film arasından, haftanın tek "yerli"si konumundaki "120"yi büyük bir gönül rahatlığıyla sayfamızın en tepesine yerleştirdim. Bunu da "Türk sinemasına ekstra bir kıyak olsun" diye değil, söz konusu yapıt -gerçek bir olaydan alınmış- etkileyici öyküsü, birinci sınıf oyunculukları, usta işi görüntüleri ve sanat yönetimiyle böyle bir ayrıcalığı zaten yeterince hak ettiği için yapmaktayım. "Sarıkamış faciası" konusundaki hassasiyetini iyi bildiğimiz Türk halk müziği sanatçısı ve yazar Özhan Eren, gönlünde nicedir duygusal bir takıntıya dönüşmüş olan bu trajik olayın anısını yaşatma adına, yakın geçmişte "Sarıkamış'lı Geçmiş Zaman" adlı bir müzik albümü hazırlamış ve "Sarıkamış'a Giden Yol" başlığını taşıyan bir de kitap yazmıştı. Eren, şimdi de aynı tarihsel sürecin kamuoyumuz tarafından nisbeten daha az bilinen bir başka sayfasına odaklanarak, Birinci Dünya Savaşı yıllarında eli silahlı düşmanlara değil "karakış"a verdiğimiz o isimsiz şehitlere bu kez sinema yoluyla saygı duruşunda bulunuyor. ![]() 94 YILLIK 'BİLİNMEYEN' ÖYKÜ Eren'in, genç kuşağın önde gelen TV yönetmeni ve yazarlarından Murat Saraçoğlu ile birlikte beyazperdeye aktardığı bu yürek parçalayıcı öykü, -itirafı ne denli utanç verici olsa da- şunu dürüstçe kabul etmemiz gerekiyor ki, bu filme kadar belki de nüfumuzun yüzde 90'ı tarafından hiç bilinmiyordu. Ben de kendi adıma tarihimizde böyle bir olayın varlığını ilk kez bu filmi izlerken öğrenmiş oldum. Bunda da şaşılacak bir şey yok aslında; "Er Ryan'ı Kurtarmak" gibi gösterişli filmlerle kendisine Amerikan savaş tarihinin en küçük, en yerel ölçekteki kahramanlık gösterileri dahi ezberletilmiş olan, alabildiğine "özüne yabancılaşmış" bir kuşağız biz. Ulusal sinemamızda ne zaman böylesi cesaret gösterileriyle karşılaştık ki ülkemizi yok oluşun eşiğinden alıp bugünlere getiren o "büyük ruh"u aynı derinlikte tanıyalım! Vietnam'ı Çanakkale'den daha ayrıntılı bilmeleri, salt gençlerimizin suçu mudur? Bu bakımdan, Özhan ve Saraçoğlu kendilerini Türk sinema tarihine geçirecek çok önemli bir iş yapıyor ve hatıraları şimdiye dek yalnızca Van'daki mütevazı bir anıtın üzerinde yaşatılan o 120 çocuğu bizlere bir daha unutulmamacasına tanıtıyorlar. Oyunculara, geçmiş yıllardaki tarihsel filmlerde yapıldığı gibi her tarafı gıcır gıcır eski zaman elbiseleri değil bilhassa eskitilmiş elbiseler giydiren ve döneme ilişkin çevre düzenlemelerini gayet inandırıcı biçimde oluşturan çok başarılı bir sanat yönetimi (Meral Özen); Doğu'nun yakıcı soğuğunu iliklerimize kadar hissetmemizi sağlayan harika bir görüntü çalışması (Mustafa Kuşçu); hepsi de birbirinden başarılı oyuncular ve bu projeyi kalpleriyle çektikleri her hâllerinden belli olan iki genç yönetmen… Sinema ve tiyatro dünyamızın klas oyuncularından Burak Sergen'in, biri yurtsever ve cesur, diğeri ise paragöz ve fırsatçı iki Vanlı kardeşi aynı anda canlandırması gibi hoş zekâ gösterileri de filmin içerdiği artılardan bir diğeriydi. UFAK TEFEK KUSURLAR MEVCUT AMA... Ha, ille de bir-iki anlatım kusuruna vurgu yapmak gerekirse, müziğin bazı bölümlerde abartılı biçimde kullanıldığını, öyküyü ve görüntüleri lüzumundan çok bastırdığını söyleyebiliriz. Bir de oldukça deneyimli bir subay olan Teğmen Süleyman'ın, müfrezesiyle birlikte Taşnak çetecileri hakladıktan sonra çevre denetiminde bu denli tedbirsiz davranması, böyle bir tedbirsizlik nedeniyle ortaya çıkacak trajik finali elde edebilmek adına gerekliydi belki; ancak gittiği cephelerde her türlü belayı görmüş bir Osmanlı subayı açısından böyle avlanmanın çok da gerçekçi olmadığını vurgulamak gerekiyor. Bir de iki ayrı sanatçının ortak imzasını taşıyan bir filmin jeneriğinde tekil sıfat kullanmak, yani alt alta iki ismin önüne "yönetmen" yazmak çok da estetik durmamış. Kanımca, böyle bir işbirliğinde daha doğru olabilecek yazım biçimi "yönetmenler"dir. Son olarak, “120” gibi gayet şık bir filmin basın kitinde, öyküyü daha iyi simgeleyecek, daha bir usta işi lobi fotoğrafları görmeyi arzu ederdim doğrusu... Ancak, bu kadarcık kusur kadı kızında da olur. Böylesine güzel bir fikir ve onu bu düzeyde bir sanatsal yetkinlikle perdeye taşıyan ekibe, yüreklerimizden kopup gelen kocaman bir "Ellerinize sağlık" demektir doğru olan… Erzurum-Van arasındaki acımasız fırtınada hayatlarını bu ülkenin geleceğine feda eden o 120 tane Müslüman "Er Ryan"ın öyküsü, Türkiye'nin üniter yapısı söz konusu olduğunda burun kıvırıp "Belki de en iyisi Kürtler ve Türkler'in ayrılmasıdır" diye bıdı bıdı eden (her iki taraftan) bazı çok bilmiş tiplere de "Yok be aslanlarım, biraraya gelmeleri hiç kolay olmadı, ayrılmaları da kolay olmayacak" mesajını veriyor. Hele de, Ermeni asıllı yurttaşlarımızın bu filme alınmaları için zerrece bir neden yok. Çünkü senaryo, Türklerle tamamen kaynaşmış ve çevresindeki bütün çocukların "Kirkor Amca"sına dönüşmüş olan Vanlı Ermeni doktora yakıştırdığı yüksek insanî kalite ve ayrılıkçılık sevdasıyla gözleri dönmüş ırkdaşlarının ona revâ gördüğü muamele üzerinden, "Ermeni meselesi"ne nasıl baktığını da zaten çok net bir biçimde ortaya koymakta… O 120 isimsiz Türk ve Kürt çocuğunu hiç unutmamak ve unutturmamak için "120"yi mutlaka izleyin; dahası çocuklarınıza da izletin. KAYNAK:http://www.yenisafak.com.tr/sinema/?...&c=17&i=100032 Geçmişten adam hisse kaparmış...Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? Tarih'i "tekerrür" diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı,tekerrür mü ederdi? MEHMET AKİF ERSOY |
|
| | #8 |
| Profesör Düşünürler grubu ![]()
Mesajlar: 4.096
Teşekkür etti: 1.578
Teşekkür edildi: 2.134
Forum Gücü: 80 Forum Puanı:32139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | beni en çok etkileyen filmlerden biriydi diyebilirm. göz pınarlarım kurudu ![]() herkese oneririm kesinlikle gidin.. Bir gün Çok bunalırsan Denizin dibinde Yosunlara takılmış gibi soluksuz Sakın unutma gökyüzüne bakmayı Gökyüzü senindir Gökyüzü herkesindir ... |
|
| | #9 |
| Doçent Huzur Pınarı ![]()
Mesajlar: 3.260
Teşekkür etti: 1.454
Teşekkür edildi: 1.210
Forum Gücü: 34 Forum Puanı:11001 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
kesiNLikLe gidiN.. beLden aşşağı espriLerLe siNema yapMaya çaLıışaN mahLukLarı seyredip zaMan harcamak yyeriNe değerLerimi hatırLatan fiLmLeri seyrederim. boLca yapıLması gerekiyor böyLE fiLmLErin
\,\,/,/, \\ - - // (--O-O--) ----------oOOo-(_)-oOOo---------- Kendilerini bitmez cümle sananlara ufacık bir nokta. |
|
| Mesaja teşekkür eden: | ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî (21-03-08) |
| | #10 |
| Doçent ![]()
Mesajlar: 2.364
Teşekkür etti: 726
Teşekkür edildi: 780
Forum Gücü: 25 Forum Puanı:6373 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Bugün sinemaya gidip izlediğim bir film. Ağlamamak için zor tuttum kendimi Çok etkileyici ve güzel bir film olmuş. |
|
| | #11 |
| Profesör Düşünürler grubu ![]()
Mesajlar: 3.688
Teşekkür etti: 1.795
Teşekkür edildi: 3.199
Forum Gücü: 64 Forum Puanı:24194 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | görsellikten yoksun bir filim..çok şey bekliyordum hiçbirşey bulamadım gibi birşey oldu..konu çok güzel ama anlatım,oyuncu kadrosu bence hiç iyi değildi..sanki her akşam evde izlediğim diziler gibiydi..sinema görselliktir ve bu filmde bunları aramayın sakın filmde beni derinden etkileyen tek bir sahne vardı..ve gerçekten izleyici çok fazla ağlatacak sahneleri geçiştirmişler resmen..çok şey bekliyordum hiçbirşey bulamadım..sadece konunun mükemmeliğiyle yetindim Bütün Bunlar Düş...! Artık o küçük çocuk değilim anne içime bir canavar yerleşti...! ѕiиєм ѕiиαи |
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| |