| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 |
| Grup Lideri Antikapitalistler ![]() | 18 Mayıs'da Kaypakkaya'yı Anıyoruz!!! ![]() ÖNDER YOLDAS; SEN; Akip giden kizil kanlar deryasinda bir bayrak ve karanliklari aydinlatan bir günesin isinlari gibi sacildin ülkemizin topraklarina……. SEN; Yeni bir güc yarattin, kazandirdin yolunda yürüyenlere… Yeni bir umut isigi sactin emekci halkimizin beynine……. SENDIN; Yeniyi ve güzeli, gericiligin, fasizmin ve revizyonizmin beynine vura vura yaratan……. VE SENKI; Marks, Engels, Lenin, Stalin, Mao`nun Isikli Yolunda Türkiye halkinin kurtulusunu sagliyacak olan Partimizi yaratan……. SENKI; Emperyalizme, fasizme, feodalizme ve her türden gericilige karsi vurulmasi gereken darbenin ne olmasi gerektigini ögreten……. VE SENKI; Karanlik zindanlari ve iskencehaneleri komünist mücadele erdemleriyle aydinlatan…… ISTE SEN: ….izinde adim adim yürüyen bir yoksullar ve emekciler ordusunu yartarak ve Kaypakkayaci gelenegi bizlere miras birakarak aramizdan ayrildin…… Sana söz veriyoruz birakmis oldugun Partiyi Birlestirip Kaypakkayaci cizgide Düsmana Korku Halka UMUT olacagiz…… Izlerin silinmeyecek ve tarihin Mayis 18 `inde biraktigin Miras onur dolu , inanc dolu sayfalari yeni günü müjdeliyecek!.... Böyle saniyor komprodorlar, böyle saniyor agalar, beyler böyle saniyor emperyalistler…… Varsin sansinlar….. Varsin aldansinlar…… Hayir! O, ölmedi yoldaslar! Yasiyor ve yasayacak Kaypakkayalar! [/center]Seni yok ettiklerini sandıkları yerdeyiz işte, yüzlerine ölümsüzlüğünü haykırıyoruz. Saçtığın tohumlardan filizlenen genç fidanların ellerinde bayrak, yüreklerinde inanç, bileklerindeki güçsün… KAVGAMIZDASIN! İçimiz kıpır kıpır düşüyoruz yola, Türkiye Kürdistanı’nın bağrına gidiyoruz… Serhıldanlar şehrine giderken yaşadığımız coşku, bu defa kat be kat artmış durumda. Bu defa, İbrahim Kaypakkaya’nın ölümsüzlüğünü yüzlerine haykırmak için gidiyoruz çünkü. Her yıl 18 Mayıs’ta daha bir gür dalgalandırdığımız kızıl bayrağımızı, cellatlarının karşısına dikmek için gidiyoruz. Seni anmak davaya bağlılık demek, seni anmak edilen yeminlerin tekrarlanması, seni anmak öfkenin bilenmesi demek… Şimdi daha bir güçlü çıkacak sesimiz... Al kanını döktükleri yerde karşılarında görecekler ardıllarını. Kaç kişi olduğumuzdan ziyade yaptığımızın tarihimizde ilk oluşu daha da çok heyecanlandırıyor bizi. Ülkenin dört bir yanından açtığın yolda yürüyenlerin oluşturduğu küçük kızıl nehirler akıyor Amed’e doğru. Boyasız, sıvasız bakımsız evleri, olanca yoksulluğu ve hafızalarda yer edindirdiği gibi direngenliğiyle karşılıyor bizi Amed. Diyarbakır Serhıldanı sonrası yaşanan tutuklamalar, aranır duruma düşenler başka bir serhıldanda patlayacak öfkeyi, sessizlik kılıfına bürümüş. Binlerce kişi kurtuluşun yolunun geçtiği dağlarda almış yine soluğu son olaylardan sonra. Amed’de “gerilla” deyince akan sular duruyor, en büyük güven ve en büyük destek onlara “barış” çok sık kullanılsa da… Adın kazılı Diyarbekir surlarında ve halkının bilincinde… Önce flamaların indirilmesi için baskı yapılıyor, kabul etmiyoruz. Sen gülümsüyorsun bize, her zaman yaptığın gibi. Sonra “Slogan atmayın!” deniliyor. Biz inadına daha çok bağırıyoruz: “Önderimiz İbrahim, İbrahim Kaypakkaya!” Çıkartılacak Yeni TMY’yi uygulamaya çalışıyorlar şimdiden; “İbrahim Kaypakkaya resimlerini taşımak suç” diyorlar, biz bayram yerinde gibi coşkuluyuz. Dağkapı’dan Mardinkapı’ya doğru yürürken surların üzerinde “PARTİZAN” yazılamasını görüyoruz. Düşman seni ne isminin kazındığı surlardan, ne de emekçi halkın bilincinden silmeyi başaramamış. “Ser verip sır vermeyen” direnişinle, açtığın aydınlık yolda hala yaşamaya/yaşatılmaya devam ediyorsun… Sadece burada değil, her anımızda, her adımımızda yanı başımızdasın, kavgamızdasın! ANISI ONURUMUZ,MÜCADELESİ YOLUMUZA IŞIK TUTACAKTIR.ATTIKLARI HER KIVILCIM ER GEÇ TÜRKİYE BOZKIRINI TUTUŞTURACAKTIR... Kırk yıldır sefalette bu Ahmet Kefenimi alın dikin bir zahmet Gömün beni, gömün beni bir başıma. Elimde değil, susamıyorum... Ahmet Kaya 16 Kasım Ölüm Yıldönümü |
|
| Mesaja teşekkür eden: | arSU (16-05-08) |
| | #2 |
| Öğretim üyesi Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 672
Teşekkür etti: 588
Teşekkür edildi: 442
Forum Gücü: 10 Forum Puanı:1644 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ibrahim Kaypakkaya 1949'da Çorum'da dogdu. Ilkokulu Karamahmut, Ortakisla ve Alacaköy'de okudu. 1961'de Hasanoglan Ögretmen Okulu'nun sinavini kazandi ve ögrenimini burada sürdürdü. Devrimci düsünceyle Hasanoglan Ögretmen Okulu'nda tanisti. Bu okuldan mezun olduktan sonra Yüksek Ögretmen Okulu hazirlik sinifina bir yil devam etti ve Istanbul'da Çapa Ögretmen Okulu'na kaydoldu. Ayni zamanda Istanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü ögrencisiydi. Bu yillarda özellikle devrimci gençligin anti-emperyalist mücadelesine yakin ilgi duydu. Sosyalist düsünceyi benimseyen Kaypakkaya, okuldaki arkadaslariyla birlikte Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) Istanbul Sekreterligi ile iliski kurarak, kendi okullarinda da örgütlenme çalismalarina basladi. Bu yillarda TIP üyesi olan Kaypakkaya, siyasal düsüncelerinin yanisira sanata ve edebiyata olan egilimi her konudaki bilgisi, alçakgönüllü kisiligi ile dikkati çekti. Mart 1968'de Çapa yüksek Ögretmen Okulu'ndaki arkadaslariyla FKF'ye bagli Çapa Fikir Kulubü'nü kurdu. Kuruculari arasinda Muzaffer Oruçoglu'nun da bulundugu örgüt okul yönetimi tarafindan tepkiyle karsilandi. Yüksek Ögretmen Okulu'ndaki devrimci ögrencilere karsi baski ve sindirme politikasi baslatildi. Fikir Kulubü'nün baskani olan Ibrahim Kaypakkaya, 6.Filo'ya karsi bildiri yayinladigi gerekçesiyle Kasim 1968'de okuldan atildi. Buna karsi Danistay'dan yürütmeyi durdurma karari almasina ragmen Kaypakkaya'nin Çapa Yüksek Ögretmen Okulu ile olan iliskisi kesildi. Bu dönemde 6.Filo'ya karsi eylemlere, ögrenci örgütlerinin düzenlemis oldugu gösterilere katilan Kaypakkaya, FKF ve TIP içinde basgösteren ayriliklarda Milli Demokratik Devrim (MDD) görüsünü benimsedi. Okuldan atildiktan sonra çesitli islerde çalisarak ve matematik dersi vererek yasamini sürdürdü. Yine bu yillarda özellikle Isçi-Köylü gazetesinin Istanbul'daki bürosunda çalisan Kaypakkaya, burada ve Aydinlik Sosyalist Dergi ve Türk Solu'nda çesitli yazilar yazdi. 1969'da Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun genel kurulundan sonra MDD görüsünü benimsemis olanlar arasinda basgösteren ayrilikta, Dogu Perinçek ve arkadaslarinin basini çektigi Proleter Devrimci Aydinlik (PDA) çevresiyle birlikte davrandi. 1969 ve 1970'te yogunlasan kitlesel eylemlerin büyük bir bölümünde yer aldi. Silivri Degirmenköy'deki toprak isgalini destekledigi için gözaltina alindi. O yillarda meydana gelen Demir Döküm, Petrix, Sungurlar, Gislaved gibi isçi eylemlerini de destekleyen Kaypakkaya, 1971'de Çorum ve yöresini gezerek izlenimlerini "Çorum Ilinde Siniflarin Tahlili" adi altinda kaleme aldi. Bundan sonra bir süre Malatya, Tunceli ve Gaziantep yörelerinde örgütsel etkinlikte bulundu. Sikiyönetim ilaniyla birlikte aranmaya basladi. 1972'de o güne kadar birlikte oldugu PDA çevresiyle ideolojik anlasmazliga düstü. Ayni yil Türkiye Ihtilalci Isçi köylü Partisi (TIKP)' nden koparak birlikte oldugu arkadaslariyla Türkiye Komünist Partisi-Marksist Leninist (TKP-ML) adli örgütle ona bagli Türkiye Isçi Köylü Kurtulus Ordusu (TIKKO)'nu kurdu. Özellikle Malatya, Elazig ve Tunceli civarinda örgütlenen TKP-ML'nin ayni zamanda ideolojik önderligini de yapan Ibrahim Kaypakkaya, 24 Ocak 1973'de Tunceli'de Vartinik-Mirik mezralarinda güvenlik güçleri tarafindan sarildi. Çikan çatismada arkadasi Ali Haydar Yildiz öldürüldü, kendisi yaralandi. Yarali olarak kaçtı ve bes gün çesitli köylerde saklanan . Kaypakkaya, 29 Ocak 1973'de kaldigi köyde bir ögretmenin ihbari üzerine ele geçirildi. Yarali olmasina ragmen yürütüldü. Buradan ayaklari donmus oldugu halde Diyarbakir'a getirildi ve hastaneye yatirildi. Ayaklarinin kesilmesine izin vermemesine karsin yemegine ilaç konularak donmus olan ayaklari kesildi. Iyilestikten sonra günlerce iskenceye maruz kalan Kaypakkaya, sorgusunda kendisini ve örgütünü baglayacak hiçbir ifade vermedi. 16 Mayis 1973'te götürüldügü sorgudan iki gün sonra Diyarbakir'a gelen babasina intihar ettigi söylendi ve parçalanmis cesedi teslim edildi. Ama gerçeği herkes biliyordu işkencecilerin vucudunu lime lime kesmelerine rağmen 'ser' verip sır vermemiş yoldaşlarına ve halkına bağlığını hayatı pahasına savunmuştur... zamanı bir kenara atsak isimlerimizi unutsak çığlık çığlık karanlıklarda ışıkları hiç yakmasak..(: Konu arSU tarafından (16-05-08 Saat 18:40 ) de değiştirilmiştir.. |
|
| Mesaja teşekkür eden: | ŞiYaR (16-05-08) |
| | #3 |
| Grup Lideri Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 6.713
Teşekkür etti: 12.438
Teşekkür edildi: 7.645
Forum Gücü: 140 Forum Puanı:57365 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Kırk yıldır sefalette bu Ahmet Kefenimi alın dikin bir zahmet Gömün beni, gömün beni bir başıma. Elimde değil, susamıyorum... Ahmet Kaya 16 Kasım Ölüm Yıldönümü |
|
| | #4 |
| Grup Lideri Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 6.713
Teşekkür etti: 12.438
Teşekkür edildi: 7.645
Forum Gücü: 140 Forum Puanı:57365 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() ![]() ![]() Kırk yıldır sefalette bu Ahmet Kefenimi alın dikin bir zahmet Gömün beni, gömün beni bir başıma. Elimde değil, susamıyorum... Ahmet Kaya 16 Kasım Ölüm Yıldönümü |
|
| | #5 |
| Grup Lideri Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 6.713
Teşekkür etti: 12.438
Teşekkür edildi: 7.645
Forum Gücü: 140 Forum Puanı:57365 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 18 yasinda bir genç gibi, gelismektedir karanlikta Kimilerine göre kötüdür ölüm Kimilerine göre ecel Kimilerine göre 90 gün örülen direnis Ölüm, canlanan yasamdir KAYPAKKAYA´LARDA Bir çaglayan, ve yüregimizin isi yani ve bir alev, Munzur bile söndüremez bu yangini Diyarbakir´da bir Kaya Sanki yükselmis aya Diyarbakirda bir zindan Zindanda, KAYPAKKAYA Nasil ki sevgiyle kucaklamissa ölümü Nasil ki 90 kere 24 saat katlanmissa aciya Nasil ki haykirmissa kinini Tükürmüsse suratlarina suskunlugunu Bizede anmak düser, coskuyla onu Vurdu gövdesini karanligin zemberegine Ve dogdu isik, yürek penceresine Eeeeey benim cevahirim Eeeeey benim disleri kenetlim, suskun irmagim Ser verip, sir vermeyenim Durmadi coskun akan irmagin Ve namlusuna yüregini sakladigin Ne o zindandaki sesin Ne de nefesin Hala gitmis degil hücre karanligindan Her düsen, düstügün yere, çikti gögüsünü gere gere Kesilince bileklerin, sökülünce tirnaklarin, Ödü koptu pustlarin. Her Mayis´ta vurdular bizi Yinede yasattik kendimizi, Attiar bizi hasretin koynuna, Bogmak istediler hasrete Oysa ne kadarda güzeldir Bizimle hasret sürmüs, filiz vermis içimizde sevda Hani kursun siksan parçalanir gece Hani uzatsan elini aya gölge düser Iste güçlenerek, kivilcimlara yürüyen mazin Ve halkin boynunda bir incir gibi, Büyüyüp gelismektedir ZAFER. Bizde gördük kücük adamlari, Köhnemis silahlariyla saldiranlari Bizde yasadik acilari sevince bogan direnisleri Elbette vardir bir diyecegi, yaptiigimiz tarihin Elbette unutulmaz direnisin senin Çünkü büyüyüp gelismektedir ZAFER Bir yangin gibi tasiyip durduk, zulamizda cevahirini Sanki, okyanusta damla, iskencede denizdir. Eeeeey günü uyandiran, toprakla söyleyen rüzgar Eeeeey halkimin yarali gülü, sol yanimin kivilcimi Eeeeey gökteki ay, dagdaki kaya IBRAHIM KAYPAKKAYA Onlar yoruldu 90 günü saya saya, Bikan onlardi, onlar sasirdi, can çeksitikte yasamaya Bulutlar yagmura, karanliklar aydinliga, Bugünler yarinlara, yarinlara mahkumdur. Ve yüzleri gülmez, vurduklariölmez. Gökteki ay, dagdaki kaya IBRAHIM KAYPAKKAYA Devran geriye dönmez...." Kırk yıldır sefalette bu Ahmet Kefenimi alın dikin bir zahmet Gömün beni, gömün beni bir başıma. Elimde değil, susamıyorum... Ahmet Kaya 16 Kasım Ölüm Yıldönümü |
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| |