Cevapla
 
Konu Seçenekleri
Eski 12-02-07, 20:03 Çevrimdışı   #1
Rektör
Genel Mesajlar: 8.445
Teşekkür etti: 6.507
Teşekkür edildi: 6.660
RepForum Gücü: 66
Forum Puanı:16538
troçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
ahmet telli

HAYATI
1946 yılında Eskipazar'da doğdu. Gazi Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdikten sonra, çeşitli eğitim kuruluşlarında öğretmenlik yaptı.12 Eylül' den sonra uzunca bir süre tutuklu kaldı.

``1960 sonrası toplumcu şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün bir şairidir. Birinci kuşaktan, özellikle İsmet
Özel'den -ses tonu ve sözcük seçimi bakımından-, geniş ölçüde etkilenmiş olduğu gözlemleniyor. Romantik ve başkaldırıcı kişiliği, O'nu bir yanıyla da Attila İlhan şiirine bağlıyor.''

ESERLERİ
Şiir Kitapları: Yangın Yılları (1979) , Hüznün İsyan Olur (1979) , Dövüşen Anlatsın (1980) , Saklı Kalan (1982) , Su Çürüdü (1983) , Belki Yine Gelirim (1984) .



Her iki kitabındaki yazılarında Telli’nin ilgisi bunlarla da sınırlanmıyor. Yazıları sürekli bir genişleme ve yayılma eğilimi taşıyor. Aziz Nesin, Cemal Süreya, Ceyhun Atuf Kansu, Şenal Sarıhan, Metin Altıok, Behçet Aysan, Tuğrul Keskin, Celal Vardar, Osman Numan Baranus, Nasuh Mahruki, Çerkes Karadağ, Nilgün Marmara, Nazım Hikmet, Cengiz Tuncer, Necati Cumalı, Veysel Çolak, Mehmet Çetin hem birey olarak hem de yazdıkları bağlamında onun için ilgi konusudur.

Öte yandan kirlenme, şair ve metafizik, düşünce özgürlüğü ve şiir, gerçekliğin paradigması, intihar, vicdan, müzik, edebiyata karşı televizyon, ulusal kültür sorunu, prometheus, dil, biçem, haklılık, kitaplar, okurlar ve yazarlar, yazar örgütlenmeleri, gelecek, çaresizlik, kuşak olgusu, korku ve cesaret, şiir,dil ve ideoloji, söylenen ve yazılan, şiirin cinsiyeti, muhalif ile yalan, etno, yaratma özgürlüğü ve demokrasi, yılsonu edebiyat değerlendirmeleri, f tipi, Sivas ve daha başka konu ve sorunlar ele aldıklarındandır.

Yazdıklarının ve anlattıklarının hepsinde önce insan Ahmet Telli’yi görürüz. Akabinde şiir yazan, konuşan, eyleyen Ahmet Telli’yle karşılaşırız. Şiirinde, yazdıklarında, anlattıklarında birey olarak kendisi vardır. Bakış açısını belirginleştiren de söz konusu bireyliğidir. Her şey kendine göre ve kendincedir. Belki de en çok belirtmek ihtiyacı duyduğu şey bu bireyliğidir. Buysa yazıp söylediklerinin kesinliklerini ortadan kaldırır.

Bu bir bakıma başka birinin “öyle değil” deme hakkının teslim edilmesidir. Ama, bunu bir hak olarak gördüğü de pek söylenemez. Çünkü hak gibi bir temellendirmeye karşıdır. Hiçbir hak’kın masum olmadığını bilinç olarak kabul eder. Başka birisinin “öyle değildir” ve “ben böyle düşünüyorum”dan anladığı başka birinin hakkı kesinlikle değildir. “Ben böyle düşünüyorum siz de başka türlü ve başka düşünebilirsiniz.” Buradaki asıl vurgu kendinin ve bir başkasının bireyliğinedir. O bireyliğin içine tutarsız olma gibi bir özelliği bile sığdırır.

Yazıp anlattıkları kendine göre yine kendinin bireysel tarihidir. Kendi içindeki bireysel ihtilalin söz ve yazıya düşen yansımasıdır. Toplumsal olana bakarken de yeterince bireysel bir tavırda diretir. O bireysellik de yeterince politiktir.Toplumsal olan karşısında bireysel duruşunda ısrarlıdır. Buysa yazıp anlattıklarının toplumsal yanlarını dumura uğratmış olmaz. Tersine kimi yerde belirginleşmesine, netleşmesine bir imkan olarak belirir. Ama, yazdıklarından hepsinin kendi tercihi ve tavrı olduğunu kolaylıkla çıkarırsınız. Bu yanıyla gerçekten etiktir. O etik tavrı sayesinde toplumsalın içinde büyük bir ihtimalle yalnız bir birey olarak yer alır.

Hayatın düşlediği maceralara izin vermemesinden dolayı yazmak onun için başka bir macera olarak önüne çıkar. Kendi deyişiyle okumak ve yazmak kendini gerçekleştirmek için seçtiği alandır.Yazmak sözün eylemle buluştuğu noktadır. Kendi deyişiyle “yazma eylemi söylemek ile eylemek pratiğidir” Şiir, söz ve yazı hayat karşısında kendini gerçekleştirme düzlemi ve alanı olarak karşılık bulur. Ona göre söz ve eylem “kendimiz” olmanın imkanlarını içerir.

Hayatı dönüştürerek devrimcileştirir. Ama, aynı düzlem kendini yadsıma ve yıkma imkanıdır kesinlikle meşruiyet kazanmanın yolu değildir. Bu anlamda onun dikkatli sorusuna bir yanıt olacaksa eğer şiir hiçte meşru değildir. Şiir meşruiyeti reddeder. Çünkü yazdığı ve anlattıklarıyla yine kendi deyişiyle “Her türden egemenlikçi ideoloji ile” arasına “eleştirel mesafe koyma” çabasını, kendisiyle, yazma pratiğiyle “hem etik hem estetik bir tartışma olarak” anlar. Kendini yadsıma “zihniyet dünyasının evrilme ve hatta kırılma yerlerine de işaret çabası”nı belirginleştirir. Bunlar kendini gerçekleştirmenin ihtiyaç kabul ettiği bağlamlardır. Kişisel tarihine vurgusunu sağlamlaştırır.

Yazılarında ve anlattıklarında bu tarih hem etik hem de estetik göz ardı edilmeden gerçekleşir. Kişisel tarih hem kendine hem de yaşadığı dünyaya yönelik eleştirel bir vurguya ve imlaya sahiptir. Aslına bakılırsa bu yadsımanın gerektirdiği bir eleştirellik, eleştirel bir mesafe ve imladır. Ama yazdıklarındaki imla durdurmaktan, duraklatmaktan çok ilerlemeye yöneltir. Eleştirellikse “kaosun yaratıcı ritmini” arar durur. Kendini gerçekleştirme düşüncesi de kaos talebini çoğaltır. Bir bakıma kendini gerçekleştirme düşüncesi onun kaosudur. Kaos yüzünden bu kendini gerçekleştirme yadsıma, evrilme ve kırılmalarla gerçeklik kazanır.

Bütün bunlarsa kendi dilini oluşturmasına yarar. O dil de şiir yazanı delilere yaklaştırır. Çünkü şiir yazan katılmayan ve itaat etmeyendir. Şiir yazan akılla pek ilgili değildir. Sezgi ve duyarlığın cehenneminde akla yer yoktur. Şiir yazanın duyarlığı verili olanı bozar. Bu yüzden de şiir yazan delilere yakındır. Yalnızlığına saldırılmadığı sürece herkesi sever. Çünkü yalnızlığın şiir yazana hatta insana özgü olduğunu önkabul olarak benimser. Şiir yazanın yalnızlığını ortadan kaldırmak gibi bir sorunu da hiç olmaz.

Düzyazıları özellikle son yıllara denk gelen düşünüşü ve duruşunun karşılığıdır. Hata ve zaaflarını da içeren bir tarihin sonucudur. Ama, o yadsır. Bir Asuri Kitabesi’den yapılan alıntı yazdıklarını karşısındaki yadsıyıcı tavrını Ben Hiçbir şey Söylemedim’in daha başında belirginleştirir. “Bu son günlerde dünyamız bozuluyor; her tarafta rüşvet ve yozlaşma; herkes kitap yazmak istiyor ve öyle görülüyor ki, dünyanın sonu yaklaşıyor.” Ama, bu bir yandan da bugünün dünyasına ve dünyanın sonuna kişisel bir itirazdır. Yazdıklarının iki kitap olarak ortaya çıkmasıysa tutarsızlığını gösterir. Başka bir deyişle tutarsız olmayı bile bile ister. Ona göre kimse tutarlı olmak durumunda değildir.

İlla ifade etmek gerekiyorsa bu yazılar yazan kadar okuyanı da huzursuz eder, şaşırtır. Okur eğer bir takım beklentilerden yola çıkıyorsa büyük bir ihtimalle Ahmet Telli o okuru da baştan yadsımıştır. Bu anlamda şu anda okumakta olduğunuz bu yazı bir değerlendirme yazısı da değildir. İfade etmek istediği bir meramı olmadığı bir şey söylemeye de çalışmamaktadır. Öylesine bir yazıdır ve öylesine okumak gerekir.


kaynak amaçlı yazmıştım gerçi ama neyse önemi yok ...




bazı şiirleri......


Acıya Alışılmaz

Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa
gecenin gerilmiş karnını bu saatte
acı tükenip bitmiştir orada artık
çırılçıplaktır tarihin bu sayfası

Fiziğin armağan ettiği bu teller
keçeleştirirken cinsel organımı
haykırıyorum insan olduğumu
ve çatlatıyor alnımın en gergin teli

Ahmet Telli




Anladım

Bulutları düşünüyorum, kuşları ve aşkı
Tarihleri var da onların, hatta anıları
Vatanları olmadı hiç bir zaman, ki onlar
Ayışığına karıştılar yeryüzünden göçerek

Ve bırakarak metal bir uygarlığı geride

Anladım ayaklarımın altındaki dünya değil
Çocuk sevinçleri, ipinden koparılmış uçurtmalar
Bulutu ve suyu izliyor soluk bir sonsuzluk
Anladım yüreğimdeki rüzgarla sürükleniyorum

Üşüdüğümü unutuyorum, yalnızlığımı da
Yasaksa artık bu ülkeden çıkmamız
Vatansız olduğumuzu bilelim diyedir
Mayınlayarak ömrümüzün kalan kısmını

Anladım vatansızlıktır bir şaire yakışan.

Ahmet Telli




Aşk Bitti

(F.E.S. ve öbürleri için)

Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.

Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da

Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım

Aşk da bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle

Kaynak: Çocuksun Sen /Ahmet Telli




Halâ Koynumda Resmin

Sımsıcak konuşurdun konuşunca
ırmak gibi, rüzgâr gibi konuşurdun
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
çiğdemler güller mor menevşeler açardı
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Halâ koynumda resmin

Dağları anlatırdın ve dostluğu
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
dağlar yarılır ırmaklar kururdu
bulutlar çökerdi yüreğime
Halâ koynumda resmin

Gün akşam olur elinde kitaplar
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
bir kez bile unutmadın 'merhaba' demeyi
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
bir dostun vurulduğu gün
Halâ koynumda resmin

Kaç mevsim kırlara çıkıp
çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
belki kurdu kuşu ürküttük
ama aşkı ürkütmedik hiç
Halâ koynumda resmin

Ve halâ sımsıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi
Şimdi duvarlarda resmin.

Ahmet Telli




Bekle Beni

Karlar tozarken bekle
Ortalık ağarırken bekle
Kimseler beklemezken bekle beni
-K.Simonov

I
Bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni

Bahar geldiğinde
kırlara çıkacaksın
dizboyu otlar üstünde
koş koşabildiğince
ve sakın yitirme neşeyi

Kırların sessizliğinde
yüreğinin sesini dinle
ve orada benim için
küçücük bir yer ayır
ve bekle beni küçüğüm

Doğa pervasızdır biraz
bakarsın en olmaz yerde
masmavi bir su fışkırır
ve suyun ışıldayan göğsünde
sevincin nilüferleri

Bahar şaşırtmasın seni
sırtüstü uzan bir gölgeye
suların, kuşların sesini dinle
ve bekle beni orada
döneceğim küçüğüm

II
Mapusane türküleri
hüzünlüdür biraz
belki her dinleyişinde
yüreğin burkulmakta
için sızlamaktadır

Ama acılara alışılmaz
birşeyler var değişecek
birşeyler var
değiştirmemiz gereken
önce acılardan başlanacak

Beş on yıl dediğin
pek kolay geçmeyebilir
üstelik bu savaş
bu kahredici kıyım
bitmeyebilir daha uzun süre

Ama sen sahip çıkarak
yaşama ve sevince
bekle beni küçüğüm
acılar bitecek bir gün
sevgiler çiçek açacak

Mapusane türküleri
hüzünlüyse de biraz
yüreğin burkulmasın
için sızlamasın sakın
ve bekle beni küçüğüm

III
Kış kıyamet bir gün
bakarsın çıkıp gelmişim
varsın azgınlaşsın tipi
ve uğuldayadursun
dışardaki rüzgâr

Sakın şaşırma küçüğüm
üşümüş bir serçe gibi
titremesin ellerin
apansız çıkıp geleceğim
kış kıyamet de olsa bir gün

Uğuldayan bu rüzgâr
bu delice yağan kar
ürkütmesin seni
direnmektir artık
bekleyişin öbür adı

Sen türküler söyle
ve gülümse küçüğüm
çünkü sesinin
ırmağıyla yeşerecek
hasretin bozkırları

Bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni küçüğüm

Kaynak: Saklı Kalan /Ahmet Telli




Hüznün İsyan Olur

DELİ KUŞ

Deli kuş bilir misin nedir
türküler kadar sevdalanmak
duyabilmek yüreğinde
bir depremin uğultusunu

Suya düsen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana sürüklesin

Kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir
devinmez yüreğinin magması
çatlamaz sabrın kara taşı unutma


YAK SEVDANIN ÇIRASINI

Ne hüzünler kurtarır seni
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler

Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını
düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar
hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır
verecektir en olgun meyvelerini mutlaka
yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü

Yak sevdanın çırasını türkülerle
barajını yıkan bir ırmak gibi katil hayata
Hüznün isyana dönsün artık
bitsin bezginliğin ölümcül suskunluğu
evde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya


SEVDALAR DUMAN OLMAYACAK

Acının bağrından
mavi bir çelik gibi fışkıran öfke
dünyayı değiştirecektir mutlaka
Yani hayat
kendini yeniden yaratacaktır
ona sahip çıkan ellerde
ve bu yüzden öfke
sevda gibidir kimilerinde

Yüreğinin pas tutmakta olan kıvrımları
sarılsın bir an öfkenin gökgürültüsüyle
beyninin her hücresi bir gerilla gibi
kuşansın pusatlarını ve sokağa çıksın
ve bir hançer gibi saplansın
puştlukların ihanetlerin bağrına
Bak o zaman nasıl bitecek yanlışlar
ve cehennemleşen yalnızlığın
Sevdalar duman olmayacak o zaman
Hüznün isyan olmuştur çünkü

Hüznün isyan olmalıdır

Kaynak: Kalbim Unut Bu Şiiri /Ahmet Telli





Sıyrılıp Gelen

Soluk bir ay dolanıyor
kentin üstünde her gece
Her gece bilge bir gezgin
tavrıyla adımlıyor yolunu

Güz yanığı bir durgun
sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi
savrulup duruyor zaman

Suların sesini dinle şimdi
ormanın fısıldayışlarını
usulca yarılıyor dağların göğsü
bir aşkı dinlendirmek için

Ve gözleri uzak yamaçlarda
aranıp dururken bir şeyleri
sessiz ve sakin beklemekte
bekledikçe bileylenen yürek

Belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
Belli ki yakındır
doğayı ve hayatı sarsacak saat

Kaynak: Su Çürüdü /Ahmet Telli





Soluk Soluğa - II

Büyük aşklar yolculuklarla başlar
ve serüvenciler düşer bu yollara ancak

Onlar ki dünyanın son umudu
soyları tükenen birer çılgındırlar

Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında
Ölümle alay ederler sanki

Nerde beklenirse ordaydılar
bir kez bile gecikmediler ömür boyu

Neydi onları ordan oraya
savurup duran şey

Onları daima yalnız kılan
neydi bu yaşam denilen gürültüde

Her dilden bir adları vardı onların
ama hiçbir ülkenin kimliğini taşımadılar

Sarışındılar belki de esmer
yani birçok yüzün bileşkesi

Ne altın arayıcısıydılar
ne de aylak bir gezgin

Vurulup düşseler de her kuşatmada
serüvencidir onlar ve hiç ölmezler

Ki onlar hep yalnızdır ve her nasılsa
Bulurlar heder olmanın bir yolunu

Onlar ki bu dünyada
kahraman olmaya mahkumdurlar

Sislenen anılar kaldı bize onlardan
renkleri bozlulup duran solgun anılar

Nasıl yazmalı ki silinip gitmesin
bulutlar gibi çekilmesin gök boşluğuna

Bileği güçlü ve gözüpek avcılar mıydı
onları kuşatıp yeryüzü cennetinden atan

Yoksa kendini tüketen hüzünler miydi
vurulup düştükçe ışığını karartan

O serüvenlerin günlüğü tutulmadı
yazılmadı o insanların destan şiiri

Parça parça ettirilseler bir kartala
(ki sanırım böyle oldu sonları)

Fışkırır yüreklerinden
başarısız ihtilallerin yangınları

Kaynak: Su Çürüdü /Ahmet Telli

Konu troçki tarafından (12-02-07 Saat 20:13 ) de değiştirilmiştir..
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (15 Kişi)
Bεяsŧŷ (04-03-07), CnRaLpEr (04-03-07), GönüLçeLen` (09-08-07), HANNİBAL (18-06-08), IRMAK (05-03-07), katharsis (03-03-07), LaViNia (12-06-08), LeYdS (09-08-07), mavi (05-03-07), mnkdprsf (16-05-07), oycan87 (05-11-08), seLLuk@ (12-06-08), tuanaa (01-08-07), wolf_57 (07-04-07), yεsiL (04-03-07)
Eski 03-03-07, 16:25 Çevrimdışı   #2
Öğrenci
Genel Mesajlar: 8
Teşekkür etti: 1
Teşekkür edildi: 3
RepForum Gücü: 0
Forum Puanı:13
mericcan Herkese mesafeli
eline sağlık. çok güzel bir çalışma olmuş..
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
troçki (03-03-07), wolf_57 (07-04-07)
Eski 04-03-07, 00:42 Çevrimdışı   #3
Rektör
 
CnRaLpEr - ait Avatar
Genel Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
RepForum Gücü: 224
Forum Puanı:91132
CnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:

Teşekkür ederim !


Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını

Ahmet Telli
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
IRMAK (05-03-07), troçki (04-03-07), wolf_57 (07-04-07)
Eski 04-03-07, 01:40 Çevrimdışı   #4
Rektör
 
Bεяsŧŷ - ait Avatar
Genel Mesajlar: 8.267
Teşekkür etti: 2.856
Teşekkür edildi: 6.912
RepForum Gücü: 171
Forum Puanı:69439
Bεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazBεяsŧŷ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
Paylaşım için teşekkürler şiirleri çok hoş

.



Afra tafra off pofff (:
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
troçki (04-03-07), wolf_57 (07-04-07)
Eski 04-03-07, 02:01 Çevrimdışı   #5
Rektör
Genel Mesajlar: 10.070
Teşekkür etti: 9.940
Teşekkür edildi: 6.751
RepForum Gücü: 138
Forum Puanı:50215
yεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazyεsiL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
tesekkürler lider

cok iyi bi paylasim olmus...
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
troçki (04-03-07), wolf_57 (07-04-07)
Eski 07-04-07, 15:03 Çevrimdışı   #6
Rektör
 
wolf_57 - ait Avatar
Genel Mesajlar: 7.301
Teşekkür etti: 5.467
Teşekkür edildi: 2.140
RepForum Gücü: 36
Forum Puanı:3077
wolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biriwolf_57 Forumda Saygin ve popüler biri
paylaşım için teşekkurler
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
troçki (17-05-07)
Eski 16-05-07, 18:39 Çevrimdışı   #7
Stajyer
 
mnkdprsf - ait Avatar
Genel Mesajlar: 95
Teşekkür etti: 105
Teşekkür edildi: 131
RepForum Gücü: 5
Forum Puanı:94
mnkdprsf ara sıra gören oluyor
güzel bir çalışma olmuş cidden...

[bg=eftelya]
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
troçki (17-05-07)
Eski 17-05-07, 17:47 Çevrimdışı   #8
Rektör
Genel Mesajlar: 8.445
Teşekkür etti: 6.507
Teşekkür edildi: 6.660
RepForum Gücü: 66
Forum Puanı:16538
troçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
Alıntı:
mnkdprsf´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
güzel bir çalışma olmuş cidden...
teşekkür ederim gökcan


Alıntı:
wolf_57´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
paylaşım için teşekkurler
teşekkürler

şişedeki balık

  Alıntı ile Cevapla
Eski 08-08-07, 11:19 Çevrimdışı   #9
Grup Lideri
Antikapitalistler
 
ŞiYaR - ait Avatar
Genel Mesajlar: 7.260
Teşekkür etti: 13.648
Teşekkür edildi: 8.406
RepForum Gücü: 155
Forum Puanı:63890
ŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
Ahmet Telli hayatı ve şiirleri



1946’da Çankiri’nin Eskipazar ilçesinde dogdu. Hasanoglan ve Pazarören ögretmen okullarinda egitim gördü. Bir dönem köy ögretmenligi yapti. Ardindan Gazi Egitim Enstitüsü’nü bitirdi. Anadolu’da çesitli liselerde ögretmenlik yapti. 12 Eylül’den sonra uzunca bir süre tutuklu kaldi.

AKBABALAR
KELEBEKLER
Yüreği ağzında bir çocuk
Gibi alırken kalemi elime
Beceriksiz, acemi ve olasıya
Yapayalnızım her defasında
Bu sonuncu olsun diyorum
Ömrümün eksiksiz tek şiiri
Yazılsın artık kırk yaşımın
Ve bir aşkın bittiği bu gece
Akbabalar bin yıl kelebekler
Bir mevsim yaşarlarmış ki aşk
Da kısa ömürlüdür, başlar
Gibi biter yaşanmışsa eğer
Yaşanan ne varsa hoşgörünün
Bir parçasıdır artık ama ben
Yine de yakabilirim bu gece
Bütün anılarımı bir şiir için
Sonra irkiliyorum, anılarım yoksa
Dostlarım da terkedilmiştir yangın
Sürüp dururken yurdumda ki o zaman
Kıymeti harbiyesi nedir bu şiirin
Sabaha karşı dilim paslı
Beynim keçeleşmiştir ve yangın
Yalnızlığıma sıçrarken üşüyor
Bütün sözcükler. Umut yoktur
Yüreğim diyorum, kekeme
Alıngan, serseri yüreğim
Sen nerden bilebilirsin
Bir şiirin nasıl yazıldığını
--------------------------------------------------------------------------------

PÜLÜMÜR ZENCİSİ
Gizemli tamtamları bırakıp afrika'da
şehvetle giriyor doğanın koynuna
öpüşken dudaklarıyla topluyor yıldızları
sokuyor pülümür gençlerinin rüyalarına
Güneşle nerededir bir büyü çözülmesi mi bu
Akşam öyle uzak öyle yakın ki memeleri
sevişmek gelir insanın usuna aralıksız
delirtir dokundukça uzaklaşması
pülümür zencisinin

--------------------------------------------------------------------------------

İMLASIZ
Hep denedin. Hep yenildin.
Olsun. Gene dene, gene yenil.
S. Beckett
Ayağı kayan bir çocuk
Kadar şaşkınım, bilemedim
Düz yolda yürümenin imlâsını
Kanayan dizlerime bakıp da
Ağlamayı öğrenemediğim gibi
Sevgilisi değildim kadınlarımın
Bir papağan tüneğiydim belki
Ama birkaç sözcük öğrendiysem
Kadınlardan öğrendim, yine de
Bilemedim sevgilim diyebilmeyi
Büyülendim ama büyüyemedim
Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada

--------------------------------------------------------------------------------

BELKİ YİNE GELİRİM
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de
Yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka
Hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler.
Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent
Ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü
Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
"Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi
Tükürsek cinayet sayılıyor artık
Ama nerede kaldılar, özledim gülüşlerini onların
Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara
Tek yaprak bile kıpırdamıyor nedense
Ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar
Alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor
Kanımın pıhtılarında güllerin serinliği
Ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki
Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
Okuduğum bütün kitaplar paramparça
Çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
Bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
Bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
Sarmaşık aydınlar, arabesk hüzünler
Bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma
Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
Ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
Kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
Biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
Ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
İçimde zaptedilmez bir kırma isteği
Dizginlerini koparan bir at sanki bu
Soluk soluğa kalıyorum her sonbahar
Ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
Bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
Bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
Ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim
Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
Bir gün gelirsek hangi kent güzelleşmez
Şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
Geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
Sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
Bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
Oysa ne kadar sakin sokaklar, bu kent ve bütün yeryüzü
İpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...

TeDaRiKsİz YoLcU

Sessiz Sakin Bir Yer Bulsam Koysam Başımı Yalnızlığıma
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
HANNİBAL (18-06-08), Olimbera (08-08-07), troçki (25-02-08)
Eski 09-08-07, 01:13 Çevrimdışı   #10
Öğretim üyesi
 
LeYdS - ait Avatar
Genel Mesajlar: 1.188
Teşekkür etti: 1.090
Teşekkür edildi: 742
RepForum Gücü: 32
Forum Puanı:12009
LeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmışLeYdS Rep olayını aşmış
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...

BELKİ YİNE GELİRİM


Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de
Yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka
Hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler.


Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent
Ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü


Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
"Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi
Tükürsek cinayet sayılıyor artık
Ama nerede kaldılar, özledim gülüşlerini onların


Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara
Tek yaprak bile kıpırdamıyor nedense
Ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar
Alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor
Kanımın pıhtılarında güllerin serinliği
Ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki
Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük


Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
Okuduğum bütün kitaplar paramparça
Çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
Bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
Bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
Sarmaşık aydınlar, arabesk hüzünler
Bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma


Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
Ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
Kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
Biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
Ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük


İçimde zaptedilmez bir kırma isteği
Dizginlerini koparan bir at sanki bu
Soluk soluğa kalıyorum her sonbahar
Ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
Bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
Bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
Ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim


Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
Bir gün gelirsek hangi kent güzelleşmez
Şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
Geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
Sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük


Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
Bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
Oysa ne kadar sakin sokaklar, bu kent ve bütün yeryüzü
İpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...


AHMET TELLİ

Beni tanımıyorsun, en çok da bu yanını seviyorum sana yazarken.
Beni tanımanı istemiyor kalbim, sadece dinlemeni…….
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
troçki (01-10-07)
Eski 20-12-07, 21:37 Çevrimdışı   #11
Öğretim üyesi
Antikapitalistler
 
katharsis - ait Avatar
Genel Mesajlar: 591
Teşekkür etti: 956
Teşekkür edildi: 626
RepForum Gücü: 10
Forum Puanı:1079
katharsis üç beş tanıdığı olmuşkatharsis üç beş tanıdığı olmuşkatharsis üç beş tanıdığı olmuşkatharsis üç beş tanıdığı olmuşkatharsis üç beş tanıdığı olmuşkatharsis üç beş tanıdığı olmuşkatharsis üç beş tanıdığı olmuşkatharsis üç beş tanıdığı olmuş
Ruhsal Durumum:
Ahmet Telli

1946’da Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde doğdu. Hasanoğlan ve Pazarören öğretmen okullarında eğitim gördü. Bir dönem köy öğretmenliği yaptı. Ardından Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirdi. Anadolu’da çeşitli liselerde öğretmenlik yaptı. 12 Eylül’den sonra uzunca bir süre tutuklu kaldı.

1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerden. İsmet Özel'den sözcük seçimi ve ses tonu bakımından etkilendi. Romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Attilâ İlhan'a yakın durduğu söylenebilir.

Hoşçakal..
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (4 Kişi)
MaruzeLLa (23-12-07), seLLuk@ (12-06-08), troçki (23-12-07), tuanaa (20-12-07)
Eski 23-12-07, 00:53 Çevrimdışı   #12
Yard. Doçent
 
Olimbera - ait Avatar
Genel Mesajlar: 1.607
Teşekkür etti: 1.097
Teşekkür edildi: 1.192
RepForum Gücü: 25
Forum Puanı:7342
Olimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmışOlimbera yememiş içmemiş konu açmış
ÇOCUKSUN SEN

Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil


AHMET TELLİ


kalbinde belirsiz bir yolun kuşkusu
titrek sesinde umutların avuntusu
bir mendil eski bir resim bulduğum
tahta masasında bilmeden unuttuğu

gözyasları doldurmus giderken boslugu
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
katharsis (05-01-08), troçki (23-12-07)
Eski 23-12-07, 17:04 Çevrimdışı   #13
Rektör
Genel Mesajlar: 8.445
Teşekkür etti: 6.507
Teşekkür edildi: 6.660
RepForum Gücü: 66
Forum Puanı:16538
troçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
benim için en iyi şairlerin ilkidir ..

''kavgadan uzak kalmışsan ,
sevdadan da uzaksın demektir ''

şişedeki balık

  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
Aphrodite (06-10-08), katharsis (05-01-08), Olimbera (01-01-08)
Eski 12-06-08, 17:51 Çevrimdışı   #14
Muhabir
Düşünürler grubu
 
GönüLçeLen` - ait Avatar
Genel Mesajlar: 4.769
Teşekkür etti: 3.029
Teşekkür edildi: 4.140
RepForum Gücü: 113
Forum Puanı:46786
GönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazGönüLçeLen` tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Bu yaz İzmir Fuarı'nda sohbet etme fırsatı bulduğum için kendimi şanslı saymama sebebiyet veren üstad.
Şiirlerinin güzelliği yüzüne vurmuş,övgülere mütevazice bir tebessümle cevap veren,sıcaklığıyla kendisine hayran bırakan şair.
İmzalı kitabını ömür boyunca saklayacağım.
''Çocuksun sen'' ve ''Kalbim katlanma bu dünyaya'' şiirleriyle ustalığını büyük ölçüde ortaya koymuştur.
Seviyorum!

''Öpsem gözlerinden,yaşları kurutamam ki...''

...

'' İpleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk
Senle ben...''
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
troçki (13-06-08)
Eski 06-10-08, 17:42 Çevrimdışı   #15
Öğretim üyesi
Antikapitalistler
 
Aphrodite - ait Avatar
Genel Mesajlar: 516
Teşekkür etti: 469
Teşekkür edildi: 341
RepForum Gücü: 9
Forum Puanı:3930
Aphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biriAphrodite Forumda Saygin ve popüler biri
Alıntı:
troçki´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
benim için en iyi şairlerin ilkidir ..

''kavgadan uzak kalmışsan ,
sevdadan da uzaksın demektir ''
bu soz alkislanir
tesekkurler bilgi icin , onemli sairlerdendir.

.......

“Cellat uyandı yatağında bir gece
“Tanrım” dedi, “Bu ne zor bilmece!
Öldükçe çoğalıyor adamlar
ben tükenmekteyim öldürdükçe”



  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Powered by vBulletin Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
http://www.zamansiz.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:12 .