| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 |
| Rektör ![]() | Akgün Akova Şiirleri ASLI karanlıktan korkan ay sıyrılınca bulut ordusundan gördüm gerçeğe düş dolduran yüzünü yanan bir deve kervanı geçiyordu alnından saçlarından bir adam düşüyordu bir Doğu kentinin adını bağırarak : İsfahan! gözlerin dağlardaki su söylenceleri ki az sonra martılar deniz sanıp inecekler ve ezgiler başlayacak kaçıp kovalamaları anlatan tavşanlarla tazıları hükmedenlerle köleleri anlatan çatlayan atları yakılan kapıları köpeklerle efendilerini anlatan ezgiler peşimdeydiler ve havlıyordu iz süren köpekleri dünyanın kanadığını otların kaçıştığını duyuyordum dağıldığını duyuyordum sözcüklerdeki anlamın ayışığı gözümü biçiyordu karanlıklar gölgemi yeryüzünün canı acıyordu Aslı peşimdeydiler ve soluklarını duyuyordum köpeklerinin bağırabilirdin sana rastladığımda beni ele verebilirdin söyleyebilirdin nasılsa bir gün sözcüklerin ağzımdan göç edeceğini ve diz çökeceğimi ölümün kalesi önünde yenik bir şövalye gibi peşimdeydiler ve soluklarını duyuyordum köpeklerinin birden elimi tuttun Aslı bir uçurumun ucundan tuttun sonra yükselmek için açarken kanatlarını fısıldadın gecenin kulağına duysun diye bütün avcılar 'ölüme yetişmiş olsa da birçok kurşun hiçbir kurşun yetişememiştir aşka" Akgün Akova |
|
| | #2 |
| Rektör ![]()
Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
Forum Gücü: 224 Forum Puanı:91132 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | AŞK VE KUYRUKLUYILDIZ gittiğim bütün hekimler aynı şeyleri söylediler söz birliği etmişcesine "aşk hastalığıdır bunun adı ve çok sarsar insanı bu yaştan sonra" oysa ne yalan söyliyeyim, ben yalnızca bir kuyrukluyıldıza çarptığımı sanmıştım yaşamın çıkmaz sokaklarında yürürken yüreğim bir patlamayla aydınlanınca Akgün Akova |
|
| Mesaja teşekkür eden: | HaZaL (28-04-08) |
| | #3 |
| Rektör ![]()
Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
Forum Gücü: 224 Forum Puanı:91132 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | BABA BANA BAĞIRMA yol ıslanmasın diye şemsiye açanlara... baba bana bağırma bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan kulaklarımın kapılarını havalara uçurdun kapılar baba kapılar pencereleri alıp gittiler tenorlar kaçtı ses tellerinden çevreye saçıldı yavru diktatörler seni ne sopranolar istedi de vermedik baba baba bana bağırma bayrak direklerine konan kartalları anlat uzun uzadıya nasıl da göremediler avcıları o keskin gözleriyle vah hah ha şans yıldızlara özgü bir yalan baba yıldızlara tükürüp tükürüp onları gezegen yaptınız savaşan halklar taktınız dünyanın boynuna yalanları yazdım defterime hiç unutmadım radyasyonu radyo istasyonu sanan Bakanları çiğleri, Meclis tavanını çiğ köftelerle çiğneyen doğum sonrası acılarını cüce ülkeler doğuran kadınların hiç unutmadım sakallarını yüzlerinde yüzlerini sakallarında unutan adamları ve ısırgan tarlalarındaki parçalarını Uğur Mumcu'yu biz yapan bombanın hiç unutmadım uzak yakın tüm tuzakları baba yolun ezdiği oyuncak bir kamyonsun sen bir gam ağacısın kar yüküne dayanamayıp kırılan ilkbaharı gerzeklere ödünç verdin geri getirmediler güneşin başına gelenleri biz ilkbaharsız nasıl anlarız baba baba bana bağırma bir kulağımdan giriyor sözlerin öbür kulağımı tıkıyor Buenos Aires'te olsaydım diyorum içimden Eva'nın peronunda karanlıktan kuşlar çalan bir tren bir bıçak kaçağı tangonun bacaklarını havaya kaldırdığı kentte ama iyi ki buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan burada bilginin bilgisizlikten daha çok acı verdiği yerde burada, tam karşında hapisanelerde hintyağı gibi bir şeydi zaman hastanelerde pıhtılaşmış kan gemisi gibi yol alırdı saatler karılarının namuslarını dillerinde saklayan adamlar vardı bir taraflarda televizyon kanallarında yitirilen çocuklar gökyüzüne düşmemek için denize yapışan balıklar ve depolara indirilen Lenin heykelleri vardı Sovyet Rusya'da kafandaki duvarları niye cebine koymuyorsun sen baba baba bana bağırma farkında değilsin arkasını ezilenlerin yaladığı bir posta puludur dünya bir karadelik yutana kadar uzayda bizi asansör boşluğuna itilen bir kedisin sen söylemenin tam sırası ülkeyi bu duruma senin oy verdiğin partiler getirdi baba ama ben buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan bir yaşamlık kaygı duruşundayım yakın tarihimiz için baba bana bağırma bacağından vurulursa bir şiir nereye kadar gidebilir bana bağırma baba kendine bağır yoksa her şey bitebilir Akgün Akova |
|
| | #4 |
| Rektör ![]()
Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
Forum Gücü: 224 Forum Puanı:91132 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | BARIŞ NEDİR SEVGİLİM barış nedir sevgilim biliyor musun bir köprü müdür üstüne gölgeler düşünce çöken halka açılamadan batan bir şirket iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış yoksa hurdacıya söylediği son sözler mi bisikleti vurulan bir çocuğun söyle sevgilim Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış Lozan'dan gelen telefon mu Mustafa Kemal'e çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokak mıdır barış yoksa söyle sevgilim de ki tünediği balkon uçuruma düşen yavru bir kuştur barış saatçiyi hapse attıkları için kurulamayan bir meydan saati ayağımızdaki paslı çiviyi bacağımızı keserek çıkaran bir melek de ki aptalların türküsü oyuna getirilenlerin ülküsüdür barış dişleri sökülmüş Asya kaplanıdır kapitalizmin sirkinde de ki sevgilim içine bayat pil konmuş el feneridir barış fosforlu izleridir bayrakların üzerinde gezen salyangozların barış düşsel beyaz buluttur bir kaleye çarpıp dağılan kör bir toplumun tehdit dolu yazılarla kirlettiği bir defterdir barış kendinde bulamayıp başkalarında aradığıdır insanın barış halkının üzerine devrilen bir devlettir zor dönemeçlerde açılmadığı için posta kutusunda ölen bir mektuptur barış patlayıp seyircileri öldüren bir futbol topudur son dakikada bunların hiçbiri hiçbiri değilse barış söyle sevgilim savaşın düş kurduğu yerlerde hangi yüzsüzün uydurduğu bi' sözcüktür şu dillerden düşmeyen barış Akgün Akova |
|
| Mesaja teşekkür eden: | ŞiYaR (29-04-08) |
| | #5 |
| Rektör ![]()
Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
Forum Gücü: 224 Forum Puanı:91132 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | BAK FENA OLUR bir gün ayrılırsak sevilmekten eskimiş bir renk sanırım kendimi gözbebeğime bakarım senin yüzüne özgü gece gece abone olduğumuz o parkta bulurum kendimi köşe bankta sırt üstü yatıyorumdur söylemem gerek mi bilmem, zırlıyorumdur rıhtımlar dolusu narçiçeği sen birkaç ton körkütük ben bir öyle bir böyle sanıyorumdur kendimi bir gün ayrılırsak gülkurum, çılgın diye an beni de ki bulutlanarak, onu sevdim gibi kellesi kulağı düşüktür şimdi ayrılmışlıktan göğün beline keman teli sarıyordur her zamanki gibi de ki kulağına doldurduğu denizler seslenip gidiyordur sözcükleri muz gibi soyuyordur ortalık yerde yine Şiirzade Akgün Efendi sanıyordur kendini bir gün ayrılırsak dövünen çok olur, sevinen daha da çok takla atanlar olur haber üstüne göbek atanlar ülseri azanlar olur bir gün ayrılırsak bak fena olur Akgün Akova |
|
| Mesaja teşekkür eden: | ŞiYaR (29-04-08) |
| | #6 |
| Rektör ![]()
Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
Forum Gücü: 224 Forum Puanı:91132 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ÖPÜŞEN ÇİFTLERİ ALKIŞLAMA EKİBİ ara sokaklarda aralıksız öpüşüyoruz duvarların karnında " dudak grevi bitmiştir " yazıları akrep yelkovana yeğeni yengeci tanıştırırken yan piri yan piri de yan piri yan piri beyinleri vav lekeli adamlar evlerin damlarına dayayıp falçataları hırtça genişletip cadde yapma peşinde hışırtılı ara sokakları onlara ayaz biz iki sersevi ara sokaklarda aralıksız öpüşüyoruz dillerimiz hoşhoş keyfimiz gıcır porno ve Lili Marlen'i vurduklarını haber alıyoruz Hong Kong'da şarkılardan çıkıp niye oralara gitti Lili, bilmiyoruz son sözlerini veriyorlar akşam haberlerinde - Be..ni ö..pün.! koşup Mezopotamya'yı geçiyoruz salt adını sevdiğimiz için deniz kuvvetlerine katılan köpekbalıklarını açlıktan kanını mafyaya satan adamları çocukların ısınmak için yaktığı cadıları geçiyoruz 333 ordularına karşı ara sokaklarda savaşıyor dudaklarımız ve Hong Kong'da Lili'yi vurduklarını haber alıyoruz koşup Attila İlhan'ı uyandırıyoruz " nedir bu genç şairlerden çektiğim " diyor sisli sisli giyiniyor gözlüğünüzü de biz giydiriyoruz silisyum kumaşlarla kemanının mi teli ve bir rapsodiyle çıkmaz sokakta boğulan çingenenin haberinin ardından şairin beresiyle yapılan bir söyleşiyi yayınlıyorlar TV'de yani o anda Singapur açıklarında bir gemi yani Jazabel'i de vurmasalar bari onlar yetişmeden yani biz dudaklarımıza bakalım ne diyorduk ne oldu ama bu kentte öpüşen çiftleri alkışlama ekipleri kurulmazsa çarçabuk biz iki sersevi bir daha öpüşmeyeceğiz sokaklarda sonra söylemediler olmasın Akgün Akova |
|
| Mesaja teşekkür eden: | ŞiYaR (29-04-08) |
![]() |
| Tags |
| akgün, akova, şair, şiir |
| Konu Seçenekleri | |
| |