Cevapla
 
Konu Seçenekleri
Eski 28-04-08, 20:16 Çevrimdışı   #1
Rektör
 
CnRaLpEr - ait Avatar
Genel Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
RepForum Gücü: 224
Forum Puanı:91132
CnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
Akgün Akova Şiirleri

ASLI


karanlıktan korkan ay
sıyrılınca bulut ordusundan
gördüm gerçeğe düş dolduran yüzünü
yanan bir deve kervanı geçiyordu alnından
saçlarından bir adam düşüyordu
bir Doğu kentinin adını bağırarak : İsfahan!
gözlerin dağlardaki su söylenceleri
ki az sonra
martılar deniz sanıp inecekler
ve ezgiler başlayacak
kaçıp kovalamaları anlatan
tavşanlarla tazıları
hükmedenlerle köleleri anlatan
çatlayan atları
yakılan kapıları
köpeklerle efendilerini anlatan ezgiler
peşimdeydiler ve havlıyordu iz süren köpekleri
dünyanın kanadığını
otların kaçıştığını duyuyordum
dağıldığını duyuyordum sözcüklerdeki anlamın
ayışığı gözümü biçiyordu
karanlıklar gölgemi
yeryüzünün canı acıyordu Aslı
peşimdeydiler
ve soluklarını duyuyordum köpeklerinin
bağırabilirdin sana rastladığımda
beni ele verebilirdin
söyleyebilirdin nasılsa bir gün
sözcüklerin ağzımdan göç edeceğini
ve diz çökeceğimi ölümün kalesi önünde
yenik bir şövalye gibi
peşimdeydiler
ve soluklarını duyuyordum köpeklerinin
birden elimi tuttun Aslı
bir uçurumun ucundan tuttun
sonra yükselmek için açarken kanatlarını
fısıldadın gecenin kulağına
duysun diye bütün avcılar

'ölüme yetişmiş olsa da birçok kurşun
hiçbir kurşun yetişememiştir aşka"

Akgün Akova
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
HaZaL (28-04-08), ŞiYaR (29-04-08)
Eski 28-04-08, 20:16 Çevrimdışı   #2
Rektör
 
CnRaLpEr - ait Avatar
Genel Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
RepForum Gücü: 224
Forum Puanı:91132
CnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
AŞK VE KUYRUKLUYILDIZ


gittiğim bütün hekimler aynı şeyleri söylediler
söz birliği etmişcesine
"aşk hastalığıdır bunun adı
ve çok sarsar insanı bu yaştan sonra"

oysa ne yalan söyliyeyim,
ben yalnızca
bir kuyrukluyıldıza
çarptığımı sanmıştım
yaşamın çıkmaz sokaklarında yürürken
yüreğim bir patlamayla aydınlanınca

Akgün Akova
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
HaZaL (28-04-08)
Eski 28-04-08, 20:16 Çevrimdışı   #3
Rektör
 
CnRaLpEr - ait Avatar
Genel Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
RepForum Gücü: 224
Forum Puanı:91132
CnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
BABA BANA BAĞIRMA


yol ıslanmasın diye
şemsiye açanlara...

baba bana bağırma
bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan
kulaklarımın kapılarını havalara uçurdun
kapılar baba kapılar pencereleri alıp gittiler
tenorlar kaçtı ses tellerinden
çevreye saçıldı yavru diktatörler
seni ne sopranolar istedi de vermedik baba

baba bana bağırma
bayrak direklerine konan kartalları anlat uzun uzadıya
nasıl da göremediler avcıları
o keskin gözleriyle vah hah ha
şans yıldızlara özgü bir yalan baba
yıldızlara tükürüp tükürüp onları gezegen yaptınız
savaşan halklar taktınız dünyanın boynuna
yalanları yazdım defterime hiç unutmadım
radyasyonu radyo istasyonu sanan Bakanları
çiğleri, Meclis tavanını çiğ köftelerle çiğneyen
doğum sonrası acılarını cüce ülkeler doğuran kadınların

hiç unutmadım
sakallarını yüzlerinde
yüzlerini sakallarında unutan adamları
ve ısırgan tarlalarındaki parçalarını
Uğur Mumcu'yu biz yapan bombanın

hiç unutmadım
uzak yakın tüm tuzakları baba
yolun ezdiği oyuncak bir kamyonsun sen
bir gam ağacısın
kar yüküne dayanamayıp kırılan
ilkbaharı gerzeklere ödünç verdin
geri getirmediler
güneşin başına gelenleri
biz ilkbaharsız nasıl anlarız baba

baba bana bağırma
bir kulağımdan giriyor sözlerin
öbür kulağımı tıkıyor
Buenos Aires'te olsaydım diyorum içimden
Eva'nın peronunda
karanlıktan kuşlar çalan bir tren
bir bıçak kaçağı
tangonun bacaklarını havaya kaldırdığı kentte
ama iyi ki buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan
burada
bilginin bilgisizlikten daha çok acı verdiği yerde
burada, tam karşında
hapisanelerde hintyağı gibi bir şeydi zaman
hastanelerde pıhtılaşmış kan gemisi gibi yol alırdı saatler
karılarının namuslarını dillerinde saklayan
adamlar vardı bir taraflarda
televizyon kanallarında yitirilen çocuklar
gökyüzüne düşmemek için denize yapışan balıklar
ve depolara indirilen Lenin heykelleri vardı Sovyet Rusya'da
kafandaki duvarları
niye cebine koymuyorsun sen baba

baba bana bağırma
farkında değilsin
arkasını ezilenlerin yaladığı bir posta puludur dünya
bir karadelik yutana kadar uzayda bizi
asansör boşluğuna itilen bir kedisin sen
söylemenin tam sırası
ülkeyi bu duruma senin oy verdiğin partiler getirdi baba
ama ben buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan
bir yaşamlık kaygı duruşundayım yakın tarihimiz için

baba bana bağırma
bacağından vurulursa bir şiir
nereye kadar gidebilir
bana bağırma baba
kendine bağır
yoksa her şey bitebilir

Akgün Akova
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
HaZaL (28-04-08), ŞiYaR (29-04-08)
Eski 28-04-08, 20:16 Çevrimdışı   #4
Rektör
 
CnRaLpEr - ait Avatar
Genel Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
RepForum Gücü: 224
Forum Puanı:91132
CnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
BARIŞ NEDİR SEVGİLİM


barış nedir sevgilim biliyor musun
bir köprü müdür üstüne gölgeler düşünce çöken
halka açılamadan batan bir şirket
iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış
yoksa
hurdacıya söylediği son sözler mi bisikleti vurulan bir çocuğun
söyle sevgilim
Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış
Lozan'dan gelen telefon mu Mustafa Kemal'e
çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokak mıdır barış yoksa

söyle sevgilim
de ki
tünediği balkon uçuruma düşen yavru bir kuştur barış
saatçiyi hapse attıkları için kurulamayan bir meydan saati
ayağımızdaki paslı çiviyi bacağımızı keserek çıkaran bir melek
de ki
aptalların türküsü
oyuna getirilenlerin ülküsüdür barış
dişleri sökülmüş Asya kaplanıdır kapitalizmin sirkinde

de ki sevgilim
içine bayat pil konmuş el feneridir barış
fosforlu izleridir bayrakların üzerinde gezen salyangozların
barış düşsel beyaz buluttur bir kaleye çarpıp dağılan
kör bir toplumun tehdit dolu yazılarla kirlettiği bir defterdir barış
kendinde bulamayıp başkalarında aradığıdır insanın
barış
halkının üzerine devrilen bir devlettir zor dönemeçlerde
açılmadığı için posta kutusunda ölen bir mektuptur barış
patlayıp seyircileri öldüren bir futbol topudur son dakikada

bunların hiçbiri
hiçbiri değilse barış
söyle sevgilim
savaşın düş kurduğu yerlerde
hangi yüzsüzün uydurduğu bi' sözcüktür
şu dillerden düşmeyen barış

Akgün Akova
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
ŞiYaR (29-04-08)
Eski 28-04-08, 20:17 Çevrimdışı   #5
Rektör
 
CnRaLpEr - ait Avatar
Genel Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
RepForum Gücü: 224
Forum Puanı:91132
CnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
BAK FENA OLUR


bir gün ayrılırsak
sevilmekten eskimiş bir renk sanırım kendimi
gözbebeğime bakarım senin yüzüne özgü
gece gece
abone olduğumuz o parkta bulurum kendimi
köşe bankta sırt üstü yatıyorumdur
söylemem gerek mi bilmem, zırlıyorumdur
rıhtımlar dolusu narçiçeği sen
birkaç ton körkütük ben
bir öyle bir böyle sanıyorumdur kendimi

bir gün ayrılırsak
gülkurum, çılgın diye an beni
de ki bulutlanarak, onu sevdim gibi
kellesi kulağı düşüktür şimdi ayrılmışlıktan
göğün beline keman teli sarıyordur
her zamanki gibi
de ki
kulağına doldurduğu denizler seslenip gidiyordur
sözcükleri muz gibi soyuyordur ortalık yerde
yine Şiirzade Akgün Efendi sanıyordur kendini

bir gün ayrılırsak
dövünen çok olur, sevinen daha da çok
takla atanlar olur haber üstüne
göbek atanlar
ülseri azanlar olur
bir gün ayrılırsak
bak fena olur

Akgün Akova
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
ŞiYaR (29-04-08)
Eski 28-04-08, 20:17 Çevrimdışı   #6
Rektör
 
CnRaLpEr - ait Avatar
Genel Mesajlar: 11.316
Teşekkür etti: 15.228
Teşekkür edildi: 14.349
RepForum Gücü: 224
Forum Puanı:91132
CnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazCnRaLpEr tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
ÖPÜŞEN ÇİFTLERİ ALKIŞLAMA EKİBİ


ara sokaklarda aralıksız öpüşüyoruz
duvarların karnında " dudak grevi bitmiştir " yazıları
akrep yelkovana yeğeni yengeci tanıştırırken
yan piri yan piri de
yan piri yan piri
beyinleri vav lekeli adamlar
evlerin damlarına dayayıp falçataları hırtça
genişletip cadde yapma peşinde
hışırtılı ara sokakları
onlara ayaz
biz iki sersevi
ara sokaklarda aralıksız öpüşüyoruz
dillerimiz hoşhoş
keyfimiz gıcır porno
ve Lili Marlen'i vurduklarını haber alıyoruz Hong Kong'da
şarkılardan çıkıp niye oralara gitti Lili, bilmiyoruz
son sözlerini veriyorlar akşam haberlerinde

- Be..ni ö..pün.!

koşup Mezopotamya'yı geçiyoruz salt adını sevdiğimiz için
deniz kuvvetlerine katılan köpekbalıklarını
açlıktan kanını mafyaya satan adamları
çocukların ısınmak için yaktığı cadıları geçiyoruz
333 ordularına karşı
ara sokaklarda savaşıyor dudaklarımız
ve Hong Kong'da Lili'yi vurduklarını haber alıyoruz
koşup Attila İlhan'ı uyandırıyoruz
" nedir bu genç şairlerden çektiğim " diyor
sisli sisli giyiniyor
gözlüğünüzü de biz giydiriyoruz silisyum kumaşlarla
kemanının mi teli ve bir rapsodiyle
çıkmaz sokakta boğulan çingenenin haberinin ardından
şairin beresiyle yapılan bir söyleşiyi yayınlıyorlar TV'de
yani o anda Singapur açıklarında bir gemi
yani Jazabel'i de vurmasalar bari onlar yetişmeden
yani biz dudaklarımıza bakalım
ne diyorduk ne oldu
ama bu kentte
öpüşen çiftleri alkışlama ekipleri kurulmazsa çarçabuk
biz iki sersevi
bir daha öpüşmeyeceğiz sokaklarda

sonra söylemediler olmasın

Akgün Akova
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
ŞiYaR (29-04-08)
Cevapla

Tags
akgün, akova, şair, şiir

Konu Seçenekleri

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Powered by vBulletin Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
http://www.zamansiz.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:50 .