| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 |
| Cezalı Üye | Ecevit'i istedikleri gibi kullanıyorlar.. Ecevit’in ölüm haberi, kuşkusuz ki farklı kesimlerde farklı etkiler bıraktı. Herkesin Ecevit’e bakışı ve yaklaşımı aynı değildi. Kimine göre O Üçüncü Adam’dı, kimine göre sosyal demokrasinin efsanevi lideri, kimine göre Bir Bölen... Bugün herkes geçmişteki düşüncelerini ve yargılarını bir yana bırakıp, Ecevit’in ardından, “İmam’ın merhumu nasıl bilirdiniz?” sorusuna verilen yanıtta olduğu gibi “iyi bilirdik” demeçleri patlatıyorlar. Ölenin arkasından kötü konuşmamak, deyim yerindeyse “hakkını helal etmek” gerekiyor. Belki de olması gereken bu. Ölüm olayını kullanmak, gündemi bu vesileyle şekillendirmeye çalışmak, menfaat ummak, fotoğrafın hep aynı köşesine bakıp bugün yanıt hakkını kullanma şansı bulunmayan Ecevit’i istediğin gibi tanımlamaya kalkmak, insaf ve vicdan sınırlarına sığmıyor. Ecevit’in ölüm haberi saat 23 sıralarında televizyon kanallarına yansıdı. Bildik bütün televizyon kanallarını izlemeye, haberi nasıl verdiklerini anlamaya çalıştım. Bir kaç kanal hariç, eğer o gece sadece bir televizyon kanalını izlediyseniz, Ecevit’in kim olduğunu anlayamamışsınızdır. Örneğin Samanyolu Televizyonu… STV’yi dakikalarca izledim. Kulaklarıma da gözlerime de inanamadım. Bizim bildiğimiz Ecevit sanki başka bir Ecevit… Arşivlerden derledikleri görüntülerden, seçilen sözlere kadar öyle bir tanımladılar ki sanki Ecevit değil de Fethullah Gülen. Biliriz ki her siyasetçi, yeri geldiğinde her konuda konuşur. Kim sözleri vardır ki, o anı resmeder. Kimi sözleri vardır ki, toplumun o anki ruh halini okşar. Ama bu demek değildir ki, orada söylenen sözler o kişinin kimliğini belgeler. Efendim, Ecevit demiş ki, İslamiyet… hoşgörü… dini yaşamak… Peki Ecevit’in irtica ile ilgili sözleri nerede? Laikliği savunan görüşleri nerede? Merve Kavakçı’nın kulağından tutup Meclis’ten dışarı atarken söyledikleri nerede? Hiçbiri yok. O gece Ecevit’i istedikleri gibi kullandılar. Sadece STV mi? Herkes bir tarafından çekiştirdi Ecevit’i… Haberin hiçbir tarafından tutmayıp spor programlarını sürdürenlerde de oldu elbet. Hem de ünlü televizyon kanalları… Ecevit’in cenazesinden parsa toplama sırası Hükümet’e geldi. Ecevit’i Cumhurbaşkanlarına uygulanan en üst düzey protokol ile defnedeceklermiş. Yazıyı hazırlarken okuduğum en son haberde şöyle deniyor: “Eski başbakan Bülent Ecevit, devlet mezarlığına defnedilecek. Yanlızca görevi başında vefat eden cumhurbaşkanlarının defnedilebildiği mezarlığa Ecevit’in gömülebilmesine imkan veren yasa değişikliği, Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldı.” Bu nasıl bir anlayıştır böyle… Ecevit hakkındaki en gerçekçi değerlendirme, kuşkusuz ki, hak etmediği bir şeye el uzatmaması, hakkı olmayan hiçbir şeyi bugüne kadar kabul etmemiş olmasıdır. Öyle ki, ahlak ve etik konusundaki yargılarında son derece titizdi. Şimdi siz çıkın, O’na (yasal düzenlemeler itibariyle söylüyorum) hak etmediği bir şeyi sunuyorsunuz. Bunun için yasa değişikliğine gidiyorsunuz. Neden? Bunun adı popülizmdir. Halkın bugün Ecevit hakkındaki “O’nu iyi bilirdik” yaklaşımından yararlanmak amaçlanıyor. 7 Kasım 2006 tarihli Milliyet’in manşetten verdiği haberi de mi okumadınız. Haberin özeti şu; Milliyet, Ecevit’e bir yazısı dolayısıyla telif ücreti ödüyor. Ecevit, hem de yoğun bir biçimde para sıkıntısı çektiği bir dönemde ödenen bu ücreti, “bir yazıdan (makaleden) çok, anma gününde bir demeç niteliği taşıyan yazıma ücret almayı içime sindiremiyorum” diyerek geri çeviriyor. Esasında yaptığı şey Milliyet’e bir yazı göndermektir. Milliyet de gelen yazı karşılığında doğal olarak telif ödemek istiyor. Fakat O, paraya tahvil edilebilecek bir yazı ile demeç arasındaki ince ayırımı görüyor. Bugünkü Hükümet ise yasalarda yeri olmamasına karşın, laik, demokrat, Atatürkçü kesime şirin görünme gayreti ile O’nu devlet mezarlığına gömmek için adeta yarışıyor. Yasal olan ile olmayan arasındaki kaba ayırımı bile görmezden geliyorlar. Ecevit yaşıyor olsaydı, büyük olasılıkla bu türden bir ikramı kabul etmezdi. Kendisinin bu biçimde kullanılmasına da sert bir tepki verirdi. Sesi ve elleri titreyerek… |
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| |