| |
| |
| Anket Sonuçlarını Göster: Ergenekon operasyonuna bakış açınız? | |||
| Olumsuz (İddiaların gerçeklik payı olmayıp; karalama, sindirme ve korku eylemidir) | | 28 | 48,28% |
| Olumlu (Devlet içindeki çeteleşmeler orataya çıkartılıp cezalandırılmalı) | | 19 | 32,76% |
| Yargı sonucunu bekleyip görelim | | 9 | 15,52% |
| İlgilenmiyorum/Fikrim yok | | 2 | 3,45% |
| Oylayanlar: 58. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor | |||
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #101 |
| Öğretim üyesi Antikapitalistler ![]() | Ergenekon operasyonunu incelerken veya değerlendirirken bunu sadeceye iki paşaya indirgemek çok yanlış O paşaların yargılanması hoşunuza gitmeyebilir eleştirebilirsiniz ama O arada Doğu Perinçek Veli Küçük gibi pislikler de arada kaynamaması gerekir Hürriyet Hepimize Yetmiyor , Hürriyet Hepimize Yetebilir ! SAVAŞSIZ BİR DÜNYA !!! Matem Müjdeleyen Kanlı Baykuşun, Ocağına İncir Dikilir Bir Gün . . . |
|
| | #102 |
| Asistan Kemalistler ![]()
Mesajlar: 277
Teşekkür etti: 125
Teşekkür edildi: 256
Forum Gücü: 8 Forum Puanı:541 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
İddianameye baktığımızda ;gerçek olmasıda yalan olmasıda çok uzak.. Bu kadar alakasız,büyük iddialar nasıl gerçek olabilir? ayrıca iddianamenin ve mahkemenin siyasal olmadığına dair bu kadar ipucu varken? öte yandan bu kadar büyük bir yalan nasıl olabilir? Eğer yalansa ve sanıklar suçlu bulunursa bu birgün birşekilde ortaya çıkacaktır... İki olasılıkta yargının ve siyasetin ne kadar aciz durumda olduğunu gösterir. Sağduyulu olarak olaylara baktığımızda, olayın kamuoyu önünde bir egemenlik savaşı olduğu izlenimi yaratıyor. Ve belli ki bu savaşı kaybedecek olan tarihte suçlu olarak anılacak... ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim... |
|
| | #103 |
| Doçent Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 2.342
Teşekkür etti: 354
Teşekkür edildi: 1.127
Forum Gücü: 23 Forum Puanı:6217 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Görülüyorki, bu iddanamedeki suclamalarin gercek olamayacak kadar asiri oldugu hala savunuluyor. Sanki cok temiz bir ülkede yasiyoruzda, olan pisliklerin yada kötülüklerin tek sorumlulari iktidarlar gibi bir inanis var. Bu iddaname cok kötü hazirlanmis, cok basit ve iyi kurgulanmis. Ergenekon diye adlandirilan bu yapilanmanin isledigi suclari 2455 sayfaya sigdirmak imkansiz. Bu cok kücük bir iddaname. Bu iddaname, sadece ve sadece AKP nin kendine tehlike gördügü kesimleri törpülemesine hizmet eder. Bu iddaname olmasi gereken gibi olsaydi, türkiyede yer yerinden oynardi. Cünkü AKP asil ergenekonu koruyor ve bu konuda ordu ile uzlasmis durumdalar. Uzlasmak zorundalardi, cünkü bu isin devaminda hem ordu icinde hemde partiler icinde bircok kisinin daha tutuklanmasi gerekecekti. Ben sunu idda ediyorum, bu ülkenin ihtiyaci olan akp ve onun karsisindakilerin "uzlasmasi "degil, antimilitarist demokrasi güclerinin bunlarla "catismasidir". Türkiyenin ihtiyaci olan kötülerin "uzlasmasi" degil, haklilarin kötülere karsi "catismasidir". Bunlar yillardir bir sekilde "uzlasirlar" zaten, ancak bunun türkiyeye hicbir faydasi olmamis, tersine uzlasanlarin devleti ele gecirmesine ve yönetmesine ve tabiki bundan rant elde etmelerine katki sunmustur. Sonuc olarak, akp ve ordu yine "uzlasti", anayasa mahkemesinin karari ve türkiyede son yasananlar bunun ilk göstergeleri. Bu "uzlasi", türkiyeyi yönetme ve yönetimi paylasma anlasmasidir. Hayirli olsun diyelim, ama bu milletin degil, anlasanlarin hayrina olacaktir, tipki bugüne kadar oldugu gibi... |
|
| | #104 |
| Stajyer Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 38
Teşekkür etti: 7
Teşekkür edildi: 25
Forum Gücü: 0 Forum Puanı:48 ![]() |
türkiyede ergenekon yapılanması mümkünmüdür?mümkündür.bizim halkımız çeteciliğe her zaman sempati duymuştur zaten.ama öyle adamlar içeri alınıyoki yarısına eet yapmıştır derken yarısına mümkün değil diyosunuz.belki ergenekon gerçek ama bi gerçek daha var akp her halukarda eline bir fırsat geçirmiş ve karşısında duranlara çamur at izi kalsın politikasını başarıyla uygulamıştır.her nekadar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan yazarlar ve kişiler kendilerini aklamaya çok yakın olsalarda toplumun bazı kesimlerinde akp "bak mustafa balbay,ilhan selçukta işin içindeymiş" dedirtmeyi ve bu insanlara olan güvenleri azaltmayı başarmış oluyor.bu yüzden yargının kararı beklenmelidir.suçsuz olduklarına inanılan insanlar kendileri aklamaya yetecek desteği bulacaklardır gerçekten bir yapılanma içinde olanlarsa cezalarını alır.zaten akpnin kime çamur atıp atmadığı çok belli oluo adamların beyinleri her ne kadar karada olsa beceriksiz oldukları kesin |
|
| | #105 |
| Doçent Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 2.342
Teşekkür etti: 354
Teşekkür edildi: 1.127
Forum Gücü: 23 Forum Puanı:6217 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Gladyo-Ergenekon yol kardeşliği Gladyo-Ergenekon yol kardeşliği İstanbul’da Rum azınlığa karşı girişilen 6-7 Eylül olaylarının da ‘Özel Harp’ işi olduğu belirtiliyor. 12/08/2008 1978’de Türkiye suikastlarla sarsılırken Ecevit’in açığa çıkarmaya çalıştığı ‘gladyo’nun izleri, Ergenekon’a da uzandı. Aradaki kilit isim, emekli binbaşı Fikret Emek’ti. Ergenekon zanlısı Emek, Seferberlik Tetkik Kurulu’nun bölge başkanıydı. Bir iddiaya göre 1952’de ordu içinde gizlice kurulan STK, ülkede ‘vatansever hücre’ler oluşturuyordu ANKARA / İSTANBUL - Bülent Ecevit, 1978’de başbakan olarak Kars’ın Sarıkamış ilçesine gittiğinde, 1974 yılında kendisine kontrgerilla hakkında brifing vermiş olan Tümgeneral Sabri Yirmibeşoğlu ile orduevinde yemek yedi. Ecevit, Yirmibeşoğlu’ndan Özel Harp’le ilgili bilgi almaya çalışıyordu. Çünkü o yıllarda ülke çapında öğretim üyelerine, savcılara ve halka yönelik suikastlarda Özel Harp Dairesi’ne bağlı sivillerin kullanıldığından kuşkulanıyordu. Yirmibeşoğlu “Kuşkularınız yersiz” deyince Ecevit şunu sordu: “Farz- ı muhal, buradaki MHP il başkanı, aynı zamanda Özel Harp Dairesi’nin sivil uzantısındaki gizli elemanlardan biri olamaz mı?” Yirmibeşoğlu samimiyetle doğruladı bunu: “Evet, öyledir ama kendisi çok güvenilir, vatansever bir arkadaşımızdır.” Ecevit’e bu ifşaatı yapan Yirmibeşoğlu, ordu içinde baş döndürücü bir hızla ilerleyerek kısa sürede güçlü bir kariyere sahip olmuştu. Bunun nedeni biraz da geçmişinde saklıydı. Hayatındaki asıl enteresan kesitlerden birisi, 1955 yılında 6-7 Eylül olayları sırasında Özel Harp Dairesi’nin önceli olarak bilinen Seferberlik Tetkik Kurulu’nda görev yapmasıydı. Yirmibeşoğlu, gazeteci Fatih Güllapoğlu’na, 1991 yılında şöyle diyecekti: “6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı.” Yirmibeşoğlu, bir müddet NATO eğitimi için yurtdışına gitmiş, döndüğünde de ‘Türk kontrgerillasının doğduğu yer’ olarak bilinen Kıbrıs’ta görevlendirilmişti. Bugün de işlevi sürüyor Adı sonradan Özel Harp Dairesi olarak değiştirilen ve 6-7 Eylül olaylarında ‘muhteşem’ bir örgütleyici rol oynayan, zaman zaman yapılan açıklamalarda ‘tasfiye edildiği’ ya da bünyesindeki ‘sivillerin ayıklandığı’ savunulmasına karşın, Seferberlik Tetkik Kurulu denilen kontrgerilla örgütünün eski işlevini sürdürdüğü, Ergenekon operasyonuyla net olarak görüldü. Eskişehir’de annesinin evinden koca bir cephanelik çıkan ve Özel Kuvvetler’in hazırladığı halkı fişleme belgelerini muhafaza eden emekli Binbaşı Fikret Emek, yakın geçmişte Seferberlik Tetkik Kurulu bünyesinde Manisa ve Kars’ta bölge başkanlığı görevini yürütmüştü. Emek söz konusu görevlerini polis ve savcılık ifadelerinde, ‘1996- 1999 Muğla Seferberlik Tetkik Kurulu Bölge Başkanlığı’nda çalıştığını, 1999- 2001 Kars Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı’nda çalıştığını, 2001-2004 Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı Muharebe Arama Kurtarma (MAK) Alay Komutanlığı İstihbarat ve İKK Şube Müdürü olarak binbaşı rütbesinde görev yaptığını, 24 Ağustos 2004 tarihinde vazife malulü gazi statüsünde ordudan emekli olduğunu’ anlattı. Seferberlik Tetkik Kurulu ve ardından Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görev üstlenen Emek’in, bu özellikleriyle Ergenekon’un Gladyo bağlantısında kilit rol oynadığı kuşkusu doğdu. Fikret Emek’in görev yaptığı Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) hakkında değişik kaynaklarda değişik anlatımlar mevcut. Bazı kaynaklar STK’nın ABD’de eğitim gören Tuğgeneral Daniş Karabelen tarafından Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) yetkilendirmesiyle 27 Eylül 1952’de kurulduğunu belirtiyor. Bu kaynaklara göre 1948’de ABD’ye ‘özel harp’ kurumları ve strateji eğitimi için gönderilen 16 subay, STK’nın resmi çekirdeğini oluşturuyor. Bu subaylar arasında Karabelen’in yanı sıra, Turgut Sunalp, Ahmet Yıldız, Alparslan Türkeş, Suphi Karaman, ve Fikret Ateşdağlı da yer aldı. İlk icraatı, Kore’ye asker gönderme işlerinin organizasyonu oldu. Aynı çerçevede ABD’nin askeri yardımlarını yapan kuruluşu Yardım İçin Ortak ABD Askeri Kurulu (JUSMAT -Joint US Military Mission for Aid to Turkey) TSK içinden STK’larla özel seçilmiş subaylarca irtibatlandırılmıştı. 12 Mayıs 2008’de Aksiyon dergisine konuşan Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) koordinatörü (şu anda 90 yaşında olan) İsmail Tansu, STK hakkında da ilginç bilgiler veriyordu. STK’lar kurulduğunda binbaşı rütbesinde olan emekli albay Tansu’ya göre, STK, ABD’nin teklifi üzerine Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde gizlice kurulmuştu. Görünen hedefi Rusya’nın muhtemel bir işgalinin engellenmesiydi. Dairenin lojistikten sorumlu komutanlığını da yapan Tansu’ya göre kuruluş amacı ‘Savaşta düşman (Rusya) Türkiye’yi işgal ederse, işgal ettiği yerlerde onların iflahını kesmek, gerilla hareketiyle onları yıpratmak’tı. Tansu STK’larla ilgili şu bilgileri veriyordu: Gizli yemin: Güvenilirliğine inanılan üyeler, teşkilata ‘gizli yeminle’ alınıyordu. Üyeler, askerlik hizmetini yapanların içinden, çoğunluğu ise yedek subaylar arasından seçiliyordu. Genelkurmay bünyesinde kurulan dairede çalışanlar, askerlik günlerinden itibaren takip edilmeye başlanıyordu. Gizli çalışan teşkilat üyeleri, belirli usullere göre seçiliyordu. Bu kişiler ‘son derece vatanperver ve milliyetperver’ olanlardan seçiliyordu. Güvenilir, sır vermeyen elemanların vatan ve millet sevgisi sohbetler esnasında ölçülüyor, olumlu not alanlara görev öneriliyordu. Bölge başkanlıkları: STK’nın üyeleri sivil hayattan seçiliyordu. Hücre tipi yapılanmaya giden teşkilatta, hiçbir üye diğerini tanımıyordu. Yedek subayı, askerdeyken, daha hizmetteyken alınıyor, eğitiliyor ve ‘Görevlendirildiğin bölgede bölge başkanımız var, onunla temas sağla ve kuracağın teşkilat için kendini hazırla’ talimatı veriliyordu. Dairede 50-60 subay vardı. STK, bölge başkanlıkları kurarak hücre tipi yapılanmaya gitmişti. İstanbul, İzmir, Kars, Ardahan, Trabzon. Hiç kimse bir savaşa gizlice hazırlanıldığını bilmiyordu. TMT’yi STK kurdu: Dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun talimatıyla Genelkurmay’a bağlı Özel Harp Dairesi’nde EOKA’ya karşı bir örgüt kurulması kararı alındı. 1957’de Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) kuruldu. Planlama, yürütme ve koordinatörlüğünü İsmail Tansu yaptı. Para ABD’den geliyordu: 1970’li yıllarda dairenin başkanlığını yapan emekli Orgeneral Kemal Yamak, ABD’nin düzenli olarak her yıl 1 milyon dolar verdiğini açıklamıştı. Yardımlar JUSMAT aracılığıyla geliyordu. Birlikler İşgal durumunda direnişçilerin kullanacağı Amerikan silahları da yeraltına gömülmüştü. Ortak operasyonlar yapılan ABD ekibine J3 kodu veriliyordu. ABD bürosu eski Gülhane’nin karşısındaydı. STK ise Kızılay’dan Kolej yönüne giderken ara sokakta bir villada çalışıyordu. Para kesilince Ecevit öğrendi: ABD maddi desteği kesince, Genelkurmay Başkanı Semih Sancar, Başbakan Bülent Ecevit’in onayıyla örtülü ödenekten para istedi. Ecevit dairenin varlığından paranın ne için istendiğini sorunca haberdar oldu. Kenan Evren de 12 Eylül darbesinin ardından dairenin varlığını ve ne yaptığını açıklamak zorunda kaldı. Evren emekli olduktan sonra kaleme aldığı anılarında Özel Harp Dairesi’nin kontrgerilla faaliyetleri yürütmesine karşı çıktığını belirterek şöyle diyor: “Genelkurmay başkanı olduktan sonra bu daireyi esas görevine yönelttiğimi tekrar kontrgerilla söylentileri istemediğimi söyledim” 1967’den sonra ÖHD oldu Kurulun ismi, 1967 yılında, o zamanki komutanı Tuğgeneral Cihat Ayol tarafından Özel Harp Diresi’ne (ÖHD) dönüştürüldü. ‘Gayri nizami kuvvetlere karşı harekât’ konusunda uzmanlaşan ÖHD, ‘ordu içindeki gizli ordu’ olarak da anıldı. Bazı 1960 darbecilerini de içinden çıkaran yapılanmanın TSK dışına da çıkarak sivil gizli cephanelikler, milis grupları oluşturduğuna dair iddialar oldu. Genelkurmay, 16 Kasım 1990’da “Dünyadaki yeni gelişmeler karşısında askeri stratejilerde değişiklik meydana geldikçe Özel Harp Dairesi’nin görevleri de gözden geçirilecektir” açıklamasını yaptı. Özel Harp Dairesi, 1994 yılında Özel Kuvvetler Birliği olarak adını değiştirdi. STK, ÖHD ve ÖKK’nın başucu kitabı, Tunus doğumlu Fransız subay David Galula’nın gerilla hareketlerini bütün detaylarıyla anlatan ‘Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri-Teori Pratik’ adlı eseri oldu. ABD’nin de Irak’ta yaptığı insan hakları ihlallerini savunmak için kullandığı bu kitap, STK ve ÖHD’nin referansı olmuştu. Nitekim, Orgeneral Ali Keskiner’in imzasıyla 1964 yılının 25 Mayıs günü ops: 17087464 mr. ta. krl. sayılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı emriyle yürürlüğe sokulan sahra talimnamesi bu kitabın tercümesi gibiydi. Bu talimname kamuoyunun gündemine ilk kez Barış Gazetesi tarafından 1973 yılında ‘şiddetin kaynağı’ başlığıyla duyurulmuştu. NATO’nun gizli orduları STK ve ÖHD, İsviçreli Araştırmacı Daniele Ganser’in ‘NATO’nun Gizli Orduları’ başlıklı kitabına konu olan araştırmanın da konularından biriydi. Türkiye için geniş yer ayıran Ganser, Keskiner’in talimatnamesini kanıt olarak gösterip, “Türkiye’deki gizli ordu, Batı Avrupa’daki diğer tüm gölge ordulardan daha zorba bir tarihe sahip. Türk gizli ordusu kontrgerilla, NATO gölge orduları Batı Avrupa genelinde açığa çıkarıldıktan sonra da faaliyetini sürdürmeye devam etti. Faaliyetler st 31-15 talimnamesine göre sürdürülüyor” yorumunu yapmıştı. Karanlık olaylarda hep ‘gayri nizami kuvvet’ iddiası ‘Gayri nizami kuvvet’ diye nitelendirilen bu birimler pek çok karanlık olaydan sorumlu tutuldu. Bu birimlerin barış döneminde savaş halinin varlığının kabul ettirilmesi için ‘korkutma, dehşet salma, sabotajlar ve karşı güçlerin içine sızarak haber alma’ yöntemleri kullandığı da biliniyor. Eski MİT’çi Mehmet Eymür’ün anlatımına göre; gayri nizami harp kurslarında, ‘gizli haberleşme, gizli faliyetlere giriş ve fert, maske, kimlik tespiti, gizli harekât tekniği, mülakat ve sorgulama, takip ve takipten kurtulma, sahte doküman, istihbarat ve istihbarata karşı koyma’ gibi dersler veriliyor. 6-7 Eylül olaylarının yanı sıra 1 Mayıs 1977’de Taksim’de yaşananların Özel Harp Dairesi’yle ilintili olduğuna dair çok sayıda bilgi ve iddia var. PKK ile mücadele sırasında yaşanan bazı kanun dışı müdahaleler ve faili meçhul cinayetlerin de ÖHD ile ilişkili olduğu AİHM’nin kararlarına bile yansıdı. ÖHD’nin ÖKK’ya dönüştürülmesinin ardından son dönemde bazı çete operasyonlarında ÖKK mensupları yakalandı. Ankara’daki Sauna, Atabeyler çetesi gibi örgütlenmelerde ÖKK’dan subaylar tutuklanmıştı. Eski polis istihbaratçısı Bülent Orakoğlu şunları söylemişti: “Özel Kuvvetler içindeki sivil unsurlar disiplin altında değiller. Danıştay saldırısı, Atabeyler ve Sauna... Hepsi aynı adrese çıkıyor. Devlet içinde hukuki yapısı olmayan ama devlet yetkilerini kullanan bir yapı türetiyor bunları. Hepsinin içinde emekli askerler var.” (Radikal) Biliyorum cok uzun bir yazi ama okumakta cok büyük fayda oldugunu düsünüyor ve yorumlarinizi bekliyorum... |
|
| | #106 |
| Asistan ![]()
Mesajlar: 484
Teşekkür etti: 473
Teşekkür edildi: 732
Forum Gücü: 25 Forum Puanı:11475 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Asker - derin devlet - Çete ilişkisini kendince belirtmişsin fakat konudaki kilit noktasını çok derin ve dolaylı yollarla konuya serpiştirmişsin.Şimdi bizlerden neye göre ve hangi yönde yorum yazmamızı bekliyorsun? Konuya tartışma oluşturacak bir yargı dahil etseydin yoruma daha açık bir konu olurdu. |
|
| | #107 | |
| Doçent Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 2.342
Teşekkür etti: 354
Teşekkür edildi: 1.127
Forum Gücü: 23 Forum Puanı:6217 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
| |
|
| | #108 |
| Profesör Figüranlar ![]()
Mesajlar: 4.083
Teşekkür etti: 1.647
Teşekkür edildi: 1.756
Forum Gücü: 60 Forum Puanı:22872 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Anlamıyorum die baslıyorum bir cok uye bana kzııyor Algı meselesi cok dikkatli olmamakla beraber yazıyı okudum .. şimdi Amerika geliyo neymiş efendim rusyaya karsı bi kontragerilla kuruyo sebeb ne bize yardım Hay ben sizden gelen Yardımın içine........ Sonra ne oluyo adamlar bi şekilde bizim devletin içerisinde ilk baslarda faydalı imişi gibi gorunen ama ihtiyac duyulmadıgı içinde tasfiye edilmeye calısılıncada kendi kendilerine örgütlenip devletin basına bela oluyor.. Sonra ne oluyo birisi gene bizim vatanımızda ezilmişlik demogojisi yapıyor gelin siz bir parti kurun haklarınızı savunun diyorlar sonrada bakın goruyorsunuz demokrasi yok bu ülkede siyasetlede olacak iş değil bu gelin siz silahlı mucadele yapın diyorlar.. Paramı aa hiç sorun değil eğitim mii oda sorun değil ama eleman yandaş aaa şimdi ayıp oluyo ama onuda siz halledin yaw biz gerekli taktik bilgileri size verelim diyorlar Sonuc Kocamann Bi Hiç Kardeş kardeşi vuruyo biri şehit biri oluyo leş ... Tabi bu kadar değil birileri para pul içinde Hakların savunucusu birileri Vatan millet sakarya teröre lanet olan zavallı zavallımı kendimden utandım bu vatan evlatları için zavallı demek ne kadar aıp geldi bana olan biz halklara oluyo kürde oluyo laza oluyo gurcuye oluyo abazaya cerkeze manavına muhacırına oluyo.. Üzgünümm Arkadaşlar Gercekten konudan saptım sanırım biraz ama öylesine aktı kelimeler klavyeme .. Niahyetinde bu serefsiz dış guclerin oyununa geliyoruz ...Cok akıllı geciniyoruz ama değiliz demek ... Eger gercekten Akıllı olsaydık Gercekten bizi yonetenler Vatansever olsaydı bu kadar basit oyunlara gelmezdik.. Korkak Yöneticilerin basiretsiz yonetimlerinin cezalarını biz cekiyoruz ... Yeter ARTIK .....!!!!!!!!! Doğruyu bulmak zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur. Yalnız ben Yalnızlıklar komedisinin üçüncü perdesinde Figüran olmuşum geceye... |
|
| | #109 |
| Doçent Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 2.342
Teşekkür etti: 354
Teşekkür edildi: 1.127
Forum Gücü: 23 Forum Puanı:6217 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Aramizdan bazilari, daha dogrusu devlet kafaliligi asamamis bazilari, gladyo yapilanmasini, sirf komunizm karsitligindan övebilir yada destekleyebilirler. Gladyo basarili olmusmudur, evet olmustur. Komunizm yok! Simdi bu yapilanmalara ortak olanlar, konudanda anlasildigi gibi hep kendini vatansever olarak adledenler olmustur. Ve bu cökertildigi idda edilen ergenekona ragmen ben gladyonun ülkede halen varolacagini hatta eskisinden cok daha tehlikeli islere imza atacagini düsünüyorum. Bu durumda gladyonun amaci acaba sadece komunizmi yikmakmiydi? ![]() Eger öyle ise amacina ulastiktan sonra neden tasviye edilmedi? ![]() Bunu anlamak icin dahi olmaya gerek yok. Türkiye yada benzeri ülkelerde, demokrasi anlayisinin gelismedigi, insanlarin cok cabuk provoke edilebildigi, din mezhep ayrismalarinin cok rahat saglandigi, sistemi yada devleti elestirenlerin cok az oldugu, üniversitelerinin bilim degil, baska seyler ürettigi ülkelerde, o ülkenin cok güvenilir diye adledilen kurumlarinda gladyolari örgütlemek ve bunlar üzerinden o ülkeyi yönetmek ve yönlendirmek, o ülkenin degerlerini hic etmek ve kendi emelleri dogrultusunda kullanmak herhalde cok uzak bir ihtimal degil. En son italyada yikildi, yunanistanda da halen olduklari söylenir, ama fazla sürmez önümüzdeki on yil icinde hicbir etkinlikleri kalmaz. Peki ya türkiyede? Bu cok zor bir ihtimal. Insanlarin bazi seyleri asmasi gerekiyor, örnegin devlet, ordu vs. gibi kavramlari kutsallastirmaktan vazgecilmeli, bunlarin kurtarici gibi görülmesi bitmeli, devlet ve ordu her zaman olur, bu normaldir. Ancak en azindan bir avrupali kadar duyarli hale gelinmedigi sürece türkiyede degisen hicbirsey olmayacaktir diye düsünüyorum. |
|
| | #110 |
| Rektör Huzur Pınarı ![]()
Mesajlar: 6.791
Teşekkür etti: 2.950
Teşekkür edildi: 3.512
Forum Gücü: 93 Forum Puanı:31215 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı yaptığın yazının sonunu daha sağlam bağlayabilseydin ilk defa okuyanlar için bir fikir verebilirdi. Uzun yazılara karşı duyduğum nefret hissi nedeniyle yazıyı parça parça 2-3 defa okudum. Adı gladyo, kontr-gerilla, seferberlik tetkik kurulu herneyse, kuruluş amacı bellidir: NATO bünyesinde kurulan bu gizli servisvari oluşumların amacı, perde arkasından komünizmle mücadele etmektir. Yazının başındaki bir paragrafta bunu doğruluyor, Rus işgali falan. Türkeş'in albay olarak NATO kamplarında konrt-gerilla eğitimi alması ve MHP'ninde tarihi boyunca anti-komünist bir politika izlemesi, parti içindeki kişilerin gladyocu olmasını engellemez, teşvik bile eder. Ve bu unsurlar için Türkiyenin seçilmeside tesadüf edğil, çünkü tepedeki komünist tehlikeye karşı anti-komünist olan ABD'nin desteği, hatta telkinleri şarttı. Türk Mukavemet Teşkilatı gibi işgal altındaki Türk topraklarındaki halkı örgütleyecek kurumların kuruluşu tarihimizde olmayan şey değildir, Trablusgarp savaşında Teşkilat-ı Mahsusa ajanı olarak sahte kimlikle oraya giden Mustafa Kemal, Enver paşa, Kuşçubaşı Eşref gibi isimlerle işgale karşı halkı ayaklandırdılar, gerçi Trablusgarp düştü ama direnişin örgütlenmesi, işgalin geciktirilmesinde Teşkilat'ın gizli işleri etkili olmuştur. Bu nedenle işgallere karşı bu tür oluşumların çalışmalarına "şahsen" doğru buluyorum. Ancak, bu oluşumların bugünkü durumlarında amaçları dışında kullanıldıkları ve devlet içinde yapılanmalarla gayri-hukuki müdahalelerle ülkeyi manipüle etme çabaları doğru değildir. Demokratik devlet biçimine sığmayan bir durumdur. İtle yaşayanın arkadaşı it, çakalla yaşayanın arkadaşı çakal olur, terbiyesizler arasında yaşayanlarda terbiye aranmaz... Bir taş at. Bir yumruk yükselt. Şehitleri an. Hakikati söyle. Tarihine sahip çık. Bir slogan at. Hainlerle hesaplaş... |
|
| | #111 | |
| Profesör Figüranlar ![]()
Mesajlar: 4.083
Teşekkür etti: 1.647
Teşekkür edildi: 1.756
Forum Gücü: 60 Forum Puanı:22872 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
Buraya kadar sana katılıyorum ama devlet ordu v.s sein dedin gibi kutsal bizde bundan bize zarar mı geliyo belki ewet ama devleti yonetenleri orduyu yonetenleri ole avrupadaki gibi alenen tüm dunyaya kücük düşürürcesine sorgulamak bize yakışmaz biz Dünyada devletine milletine ordusuna baglı daha bir cok degerlerine yine aynı sekilde baglı bir halkız ..Sen şimdi bu soylediklerime ben zaten cevap verdim boyle oldugu surece biz yonlendirmelere ülkemizin degerlerini hiç etmelerine karsı koyamayız diyebilirsin şimdi bir de tersinden düşünelim.. gercekten senin dedin gibi olsaydı biz halk olarak devletimize ordumuza v.s bu avrupalılar gibi davransaydık ornegin bi flaman gibi savaş mı cıktı aa girerim evimin barınagına savaşmak askerin işi parasını alıyo benide vatanımıda korusun dersek bu vatan bu cumhuriyet değil seksenli yaslarını 40 45 li yaslarında coker giderdi.. Ha devlet ordu siyasetciler bu sevgiden bize zarar verecek sekilde faydalanmadılarmı ewet faydalandılar bunun düzeltilmesi için avrupalılar gibi davranmak gerekmez zaten onların kanunlarını onların orf adetlerini ornek almakla en buyuk hatayı yaptık birde bu degerlerimizden vaz gecersek halimiz ne olur bilemiyorum... Bana gore ilmi fikri halis sosyologlar hukukcular siaysetciler askerler v.s yetiştirip bizim halkın degerlerine gore yonetilmeliyiz.. Biz halkların bir biriyle sorunu yok sorun die ortaya konulan fikirler her zmaan dış guclerin dayatmasıdır... Doğruyu bulmak zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur. Yalnız ben Yalnızlıklar komedisinin üçüncü perdesinde Figüran olmuşum geceye... | |
|
| | #112 | |||
| Doçent Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 2.342
Teşekkür etti: 354
Teşekkür edildi: 1.127
Forum Gücü: 23 Forum Puanı:6217 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
Avrupali düsünce örnegim yanlis anlasilmis, normaldir, fazla acmamistim. Biraz acayim: burda kurumlari bireyleri ve düsünceleri asagilamaktan bahsetmiyorum. Tersi elestirel bir yaklasimdan bahsediyorum. En siradan bir avrupali bile, elestirel bakabiliyor. Örnegin bizlerin tartismaya cesaret edemeyecegi bir konuyu, yada becerip adam akilli tartisamadigimiz bir konuyu, hemencecik birbirimize girdigimiz bir konuyu avrupali tartisirken son derece olgun, anlayisli davraniyor, karsindakini dinliyor, hemen alevlenmiyor. En asiri düsüncelere bile bizler gibi asiri tepkiler vermiyor. Benim bahsetmek istedigim budur. Onlarin kültürünü vs. kopyalamak degil. Ayrica savasi örnek vermissin, dikkat edelim, en son en büyük savas avrupada cikti, eger senin dedigin gibi olsaydi, o savasta hicbir avrupalinin savasmamasi gerekirdi, ülkelerinin savunmasini sadece ordulara havale etmeleri gerekirdi. Peki böyle mi oldu? Hayir. Her ülkenin insanlari sözkonusu kendi bagimsizligi oldu mu muhakkak savasacaktir. Peki türkiyede kurtulus savasindan sonra bir savas yasandi mi? Hayir. Güney koreye gittiler, nicin? Türkiye halki icin mi? Afganistana lübnana türkiye halki icin mi gittiler? Yada bu ülkenin insanlarini cok sevdiklerinden ve onlara yardim etmek icin mi gittiler? Bunun cevabi simdi yazacaklarimda sakli: ABD nato ile birlikte türk ordusunu tamamen kontrolu altina aldi. Bu verdigim yazi iyi incelenirse, türk ordusundan subaylarin nato da egitildigini görürsünüz, bugün üst düzey ordu yöneticilerinin hemen hepsi nato da cesitli birimlerde görev almislardir. Örnegin basin bunlari verirken, bir gurur kaynagiymis gibi veriyor. Ancak ben bunun böyle oldugunu düsünmüyorum. NATO gladyo ile birlikte bu ordulari komunizmi yikmada kullandi, komunizmin yikilisi sonrasi normalde olmasi gereken bu yapilarin tasviye edilmesiydi, ancak bu olmadi, elbette olmayacakti. Cünkü ABD nin ve müttefiklerinin daha önce komunizmi yikmak icin kullandigi ordulari simdi de o ülkeleri el altinda tutmak icin kullanacakti. Nazim Hikmet "kore nire" demistir, bunu anlamak gerekir. G,Kore ye neden yardima kostular, cünkü karsilarinda komunist k.kore vardi Bugün dikkaet edersek türk ordusunun disaridaki görevlerinin hepsi abd ile direkt ilgilidir. Neden almanya degil, neden fransa degil de ABD? Cünkü bunlar nato da egitilirken, kendi ülkelerinde demokrasiyi veya iste laikligi koruma adina egitilmiyorlar, abd ve müttefiklerinin güncel yada genis kapsamli uzun vadeli politikalarini destekleme yönünde egitiliyorlar.Alıntı:
Peki ordunun kurdugu bir demokrasi mi var ki, olmayan birseyin savunuculugu yapiliyor? Yani türkiye demokratmi? Bir ülkede halen cok basit düsünceler bile korkarak ifade ediliyorsa, birilerinin hosuna gitmeyen düsünceler cezalandiriliyorsa o ülke nasil ben demokratim diyebilir. Bu ülkenin egitim sisteminden tutalim, resmi kurumlara, aile yapilarina, medyasina bakalim. Bunlarin hepsinin ortak noktasi su: 1. Bayrak sürekli gündemde tutulur 2. Türklük, milliyetcilik gündemdedir 3. Ya din elden gidiyordur ya laiklik 4. Ordu her zaman yapilan anketlere göre en güvenilir kurumdur Dün hürriyette bir haber okudum. Söyle diyor: Gürcü lideri kacti, gürcü halki kacti, türkler kacmadi! Yani el insaf diyorum, orda insanlar ölmüs, burdan bile milliyetcilik pompalaniyor. Iste bu devletin sistemin genel anlayisi budur. Su yukarda saydiklarim sicak tutulur, ülkenin asli sorunlari asla gündeme gelmez, bu da hükümetlerin isine gelir, böylece yöneten herkes mutlu olur. Dünyada devleti ve orduyu bu kadar kutsallastiran baska bir millete ben rastlamadim, ya bizim millet dogrusunu yapiyor bu dünyada bir hata var yada sapkamizi önümüze koyup ciddi ciddi düsünmeliyiz. Iste demissin türkiye biz avrupali gibi olsaydik, 40-45 yilda biterdi. Ama avrupada yasayan biri olarak sunu söyleyebilirim ki, avrupa 1. dünya savasi gördü (türkiye de), ve cok yikici 2. dünya savasini yasadi (türkiye yoktu). Eger biz dogru olsaydik, onlarin 1945-1914 (30) yil ilerisinde olmamiz gerekirdi, ama malesef onlar türkiyenin hic abartmiyorum en az 50 yil ilerisindeler. Yani 80 yil fark atmis durumdalar. Bence bunun iyi incelenmesi gerekiyor. Bundan ders cikarilmazsa, önceki yazimda belirttigim gibi, bu ülkede gladyolar ergenekonlar bitmez ve bu millet devletini ordusunu herseyin üstünde tutan (ki bu forumda anami babami ezerim bunlara laf söyletmem diyenler dahi oldu) ac ve mutsuz bir millet olmaya daha cok uzun yillar mahkum olur. Ben böyle olmayi reddediyorum ![]() Alıntı:
| |||
|
| Mesaja teşekkür eden: | bEyAzLi (13-08-08) |
| | #113 |
| Profesör Figüranlar ![]()
Mesajlar: 4.083
Teşekkür etti: 1.647
Teşekkür edildi: 1.756
Forum Gücü: 60 Forum Puanı:22872 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Doğruyu bulmak zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur. Yalnız ben Yalnızlıklar komedisinin üçüncü perdesinde Figüran olmuşum geceye... |
|
| | #114 |
| Profesör ![]()
Mesajlar: 3.561
Teşekkür etti: 1.104
Teşekkür edildi: 1.738
Forum Gücü: 65 Forum Puanı:25347 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Konu da neden Pkk Ergenekon yol kardeşliğine değinilmemiş. Yoksa Pkknın ergenekonun alt kolu olduğuna inanmayıpta, gladyoya inanlara gülmekten başka birşey önerilmez ben arkadaşa gülücük atıyorum o da beni anlıyor.... ![]() ![]() Öğüdüm dinlersen, anlamı budur. En yakın dostundan bile sakın sen seni...! Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş.. Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır. |
|
| | #115 | |
| Doçent Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 2.342
Teşekkür etti: 354
Teşekkür edildi: 1.127
Forum Gücü: 23 Forum Puanı:6217 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
Böylece neden bu durumlarda oldugumuzu da cözmüs olduk. Eee o zaman artik hicbir sorun yok her yönü ile gelismis bir sanayi ülkesi olacagiz demektir, oturup kaderimize razi bekleyelim, LOBO arkadasa inanalim! Inanalim ki, bizden sonra cocuklarimizda koyun gibi güdülsünler! Eee ne de olsa akilli yönetenlere akilsiz koyunlar gerek ![]() ![]() ![]() | |
|
| | #116 | |
| Profesör ![]()
Mesajlar: 3.561
Teşekkür etti: 1.104
Teşekkür edildi: 1.738
Forum Gücü: 65 Forum Puanı:25347 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
Şimdi şunu iyice kafana sok. Sokabilecek misin görelim diye yazıyorum. Ben adı geçen terör örgütünü savunmuyorum. Terörün her türlüsü suçtur. Veli Küçük de Hurşit Tolonda Mhpden siyaset yapmak için emelleri olan insanlardı. Ama senin o orducu diyip kucak açtığını söylediğin parti sanki bügünleri görürcesine partiye kabul etmedi. Türkiye de gladyo ve yahut dünya da gladyo diye birşey vardır ya da yoktur diye bir söylemim yokken, sen yine mesnetsiz ifadelerine devam edip, insanları yanıltmaya yöneliyorsun. Ergenekon isminin örgüte konulmasına karşıyım sadece, yoksa varsa böyle bir örgüt sonuna kadar deşifre edilsin de görelim. Sonra demişsin ki, Türkeş floridaya gitti eğitim aldı. Türkeşle berabermiydin, sorarlar adama, ajanların mı vardı. Türkeş yurt dışında eğitim almış yanlız bu eğitimleri sınavlarını kazanarak hak ederek gitmiştir. Bunlardan biri ekonomi eğitimidir. Bir tane atom ve nükleer enerji eğitimidir. Bir tanesi de siyaset bilimi eğitimidir. Eğer seninde attığın iftira mevcut olduğu gibi olsaydı. Türkeşi de zehirledikleri idda edilen o örgütle bağlantısı olurmuydu. Madem omuz omuzalar neden zehirlemek isterler. Düşenebileceksen birde bunları yor kafanda, yoksa ben seni mazur göreceğim, ya da sen koyun keçi say her dağa bir çoban lazım.... Öğüdüm dinlersen, anlamı budur. En yakın dostundan bile sakın sen seni...! Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş.. Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır. | |
|
| | #117 |