| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 |
| Asistan ![]() | ![]() Bayanlar ve Baylar Son 14 yıl boyunca ve benimde 6 sene boyunca takip ettiğim Global 500 dünyanın en büyük şirketlerinin bir numaralı listesi olmuştur.Bu bağlamda konunun içeriği ile birlikte bu analizleri sizlere sunmak isterim.Kapitalizmin etkileri ile Devleşen şirketlerin tümü yüzde 13 gibi çarpıcı bir büyüme sergileyip 23.6 trilyon dolarlık toplam bir gelir ortaya koyarak,çıtayı daha da yükseğe taşıdı.Düşük dolar ABD menşeli olmayan şirketlere , özellikle de petrol ve emtiadaki patlamadan yararlananlara ciddi bir avantaj sağlayarak , gelir ve karlarına önemli bir destek sunmuş oldu.Sonuç olarak Amerikanın en büyük destekçisi olduğu globalization sistemi içerisinde 10 yılı aşkın bir süre sonrasında ilk kez Amerika menşeli şirketlerin dışında şirketler çoğunlukta.Bunun dışında gelişmekte olan kapitalist piyasaların yıldızının parladığı görülüyor.Nitekim 10 yıl kadar önce Hindistan, Rusya ve Meksika'dan yalnızca bir şirket Global 500 de yer alıyordu.Oysa bu yılki listede Hindistan'dan 7 , Meksika ve Rusya'dan beşer şirket yer alıyor. Bununla birlikte listenin başındaki isimler değişmiyor tabii.. Petrol fiyatlarındaki rekor artış Exxon Mobil'in 379 milyar dolarlık gelirle birinci sıraya yerleşen Wall-Mart'ı tahtından etmesi için yeterli olmadı. Listede biraz daha aşağıya indiğimizde Toyota Motors'un ilk kez General Motor'u geçtiği tespit edilmiştir. Brezilya,Rusya ve Hindistan petrol ve metalürijden gelen nakit akışı sayesinde bu yılın kazananları arasında sıralandı. Öte yandan Performansı en iyi olan şirketlere baktığımızda tanıdık isimler karşımıza çıkmaktadır.Bunlar; Royal Dutch SHELL : geçtiğimiz 2007 yılını 31.3 milyar dolar kar ile kapattı. Ancak bu karı yine de dünyadaki en karlı şirket olmasını sağlamıyor çünkü bu ünvan yine Amerikan menşeli olan ve en büyük rakibi olan ve 40milyar doların üzerinde kar elde eden Exxon Mobil'e ait. Globalization ile birlikte Finansal kapitalizmin başarısının başka bir durağı ise Türkiye'dir.Çünkü Global 500 'da yer alan ilk 100'ün 59'u Türkiye'de bulunmaktadır. Siemens,Credit Agricole,Exxon Mobil,Nestle...Bu hususda sizlere Türkiyenin bahsettiğim globalization sistemi içerisindeki yerini tarihsel bir şekilde sunmak isterim; Bu dünya devleri Türkiye'ye 100 yıl ya da daha önce giriş yaptı.Söz konusu şirketlerin Türkiye serüvenleri ise bu toprakların yabancı sermaye ile tanışmasının 19.yüzyılın başlarına kadar uzandığını gösteriyor.Özellikle modernleşme hareketiyle Yabancı şirketlerin Osmanlı İmparatorluğuna yöneldiği dikkat çekiyor sayın arkadaşlar... Mesela Siemens;Siemens şirketi 1856 yılında İstanbul'da bir telgraf merkezi kuruyuor.. Bunun dışında yabancılar tarafından izinsiz kurulan Bank Of Symrna 1 yıl sonra kapatılıyor ve ardından Osmanlının ilk resmi bankası Bank-ı Dersaadet kuruluyor. Yani Türkiye'nin yabancı sermaye ile tanışıklığı bir hayli geçmişe dayanmakla birlikte Gazeteci Şafak Altun'un ele aldığı ''Türkiye'de yabancı sermayenin gelişimi'' adlı kitabında bu konuyu ayrıntılı bir şekilde inceleme şansınız vardır. Bunların dışında Exxon Mobil'in ''Mobil Oil Türk'', 1912 yılında BP, 1923 yılında ise Shell Türkiye'de yatırım yapmaya başlamaktadır. 1929 yılında tüm dünyada yaşanan ekonomik buhran Türkiye'ninde duvarlarını çekmesine neden oluyor ve yabancı yatırım kesiliyor.Bu durum 1959 dönemine kadar sürüyor ve tek tük olmak üzere yatırımlar yeniden başlıyor. 1960'lı yıllara gelindiğinde ise otomobil şirketlerinin Türk pazarına ilgisi artıyor ve Ford şirketi bu alanda ilki gerçekleştirerek Koç Grubu ile birlikte Ford Otosan'nın temellerini atıyor. 1980'li yıllarda Askeri darbe ile uyanan Türkiye , 1983 seçimleri ile başbakanlık koltuğuna oturan Turgut Özal'la Piyasa Ekonomisinin önünü açmak için önemli bir değişime gidiyor. Bu hususda konuya tekrar dönüyor ve soru işaretlerinizi cevaplıyorum. Uluslararası Piyasalar ile bütünleşmeyi sağlayan Özal Türkiye'nin tarihsel serüveninden sonra tam anlamıyla Globalizationa katkı sağlıyor ve Türk piyasasını uluslararası pazara açıyor... Bu bağlamda Piyasa ekonomisine yönelik yapılan köklü değişikliklerin sonucu olarak yerli sermayenin gelişmesinin yanı sıra ülkeye giren yabancı sermayede ciddi bir artış yaşanıyor. Sayın Arkadaşlar geldiğim nokta şudur; Kapitalist sistem ile birlikte ekonomiler büyümekte ve ülkeler gelişmektedir ancak bu kurallar tam anlamıyla uygulandığı vakit geçerli bir durumdur. Bu bağlamda bu yargının Türkiye analizi; Tarihi 19.uncu yüz yıla uzansada Türkiye bütün çabalarına rağmen özellikle siyasi ve ekonomik istikrarsızlık ve belirsizliğin etkisiyle doğrudan yabancı sermaye potansiyeli ölçüsünde yeterince pay alamadı.2001 krizi sonrasında önemli bir değişim sürecine giren Türkiye ihtiyacı olduğu yabancı sermaye yatırımlarını çekmek için yeniden harekete geçti. 2002 seçimleri sonrasında İktidara gelen AKP , 2003yılında Doğrudan Yabancı Yatırımlar yasasını meclisten geçirerek yürürlüğe soktu.Yatırım ortamını geliştirmek üzere iyi bir atılım olan bu yasa yerli-yabancı yatırımcıyı ortadan kaldırdı ve yabancı yatırımcıya kolaylık sağlayan ve yatırımcıyı ülkeye yeniden çeken öte yandan fazlaca hak tanıyan bir süreç başlattı...Günümüz itibari ile Londra'dan İstanbul'a gelmemiş banka kalmadığı halde Ekonomi aşikardır.. Bizim açımızdan önemli olan sıfırdan yatırımcıyı çekebilmek olmalı ve globalization ile birlikte kapitalizmin kurallarını tam anlamıyla oynamaktır. Bu bağlamda Türkiye uzmanları bunun olabileceğini öne sürmektedir. Globalization ile birlikte şu günlerde yaşanan global krizin bir felaket olmadığını ispatlar şekilde konuşan J.P Morgan stratejisti Schweitzer;Biraz yavaşlamanın iyi olacağını belirterek durumun ürkütücü olmadığını gözler önüne sermektedir.. Kıssadan Hisseye konu itibari ile anlaşılan Globalization ile birlikte Güç dengesindeki değişimin artık Uluslararası Şirketler yönünde olduğunu ve Yeni Dünya Düzeninin Yeni İmparatorluklarının Uluslararası Şirketler olduğunu yine Türkiye'deki tarihsel gelişimleri ile sizlere aktarmak ister ve bu konudaki fikirlerinizi almak isterim... |
|
| Mesaja teşekkür eden: | Marcus T.CICERO (08-09-08) |
| | #2 |
| Asistan ![]()
Mesajlar: 484
Teşekkür etti: 473
Teşekkür edildi: 732
Forum Gücü: 25 Forum Puanı:11475 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Değerli Arkadaşlar siz globalization hakkında ne düşünüyor bununla birlikte Uluslararası Şirketlerin Türkiye'deki etkinlikleri doğrultusunda; analizlerinizi ne yönde yapıyorsunuz? |
|
| | #3 |
| Yard. Doçent ![]()
Mesajlar: 1.242
Teşekkür etti: 990
Teşekkür edildi: 1.065
Forum Gücü: 30 Forum Puanı:10757 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Arkadaşımız bu işin tarihinden kısaca bahsetmiş, kendisine bu konu için teşekkür ederim. Küreselleşme, ulusların ekonomik, sosyal ve kültürel yapılarında çeşitli değişmelere neden olmuştur. Bizim üzerinde durduğumuz olgu ise, ekonomik değişimdir. Türkiye'de yeterli olmamakla birlikte bu işin temelleri yakın bir dönemde atılmıştır. Ancak, unutulmamalıdır ki, bunlar gerekli modernizasyon olmadan yapılmya çalışılfığı gibi yanlış yapılan ve kapitalizmle ilgisi dahi olmayan adımlar da az değildir. Dilerim ki, Türkiye gelecekte bu konuda iyi bir işbirliği sayesinde yükselebilir ve hak ettiği koşullara ulaşabilir. |
|
| Mesaja teşekkür eden: | кємαℓιѕтüяк (07-09-08) |
| | #4 |
| Asistan ![]()
Mesajlar: 484
Teşekkür etti: 473
Teşekkür edildi: 732
Forum Gücü: 25 Forum Puanı:11475 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Anlaşılan sayın üyeler Yeni Dünya Düzeni olan Globalization ve Uluslararası Şirketlerin varlığı bununla birlikte etkinliği hususunda Fikir alışverişinden yana değiller.Üzücü... Konu кємαℓιѕтüяк tarafından (08-09-08 Saat 16:26 ) de değiştirilmiştir.. |
|
| | #5 |
| Yard. Doçent Kemalistler ![]()
Mesajlar: 1.483
Teşekkür etti: 498
Teşekkür edildi: 511
Forum Gücü: 15 Forum Puanı:4588 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Anlaşılan üyelerimiz konuyla ilgili değiller ) Globalizm yıllardır sakız ulusun ağzında. Hakim medyanın gevelemesi sayesinde az olan ilgi sanırım dahada azalıyor. Hergün bir gazete köşesinde mutlaka kısacıkda olsa bahsi geçer.Neyse..Küreselleşme hakkında kapsamlı şeyler bilmiyorum ama arkadaşım güzel bir özet hazırlamış. Benim bildiğim ise küresel sermayenin dünya da bazı dengeleri oluşturması hususunda kazananlar ve kaybedenler kısmında... Aktif-Değişken sermaye küresel güçle birlikte convertable olduğu ülkede yada bölgede bazen tahribata yol acabiliyor. Bunun bir diğer adı ise KARTEL. Yani herkezin bilidği gerçek..Büyük balığın küçüğü yemesi.. Zaten kapitalizmin öngösürü de budur. Bir diğer etki alanı ise yine aynı sermayenin sosyal ve kültürel etkisi.. Derhal lugata yeni ifadeler ekleniyor..''Kültür Emperyalizmi'' sınırların kalkması, dünyada egemen sermayenin girmediği deliğin kalmaması...Bu konuları açacak kadar vaktimiz yok zaten bir coğu yeni başlık. Son olarak söylemek istediğim şey ise globalleşen dünyaya yabancı kalan bir türkiyede yaşamak istemeyişim. Lakin ödün vermeden yada çok fazla ödünler vermeden.. Kimliğimizi koruyarak dünyada biz de varız diyebiliriz.. Susarız...Her susku içinde pek çok sesi hapseden sessiz bir eylemdir... |
|
| Mesaja teşekkür eden: | кємαℓιѕтüяк (08-09-08) |
| | #6 |
| Doçent Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 2.342
Teşekkür etti: 354
Teşekkür edildi: 1.127
Forum Gücü: 23 Forum Puanı:6217 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Globalizasyon, sömürgeciligin yeni adi, baska yorum aklima gelmiyor, globallesen baris, kardeslik ve kültürlerin birbiri ile iliskileri degil, sömürgecilerin yayilma hirsi ile baslattiklari savaslar ve kendi elleri ile yarattiklari "terörizm" oluyor. Bir ekonomi programinda "terör" uzmani diye nitelenen bircok kisinin, ya petrol zengini ya insaat sektöründen veya silah satisindan büyük paralar kazanan insanlar oldugu söyleniyordu. Bunlar önce saddam gibi diktatörler, Saakasvili gibi kendi halkini hic düsünmeyen (ihanetci) liderler ve bin laden gibi CIA ajani mi terörist mi ne oldugunu hala anlamakta zorlandigim tipler yaratiryorlar. Sonra iraka bomba yagdiriyorlar sizi saddamdan kurtaracagiz diye, saakasvili leri kendilerine rakip gördükleri rusyaya saldirtiyorlar, afganistana ise "terörist avina" gidiyorlar. Sonra da gittikleri yerleri isgal edip, oradaki degerlere el koyuyorlar, yiktiklari yerleri kendi firmalarina yaptiriyorlar, guruplar arasi catismalar yaratip, onlara da silah satiyorlar. Buna da demokrasi ve globallesme diyorlar...Ben böyle globazimin.....neyse! |
|
| Mesaja teşekkür eden: | S.M.U.R.F (08-09-08) |
| | #7 | ||
| Asistan ![]()
Mesajlar: 484
Teşekkür etti: 473
Teşekkür edildi: 732
Forum Gücü: 25 Forum Puanı:11475 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
Alıntı:
| ||
|
| Mesaja teşekkür eden: | SessizSeyirci (19-09-08) |
| | #8 |
| Öğretim üyesi Kemalistler ![]()
Mesajlar: 869
Teşekkür etti: 261
Teşekkür edildi: 574
Forum Gücü: 9 Forum Puanı:2728 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Bu konuya dair yeterince bilgiye sahip olmasam da bildiğim kadarıyla özellikle Türkiye ekonomisine etkisiyle bir şeyler yazmak isterim, üzücü olmasın (: Öncelikle kontrollü bir entegrasyon olduğu sürece dünya ile entegre olmaya karşı olmadığımı belirtmek isterim. Özellikle ilk 12 Eylül darbesi sonra da Turgut Özal'ın atılımları ile başlayan bu sürecin günümüzde geldiği nokta açıktır. 1980 öncesi "dördüncü kalkınma planı" rafa kaldırılıp ansızın teknik ve temel yapı kurulmadan kapitalizmin kucağına atlanıldı. Uygulamada bir takım eksiklikler göze çarpmakla beraber artniyetin olduğu da düşünülebilir. Mesela Rusya, dünya üzerinde hemen hemen herkese algılatılmaya çalışılan küreselleşme tezine Putin eliyle büyük darbe vurmuştur. Putin'in attığı tek bir imza bir çok stratejik sektörlere ve bölgelere yabancıların el atmasını engellemiştir ancak kapılarını tamamen kapatmamışlardır. Türkiye ise hiper-imparatorluklar egemenliği altında ekonomisini alttan ısıtmak yerine üstten ısıtma gayreti içinde çabalayıp duruyor, bu da böyle devam edecek gibi. Bir Girdap Gibi Bir Girdap Gib Bir Girdap Gi Bir Girdap G Bir Girdap Bir Girda Bir Gird Bir Gir Bir Gi Bir G Bir Bi B . |
|
| | #9 | |
| Asistan ![]()
Mesajlar: 484
Teşekkür etti: 473
Teşekkür edildi: 732
Forum Gücü: 25 Forum Puanı:11475 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
| |
|
| | #10 |
| Doçent Düşünürler grubu ![]()
Mesajlar: 2.749
Teşekkür etti: 3.078
Teşekkür edildi: 3.122
Forum Gücü: 122 Forum Puanı:53551 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Yapılan bir araştırma fırtınalı havalarda insanların temel ihtiyaç alışverişlerini arttırdığı yönünde..Klasik ekonomik kuramların neler olduğunu biliyoruz ; çan eğrisi arz talep enflasyon deflasyon v.b. ..2001 de anayasa kitabı Ecevit'e fırlatılınca çıkan ekonomik buhranıda hatırlıyoruz..Öyleyse bir günde bu kadar değişen ekonomik sistemler ancak insanların tercihleriyle ilişkilendirilebilir..Peki 2001 sonrası çıkan ekonomik buhran AKP hükümetinin işbaşına gelmesiyle nasıl ekonomik ilkbahar havasına gelmişti?Keramet AKP de değildi kesinlikle biz buna inanmak istesekte..Keramet 2001 çöküşü sonrası değişen ekonomik sistemler ve insanların bu ortama uyum sağlayacak tedbirleri almasındaydı..Eğer yeni bir sistem kurmak istiyorsanız bir an evvel eskisinden kurtulmanız gerekiyor..Temel kuram budur..Globalizm sonuçta insanların tercihleriyle ve sistemlerin kendilerini yenilemesiyle ilgilidir..
Birisine Verdiğiniz Değeri Göstermenin En Güzel Yolu Ona Vakit Ayırmaktır... |
|
![]() |
| Tags |
| ekonomi, globalization, yeni dünya düzeni |
| Konu Seçenekleri | |
| |