DownLoaduc
Zamansız Tartışma Platform  Meydan  İnanç tartışmaları

Cevapla
 
Konu Seçenekleri
Eski 09-11-06, 17:14 Çevrimdışı   #1
Stajyer
Genel Mesajlar: 21
Teşekkür etti: 1
Teşekkür edildi: 14
RepForum Gücü: 0
Forum Puanı:27
vera Herkese mesafeli
Görüşlerinizi Bekliyorum

Gelecek beklentileri hakkında Sahabe-i Kiram’dan Ebu Derda (ra) Humus halkına hitaben demiştir ki;
“ Siz Allah-u Zülcelalden korkmuyor musunuz ki, içinizde oturacamayacağınız evler yapıyorsunuz; kavuşma imkanı olmayan ümitler besliyorsunuz; yiyemeyeceğiniz kadar mal topluyorsunuz. Sizden öncekiler, çok sağlam binalar yaptılar, çok mal topladılar . çok uzun emellere kapıldılar . Ancak bir sabah gördüler ki ; evleri kabirler haline gelmiş, bütün ümitleri tükenmiş, topladıkları mallar sırtlarına yük olmuş.”

“Bu ömür sürmek değil sürüklemektir”

Olmazsa olmaz dediğimiz emellerin gerçekleşmesini bekleyip duruyoruz. Her şey o beklediğimiz günlere beklediğimiz şeyler gelene kadar erteleniyor erteleniyoruz ömrü olması gerektiği gibi süreceğimiz güne kadar sürüklüyoruz sürükleniyoruz…elinde olanlarla mutlu olmayı başarabilen kaç kişi var acaba hep ümit edip durduğumuz şeye odaklanıp hiçe sayıyoruz o zaman gelene dek her şeyi..halbuki o gün geldiğinde biz çoktan başka emellerin peşine düşmüş olacağız...tekrar bir bekleyiştir gidecek…devri daim…kısır döngülerden kurtulma yolu nedir?ömür tükeniyor…bitmez tükenmez arzularımız önümüzden yürüdükçe ardı sıra gidiyoruz…kaçıyor koşuyoruz….aslında “şu zor günler de geçse şu beklediğimiz gün de gelse her şey daha güzel olacak o zaman hayatımı düzene sokacağım”inancımız bizi ölüme yaklaştırıyor.Zamanın tükenmesini istiyoruz adeta…geçse gitse gelse derken bir sabah kalkınca hayatının tersyüz olmasından korkanlar ve en önemlisi de ahir zaman genci olup da kendini boş uğraşlardan koruyabilen arkadaşlarımı istişareye davet ediyorum…Ve Allah için çok yararlı olacağına inanıyorum…

Siz neler yapıyorsunuz? Zamanın girdabında neyle nefes alabiliyorsunuz? Sizin hayat mücadelesi denen fırtınadan kaçıp sığındığınız sakin limanlarınız ne? Kim?
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
arsa_564 (18-04-07)
Eski 09-11-06, 21:57 Çevrimdışı   #2
Cezalı Üye
Genel Mesajlar: 794
Teşekkür etti: 719
Teşekkür edildi: 2.347
RepForum Gücü: 0
Forum Puanı:-12
nurislam Gören görmemezlikten geliyor
Esselamun Aleyküm kardeşim açtığın konu için Allah razı olsun ben de iki kelam edeyim inşallah:

İnsanoğlu hiç bir zaman bu dünyaya doymayacaktır.Tüm dünyaya sahip olan insan başka bir dünya daha isteyecektir.İnsan bu dünyada aldığı hiç bir lezzetten tatmin olmuyorsa bunu düşünen insan bile derki demekki ben burası için yaratılmadım.Bu dünyadaki tüm lezzetler aslının birer yansımasıdır.Asıllarını ve daha falasını ahirette göreceğiz Allah nasip ederse cümlemize inşallah.Bir kaç örnek vereceğim:

--Dünya’nın 564 milyar üzeri 5 ton ağırlığı var.112 bin km hızla eliptik dönüyor.Bir de kendi etrafında 1674 km hızla dönüyor.Eliptik yörüngesi gereği hem kendi etrafında hem de virajlar alarak dönen yer küre bu kadar yüksek hızına rağmen hiç çıkmıyor yörüngesinden.

--Her an hissettiğimiz bir şey olan yer çekimi, belki bize çok basit geliyor.Yer çekimi kuvveti şimdikinden biraz fazla olsaydı insanlar yürümek için daha fazla enerji sarf edecekti ve besine daha çok ihtiyacı olacaktı.Böyle olsaydı dünyadaki besinler hızla tükenecek açlık ve yoksulluk kaçınılmaz olacaktı.Eğer şimdikinden daha az olsaydı bu defa da hafif şeyler sabit duramayacaktı.En ufak bir esintide yerden kalkan toz,kum taneleri saatlerce havada kalacak dünya yaşanılmaz bir hal alacaktı.Akarsular daha yavaş akacak ve elektrik üretimi mümkün olmayacaktı.

--Sürtünme kuvveti diye bir şey olmasaydı hiçbir şey yerinde duramayacaktı.Konuştuğumuzda çıkan ses dalgaları duvardan duvara yankılanıp duracak ve ses hiç sönmeyecekti.

Kendi vücudumuza biraz baktığımızda ise örneğin:

--En soğuk havalarda bile insan rahatça nefes alabiliyor.Dışarıda hava -20 derece olsa burnumuz havayı sımsıcak yapıyor ve akciğerlere iletiyor.

--Bir çok görevi gören ellerimizin özelliklerinden biri yorulmamasıdır.Yapılan araştırmalar, normal bir insanın hayatı boyunca elini en az 25 milyon kez açıp kapadığını tespit etmiştir.Bu herhangi bir aletin kıramayacağı kadar büyük bir rekordur ve bir alet gibi asla bozulmuyor elimiz.

--İnsan yaşamı için en önemli gereksinim olan suyu vücutta tutan tuzdur.Tuzun formülü;Nacl yani sodyum klörür. Sodyum müthiş bir patlayıcıdır.Oranı biraz fazla olsa insanı anında öldürür.Cl ise zehirlidir.İkisi belli bir oranda anlaşıp bir araya geliyor ve vücudumuzda su tutma görevini üstleniyor.


--Suyun yüzey gerilimi denen bir kanunu vardır.Yüzey gerilimi olmasa su ince damarlara gidemez ve topraktan gelen su ağaçların dallarına çıkamaz. Tüm bunlara baktığımızda sadece sudaki bir özelliğin dahi eksik kalması bile insan yaşamının yok olması demektir.

Tüm bunları düşündüğümüzde ne kadar aciz olduğumuzu görüyoruz.Görebilmemiz için bir çok işlem gerçekleşiyor fark bile etmiyoruz.Duymak için kulak bir dizi işlem uyguluyor bizim haberimiz olmuyor.Yutkunma işini Allah insana bıraksa günde en az kırk defa boğuluruz Her nefeste hayatımızı bağışlıyor Allah fark ediyor muyuz?

Güzel bir kitap okuduğumuzda yazarın sanatına övgüler yağdırıyoruz.İşte saydık bu kadar Allah’ın sanatını bunların da bir teşekkürü olması gerekmez mi?.Hz.Ali’nin şöyle bir sözü var: ‘’Derdin kendindir bilmiyorsun.Derman yine sendedir görmüyorsun.Koskoca alem içine yerleştirilmiş sen hala kendini küçük bir şey sanıyorsun.’’



Ayet-i kerimede Allah; ‘’ne kadar az düşünüyorsunuz.’’diyor.

İnsan dünyada yaşadığı hiçbir lezzetten tatmin olmuyor.Hep daha fazlasını arzuluyor.Bunu bile düşündüğümüzde insanın bu dünya için yaratılmadığını anlarız.İnsanı tatmin edecek tek şey ebediyettir.İmam Rabbani ebediyeti şöyle tanımlıyor: ‘’Bu dünya gibi bir milyon tane dünya olsa,hepsi ağzına kadar buğday dolu olsa.Bir kuş bin yılda bir tane buğday tanesi yese tüm buğdaylar biter ama sonsuzluk bitmez:’’ diyor.İnsan fıtratında sonsuzluk diye bir kavram olmadığından böyle bir kıyaslama bile ebediyetin önemini gösterir.Neye zar attığımızın farkında mıyız?.Kaybeden de kazanan da sonsuzluğu kaybedecek veya kazanacak.

Allah zaten hayatımız için gerekli olan her şeyi önümüze altın tepsiyle sunuyor ve karşılığında sadece bir teşekkür bekliyor.Hem de bu teşekkürü edenlere bu dünyadaki nimetlerinin yanında bir de cenneti vaad ediyor.Dünyada kalacağın kadar dünyaya ahirette kalacağın kadar ahirete çalışmak en mantıklısı olmasına rağmen Allah öyle merhametli ki bize 24 altın değerinde verdiği 24 saatlik zamanın sadece 1 saatini istiyor ebedi alem için o bir saati bana ibadet için ayırın yeter diyor.Geri kalan 23 saati geçici olan bu dünya hayatı için harcamamıza izin veriyor.
Allah’a teşekkürün de şüphesiz en güzel şekli namazdır.Peygamberimiz hayatı boyunca hiç beddua etmemiş ancak namaz geçince beddua etmiştir.Namaz benim gözümün nurudur demiş.Efendimiz'i sevmek sözle olmaz O'un dediklerini yapmakla olur.Seven sevdiğini üzmez Efendimiz üzülüyor bizi böyle görünce o bizi çok seviyor çünkü peki biz ne kadar seviyoruz sorduk mu kendimize hiç?...Her ezanda Allah çağırıyor bizi ve arkasından da ekliyor gel kurtulacaksın gel kurtulacaksın.

Madem bu dünyada geçiciyiz geçici şeyler peşinde koşarak hayatını tüketenlere,dünyanın rüzgarına kapılıp savrulanlar gecemizin gündüz olacağı kesin değil,aldığımız nefesi verebileceğimiz kesin değil.Akıllı insan ebedi yaşayacağı aleme yatırım yapar.Evet mutlu olmanın da yolu burdan geçer.Eğer insan manevi yönünü tatmin edemezse bu boşluğu başka şeylerle doldurmaya kalkacaktır.İçki,sigara,uyuşturucu vs...
Gideceğiz bir gün çok güzel ve ebedi bir aleme.Hiç üzüntünün kederin olmadığı bir yere.Bunu bile düşününce bu hayattaki elemlerimi unuyorum bir gün geçecek nasıl olsa diyorum.Başıma bir sıkıntı gelince Rabbimdendir diyorum ve günahlarıma kefarettir diyorum gelen hastalıklarıma.Gözüm gördüğü için her sabah güneşi Allahıma sonsuz şükürler ediyorum Rabbim sana tövbe etmek için bana bir şans daha verdin diye.Çünkü başka türlü mutlu olmanın bir yolu yok dünya madem beni doyurmuyor beni doyuracak alem için çabalamak ve beni benden çok seven Allah'ıma layık bir kul olabilmek için çalışmak en büyük mutluluk değilmidir...



. En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesine esir olmayıp gaflette boğulmayandır.. Onu tanıyan ve itaat eden, zindanda dahi olsa bahtiyardır.Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır. Kendini başıboş zannetme.Zira, su misafirhane hükmündeki dünyaya baksan hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin? Eğer yerdeki ağaçlar kalem olup, denizler mürekkep olsa, Cenab-i Hakkın kelamını yazsalar, bitiremezler.Gururu bırak, aczini anla, mâlikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren…
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
arsa_564 (18-04-07), baba38 (20-04-07), oneway (24-03-07)
Eski 09-11-06, 22:13 Çevrimdışı   #3
Stajyer
Genel Mesajlar: 21
Teşekkür etti: 1
Teşekkür edildi: 14
RepForum Gücü: 0
Forum Puanı:27
vera Herkese mesafeli
A.s müslüman olarak bu kadar duyarlı davrandığın için Allah senden de hepimizden razı olsun...üniversite ortamında o kadar kayıp giden hayatlara şahid oluyoruz ki...ve gençler olarak hiç de nasihatten hoşlanmyoruz hatta asilik hoşumuza gidiyor da söylenenin tersini yapmayı özgürlük sanıyoruz. istedim ki gençler olarak birbirimizle istişare yapalım. biz buna eğitimde " akran danışmanlığı" diyoruz.Dinimizde bunu kesinlikle tavsiye etmiştir.İnşallah çok daha farklı fikirler ortaya atılırsa herkes kendine göre birşeyler bulacaktır.
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
arsa_564 (18-04-07)
Eski 09-11-06, 22:21 Çevrimdışı   #4
Dekan
 
romantik_dj - ait Avatar
Genel Mesajlar: 5.208
Teşekkür etti: 1.207
Teşekkür edildi: 1.865
RepForum Gücü: 34
Forum Puanı:5938
romantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorromantik_dj Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyor
paylaşımlar için tşkler arkadaşlar...emeğinizxe sağlık...
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
arsa_564 (18-04-07)
Eski 09-11-06, 22:52 Çevrimdışı   #5
Stajyer
Genel Mesajlar: 21
Teşekkür etti: 1
Teşekkür edildi: 14
RepForum Gücü: 0
Forum Puanı:27
vera Herkese mesafeli
Alıntı:
romantik_dj´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
paylaşımlar için tşkler arkadaşlar...emeğinizxe sağlık...
keşke siz de yazsanız her insan başlıbaşına bir alemdir...
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
arsa_564 (18-04-07)
Eski 10-11-06, 01:27 Çevrimdışı   #6
Cezalı Üye
Genel Mesajlar: 794
Teşekkür etti: 719
Teşekkür edildi: 2.347
RepForum Gücü: 0
Forum Puanı:-12
nurislam Gören görmemezlikten geliyor
Alıntı:
vera´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
A.s müslüman olarak bu kadar duyarlı davrandığın için Allah senden de hepimizden razı olsun...üniversite ortamında o kadar kayıp giden hayatlara şahid oluyoruz ki...ve gençler olarak hiç de nasihatten hoşlanmyoruz hatta asilik hoşumuza gidiyor da söylenenin tersini yapmayı özgürlük sanıyoruz. istedim ki gençler olarak birbirimizle istişare yapalım. biz buna eğitimde " akran danışmanlığı" diyoruz.Dinimizde bunu kesinlikle tavsiye etmiştir.İnşallah çok daha farklı fikirler ortaya atılırsa herkes kendine göre birşeyler bulacaktır.
Kardeşim örneğin gençliğin temel sorunlarından birisi mutluluğu başka yerlerde arama ve manevi boşluğunu dolduramama bana göre diğer kötü olan her şeye yöneliş bu boşluktan kaynaklanıyor bilmiyorum diğer arkadaşlar ne düşünür ama benim görüşüm bu.Maneviyatı tatmin etmek en etkili ilaç olacaktır.
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
arsa_564 (18-04-07), baba38 (20-04-07)
Eski 24-03-07, 22:01 Çevrimdışı   #7
Asistan
Düşünürler grubu
 
oneway - ait Avatar
Genel Mesajlar: 318
Teşekkür etti: 329
Teşekkür edildi: 261
RepForum Gücü: 9
Forum Puanı:1523
oneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuşoneway üç beş tanıdığı olmuş
Alıntı:
nurislam´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Esselamun Aleyküm kardeşim açtığın konu için Allah razı olsun ben de iki kelam edeyim inşallah:
İnsanoğlu hiç bir zaman bu dünyaya doymayacaktır.Tüm dünyaya sahip olan insan başka bir dünya daha isteyecektir.İnsan bu dünyada aldığı hiç bir lezzetten tatmin olmuyorsa bunu düşünen insan bile derki demekki ben burası için yaratılmadım.Bu dünyadaki tüm lezzetler aslının birer yansımasıdır.Asıllarını ve daha falasını ahirette göreceğiz Allah nasip ederse cümlemize inşallah.Bir kaç örnek vereceğim:
--Dünya’nın 564 milyar üzeri 5 ton ağırlığı var.112 bin km hızla eliptik dönüyor.Bir de kendi etrafında 1674 km hızla dönüyor.Eliptik yörüngesi gereği hem kendi etrafında hem de virajlar alarak dönen yer küre bu kadar yüksek hızına rağmen hiç çıkmıyor yörüngesinden.
--Her an hissettiğimiz bir şey olan yer çekimi, belki bize çok basit geliyor.Yer çekimi kuvveti şimdikinden biraz fazla olsaydı insanlar yürümek için daha fazla enerji sarf edecekti ve besine daha çok ihtiyacı olacaktı.Böyle olsaydı dünyadaki besinler hızla tükenecek açlık ve yoksulluk kaçınılmaz olacaktı.Eğer şimdikinden daha az olsaydı bu defa da hafif şeyler sabit duramayacaktı.En ufak bir esintide yerden kalkan toz,kum taneleri saatlerce havada kalacak dünya yaşanılmaz bir hal alacaktı.Akarsular daha yavaş akacak ve elektrik üretimi mümkün olmayacaktı.
--Sürtünme kuvveti diye bir şey olmasaydı hiçbir şey yerinde duramayacaktı.Konuştuğumuzda çıkan ses dalgaları duvardan duvara yankılanıp duracak ve ses hiç sönmeyecekti.
Kendi vücudumuza biraz baktığımızda ise örneğin:
--En soğuk havalarda bile insan rahatça nefes alabiliyor.Dışarıda hava -20 derece olsa burnumuz havayı sımsıcak yapıyor ve akciğerlere iletiyor.
--Bir çok görevi gören ellerimizin özelliklerinden biri yorulmamasıdır.Yapılan araştırmalar, normal bir insanın hayatı boyunca elini en az 25 milyon kez açıp kapadığını tespit etmiştir.Bu herhangi bir aletin kıramayacağı kadar büyük bir rekordur ve bir alet gibi asla bozulmuyor elimiz.
--İnsan yaşamı için en önemli gereksinim olan suyu vücutta tutan tuzdur.Tuzun formülü;Nacl yani sodyum klörür. Sodyum müthiş bir patlayıcıdır.Oranı biraz fazla olsa insanı anında öldürür.Cl ise zehirlidir.İkisi belli bir oranda anlaşıp bir araya geliyor ve vücudumuzda su tutma görevini üstleniyor.
--Suyun yüzey gerilimi denen bir kanunu vardır.Yüzey gerilimi olmasa su ince damarlara gidemez ve topraktan gelen su ağaçların dallarına çıkamaz. Tüm bunlara baktığımızda sadece sudaki bir özelliğin dahi eksik kalması bile insan yaşamının yok olması demektir.
Tüm bunları düşündüğümüzde ne kadar aciz olduğumuzu görüyoruz.Görebilmemiz için bir çok işlem gerçekleşiyor fark bile etmiyoruz.Duymak için kulak bir dizi işlem uyguluyor bizim haberimiz olmuyor.Yutkunma işini Allah insana bıraksa günde en az kırk defa boğuluruz Her nefeste hayatımızı bağışlıyor Allah fark ediyor muyuz?
Güzel bir kitap okuduğumuzda yazarın sanatına övgüler yağdırıyoruz.İşte saydık bu kadar Allah’ın sanatını bunların da bir teşekkürü olması gerekmez mi?.Hz.Ali’nin şöyle bir sözü var: ‘’Derdin kendindir bilmiyorsun.Derman yine sendedir görmüyorsun.Koskoca alem içine yerleştirilmiş sen hala kendini küçük bir şey sanıyorsun.’’
Ayet-i kerimede Allah; ‘’ne kadar az düşünüyorsunuz.’’diyor.
İnsan dünyada yaşadığı hiçbir lezzetten tatmin olmuyor.Hep daha fazlasını arzuluyor.Bunu bile düşündüğümüzde insanın bu dünya için yaratılmadığını anlarız.İnsanı tatmin edecek tek şey ebediyettir.İmam Rabbani ebediyeti şöyle tanımlıyor: ‘’Bu dünya gibi bir milyon tane dünya olsa,hepsi ağzına kadar buğday dolu olsa.Bir kuş bin yılda bir tane buğday tanesi yese tüm buğdaylar biter ama sonsuzluk bitmez:’’ diyor.İnsan fıtratında sonsuzluk diye bir kavram olmadığından böyle bir kıyaslama bile ebediyetin önemini gösterir.Neye zar attığımızın farkında mıyız?.Kaybeden de kazanan da sonsuzluğu kaybedecek veya kazanacak.
Allah zaten hayatımız için gerekli olan her şeyi önümüze altın tepsiyle sunuyor ve karşılığında sadece bir teşekkür bekliyor.Hem de bu teşekkürü edenlere bu dünyadaki nimetlerinin yanında bir de cenneti vaad ediyor.Dünyada kalacağın kadar dünyaya ahirette kalacağın kadar ahirete çalışmak en mantıklısı olmasına rağmen Allah öyle merhametli ki bize 24 altın değerinde verdiği 24 saatlik zamanın sadece 1 saatini istiyor ebedi alem için o bir saati bana ibadet için ayırın yeter diyor.Geri kalan 23 saati geçici olan bu dünya hayatı için harcamamıza izin veriyor.
Allah’a teşekkürün de şüphesiz en güzel şekli namazdır.Peygamberimiz hayatı boyunca hiç beddua etmemiş ancak namaz geçince beddua etmiştir.Namaz benim gözümün nurudur demiş.Efendimiz'i sevmek sözle olmaz O'un dediklerini yapmakla olur.Seven sevdiğini üzmez Efendimiz üzülüyor bizi böyle görünce o bizi çok seviyor çünkü peki biz ne kadar seviyoruz sorduk mu kendimize hiç?...Her ezanda Allah çağırıyor bizi ve arkasından da ekliyor gel kurtulacaksın gel kurtulacaksın.
Madem bu dünyada geçiciyiz geçici şeyler peşinde koşarak hayatını tüketenlere,dünyanın rüzgarına kapılıp savrulanlar gecemizin gündüz olacağı kesin değil,aldığımız nefesi verebileceğimiz kesin değil.Akıllı insan ebedi yaşayacağı aleme yatırım yapar.Evet mutlu olmanın da yolu burdan geçer.Eğer insan manevi yönünü tatmin edemezse bu boşluğu başka şeylerle doldurmaya kalkacaktır.İçki,sigara,uyuşturucu vs...
Gideceğiz bir gün çok güzel ve ebedi bir aleme.Hiç üzüntünün kederin olmadığı bir yere.Bunu bile düşününce bu hayattaki elemlerimi unuyorum bir gün geçecek nasıl olsa diyorum.Başıma bir sıkıntı gelince Rabbimdendir diyorum ve günahlarıma kefarettir diyorum gelen hastalıklarıma.Gözüm gördüğü için her sabah güneşi Allahıma sonsuz şükürler ediyorum Rabbim sana tövbe etmek için bana bir şans daha verdin diye.Çünkü başka türlü mutlu olmanın bir yolu yok dünya madem beni doyurmuyor beni doyuracak alem için çabalamak ve beni benden çok seven Allah'ıma layık bir kul olabilmek için çalışmak en büyük mutluluk değilmidir...
. En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesine esir olmayıp gaflette boğulmayandır.. Onu tanıyan ve itaat eden, zindanda dahi olsa bahtiyardır.Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır. Kendini başıboş zannetme.Zira, su misafirhane hükmündeki dünyaya baksan hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin? Eğer yerdeki ağaçlar kalem olup, denizler mürekkep olsa, Cenab-i Hakkın kelamını yazsalar, bitiremezler.Gururu bırak, aczini anla, mâlikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren…
Emeğine sağlık Kardeşim Paylaşımın İçin Tşk ed.

Gözlerine Baktıkça Ağlasada Gözlerim Ağlamak İçinde Olsa Gözlerini Özledim, Dün Gözlerine Bakmaya Kıyamazken Bugün İse Gözlerine Hasretim...
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
baba38 (20-04-07)
Eski 11-04-07, 22:08 Çevrimdışı   #8
Öğrenci
 
Uni-BozKurt - ait Avatar
Genel Mesajlar: 11
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 12
RepForum Gücü: 0
Forum Puanı:6
Uni-BozKurt Herkese mesafeli
teşekkürler..

http://www.e-dana.org/forum/signaturepics/sigpic19135_1.gif
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Powered by vBulletin Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
http://www.zamansiz.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:11 .