| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 |
| Cezalı Üye | Hangi Antivirüs Programı Antivirüs programlarını ve teknolojilerini incelemeye dalmadan önce, hain ve sinsi düşmanımız virüslerin ne olduklarına kısaca bir göz atalım. Biyolojik karşılıkları gibi bilgisayar virüsleri de, bilgisayarın içinde yayılırlar ve istenmeyen durumların ortaya çıkmasına neden olurlar. Bütün virüsler �kötüdür� diyemeyiz fakat büyük bir çoğunluğunun amacının da dosyalara, uygulamalara ve işletim sistemlerine zarar vermek olduğunu bilmemiz gerekir. Zararsız olarak nitelendirdiğimiz virüsler ise, başta ekranda mesaj görüntüleme olmak üzere bilgisayarların içinde istenmeyen birçok davranış gösterirler. Bilgisayar virüslerini temelde üç grup altında toplayabiliriz; başlangıç sektörü (boot sector) virüsleri, dosyalara bulaşan virüsler ve makro virüsleri. Başlangıç sektörü virüsleri, sabit diskin veya disketin ilk (boot) sektörüne çalıştırılabilir bir kod ekleyerek yerleşirler. Medyaların başlangıç sektörleri, bir bilgisayarın işletim sistemini başlatabilmesi için gerekli bilgileri barındırdığı için çok önemlidir ve virüsler için çok uygun bir hedeftir. Başlangıç sektörüne yerleşen bir virüs, bilgisayar açıldığında kendini otomatik olarak belleğe yükleyerek hain planlarını gerçekleştirmeye başlar. Bu virüslerin artık pek kullanmadığımız disketlerle yayılması sık karşılaşılan bir durumdur. Diskete bulaşan bir virüs, başka bir bilgisayarda çalıştırıldığında hemen hemen kendini henüz virüs bulaşmamış sabit diskin başlangıç sektörüne kopyalamaya çalışır. Ayrıca bu tarz virüsler bilgisayarın açılmamasına neden olabilmekteler. Dosyalara bulaşan virüsler, kendilerine hedef olarak, exe ve com uzantılı dosyalar gibi çalıştırılabilir dosyaları seçmekteler. Bu şekilde dosyayı çalıştırdığınızda virüs belleğe yüklenmekte yayılmak için kendine yeni hedefler aramaya başlamakta. Makro virüsleri, bugün virüslerin yaklaşık %75�ini oluşturuyor. Bu virüsler, disklerden, ağdan, Internet�ten veya bir e-posta ekinden bulaşabiliyor. Makro virüsleri direkt olarak uygulamalara bulaşmazlar. Bunun yerine sistemlere sızmak için Microsoft Excel veya Word gibi belgelerde kullanılan makro programlama dilini kullanırlar. Bulaşmış dosya açıldığında virüs aktif hale gelir ve kendini yaymak için diğer belgelerin içine girmeye çalışır. Kullanıcı hazırladığı belgeleri bir başkasıyla paylaştığında ise, virüs diğer sisteme taşınır. Diğer mahremiyetimizi (gizliliğimizi) tehdit eden truva atları, solucanlar ve mantık bombaları (logic bombs) virüs olarak tanımlanmazlar. Truva atları, bilgisayarınıza sızarak sistemde bir arka kapı oluşturur. Bu arka kapıdan davetsiz misafirler girerek bilgisayarınızı uzaktan kontrol edebilirler. Solucanlarsa, virüsler gibi yayılma eğilimindedirler. Fakat virüslerden farklı olarak kendi kendilerini kopyalarlar ve yayılmak için bir çalıştırılabilir bir taşıyıcıya ihtiyaç duymazlar. Yayılmak için özellikle e-posta istemcilerini seçen solucanlar, bir anda çok geniş bir alana yayılabilirler. Bulaşma ve yayılma faaliyetlerinde bulunmayan mantık bombaları ise, sadece tarih gibi bir tetikleyici unsuru beklerler. Tetikleme gerçekleştiğinde ise yıkım başlar. Son olarak sahte virüslere de değinmeden geçmeyelim. Sahte virüsler gerçekte zararlı bir kod parçası içermezler. Fakat ortamda karışıklık yaratırlar ve bilgisayarın çalışmasında yavaşlıklar meydana getirirler. Bütün iyi antivirüs programları bazı sahte virüsler hariç, bütün bu zararlı programları tanımlayabiliyor. Yazının ilerleyen bölümlerinde daha basit bir anlatım sağlayabilmek için bütün bu zararlı programları, virüslere eş değer olarak kabul edip �virüs� olarak tanımlayacağız. Antivirüslerin çalışma prensipleri Antivirüs terimi, sizi virüslerden koruyan ve bilgisayarınıza bulaşmış virüsleri temizleyen tek bir programı veya bir programlar bütünün tarif etmek için kullanılıyor. Antivirüs çözümlerinin en temel bileşenini tarama motorları oluşturuyor. Her bir motorun karmaşık detayları bulunmakta, fakat hepsinin paylaştığı basit bir sorumluluğu var; virüs yüklü dosyaları bul ve temizle. Tarama motorları bir dosyanın virüs bulaşmış olduğunu, virüsün parmak izi olan, kendine özel katar dizelerini virüs imza dosyalarıyla tespit eder. Dosya içindeki verileri kendi virüs tanıma veritabanındakilerle karşılaştırarak virüs tespit ettiği kodları genelde dosyanın içinden başarıyla söküp çıkartır. Virüsten temizlenmiş dosya ile normal şekilde çalışmaya devam edebilirsiniz. Temizlemenin mümkün olmadığı durumlarda, antivirüs programları ilgili dosyayı karantinaya alarak, yanlışlıkla çalıştırılmasını engellerler veya dosyayı silmeniz için uyarı mesajı görüntülerler. Yeni yazılmış virüslerin panzehiri (imza dosyaları) hazır değildir. Fakat çoğu motor, buluşsal (heuristic) tarama yaparak kendi virüs tanıma veritabanında bulamadığı fakat şüpheli veri yapıları taşıyan veya virüse benzer aktivitelerde bulanan dosyaları işaretler ve karantinaya alır. Symantec'in virüs inceleme laboratuarları Sizin de şüphelendiğiniz karantinadaki dosyaları antivirüs üreticisine göndererek, incelenmesini sağlayabilirsiniz. Eğer bu dosyada gerçektende daha önce tanımlanmamış bir virüsün olduğu tespit edilirse, imzası ve ismi çıkarılarak kategoriye konur. Araştırma raporları ve panzehir hazırlanır ve yayınlanır. Artık virüs bilinen bir virüs oldu. Antivirüsler nelerle mücadele eder? Antivirüs programlarının koruma seviyeleri, ürünün çıkış tarihine göre değişir. Yeni ürünler, otomatik güncelleştirme özellikleri, belli bir zamanda tarama, bellek koruması ve e-posta istemcisi, Web tarayıcısı veya dosya indirme yöneticisi gibi Internet uygulamalarıyla daha iyi bütünleşerek daha iyi bir koruma sunarlar. Yeni saldırı yöntemlerine karşıda daha etkilidirler. Fakat bütün antivirüs çözümleri, güncellemeleri zamanında yapıldığında, düzenli olarak sisteminizi ve indirdiğiniz dosyaları da çalıştırmadan önce tarattığınızda güvenliği sağlayacaktır. Yeni antivirüs çözümleri, özellikle kullanıcının bilgisiz veya dikkatsiz olduğunda kendini göstermekte. Birçok işlem otomatik olarak gerçekleşir. Ayrıca �güncelleme yapılmalı� gibi yararlı hatırlatma mesajları çıkartılır ve Internet programlarıyla iyi bir bütünleşme göstererek sisteminizde virüslerden kaynaklanacak zararları en aza indirirler. En azından başlangıç sektörü, dosyaya bulaşmış ve makro virüslerinin yanında truva atlarından ve solucanlardan korunmayı beklersiniz. Yeni ürünler ayrıca zararlı web sayalarında, betiklerden, ActiveX kontrollerinden, java applet�lerinden ve e-posta solucanlarından korunmanızı sağlarlar. Virüslerden Korunun Virüsler bulaşmadan önce tedbir almak en iyisi. Çünkü virüs bulaşmış bir bilgisayarı virüsten arındırma saatlerinize mal olabilir. En kötüsü de verinizi silmek zorunda kalabilirsiniz. Bir diğer can sıkıcı olayda, bütün arkadaşlarınızı arayıp, neden bilgisayarınızın virüslü e-postalar gönderdiğini anlatmak olacaktır. Aslında virüslerden uzak durmak için uymanız gereken basit 5 kural var. E-posta istemcinizi istenmeden çalışan virüslere karşı emniyete alın. Kullandığınız e-posta istemcisinin antivirüs programları tarafından denetlendiğinden emin olun ve istemcinizin güncellemeleri takip ederek, çıktıklarında hemen yükleyin. Haftada en az bir kere bilgisayarınızı taratın ve herhangi bir virüs veya solucanın barınmadığından emin olun. Bilgisayarınızda antivirüs programı var diye, bilgisayarınızı virüs taramasından geçirmemezlik etmeyin. Düzenli yapılan taramalar güvenliğinizi arttıracaktır. Antivirüs programınızı güncel tutun. Antivirüs üreticileri sıklıkla yeni güncellemeler yayınlarlar. Eğer kullandığınız programda otomatik güncelleme özelliği varsa, bunu mutlaka aktif edin. Eğer yoksa iki üç günde bir üreticinin sitesini ziyaret etmeyi unutmayın. E-posta ile birlikte çalıştırılabilir bir dosya arkadaşlarınızdan veya akrabalarınızdan gelse, çalıştırmayın. Virüs yazarları sizin bir soyayı çalıştırabilmeniz için, e-postanın tanıdıklarınızdan gelmiş olması gerektiğini biliyorlar. Bu yüzden de virüsler kendileri tanıdığınızın e-postasındaki adreslere gönderiyorlar ve içinde eğlenceli veya pornografik resimler bulunduğunu iddia ederek, ekte dosyaları bulunduruyorlar. Eğer mesaj İngilizce ise hemen silin. Türkçe ise, açmadan önce arkadaşınıza bir telefon edin. Bilgisayarınızın dışında bulunan bir yere düzenli yedek alın. Başta yazılabilir CD�ler olmak üzere, yedeklerinizi bilgisayarın dışında tutacağınız bir yere düzenli olarak alın. Fakat yedek almadan önce de, dosyaları virüslere karşı taratmayı ihmal etmeyin. Eğer bilgisayarınıza virüs bulaşmışsa, antivirüs üreticilerinden yardım alabilirsiniz. Birçok üreticinin ücretsiz olarak dağıttığı, belli bir virüsü temizlemeye yönelik araçları üretici firmaların sitelerinden indirebilirsiniz. Antivirüs çözümleri arasındaki farklar Temelde bütün antivirüs çözümleri aynı işi yaparlar; bilgisayarınızı virüslerden uzak tutarlar. Birçoğu virüs tanımlaması için aynı tarama motorunu paylaşırlar. Fakat antivirüs programları arasındaki fark, kullanıcı arabirimlerinde (GUI), sundukları eklentilerde (e-posta tarama, otomatik güncelleme, buluşsal tarama ve dosyaları karantinaya almak gibi), hız ve ürünün başarıyla çalışmasında. Bir antivirüs programının kullanılabilir olması için süregelen bir başarısının olması şart. Ayrıca bir antivirüs programının kullanılabilir olması için, masaüstünüzde kendiliğinden açılan ve sizi rahatsız eden pencereler varsa, bunları kapatabilmeli veya sistemde bir program düzgün olarak çalışmıyorsa, sizi uyarmalı ve tavsiyelerde bulunabilmeli. Bugün birçok program gibi antivirüsler de, satın almadan önce programı denemeniz ve düzgün çalıştığını kontrol edebilmeniz için, kısıtlı zaman kullanıma izin veren shareware�lerini yayınlıyorlar. Bazı antivirüs üreticileri, daha iyi bir sistem güvenliği sağlamanız için, kişisel güvenlik duvarı ve Web filtreleme uygulamalarını da ürünleriyle birlikte verebiliyorlar. Bu da hız ve doğru karşılaştırma gibi, üreticiler arasındaki en büyük farklılığı oluşturuyor. Antivirüs programları başta Internet�ten olmak üzere, saldırılara karşı sizi en iyi şekilde koruyabilmeli. Bu yüzden eğer mesajlaşma ve dosya paylaşım programları kullanıyorsanız, bunlara karşıda koruma sunabilmelidirler. Kullandığınız programın seçtiğiniz antivirüs tarafından desteklenip desteklenmediğini öğrenmeniz gerekir. Zira, her antivirüs her programı desteklemiyor. Eski bir sisteminiz varsa, bu sistemde bir antivirüs çalıştırmak için, diğer programların olduğu gibi antivirüs programınızın da bazı özelliklerinden feragat etmeniz gerekir. O zamanda daha az sistem kaynağı tüketen çözümler size uygun olacaktır. Bir diğer önemli farkta tabi ki, toplam sahip olma maliyeti olacaktır. Diğer yazılımlardan farklı olarak antivirüs programlarının etkili olabilmesi için, devamlı olarak güncellenmeleri gerekiyor. En üst seviyede güvenliğinizin devamı için, yıllık olarak yeni versiyonlara ücret ödemeniz gerekiyor. Üreticilerin yıllık olarak sürüm yükseltmek için istedikleri fiyat, büyük değişiklikler gösterebiliyor. Bu yüzden toplayarak sahip olma maliyetini önceden çıkartmanız gerekiyor. EN ÇOK KULLANILAN ANTİVİRÜS YAZILIMLARI BitDefender 8 BitDefender�ı kurmaya başladığınız andan itibaren, görselliği önem verilmiş bir programla çalıştığınızı hemen anlıyorsunuz. Bu çekici görselliği işlevsel bir arabirimle birleştirmesi BitDefender için büyük bir artı. Menülerde dolaşmak ve istediğiniz ayarlara ulaşmak çok kolay. İncelememize katılan BitDefender 8 Professional Plus, komple güvenlik çözümü arayanlar için antivirüs motorunun yanında antispam ve güvenlik duvarı ile birlikte geliyor. Programların ayarlarının değiştirilmemesini istiyorsanız, ayarlara erişim için parola koruması sağlayabilirsiniz. Sistemdeki dosya kopyalama, yeni oluşturma ve erişim gibi aktiviteleri gözetleyen Virüs Shield, ayrıca gelen e-postaları ve kayıt defteri erişimlerini de kontrol ediyor. Sıkıştırılmış dosyaların içerisini de kontrol edebilen BitDefender raporlamasıyla da dikkat çekiyor. Diğer antivirüs programlarına göre çok daha detaylı raporlama yapabiliyor. Belirlediğiniz zamanlarda taratma yapabilme özelliğine de sahip BitDefender, orta seviyede performansa sahip bir bilgisayar istiyor. Internet�e bağlı olduğunuz sürece varsayılan olarak 3 saatte bir güncellemeleri kontrol ediyor. İstenirse bu güncelleme kontrol etme süresi de değiştirilebilir. BitDefender�ın Internet ile bütünleşmesi oldukça başarılı. Mesajlaşma programlarından size gönderilen dosyaları veya e-posta eklerini tarayabiliyor. Saat üzerinde bulunan Scan Activity Bar isimli saydam küçük pencerede dosya ve Internet aktivitelerinizin yoğunluğunu görebilirsiniz. Artılar: Görsellik, komple güvenlik çözümü, detaylı raporlama, sevimli aktivite penceresi. Eksiler: Taraması biraz yavaş. Computer Associates eTrust Antivirus Computer Associates eTrust Antivirus 7.1 incelememize katılan en ilginç ürünlerden biri. İlginç çünkü diğer antivirüs yazılımlarında olmayan çok gelişmiş özellikleri var, ilginç çünkü çalıştırılması sırasında problemle karşılaştığımız tek ürün. İncelememizdeki, hiç bir antivirüs çözümünde bulunmayan iki adet tarama motoru eTrust ile birlikte gelmekte. Tarama yapılacak dosyalar gelen dosyalar ve giden dosyalar olarak gruplandırılmış. Bu gruplamaya göre taramanın yönünü seçebilirsiniz. Virüs bulaşmış dosyaya karşı temizle, adını değiştir, sil, sadece raporla gibi varsayılan olarak ne yapacağını ayarlayabiliyorsunuz. Sıkıştırılmış dosyaları başarıyla tarayan eTrust, tarama işlemini de oldukça hızlı gerçekleştirebiliyor. Fakat karantina özelliğinin varsayılan olarak aktif olmaması ilginç. eTrust, görsellik konusunda son kullanıcıların isteklerini karşılamaktan uzak. Bir Windows Explorer ekranına benzer arabirim, çok gelişmiş bu özelliklere ulaşmaya yardımcı olmuyor. Fakat eTrust�ın bu görsellikten ödün vermesi ona, yüksek performans ve düşük sistem gereksinimi olarak geri dönüyor. Karşılaştığımız problem ise, güncelleme sırasında yaşandı. Windows�un güvenlik duvarı güncellemeyi engellediği için, elle ayar yapılması gerekti. Ayarları yaptıktan sonra, güncellemeleri başarıyla indirdi. eTrust�ı ağ üzerindeki bütün bilgisayarlara istemci olarak yükleyerek, sunucu olarak ayarladığınız yazılıma kolayca entegre edebilirsiniz. Artılar: Gelişmiş özellikler, düşük sistem gereksinimi, çift tarama motoru. Eksiler: Kurulum problemi, kötü arabirim. F-Secure 2005 DOS zamanının ünlü antivirüs programı F-PROT�un yaratıcısı Datafellows�un ürünü F-Secure 2005, kurulum sırasında Internet�e bağlanarak gerekli güncellemeleri indiriyor ve sisteme yüklüyor. F-Secure açıldığında sade fakat güzel bir arabirim sizi karşılıyor. F-Secure�nin en güzel özelliklerinden biri, yeni çıkan virüsler için yayınladığı bültenleri program içinde göstermesi. F-Secure, virüslere, truva atlarına, solucanlar ve spyware programlarına karşı oldukça başarılı. Fakat aynı başarıyı sistem kaynaklarını kullanmasında söylemek zor. Özellikle tarama sırasında işlem yapmak oldukça güç. Gerçek zamanlı tarama özelliği ile, sistemde olup biteni gözetliyor ve herhangi virüs tespit ettiğinde kullanıcıyı uyarıyor. İsterseniz uyarı mesajı almadan da virüsün temizlenmesini sağlayabilirsiniz. Zamanlanmış tarama özelliği ile, bilgisayarınızın belli zamanlarda taranmasını sağlayabilirsiniz. Tarama işleminin sonucu detaylı olarak raporlayabilen F-Secure Internet ile de oldukça başarılı bir bütünleşme sağlıyor. Gelen ve giden e-postaları tarayarak dışarıdan herhangi bir virüs bulaşmasını engelliyor. Ayrıca saatte bir Internet�ten güncellemelerini kontrol ediyor. Spyware programlarına karşı da, LavaSoft�un ünlü yazılımı Ad-aware�in motoru kullanılmış. Daha önce Ad-aware kullananların alışık olduğu arabirimi kullanan F-Secure, spyware programlardan kurtulmak isteyenlere iki yazılım ücreti ödeme gerek kalmadan, tam bir güvenlik çözümü sunmayı hedeflemiş. Artılar: Başarılı tarama ve spyware motoru. Eksiler: Yüksek kaynak kullanımı. Kaspersky Pro Kaspersky Pro 5.0Rusların ünlü antivirüs çözüm Kaspersky, ününü pekiştiren bir yazılımla karşımızda. Kaspersky�nin en önemli özelliklerinden biri kuşkusuz, yakalanması zor virüsleri başarıyla dosyaların içinden başarıyla söküp çıkartması. İncelememizde bu başarının aynen devam ettiğini tespit ettik. Kabiliyetlerine göre oldukça iyi bir performans sergileyen Kaspersky, tarama ve sistemi gözetlemesi sırasında, sisteme aşırı yük bindirmiyor. Bütün makro virüslerine karşı oldukça başarılı olması ek bir artı puan kazandırıyor. Kaspersky, özellikle virüs taramaya ve hıza önem vermiş. Basit arabirimi boyalı ve güzel arabirim beklentisi olmayanları tatmin edecek seviyede. E-posta koruması, sıkıştırılmış dosyaları tarayabilmesi, geliştirilmiş raporlama özelliği ve istatistik gösterimi gibi özellikleri, Kaspersky�i yeterli fakat farklı olmayan bir ürün yapıyor. Hem gelen hem giden e-postaları tarayabiliyor, güvenlik seviyesi seçilebiliyor ve makro virüsleri karşı sistemi koruyabiliyor. Kaspersky�nin ScriptChecker özelliği LoveLetter gibi betik tabanlı virüsleri bulmakla görevli ve oldukça başarılı. Ayrıca şüphelendiğiniz dosyaları Kaspersky�e göndererek incelenmesini sağlayabilirsiniz. Kullanıcılarını e-posta listesine üye yaparak, yeni virüs geliştirmelerinden e-posta yoluyla haberdar Kaspersky, kendi yönettiği viruslist.com sitesinde de ziyaretçilerine son çıkan virüsler hakkında bilgi ve istatistik veri sunuyor. Artılar: Güçlü virüs taraması, etkili Internet bütünleşmesi. Eksiler: Basit arabirim. McAfee VirusScan McAfee VirusScan 9.0Ünlü antivirüs programı McAfee yeni versiyonu 9.0 ile incelememize katılıyor. McAfee�nin ilk göze çarpan özelliği arabirimdeki iyileştirme. Açıklayıcı bilgilerin bulunduğu butonlarla yapmak istediğiniz bir ayarı kolaylıkla yapabiliyorsunuz. Fakat ayar yapabileceğiniz ve programı kişiselleştirebileceğiniz fazla bir bölüm de yok. McAfee�nin görsellikten daha da güzel olanı ise, tarama sırasında bile sistemden oldukça az kaynak kullanması. McAfee�nin taraması biraz yavaş olsa da oldukça etkili ve sistemdeki bütün virüsleri başarıyla bulup temizleyebiliyor. McAfee 9.0 versiyonuyla birlikte, istenmeyen (spyware,adware ve dialer) programlarını bulup silme özelliği de başarıyla eklenmiş. Acil durumlar için sisteminizi kurtarmanızı sağlayacak bir disket hazırlama özelliğini de unutulmamış. Kaliteli antivirüs programlarında bulunan bütün özellikleri barındıran McAfee 9.0 esas ağırlığını Internet ortamında koyuyor. Büyük boyutlu e-posta eklerini de kolaylıkla taraması için özel olarak ayarlanmış motoru, gelen ve giden bütün e-postaları denetleyebiliyor. Anında mesajlaşma programlarıyla da başarıyla bütünleşen McAfee, ScriptStopper ve WormStopper özellikleriyle Internet�ten gelebilecek bütün tehlikelere karşı bilgisayarınızı bir kalkanla koruyor. Ayrıca virüslü olduğundan şüphe duyduğunuz dosyaları McAfee laboratuarlarına gönderebilir ve dosyaların incelenmesini sağlayabilirsiniz. Artılar: Ektin arabirim, istenmeyen programları tespit edebilme, Internet bütünleşmesi. Eksiler: Az kişileştirilebilir seçenek Nod32 Control Center Hızlı bir kurulumdan sonra, bilgisayara yüklenen Nod32, taramada da aynı hızı gösteriyor. Anında mesajlaşma programlarına benzeyen arabirimi küçük ve sevimli. Fakat alışkanlıktan programı hemen sağ tarafa koymayın! Çünkü menüler sağa doğru açılıyor. Pencereleri sağ tarafa alabiliyorsunuz fakat programı saatin yanına küçülttüğünüzde pencereler yeniden sağda açılıyor ve kaybedebiliyorsunuz. Nod32 temelde üç bileşenden oluşmakta. System aktivitelerinin gözlendiği AMON, ofis belgelerinin gözlendiği DMON ve Internet uygulamalarının gözlendiği IMON. Her birinin kendi ayarlarının olması ve istediğinizi kapatabilmeniz güzel bir özellikleri arasında. Ayrıca düşük sistem gereksinimi ve tarama sırasında ki performansı da dikkate değer. Neredeyse bütün özellikleri kişileştirilebilen Nod32 kullanıcılara parola korumalı ayar yapabilme imkanı tanıyarak, program ayarlarına kullanıcı dışındaki kimselerin ulaşmasını engelleyebiliyor. Çok az antivirüs programında bulunan, uyarıları e-posta ve ağ üzerinden başka bilgisayara mesaj olarak gönderebilme özelliğine de sahip. Fakat zamanlandırılmış görevler ve raporlama özellikleri biraz basit kalmış. Internet üzerinden virüs bulaşmasına karşı etkin olarak yapılandırılmış IMON, gelen e-postaları işaretleme, Web sayfalarını tarama, indirilen dosyaları tarama gibi özelliklerle göz dolduruyor. Sıklıkla çıkan güncellemeleri ister başka bir medyadan isterseniz de Internet�ten indirip yükleyebiliyorsunuz Eksiler: Yönetmesi zor arabirim, basit zamanlandırılmış görevler ve raporlama. Norman 5.7Norman Antivirus Control Norman 5.7Norman Antivirus Control 5.7, kaliteli antivirüs çözümlerinde görmeye alıştığımız sıkıştırılmış dosyaları tarama, gerçek zamanlı olarak sistem uygulamaları tarama, sesli alarm gibi özelliklerle donatılmış olarak geliyor. Sistemdeki bir dosyaya erişim sağladığınızda ve bir e-posta eklentisini açtığınızda NVC hemen devreye girerek dosyaları truva atlarına, solucanlar ve virüslere karşı tarıyor. Norman�ın sık sık yeni virüs güncelleme paketleri sunarak, yeni virüslere karşı önlem almanıza yardımcı oluyor. Virüs güncellemelerinin yanında programın kendisi ile ilgili dosyaları da Internet�ten indirerek, hem programın hem de virüs tanıma veritabanının herzaman güncelliğini muhafaza ediyor. Fakat güncelleme çıkartmaktaki hızını dosya taramasında da görmek mümkün. Norman�ın dosya taraması dll yapısının sağladığı avantajla oldukça hızlı çalışıyor. Yeni çıkmış ve keşfedilmemiş virüsleri tarama özelliğine olan SandBox ise, ürünün en önemli özelliklerinden biri. Yazılım devi Microsoft da ürünlerini SandBox ile taratmakta Norman Internet ile oldukça iyi uyum sağlamış durumda. Gelen - giden e-postaların ve haber gruplarına gönderilen mesajların kontrolünün başarıyla kalkabiliyor. İstenirse gelen bütün ekleri bile iptal edebilirsiniz. Belli sürelerde bir diski veya bir dizini tarama gibi otomatik işlemleri bir iş olarak tanımlayabilirsiniz. Norman�ın arayüzü basit ve her işleminizi kolaylıkla gerçekleştirebilirsiniz. Fakat biraz daha çekici de olabilirdi. Artılar: Çekirdeğe yakın dll yapısı, SandBox. Eksiler: Çekici olmayan arabirim. Norton Antivirus 2005 Antivirüs programı denilince ilk akla gelenlerin başında Symantec�in Norton Antivirus ürünü geliyor. Norton Antivirus her yıl başarısını pekiştirecek bir ürünle raflardaki yerini alırken, antivirüs sektörünün ilklerine de imza atıyor. Ülkemizde birçok kullanıcısı bulunan Norton�un en büyük dezavantajı sistem kaynaklarını fazlasıyla kullanması. Kurulumu bile çok uzun süren, düşük konfigürasyonlu bilgisayarlarda çalışmayı çok güçleştiriyor. Çok sade ve basit bir arabirime sahip ürün, sınırlı kişileştirilebilir ayar sunuyor. Norton solucanlara, truva atlarına, ActiveX kontrollerine, Java uygulamalarına, zararlı ofis belge makrolarına, e-posta virüslerine karşı bilgisayarınızı başarıyla koruyor. Yayınlanan virüs güncellemeleri Internet�ten çok hızlı indiriyor. Özel bir tarama alanı oluşturabiliyor, zamanlanmış görevler ekleyebiliyorsunuz. Internet ile bütünleşmesi çoğu ürün gibi çok başarılı olan Norton Antivirus 2005, gelen ve giden e-postaları ilk önce kendi üzerinde tarıyor daha sonra, e-posta istemcisine iletiyor. Bu sayede de, virüsün gelen kutusuna düşmesi engelleniyor. Anında mesajlaşma programlarına da destek verebiliyor. Bloodhound teknolojisiyle, yeni ve tanımlanmayan virüslere karşı koruma sağlayabiliyor. Internet solucan koruması, Internet�te dolaşan solucanları bilgisayarınıza girmeden engelliyor. Bu özelliklerine ek olarak, bilgisayarı açabilen CD�si bilgisayarın başlangıç sektöründe oluşan sorunlara karşı çözüm sunuyor. Artılar: Ödüllü tarama motoru, hızlı güncelleme sistemi. Eksiler: Basit arabirim, az özellik, yüksek sistem kaynağı ihtiyacı. Panda Titanium 2005 Bellekteki programları tarayarak kuruluma başlayan Panda, sisteme bir çırpıda kuruluyor. Panda�nın geçmişten gelen başarılı arabirimi 2005 sürümünde de devam ediyor. Panda yüklendikten sonra, devamlı uyarı penceresi çıkartarak güncellemelerin yapılmasını istiyor. Güncellemeler bitiyor, daha sonra tam tarama yapılmadığını belirten uyarı pencereleri çıkıyor. Fakat bu pencereler bir süre sonra can sıkıcı olabiliyor. Bu yüzden uyarıları dikkate alın ve yapmak istediği işleme izin verin. Bunun dışında sade arabirimi kısıtlı kişiselleştirilebilir ayarlara kolay ulaşmayı sağlıyor. Panda�ya yeni eklenen TruPrevent özelliği sayesinde, virüs güncellemesi olana kadar, tanımlanmayan virüsleri tespit edebilmekte ve sistemden kaldırabilmekte. Virüs tespitinde çok başarılı olan Panda, aynı başarıyı raporlamada gösteremiyor. Panda ile birlikte bütünleşik olarak gelen güvenlik duvarı, anti-spyware ve anti-dialer özellikleri sayesinde komple güvenlik çözümü sunabiliyor. Tarama sırasında, fazla olmasa da yine de sistem kaynaklarına belli bir yük biniyor. Günlük olarak gelen tehlike uyarıları sayesinde, virüsler daha size ulaşmadan bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Panda e-posta istemcileriyle,Web tarayıcılarıyla ve anında mesajlaşma programlarıyla bütünleşerek, Internet�ten gelecek tehlikelere karşı sisteminizi başarıyla koruyabiliyor. Bunun yanında birkaç antivirüs çözümünde bulunan Kurtarma Disketi oluşturma bölümü Panda�da da unutulmamış. Artılar: Arabirim, başarılı virüs tarama, komple güvenlik çözümü, Internet�ten gelecek tehlikelere karşı etkin koruma. Eksiler: Sıkıcı uyarı pencereleri, basit raporlama, taramada yüksek sistem kaynağı kullanma. PC-cillin 2005 Trend Micro PC-cillin Internet Securty 2005, yüklenmesi sırasında seri numarası istediği için, yüklemeye başlamadan önce www.trendmicro.com sitesinden ücretsiz olarak kayıt olmanız gerekiyor. Kayıt olduktan sonra, seri numarası e-posta yoluyla size bildiriliyor. Kurulum aşamasında, sadece antivirüs programını seçebileceğiniz gibi, kişisel güvenlik duvarı ve wi-fi güvenliği özelliklerini de bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz. PC-cillin Internet Securty 2005, biraz karışık yükleme işleminden sonra, son derece profesyonel ve iyi bir güvenlik çözümü olarak bilgisayarınızı tehlikelerden korumaya başlıyor. İşlevsel arabirimi, istediğiniz bütün bilgilere ve ayarlara erişebilmenize yardımcı oluyor. Virülere, spyware programlara, hacker saldırılarına ve spam e-postalarına karşı bilgisayarınızı koruyan PC-cillin, kişisel bilgilerinizi koruyarak, tehlikeli Web sitelerine girişleri de engelliyor. Web tabanlı e-postalara karşıda güvenlik sağlayan PC-cillin, e-posta istemcisi kullanıcılarının gelen ve giden e-postalarını tarayarak sisteme e-posta yoluyla virüs bulaşmasını engelliyor. PC-cillin Internet kadar tehlikeli kablolu ve kablosuz ağlara karşı da bilgisayarınızı koruyabilmekte. Turbo Scan özelliği sayesinde, daha önceden kontrol edilmiş ve değiştirilmemiş dosyaları atlayarak çok daha hızlı bir tarama imkanı sunuyor. Internet�ten güncelleştirilen güvenlik uyarıları, kullanıcılara yeni tehlikeler hakkında bilgi veriyor. Artılar: Etkin ağ güvenliği, işlevsel arabirim, Turbo Scan. Eksiler: Kurulum için kayıt gerektiriyor ![]() ![]() TEST SONUÇLARI a. Windows virüsleri, makro virüsleri, solucanlar, script'ler ve diğer işletim sistemi zararlılarının tesbit oranları. b. Arkakapı açıkları yaratan zararlılar, truva atları ve diğer zararlı kodların tesbit oranları. c. DOS ortamında aktif olan zararlılar HARİÇ genel tesbit oranları. d. DOS ortamında aktif olan zararlılar DAHİL genel tesbit oranları. Sonunda "*" işareti olanlar Kaspersky çekirdeğini kullanan bir diğer ifade ile Kaspersky klonu antivirüs yazılımlarıdır. TOPLAM ZARARLI KOD TESBİT ORANLARI ![]() with DOS = DOS ortamı DAHİL without DOS = DOS ortamı HARİÇ AĞUSTOS 2005 AYINDAN ŞUBAT 2006 AYINA KADAR OLAN SÜRE İÇİNDE ANTİVİRÜS YAZILIMLARININ TESBİT EDEMEDİKLERİ ZARARLI SAYISININ DEĞİŞİMİ ![]() Yukarıdaki grafikte; antivirüslerin Ağustos 2005 ayında tesbit edemediği zararlı sayısı daha fazla iken, Şubat 2006 ayına doğru azaldığı gözükmektedir. Ağustos 2005 ayında tesbit edemediği zararlı sayısı en az olan ve Şubat 2006 ayında da en aza inmiş olan daha iyidir. Bu grafikte öncelikle KAV (Kaspersky Antivirüs) yazılımının hemen arkasından Symantec Norton ve sonra McAfee yazılımının en iyi sonuçları aldığı gözükmektedir.(ilk üçün değerlendirmesi anlamında) 4. NOD32, 5. F-Prot, 6. BitDefender olmuş. İLAVE TEST: POLİMORFİK TEST ![]() Tesbit edilmesi diğer zararlı sınıflarına göre çok daha zor olan ve en fazla 1 sene öncesinden bu yana bilgisayar sektöründe görülmeye başlanan; 10 adet yüksek derecede komplex polimorfik (polymorphic) virüsün yüzlerce değişik türevi ile bu test yapılmıştıır. BİLGİSAYAR VİRÜSLERİ Günümüzde bilgisayarların yegane düşmanı virüslerdir. 1980'lerin ortalarında Lahor'lu (Pakistan) Basit ve Amjad Alvi, kendi yazılımlarının kopyalandığını farkettiler. Buna tepki olarak ilk bilgisayar virüsünü geliştirdiler. Bu virüs, müşterilerinin kopyaladığı her floppy disket üzerine hem kendi kopyasını hem de telif hakkı (Copyright) mesajını koyan bir programdı. Virüsler böylesine basit bir gelişmeyle başladı,fakat zamanla tam bir virüs kültürü gelişti. Günümüzün virüsleri tüm dünyayı birkaç saat içinde sarabiliyor, manşetlere konu olabiliyor. Bir bilgisayar virüsü, belleğe yerleşen, çalıştırılabilen programlara kendini ekleyen, yerleştiği programların yapısını değiştiren ve kendi kendini çoğaltabilen kötü amaçlı programlardır. Teknik olarak bir bilgisayar programının virüs sayılması için kendi benzerini yapıp bunu başka programlara bulaştırması lazımdır Virüsler bulaştıkları bilgisayarda genelde hızlı bir şekilde yayılırlar.Tıpkı grip virüsünün insan vücuduna yerleşmesi gibi, bilgisayar virüsleri de kendilerini taşıyıcı bir programa yerleştirir.Böyle virüs bulaşmış bir program bilgisayara transfer edildiğinde,bilgisayardaki diğer programlara da virüs bulaşmaya başlayacaktır. Bilgisayar virüslerinin popüler bulaşma yollarından birisi "virüs kapmış bilgisayar programları" dır. Bu durumda, virüs kodu bir bilgisayar programına (örneğin, sık kullanılan bir ekran koruyucusuna ya da bir oyun programına) virüsü yazan (ya da yayan) kişi tarafından eklenir. Böylece, virüslü bu programları çalıştıran kullanıcıların bilgisayarları, "potansiyel olarak" virüs kapabilirler. Özellikle internet üzerinde dosya alışverişlerinin ne kadar sık kullanıldığını düşünürsek tehlikenin boyutlarını daha da iyi anlayabiliriz. Virüslenmiş program çalıştırıldığında virüs kodu da, genellikle, bilgisayarın hafızasına yerleşir ve potansiyel olarak zararlarına başlar. Bazı virüsler, sabit diskin ya da disketlerin "boot sector" denilen ve bilgisayar her açıldığında ilk bakılan yer olan kısmına yerleşir. Bu durumda, bilgisayar her açıldığında "virüslenmiş" olarak açılır. Benzer şekilde, kendini önemli sistem dosyalarının (MSDOS ve Windows için COMMAND.COM gibi) peşine kopyalayan virüsler de vardır. Virüs bulaşması için önceleri tek yol, floppy disketler idi. Ancak daha sonraları, gelişen bilgisayar ağları ve özellikle internet aracılığıyla da bulaşmaları olanaklı hale geldi. E-posta kullanımının yaygınlaşması ile virüsler artık çok daha hızlı yayılabilmektedirler. Virüslerin Genel Yapısı Virüsler baslıca üç bölümden meydana gelmişlerdir.Bunlar sırası ile kopyalama bölümü, gizleyici ve etki bölümüdür. Kopyalama bölümü ile kendisini çalıştırılabilir dosyalara ilave eder. Gizleyici bölümü, kendini gizleme görevi yapar. Daha ziyade anti-virüs programlarının gözünden kaçmak ve anti-virüs programını yanıltmak için oluşturulmuştur. Etki bölümü ile asıl işlem yerine getirilir.Asıl işlemin yaptığı zararlı etkilere; verileri karıştırmak, programın bir kısmını silmek, disk veya disketin çalışmasını engellemek örnek olarak verilebilir. Virüsler kopyalama bölümü ile bulaşmalarına rağmen bulaştıkları dosyalar farklı olabilir.Virüsler genel olarak EXE, COM, OVL, OBJ, LIB uzantılı dosyalara kendilerini kopyalarlar. Virüs bulaştıktan sonra gizleyici bölümü, program her çalıştığında aktif duruma geçer ve virüs kendini gizlemeye çalışır.Normal çalışma süresince etki bölümü pasif durumdadır. Şartlar uygun olduğunda ortaya çıkar ve etkisini gösterir. Bu bölümün şartlarının uygunlaşması; bir tarih olabilir (Örneğin CIH virüsü) , ülke kodu olabilir, kopyalama işlemi olabilir, herhangi bir verinin girilmesi olabilir. Virüs yazan bir insan için mantık geliştirme bölümü bu bölümdür. Virüs yazmanın ayrıcalığı da bu bölümde gizlidir. Çünkü diğer bölümler hemen hemen aynıdır. Yukarıda uzantıları verilmiş olan dosyaların dışında ayrıca bir program için yazılmış özel virüsler de vardır. Virüsler Neler Yapabilir? Bilgisayar içi yapısı tamamen programlamaya dayılıdır. Hangi donananımın nasıl ve ne şekilde çalışacağını programlanma şekli belirler. Virüs de bir program türü olduğuna göre; bilgisayarda programlamaya dayalı her şeyi yapabilirler. Yapabileceklerini sıralayacak olursak; • Bilginiz dışında bilgisayarınızın denetimini ele geçirir. • Bilgisayarınızın garip davranmasına neden olur, örneğin, çeşitli sesler çıkarır veya can sıkıcı iletiler görüntüler. • Word ve Excel belgelerine bulaşan ve zarar veren makrolara gizlenirler. (Bunlara makro virüsleri denir.) • Dosyalarınızda ciddi zararlara neden olurlar. Virüsler, verileri bozabilir, dosyaları silebilir, hatta sabit diskinizi tamamıyla silebilir. • Zarar vermek için önceden tanımlanan tetikleme tarihine kadar (örneğin, 13. Cuma) virüsler etkin olmazlar. • Donanımlara zarar verebilir. En iyi huylu virüsler (görünürde zarar vermeyen virüsler) bile önemli zararlar verirler : sabit disk ve/veya bellekte yer kaplarlar, CPU zamanını harcarlar; ortaya çıkarılmaları ve temizlenmeleri için önemli miktarda zaman ve para harcanır. Değişik Türde Zararlı Programlar Virüslerle ile zaman zaman karşılaştırılan fakat virüslerden farklı özellikler sahip başka zararlı programlar da vardır. Truva Atları (Trojan Horses) ve Solucanlar (Worms) örnek verilebilir. Truva Atları(Trojan Horses) Virüslerin bir alt sınıfları, Truva Atı olarak bilinen, virüslerdir. Esasında Truva Atı teknik olarak bir virüs değildir. Truva Atı, ki bu adı tarihte Truva Savaşları olarak bilinen ve Yunanların uyguladıkları ve kazandıkları bir taktikten alır (Truvalılar'ı yenemeyen Yunanlılar tahtadan dev bir at yaparak bunu savaş tazminatı olarak Truvalılar'a verirler ve kentin kuşatmasını kaldırırlar. Truva atı denilen atın içine gizlenmiş Yunanlı askerler gece olduğunda şehrin kapılarını açarlar ve eğlenceye dalmış olan Truvalılar’ı öldürürler. Günümüzde de aynı işi programcılar yapıyor. Tahta at yerine, bilgisayarlarımıza çeşitli programlar yolluyorlar. Bir tür programdır. Bu program aslında kullanışlı ve cazip gelen şeyler vaat eder yada yapıyor izlenimi verir (oyunlar veya kullanışlı kaçak dosyalar arkasında gelebilir). Fakat içinde kötü niyetli şeyler ihtiva eder ve sinsice bunları arka tarafta kullanıcının haberi olmadan uygular (Bilgisayardaki şifreleri çalmak gibi). Truva Atları asla başka programlara bulaşmazlar. Çoğu Truva Atı, oturumu açma kimliği ve parolasını çalmak ve sonra da onları ödeme yaparken kullanılan hesabı kullanabilecek bir başkasına e-posta ile göndermek üzere tasarlanmıştır.Bazı Truva Atları da müstehcen iletiler görüntüler veya sabit sürücünün içeriğini siler. Örneğin güvenli görünen veya ücretsiz çevrimiçi bağlanma gibi öneriler sunan bir programı yüklerken Truva Atları alınabilir. Program bir kere yüklendiğinde ve çalıştırıldığında, kötü amaçlı kodlar çalışmaya başlar. Truva Atları ile virüsler arasındaki fark, Truva Atlarının kendiliklerinden bulaşmamaları veya yinelenmemeleridir. Yalnızca kasıtlı olarak; e-posta ile ,disket yolu ile veya bir bilgisayara doğrudan yüklenerek yayılabilirler. Bunun anlamı, virüsten farklı olarak, yalnızca bir kere belli Truva Atı tarafından etkilenilir. Solucanlar(Worms) Genellikle ağ bağlantılarını kullanarak yayılan, solucan olarak tanımlanan kodlar, yayılmak için her zaman taşıyıcı bir programa ihtiyaç duyarlar.Solucanlar dosyadan dosyaya yayılma yerine tüm sisteme zarar vererek bilgisayardan bilgisayara yayılırlar. Solucanlar, e-postayı kullanarak ağ üzerindeki bir bilgisayardan diğer bilgisayarlara kendilerini kopyalarlar. Solucanlar, çoğalmak için insan müdahalesine gereksinim duymadıklarından bilgisayar virüslerinden daha hızlı yayılabilirler. Virüs Çeşitleri • Yazılımlarına Göre Virüsler Virusleri yazılım yöntemlerine göre iki grubu ayrılırlar. Buna göre yazılımlarına göre virüs çeşitleri : o Resident Virüsler Bu virüsler adından da anlaşılacağı gibi yerleşik (resident) olarak her an bellekte kalan ve her an aktif olan virüslerdir.Yazılımı biraz daha karışık ve detaylıdır.Gizleyici bölümü daha fazla emek isteyen virüslerdir.Örneğin virüs bulaşmış bir dosyanın uzunluğu değişmesine rağmen , gizleyici bölüm bu dosyanın orijinal uzunluğunu vererek kullanıcıyı yanıltır.Genellikle INT 20h,21h,41h gibi kesme sinyalleri sırasında dosyalara bulaşırlar. Bellekte bulunup bulunmadıkları çok çeşitli yöntemlerle ve anti virüs programları ile anlaşılabilir.Tespit edilip edilememesi virüsün kalitesine bağlıdır.Kalitesi iyi olmayan bir virüs bellek hartalarını veren programlarla rahatlıkla tespit edilebilir. o Nonresident Virüsler Bu tip virüsler bellekte yerleşik kalmayan virüslerdir.Ancak bulaştıkları program çalıştığında aktif hale geçerler.Aktif hale geçer geçmez kendilerini bir veya daha fazla dosyaya kopyalarlar.dosya tipi virüs ise bulaştıktan sonra kontrolü asıl programa bırakır. Eğer boot virüs ise bulaştıktan sonra kontrolü işletim sistemine bırakır.Resident virüslere oranla daha iyi ve sinsi bir şekilde korunabilirler.Çünkü bulaştığı program çalıştığı esnada ve kısa bir sürede tahribatını yapıp geri çekilirler.Bellek haritaları ile tespit etmek oldukça zordur. Nonresident olarak yazılmış boot sektör virüsü pek etkili değildir.Çünkü bir disketten diğerine bulaşabilmesi için bellekte sürekli aktif olması gerekir.Bu yüzden bu tip yazılan virüsler genellikle dosya virüsleridir. • Etkilerine Göre Virüsler Etkilerine göre virüsleri iki ana başlık altında toplamak mümkündür.Bunlar: 1-Boot Sektör Virüsleri : A-Master Boot Record B-Normal Boot Sektör Virüsleri 2-Program (Dosya) Virüsleri: A-COM dosya Virüsleri B-EXE dosya Virüsleri C-Diğer Virüsler o Boot Sektör Virüsleri Master Boot Record (MBR/Partition Table) Virüsleri : Boot sektör virüsleri hard diskin veya floppy disketin ilk sektörlerine bulaşır.Dosya viruslerinden farklılıkları dosya çalıştırılmadan aktif hale geçmeleridir. Bilindiği gibi bilgisayar açıldığı zaman ilk devreye giren ünitesi BIOS’ tur.BIOS harddisk'in boot sektöründen geçerli partition table(reverse Word format) imzasını arar.Eğer bu imzayı bulabilirse bu bloktaki bilgileri RAM belleğe okur.Virüs kendisini bu imza yerine veya okunacak bloğa yazdığı taktirde problem burada ortaya çıkar.BIOS'un okuması sırasında partition imzasını gizleyebilir.BIOS görevini tamamlayamayacağı için , bilgisayar açılmaz.Bloğun okunması sırasında virüs yazıcısının belirlediği bir kesme çağırılabilir.Bu durumda bilgisayarın açılması kesintiye uğrar.Blok okunup, Ram belleğe aktarıldıktan sonra ,virüsün etki kısmı çalışarak bilgisayarı reset edebilir veya bir jump komutu ile okunması gerekli olan bazı dosyaları okutturmadan sistemin yanlış yüklenmesini sağlayabilir.İşte bu türlü işlemler virüs yazmanın mantığını oluşturur. Normal Boot Sektör Virüsleri : Floppy disketlerinde partition table bulunmaz.Aslında harddiskteki partition table'de boot sektördür.Fakat birden fazla işletim sistemi yükleyebilmek için bölümlendirilmişlerdir.Yukarıda hard disk için açıklanan imzalara benzer.İmzalar disketin sıfırıncı sektöründe de vardır.Virüs bilgisayarın hard diskten açılması sırasında yaptığı işlemleri floppy disketten açılma yapıldığında da yapar. İster hard diskten , İster floppy disketten boot yapılsın daha işletim sistemi yüklenmeden virüs yüklenmiş olur.İşletim sisteminden önce yüklenmesinden dolayı işletim sistemini istediği gibi yönetebilir.Yani kaleyi içten kuşatmıştır ve savunmayı yenmiştir. Virüs kendisini partition sektöre veya boot sektöre yazabileceği gibi FAT'a (dosya yerleşim tablosuna)veya partition bölümleri arasına da yazabilir.Buradaki yapacağı işlemlere dosya yerleşim tablosunu bozmak aranılan kütüğü gizlemek gibi örnekler verilebilir. Her iki çeşit virüsünde çalışma algoritmasının aşağıdaki gibi olduğu söylenebilir. 1-Belirtilen yere bulaşmak için kendini gizle 2-Orijinal boot/MBR sektörünü kontrol altında tut 3-Kendi virüs imzanı ara ve daha önce bulaşıp bulaşmadığını denetle 4-Bulaşılmış ise hareketsiz kal ve boot sektörü terk et 5-Bulaşılmamış ise Kendi kodlarını belirtilen şartlarda boot sektöre yaz 6-Duruma göre hareket et.Gerekiyorsa Resident olarak yerini al 7-Birinci basamaktan itibaren görevine devam et o Program (Dosya) Virüsleri Program virüsleri çalıştırılabilir dosyalara bulaşabilen virüslerdir.Programların tanımlanan yerlerine kendilerini kaydederek onlarla beraber çalışırlar.Bu yüzden programın çalıştığı her bilgisayara kolayca bulaşırlar. Program virüslerinin DOS'un kullanılma özelliklerine göre birkaç tipi vardır.Hangi tip olursa olsun çalışma algoritması hemen hemen aynıdır.Değişik olan kısımları ; gizleyici ve bomba bölümleridir.Kopyalama bölümleri genellikle aynı mantığa dayanır. o COM Dosya Virüsleri : Daha önceki bölümlerde açıklandığı gibi DOS ortamından uzantıları COM ,EXE ve BAT olan dosyalar doğrudan çalıştırılabilirler.Bu tur virüslerin yazılımında temel mantık budur. COM uzantılı dosyalar 64 KB 'lık bir segment üzerindedir.COM uzantılı bir program çalıştırıldığı zaman ,DOS tüm bellek alnını bu dosyanın kontrolüne birakır.COM dosya virüsü en kolay ve en hızla yayılan bir virüstür.Virüsün kopyalama kısmı , virüslü bir dosyadan diğerine kopyalama yapar.Kendisine zarar gelmemesi için ,com dosyanın başlangıcını saklar ve kendisinin bir kısmını buraya , bir kısmını da dosyanın sonuna yazar.Virüs yazarının tanımladığı işlemleri ise program çalıştığı sürece yerine getirir. o EXE Dosya Virüsleri : EXE dosya virüsleri COM dosya virüslerinden biraz daha farklıdır.EXE dosya virüsü COM dosya virüsü gibi kendisini dosyanın başlangıcına yazmaz.EXE programın başlığında ufak tefek değişiklikler yapmak onun için yeterlidir.Kendisini büyük oranla programın en sonuna yazar.EXE bir dosyaya virüsün kendisini yazması COM dosyaya oranla daha zordur.Genelde minimum bellek ihtiyacını yükselterek etkilerini gösterirler. • Platformlara göre virüsler o PC Virüsleri PC virüsleri kişisel bilgisayarlar(PC’ler) ve DOS ortamı için yazılmış virüslerdir.Bu tür virüsler daha çok DOS ortamında çalışmaları için yapılmalarına rağmen Windows 95 Windows 98,Windows ME,Windows NT ve OS/2 işletim sistemlerinde de çalışabilmektedirler. o Macintosh Virüsleri Macintosh virüsleri PC virüsleri kadar problemler çıkarmazlar. Macintosh işletim sisteminde çalışabilecek virüs sayısı gerçekten çok azdır.Bu tür virüsler daha çok okullardan temin edilmektedir. Microsoft ürünü olan işletim sistemlerinin(DOS, Windows...) yaygınlığı göz önüne alındığında,Macintosh işletim sistemi için yazılmış virüslerin azlığı doğaldır. • Diğer Platformlar Virüsler hemen hemen her tür bilgisayarda bulunabilirler.Örneğin;gelişmiş hesap makinaları,eskiden var olan Commodore 64 ve Unix bilgisayarları gibi sistemler. • Diğer Virüsler Yukarıda bahsedilen virüslerin dışında bilinen BAT ve SYS dosya virüslerde vardır.Bunlara da kısaca değinelim. o BAT Dosya Virüsleri DOS ortamından çalıştırılan 3. dosya ,BAT uzantılı dosyalardır.Bu dosyalar binary komut düzeninde olmayıp ASCII komut düzenindedir. Önceki konulardan hatırlanacağı gibi uzantısı BAT olan dosyalar toplu işlem dosyalarıdır ve kapsamlarında birçok toplu işlem komutlarını içerirler.BAT dosya virüsleri toplu işlem dosyası içerisinde kullanılan emirleri birer COM uzantılı dosyaya çevirirler.Bu durumda sanki bir COM uzantılı dosya çağrılmış gibi çalıştırılmak istenir.Örneğin “CALL” emri karşısında CPU ne yapacağına karar veremediği için sistem ya kilitlenir veya bir interrupt ile kesintiye uğrar.Kullanıcıyı hayret içinde bırakan ilginç virüs tipleridir. Bazı BAT dosya virüsleri DIR komutunun işlevlerinden yararlanır.DIR komutu çalıştırıldığında , değişik isimli yeni bir dosya oluştururlar.Oluşturulan bu dosya ile debug programını çalıştırır.Kendisini çalıştırmakta olan BAT uzantılı dosyaya adapte edecek yeni program yazar.BAT uzantılı dosya çalıştırıldığında bu dosya içerisinde kendi dosyasını da çalıştırır. o SYS Dosya Virüsleri SYS virüsleri oldukça zor yazılan virüslerdendir.SYS dosyalarının başlığını değiştirerek kendilerini kopyalarlar.Resident olarak anti-virüslerden önce yüklenirler.Bu yüzden anti-virüs programı tarafından görülemezler. Genellikle kurulabilir ünite sürücülerinin işlevlerini engelleyecek şekilde görev yaparlar.Bellek haritasını veren programlarla yakalanması oldukça zordur. Virüslerin Adlandırılması Bir virüs adı üç kısımdan oluşur : önek (prefix), ad ve sonek (suffix). Norton Anti-virüs yazılımı virüsleri bu şekilde adlandırmaktadır. • Önek, virüsün çoğaldığı platformu veya virüs türünü belirtir. DOS virüsleri genelde önek içermezler. • Ad, virüsün aile adıdır. • Sonek her zaman olmayabilir. Sonekler aynı ailenin varyantlarını ayırdetmek için kullanılır. Genellikle virüsün boyutunu belirten bir numara ya da bir harftir. Bu üçü şu biçimde yazılır : Önek.Ad.Sonek. Örnek olarak WM.Cap.A Cap ailesinin A varyantıdır. WM ise bir Word Makro virüsü olduğunu belirtir. Şu önekler öngörülmüştür : Önekler WM Word6.0 and Word95 (Word7.0) altında çoğalan Word Makro virüsleri. Word97 (Word8.0) altında da çoğalabilirler ancak aslen Word97 virüsü değildirler W97M Word97 Makro virüsleri. Bunlar Word97 için yazılmışlardır ve sadece Word97 altında çoğalırlar. XM Excel5.0 ve Excel95 için yazılan Excel Makro virüsleri. Bu virüsler Excel97 içinde de çoğalabilirler. X97M Excel97 için yazılan Excel Makro virüsleri. Bu virüsler Excel5.0 ve Excel95'de de yayılabilirler. XF Excel Formula virüsleri. Daha yeni Excel belgeleri içine gömülü (embedded) eski Excel4.0 gömülü çalışma sayfalarını kullanırlar. AM Access95 için yazılan Access Makro virüsleri. A97M: Access97 içinde çoğalabilen Access Makro virüsleri. W95 Windows95 işletim sistemindeki dosyalara bulaşan Windows95 virüsleri. Windows95 virüsleri çoğunlukla Windows98'i de etkilerler. Win Windows3.x işletim sistemi altındaki dosyalara bulaşan Windows3.x virüsleri. W32 Tüm 32-bit Windows platformlarında etkili 32-bit Windows virüsleri. WNT Windows NT işletim sistemlerinde etkili 32-bit Windows virüsleri HLLC High Level Language Companion virus. Bunlar genellikle yayılmak için ek bir dosya yaratan DOS virüsleridir. HLLP High Level Language Parisitic virus. Bunlar genellikle kendilerini bir başka dosyaya iliştiren DOS virüsleridir. HLLO High Level Language Overwriting virus. Bunlar genellikle host (ev sahibi) dosyaların üzerine kendi bulaşıcı kodlarını yazan DOS virüsleridir. Trojan/Troj Bunlara virüs değil, Trojan Horse (Truva Atı) denir. Kendilerini faydalı programlarmış gibi gösterirler ancak zarar verici programlardır. Çoğalmazlar. VBS Visual Basic Script programlama diliyle yazılan virüslerdir. AOL America Online (Amerika Birleşik Devletlerinde bir internet servis sağlayıcı şirket) ortamına özgü Trojanlardır ve genellikle AOL parola bilgilerini çalmak için yazılmışlardır. PWSTEAL Parola çalan Trojan programlardır Java JAVA programlama diliyle yazılan virüsler. MAKRO VİRÜSLER Word Makro Virüsleri Nedir? Makrolar, kullanıcıların işlerini kolaylaştırmanın yanında,kullanıcının bilgisi dışında yazılmış makrolarda kullanıcıların bilgisayarlarına büyük zararlar verebilir. Kendini kopyalama özelliği olan ve kullanıcının izni olmadan çeşitli görevleri yerine getiren makrolara “Makro Virüs” denilmektedir.Makro virüsler geniş uygulama alanına sahip Word, Excel,Access,PowerPoint,Project,Corel Draw...vs. gibi programların içinde bulunabilir. Makro Virüslerin yapabileceği görevler,makronun yazıldığı programlama dilinin özellikleriyle sınırlandırılmıştır.Programlama dili,makronun yenilenmesine ,yayılmasına ve bilgisayarı etkilemesine olanak sağlar.En çok kullanılan makro dili olan Visual Basic for Applications (VBA) virüslerin yazımı için geniş özellikler sağlar.VBA gibi makro dillerinin gelişimiyle birlikte Makro Virüslerinde etkinliklerinin artacağı unutulmaması gereken bir gerçektir.Daha komplike bir makro diliyle yazılmış Makro virüsler çok daha zararlı sonuçlar ortaya çıkarabilirler.Bu gelişmiş makro dillerinin uygulamalarda daha sık kullanılmaya başlanmasıyla makro virüsler için olan potansiyel artmıştır.Geçmişte virüs yazan kişiler,virüs yazmak için makro dillerini pek tercih etmemişlerdir.Muhtemelen bunun nedeni ise geleneksel şekilde makro yazımının pek ilgi çekici olmaması yada virüs yazan kişilerin makro dillerindeki potansiyeli keşf edememelerindendir. Makro virüslerin ortaya çıkmasından önce ,bilgisayar virüsleri çalıştıkları platformlara mahsuslar idi.Örneğin; PC virüslerinin sadece PC’lerde ,Unix virüslerinin sadece Unix makinalarında çalışması gibi.Bilindiği gibi programlar,bilgisayarın kullandığı işletim sistemine göre değişiklik gösterir.Öyle ki,Microsoft Office gibi,hem Macintosh’ larda hem de PC’lerde çalışabilen uygulamalar bile,temelde ,işletim sisteminden dolayı değişiklikler gösterir (Office’in Macintosh versiyonu Windows95 işletim sistemi ile çalışan bir bilgisayarda çalışmaz.).Word’ün yeni versiyonlarında kullanılan VBA’ya ekstra özellikler eklenerek oluşturulan WordBasic makro dili uygulamada özel,fakat platformda özel değildir,yani başka bir deyişle platformdan bağımsızdır.Bunun anlamı;virüs yazan kişilerin hem PC’lerde hem de Macintosh’larda çalışabilen virüsler yazabilecek durumda olmalarıdır. Makro Virüs yazmak için kullanılan tek program MS Word’ün makro dili, WordBasic değildir.MS Excel ve Lotus Ami Pro gibi programlar içinde yazılmış makro virüsler mevcuttur.Fakat Word’ün kullanım alanının diğer programlara göre daha yaygın olmasından dolayı,Word ile birlikte aktif olan makro virüsler bir hayli fazladır. Makrolar,dokümanlar içlerinde metin ve metin formatı bilgileri taşımaktan ziyade,grafik dosyaları,video dosyaları gibi şeyleri “taşıyıcı” bir hale gelmişlerdir.Eskiden WordPerfect’te yazılmış olan makrolar,WordPerfect’in dışında,dokümandan bağımsız bir DOS dosyası olarak kayd edilmekteydi.Word’ün yeni versiyonlarında ise makro,Word dokümanının içine yerleştirilmektedir.Bunun sonucu olarak Word dokümanı,makro virüsün bilgisayardan bilgisayara yayılmasında aracılık etmektedir. Peki virüs nasıl bir dokümandan diğerine geçebiliyor?Buna cevap olarak Normal Şablonu üzerinden diyebiliriz.Normal Şablonu, otomatik makroların ve Word biçimlerinin kodlarının bulunduğu belgedir.Normal Şablonda bulunan makrolar,güvenlik düzeyi sorgulanmadan,tüm dokümanlar için gerçeklenir. Biçimler yada stiller ,emirleri formatlama koleksiyonlarına verilen isimlerdir.Mesela bölüm başlıklarındaki,yazı biçimini, büyüklüğünü ve özelliklerini belirlemek için “Bölüm Başlığı” adlı bir stil oluşturulabilir (Arial,24pt,Bold gibi) ve “Bölüm Başlığı” adlı stil uygun menüden seçildiğinde,yazılan metne stil otomatik olarak uygulanmış olacaktır.Eğer bu stili,yazılan tüm dokümanlarda kullanmak isteniliyorsa ,stilin adını “Normal” olarak değiştirmek yeterli olacaktır. ”Normal” stili Word’ün başlangıçta dokümanlar için varsaydığı stildir.Bu varsayılan stil Normal.dot (Normal Şablonu) adında bir dosyada saklar. Normal.dot dosyası da diğer dokümanlar gibi makro virüs taşıyabilir.Bütün yeni oluşturulan dokümanların Normal.dot dosyasının üzerine kurulmasından beri,eğer Normal.dot virüslenmişse,daha sonra oluşturulan bütün yeni dokümanlarında virüslendiği görülebilir. Makro Virüs Tehlikesi Nasıl Başladı? Makro Virüs terimi beş yıldan daha uzun bir süredir kullanılmaktadır.Makro virüs yayılımına karşı geliştirilen pek çok güvenlik önlemine rağmen hâlâ makro virüsler milyonlarca bilgisayar kullanıcısında korku yaratmaya devam etmektedirler. İlk MS Word makro virüsü ”Concept” Ağustos 1995’te,Windows 95 ve MS Office’in yeni versiyonunun çıkması ile birlikte ortaya çıktı.Birkaç gün içinde bu virüs, dünya çapında on binlerce bilgisayara bulaşarak büyük bir salgına yol açtı ve tüm dünyada büyük bir yankı uyandırdı.Burada belirtilmesi gereken bir noktada,anti-virüs şirketlerinin bu yeni virüs çeşidine hazır olmamalarıydı.Bu yüzden anti-virüs şirketleri, anti virüs yazılım motorlarını değiştirmek yada yeni anti-virüs motorları üretmek zorunda kalmışlardır. İlk MS Excel makro virüsü olan “Laroux” ’da Temmuz 1996’da ortaya çıkmıştır.Bu virüs aynı anda ,dünyanın farklı bölgelerinde bulunan (Güney Afrika ve Alaska) iki petrol şirketinin faaliyetlerini felce uğratmıştır. Mart 1997’ye meşhur Melissa virüsünün yazarı David Smith’in yazdığı “ShareFun” adlı virüs damgasını vurmuştur. Mart 1998’de,başka bir Office uygulaması olan MS Access , “AccessiV” adında bir virüse karşı kurban durumuna düşmüştür.yaklaşık bir yıl sonrada MS PowerPoint makro virüsü olan “Attach” adlı virüsün saldırıları başlamıştır. 1999’da makro virüslerin sayısı ,virüslerin başka programlarda da çalışmaya başlamasıyla hızla artmıştır.Mayıs ayında Corel Draw grafik editörü makro virüsü olan “Gala” ve Ekim ayının sonuna doğru ortaya çıkan MS Project görev zamanlayıcısı makro virüsü olan “The Corner” virüsü ve Mart ayının sonunda çıkan “Melissa” virüsü 1999 yılında çıkan virüslere örneklerdir. 1999’da ortaya çıkan ve “Multi-platform makro virüsleri” olarak tanımlanan çeşitli virüsleri de görmekteyiz.Bu virüslerin özelliği,birkaç Office uygulamasında birden çalışabilmeleridir.Aynı anda Word,Excel ve PowerPoint dosyalarının üçünü birden etkileyebilen,bilinen ilk virüs olan “Triplicate” bu tür virüslere örnek olarak gösterilebilir.Bu tür virüsler bilinen virüsler içinde en komplike olanlarıdır.Bu virüslerin kullandığı Stealth tekniği (virüsü,doküman içinde görünmez yapar) ve Polymorphism (virüsün zaman zaman kodunu değiştirmesi,şifrelemesi) nedeni ile tespit etmek ve yok etmek çok zordur. 2000 Love Bug (diğer adıyla LoveLetter) bugüne kadarki en başarılı e-posta virüsü oldu. Palm işletim sistemi için de ilk virüs boy gösterdi, ancak hiçbir kullanıcıya bulaşmadı. Niçin Makro Virüsler Bu Kadar Yaygındır? Geçmiş yıllar boyunca makro virüsler listelerde sürekli zirvede kalmışlardır.Uluslar arası Bilgisayar Güvenliği Birliği’ne göre makro virüsler,virüsler içinde üçte ikilik bir yere sahiptirler.Kapersky Laboratuarlarına göre de bu oran yaklaşık olarak %55 civarındadır.Bu oran bile makro virüslerin yaygınlığını göstermeye yeterlidir.Makro virüslerin bu kadar yaygın olması şu faktörlere bağlanabilir. • Makro virüslere karşı savunmasız olan Office uygulamaları,kullanıcılar arasında son derece yaygın olarak kullanılmaktadır.Günümüzde,tüm bilgisayar kullanıcıları Office yada Office’e benzer uygulamaları günlük çalışmalarında kullanmaktadırlar. • Bu uygulamalar için geliştirilmiş anti-virüs sistemlerinin sağladığı güvenlik derecesi çok düşüktür.Microsoft uzmanlarının MS Office 2000’de güvenlik probleminin çözüleceğini söylemelerine rağmen ,Office uygulamaları geçmişte olduğu gibi makro virüslere karşı savunmasız kalmıştır. • Bir makro virüs yazmak çok basittir.Mesela MS Word için bir virüs yazmak isteyen birinin ihtiyacı olan sadece VBA Programlama dilinin temellerini öğrenmektir.Diğer programlama dilleri ile karşılaştırıldığında VBA,içlerinde en basit ve öğrenilmesi en kolay olanıdır.Aynı zamanda VBA sahip olduğu özellikler ile de virüs yazan kişiye bilgisayardaki bilgilere zarar verme ve bilgisayarı uzun süre kullanılmaz hale getirme imkanı verir. • Çoğu Office uygulaması MS Outlook yada MS Exchange gibi posta programlarıyla uyumlu olarak çalışmaktadır.Bu,makro virüslere posta programlarına erişme imkanı sağlar.Böylece makro virüs kendini çok hızlı bir şekilde milyonlarca bilgisayara yayabilir. • Bilgisayar kullanıcıları arasında en çok paylaşılan dosya türleri Word dokümanlarıdır.İnsanlar,arkadaşları ve tanıdıkları ile hiç şüphe duymadan dokümanları değiş tokuş ettikleri için makro virüsler şüphe duyulmadan çalıştırılabilmektedir. HACKER TARİHİ 1969 Öncesi. Önce bir telefon şirketi vardı Bell Telephone, Ve zamane hacker’ları Tabii, 1878’de onlara hacker denmiyordu henüz. Telefon santrallerine operatör olarak alınmış, onun telefonunu buna, bununkini ona bağlayan şakacı birkaç genç idi. ABD’nin dahiler çıkaran ünlü üniversitesi MIT’de (Massachusetts Institute of Technology) bilgisayarlar kullanılmaya başlandığında, bazı öğrenci ve asistanlar, bu makinelerin nasıl çalıştığını çok merak ettiler, bu yeni teknoloji hakkında ne varsa öğrenmeye çalıştılar. O günlerde bilgisayarlar, ısı kontrollü cam odalarda kilitli olan devasa makinelerdi. Bu ağır metal yığınlarını çalıştırmak binlerce dolara mal oluyordu. Programcılar bu dinozorları pek de kolay kullanamıyordu. Bu yüzden, zeki olanlar, hesaplama işlemlerini daha çabuk yapabilmek için “hack” dedikleri programlama kısa yolları yarattılar. Bazen bu kısa yollar orijinal programdan daha iyi tasarlanmış oluyordu. Belki de bütün zamanların en iyi hack’lerinden biri, 1969’da, Bell laboratuarlarındaki iki çalışanın, Dennis Ritchie ve Ken Thompson’un bilgisayarların artık açık kurallarla çalıştırılması gerektiğini düşünmesiyle yaratıldı. İkili, geliştirdikleri bu yeni standart işletim sistemine UNIX ismini verdiler. 1970-1979. 1970’lerde siber cephe alabildiğine açıldı. Bu işle ilgilenen herkes, kablolarla bağlanmış bir dünyanın nasıl çalıştığını araştırmaya ve bulmaya çalışıyordu. 1971’de, John Draper isimli bir Vietnam gazisi, Cap’n’Crunch (mısır gevreği markası) kutusundan çıkan promosyon düdüklerin 2600 MHz tonda ses çıkarttığını fark etti. Bedava telefon görüşmesi yapmak için düdüğü telefonun alıcısına üflemek yeterliydi. O zamanın hacker’ları, “phreaking” adı verilen bu tür yöntemlerin kimseyi incitmediğini, telefon hizmetinin sınırsız bir kaynak olduğunu ileri sürüyorlardı. Hackerlar dünyasında tek eksik sanal bir kulüp binası idi. Dünyanın en iyi hacker’ları nasıl tanışacaklardı 1978 de, Chicago’lu iki genç, Randy Seuss ve Ward Christiansen, ilk kişisel BBS’i (Bulletin Board System - Yılan Tahtası Sistemi) kurdular. BBS’ler günümüzde halen çalışıyor. 1980-1986. Bildiğiniz gibi IBM firması, 1981’de bağımsız işlemcisi, yazılımı, belleği ve depolama birimleri olan yeni bir bilgisayarı duyurdu. Bu modele PC (Personal Computer-Kişisel bilgisayar) adını verdiler. Bu makinelerden biriyle istediğinizi yapabilirdiniz. Gençlerin Chevrolet’lerini bırakıp PC’lere, “Commie 64” (Commodore64) ve “Trash-80”lere (TRS80-Tandy) düştükleri zamanlardı bunlar. 1983 yılında çevrilen War Games (Savaş Oyunlary) adlı film, hacker’lıgı farklı bir cepheden ele aldı: Bu film izleyicileri hacker’ların her bilgisayar sistemine girebileceği konusunda uyarıyordu. Her geçen gün daha fazla kişi online dünya ile tanışıyordu. Askeri amaçlarla kurulan, sonradan üniversiteler arasında bir ağ haline gelen ARPANET, artık Internet’e dönüşüyordu; BBS’lere karşı tam bir ilgi patlaması yaşanıyordu. Milwaukee’de kendilerine The 414’s diyen bir hacker grubu, Los Alamos Laboratuarlaryndan Manhattan’daki Sloan-Kettering Kanser Merkezi’ne kadar değişen pek çok kurumun sistemine girdiler. Artık polisin işe karışma zamanı gelmişti. Büyük Hacker Savaşı. 1984’e, kendine Lex Luthor adını veren bir kişi Legion Of Doom (LOD - Kıyamet Lejyonu) adlı hacker grubunu kurdu. Adını bir çizgi filmden alan LOD, en iyi hackerlara sahip siber-çete olarak ün saldı. Ta ki grubun en parlak üyelerinden Phiber Optik isimli gencin, grubun bir diger üyesi Erik Bloodaxe ile kavga edip kulüpten atılmasına kadar. Phiber’in arkadaşları rakip bir grup kurdular: Masters Of Deception (MOD). 1990’den itibaren, LOD ve MOD, iki yıl boyunca online savaşlar sürdürdüler, telefon hatlarını kilitlediler, telefon görüşmelerini dinlediler, birbirlerinin özel bilgisayarlarına girdiler. Sonra Federaller (FBI) olaya el attı, Phiber ve arkadaşları tutuklandı. Bu olay, bir dönemin sonunun geldiğini haber veriyordu. Yasaklar (1986-1994). Devlet de online olunca, eğlence bitti. Kongre, ciddi olduklarını göstermek için, 1986’da Federal Computer Fraud and Abuse Act (Federal Bilgisayar Sahtekarlıgı ve Kötüye Kullanma) adı altında bir yasa çıkardı. Bu boyutta hacker’lık ağır bir suç oldu. 1988’de Robert Morris Internet worm (Internet solucan’ı) adını verdiği bir hack yöntemi ile ortaya çıktı. Net’e bağlı 6000 bilgisayarı göçerterek, yeni yasayla yargılanan ilk kişi oldu. Sonuç: 10.000 dolar para cezası ve çok fazla saat toplum hizmeti. Bir süre sonra, tutuklananları saymak için parmaklar yetmemeye başladı. Aynı yıl Condor takma adıyla tanınan ünlü hacker Kevin Mitnick, Digital Equipment Company şirketinin bilgisayar ağına girdi. Yakalandı ve 1 yıl hapis cezasına mahkum oldu. Sonra adaşı Kevin Poulsen telefon hatlarına girmekle suçlandı. Kevin hemen ortadan kaybolarak 17 ay boyunca saklandı. Sundevil Operasyonu, ABD hükümetinin ülkedeki tüm hacker’ları (LOD dahil) ele geçirmek için 1990’da başlattıgı bir operasyondur. Bu girişim bir işe yaramadı; ancak bir yıl sonraki Credux operasyonun MOD’ın 4 üyesinin hapisle cezalandırılmasıyla sonuçlandı. Phiber Optik federal hapishanede bir yıl geçirdi. 1994’den Bugüne. 1994 yazında, Rus mafyasının eline düştügü ileri sürülen Vladimir Levin adlı bir genç, Citibank’ın bilgisayarlarına girerek müşterilerin hesaplarından, bir söylentiye göre 10 milyon dolardan fazla parayı (resmi açıklamaya göre 2.5 milyon dolar) İsrail’deki banka hesaplarına transfer etti. Levin, 95 yılında Interpol tarafından Heatrow Havaalanında tutuklandı; Citibank yaklaşık 400.000 dolar haricinde tüm parasını geri aldı. Hackerların ard arda tutuklanması siber ortamda ani bir dolandırıcılık azalmasına neden oldu. Bunu ister anarşinin sonu, ister serbestliğin ölümü olarak adlandırın, artık hacker’lar romantik anti-kahramanlar, sadece bir şeyler öğrenmek isteyen farklı (tuhaf) insanlar olarak kabul edilmiyorlardı. Dünya piyasasını Net üzerinden yönetme vaadiyle filizlenen online ticaret, korunmaya ihtiyaç duyuyordu. Hacker’lar birden dolandırıcı niteligi kazandılar. Peki şimdilerde neler oluyor? Internet dünyasında yasadığı yöntemlere sıkça başvuruluyor, ancak eskisi gibi efsaneleşmiş isimler çıkmıyor. Yine de Aldous Huxley’in bir zamanlar söylediği gibi, olaylar görmezlikten gelinmekle yok olmazlar. Bilgisayar yer altı dünyasında hep söylenen şu sözü de unutmayın: iyi bir hacker’san, ismini herkes bilir. Ama büyük bir hacker’san kimse kim olduğunu bilmez. HACKER VE LAMER Lamer : 14 ile 50 yaş arası bir kitledir, fazla bir bilgiye sahip olmaksızın ve fazla bir emek harcamadan site kırmak veya başkalarının bilgisayarlarına girmek gibi işlerden haz duyarlar, %100 oraninda hazır bilgiye bağımlı oldukları için bu camiadan pek fazla yeni fikir çıkmaz. Hacker : 17-25 yas arası bir kesimdir, bu yaş gurubundakiler bilgisayarın Türkiye’de yeni yeşerdiği zamanlardan beri bilgisayar kullandıklarından oldukça maharetlidirler tabi olarak. Çoğunlukla en az bir bilgisayar dili veya işletim sistemi üzerine yoğun bilgi sahiptirler, bilgisayar hayatlarının önemli bir kısmını meşgul eder. Bilgi paylaşımı esas teşkil ettiği için bir bilgiyi alır geliştirir ve diğer hackerlar ile paylaşırlar. Hackerlık ile lamerlik farklı şeylerdir, ancak biri diğerinden kötü falan değildir. Bu daha çok fotograf makinesi olan bir insanla, fotoğrafçılık yapan bir insanı karşılaştırmak gibi bir durum olur. HACKERLERİN KULLANDIKLARI YÖNTEM VE PROGRAMLAR • TROJANLER Hackerlar trojan (diğer adı ile RAT=Remote Access Tools) adı verilen programları kullanırlar.Peki trojan nedir? Adını Truva Atı'ndan alan programcıklar olan trojanların ikiyüze yakın çeşidi mevcut ve her gün yenileri çıkmakta.Hepsinin çalışma yöntemi aşagı-yukarı aynı.Server,client ve editör denen üç parçadan oluşuyorlar.En sık kullanılanlardan bazılarının adlarını söylemek gerekirse ; Bladerunner, Deepthroat, Girlfriend, Schoolbus, Netbus, Subseven, Striker, Doly, Wincrasher, Voodoo, Netsphere .Dediğimiz gibi sayıları iki yüze yakın, ancak hit olan sadece iki tane.Tüm dünya ile birlikte Türk hackerlarının gözdesi olan bu programlar Subseven ve Netbus trojanlardır.Bunlar arasından da en genel hatta Türk hackerlarının kullandığı program Subseven‘dır. o SERVER'LAR Trojan denilen programların ilk parçalarına server denilir.Hacklenecek bilgisayarda bir kez çalıştırılması yeterlidir.Çalıştığı bilgisayar net'e her bağlandığında,kullanıcının haberi olmadan,"ben buradayım ve bu bilgisayarın arka kapısını açtım,haydi bağlan" mesajını verecektir.Bilindiği gibi bir bilgisayarda yaklaşık 40000 kapı yani port vardır.Bunların ilk 1000 adedini bilgisayarınız kullanır.Kalan 39000 kapı normalde kilitlidir.İşte bu server adı verilen programlar, hırsızlar tarafından bu kapılardan birini açsın diye yazılırlar.Her trojanın açtığı bir kapı vardır. Subseven trojan en çok 1243 no'lu kapıyı açsın diye yazılır. Peki server denen bu ajan parça bilgisayarınıza nasıl girer.Bu işin en kolay yolu, server'ı masum bir programa yapıştırmaktır.Bu işi sağ mouse darbesi ile açılan kes-yapıştır modu ile yapamazsınız.Genellikle joiner, silkrope gibi programlar bu iş için yazılmışlardır.Nasıl kullanacağınızı ilerde anlatacağız.Serverları bir bilgisayarda çalıştırmanın diğer yolu icq, irc gibi sohbet programlarında güveni kazanılmış kişilere yollamaktır. Kullanıcı programa clikler ve artık bilgisayar işgale açıktır.Serverla enfekte hale gelmenin ülkemizdeki en sık nedeni net'ten bilinçsiz program indirmektir.Güvenilir bir siteden indirdiğiniz programları bile,açmadan önce kesinlikle iyi bir antivirus ve antitrojan programından geçirmek şarttır.Trojanları tanıyan antivirus programlarına AVP,antitrojan programlara da cleaner'ı ve Norton,McAfee,F-Prot gibi ünlü antivirus programlarını örnek verebiliriz.Subseven trojan üçlü bir pakettir.Piyasadaki son versiyonları 2.0 ve 2.1 Gold adlarını taşıyor. o EDİTÖR Server'ı islediğimiz şekilde kurmaya yarayan parçadır.Operasyonun en hassas bölgesi diyebiliriz.Önce EditServer yazan yeni dosya açılır.Açılan alttaki pencereden "next"e cliklenir.Burada size server'a nasıl ulaşabileceğini soran cümle ile karşılaşırsınız.Eğer server'ı A: disketine kaydedilmişse “a:server.exe” yazılır.Belgeler bölümüne kaydedilmişse “c:Belgelerimserver.exe” yazılır. Adresi yazıp alttaki next'e clicklenir yeni sayfaya geçilir.Bu sayfada server'ın hangi porttan yayın yapacağını sorar.1243 en iyisidir.Solundaki minik kutuyu işaretlenir.Altta pasaport yerleştirmek isteyenlere hitap eden satır vardır.Soldaki minik kutuyu işaretleyip iki kez pasaport girilir.En alttaki minik kutuyu işaretlenmez yoksa asla geri dönemezsiniz. Şimdi "server'ın adını koyun" sorusu çıkmaktadır.Default tuşu en iyisidir.Altta yerleştikten sonra izini kaybettir anlamına gelen küçük kutu var,işaretlenir.Beşinci aşama,server'ın ilk çalışması ile sahte bir hata mesajı verme opsiyonudur.Configure tuşu ile bir mesaj beğenilir.Bu bölüm opsiyoneldir.Yedinci bölümde kullanıcıya ad verilmesi istenir. Sekizinci bölümde,server nereye yerleşeceğini sorar.Less known ve unknown metotları seçilir.Eğer hata ile server'ı kendi aletinizde çalıştırırsanız, bir daha zor kurtulursunuz.Şimdi ki aşamada server'ı sonu exe ile biten bir programa yapıştırma şansı verilmekte.C: driver taranıp,istediğiniz bir programa yapıştırılarak kullanıcılara gönderilir.Alttaki soruda,başkalarının server'ınızı açmaması için pasaport sorulmaktadır.Sadece,save a new copy bölümünü tıklayıp yeni server'ımızın kaydı alınır.Sol en alttaki kutuyu işaretlenerek işlem bitirilir. • KARŞI KULLANICIYI HACKLEME Subseven programını açınca karşımıza çıkan programda öncelikle soldaki sıralı kutucuklardan "connection"ı seçilir.Beş bölümden ilk olarak ip scanner'ı seçin.Bildiğiniz gibi internete bağlandığında şirket tarafından bir numara verilir.Bu no'lar veezy'de 212.29 ile,turknet'te 212.57 ile, superonline'da 212.252 ile başlar.Sağda açılan start ip kutucuklarını doldurulur. Veezy kullanıcısını haclemek için 212.29.60.2 yazılır. end ip numaralarına 212.29.233.255 yazılır. Port kutusuna 1243, delay kutusuna 4 yazılır.Sağ üstteki scan tuşuna basınca,tüm bu numaralar aralığında bilgisayarında server olan şahısları arar.Bulduğu numaraları ortadaki büyük kutuda sıralar.Oltaya takılan bu no'yu enüstteki ip: yazan yere koyun.Sağdaki port no hala 1243 olmalı. Şimdi sağ en üstteki connect yazısına tıklanır.Bağlantı kurulunca en altta connected yazısı görülür.Eğer kurbandaki server pasaportla korunuyorsa members.xoom.com/netvampiri/files/subpass.exe dosyası çekilir.Bunu açıp,kurbanın ip numarasını yazılır ve change(değiştir)tuşuna basılırsa, pasaport predatox olarak değişir.Tekrar subseven'la kullanıcıya bağlanıp yeni pasaportu girilir.Connection bölümünde diğer bir şık,server options bölümüdür.Buradan kullanıcının server'ına yeni pasaport koyma, portunu değiştirme gibi olanaklara kavuşulur.İkinci bölüm keys/messages bölümüdür.Burada klavye girilirse, kullanıcının klavyede bastığı her tuş görülebilir. Get cache ve get recorded tuşları ile net şifrelerine el koyarsınız. Files / windows ana şıkkında file manager'a girerseniz kullanıcının tüm dosyalarına ulaşılır .İstediğiniz çekebilir hatta silinebilir. Bir sonraki sayfada bazı trojan programı isimleri ve bunların bilgisayarlarımızda kullandığı portların numaraları verilmiştir. PORT Trojan'ın ismi 21 - Fore, Invisible FTP,FTP, WebEx,WinCrash 23 - Tiny Telnet Server, Telnet, Wingate 25 - Antigen, Email Password Sender,Haebu Coceda, Shtrilitz Stealth, Terminator 31 - Hackers Paradise 80 - Executor 456 - Hackers Paradise 555 - Ini-Killer, Phase Zero, Stealth Spy 666 - Satanz Backdoor 1001 - Silencer, WebEx 1011 - Doly Trojan 1170 - Psyber Stream Server, Voice 1234 - Ultors Trojan 1243 - SubSeven Default Port 1245 - VooDoo Doll 1492 - FTP99CMP 1600 - Shivka-Burka 1807 - SpySender 1981 - Shockrave 1999 - BackDoor 2001 - Trojan Cow 2023 - Ripper 7301 - NetMonitor 7306 - NetMonitor 7307 - NetMonitor 7308 - NetMonitor 7789 - ICKiller 9872 - Portal of Doom 9873 - Portal of Doom 9874 - Portal of Doom 9875 - Portal of Doom 9989 - iNi-Killer 10067 - Portal of Doom 10167 - Portal of Doom 11000 - Senna Spy 11223 - Progenic trojan 12223 - Hack´99 KeyLogger 12345 - GabanBus, NetBus 12346 - GabanBus, NetBus 12361 - Whack-a-mole 12362 - Whack-a-mole 16969 - Priority 17000 - Kuang2 20001 - Millennium 20034 - NetBus 2 Pro 21544 - GirlFriend 22222 - Prosiak 23456 - Evil FTP, Ugly FTP 26274 - Delta 31337 - Back Orifice ESSENTİAL PROGRAMI Essential net tools (gerekli internet araçları) bu program bilgisayarlar arası dosya alışverişi sağlayan ve internet üzerinden paylaşımı açık insanların bilgisayarlarına girebilmenizi sağlar Programı indirdikten sonra bilmemiz gerek ilk şey ip numarasının ilk iki epizotunun değişmedigi son 2 epizotunun değiştiğidir ve buna göre ip numarasının son epizotu 1 ile 255 arasında olduğundan biz bir ip numarası alındığında Starting IP yerine yazınca sonunu 1 Ending IP bölümüne yazınca da sonunu 255 yapılır. Bulduğuz ip numarasını yazdıktan sonra Go tuşuna basılır ve o ip numarası arasındaki bütün bilgisayarlar çıkacak ondan sonra b RS bölümde YES yazan bilgisayarlara sağ tuş ile tıklayıp Open Computer denilir. Genelde ise C ve D gözükür öyle bilgisayarlara girip istenilen her şey yapılır.Unutulmaması gereken tek şey var oda paylaşımı açık bir bilgisayara girmek için bilgisayarımızın paylaşıma açık olması gerekir. EXPLOİT PROGRAMLARI Exploitler,bir sisteme erişim almak ya da sahip olduğunuz erişimi arttırmak için yazılmış küçük programcıklardır.Ayrıca exploitlerin işlevine göre serveri crash etme özellikleri de olabilir.Çeşitleri ; Local Exploit :Local exploitler,sisteme erişimi olan kullanıcılar tarafından çalıştırılabilir.Bu tip exploitler sayesinde basit bir kullanıcı,sistemde yönetici hakkına bile kavuşabilir. Remote Exploit : Remote exploitler, sisteme hiç bir giriş izni olmadan çalıştırılabilir.Bu tip exploitler sayesinde kendi bilgisayarınızda çalıştırdığınız bir script ile hiç bir erişiminiz olmayan bir bilgisayarı ele geçirebilirsiniz. Cgi Exploitleri :Bu tip exploitler cgi scriptlerinde bulunan açıklardan yararlanırlar. Güvenlik sitelerinde yüzlerce cgi exploitlerine rastlayabilirsiniz.Günümüzdeki en popüler hacking yöntemlerinden biridir.Özellikle web üzerinde çalıştırılan scriptlerde programcının yaptığı hatalardan yararlanan kullanıcılar,önemli dosyalara ulaşarak sisteme zarar verebiliyorlar. NUKE Windows 3.1x, Windows 95 ve Windows NT de "Microsoft Network Client" vardır. Dosya ve yazıcı paylaşımı için geliştirilmiş bir teknik. Önceleri sadece NetBEUI protokolünü desteklerken bu gün TCP/IP veya IPX/SPX protokolü ile de bu client çeşidini kullanabilirsiniz. Nuke olayı bir bug'dan kaynaklanmaktadır. Eğer "Microsoft Network Client" i kullanıyorsanız bilgisayarınızda 137,138 ve 139 nolu portlar aktif demektir. Bilgisayarlar bu portlardan haberleşir. Ne yazık ki burada bulunan bir bug, başkalarının sizin bilgisayarınızı çökertmesine neden olmaktadır. Hatta yine aynı portlardan bilgisayarınıza girip şifrelerinizi çalabilir, dosyalarınıza erişebilirler.139 nolu porttan özel bir kod gönderilirse bilgisayarınız kesin çöker. Eğer bir patch uygulanmamışsa.Çözüm olarak Windows'unuzun ağ ayarlarından "Microsoft Network Client" i ve "NetBEUI" i kaldırılır. Eğer kullanmak zorunda olunursa Microsoft'dan patch alınır. Eğer işe yaramazsa "Microsoft Network Client" i TCP/IP ile kullanılır. Ayrıca nukler MIRC ,ICQ gibi sohbet programlarının bug (hata) larında dan yaralanılarak kullanıcı bilgisayara zara verilebilir. Aslında bu tür nukler işletim sistemine değil bu programların çalışmasını etkiler buda işletim sistemini etkileyerek dolaylı olarak sistemin durmasına yol açar. Hackerlardan korunma yöntemleri 1)Tanımadığınız kişilerin yolladığı dosyaları almayın.Tanıdığınız kişilerin hatta arkadaşlarınızın da sizi hacklemeye çalışabileceğini de unutmayın! 2)Sürekli bir Antivirüs programı bulundurun ve sürekli internetten update (yani yeni virüsleri tanıması için) edin!(Antivirüs bölümünde gerekli programları bulabilirsiniz.) 3)İnternetten çektiğiniz veya başkalarından aldığınız dosyaları antivirüs kontrolünden geçirmeden açmayın! 4)Ara sıra hard diskinizin tamamını virüs taramasından geçirin. 5)İnternetten çektiğiniz ve bilmediğiniz programları sakın açmayın.Eğer güvenilir bir kaynaktan çektiyseniz ne olduğunu görmek için açabilirsiniz ama bir virüsse bilgisayarınızı bile çökertebilir. 6)E-Mail , İcq , vb. hesaplarınızda '111111' , 'asdf' , doğum tarihiniz , hayvanınızın ismi gibi şifreler kullanmayın.Bunları genelde tahmin etmesi kolaydır ve çabuk hack edilir. 7)E-Maillerinize gelen 'şifreniz kayboldu , hemen bilgilerinizi şu adrese bildirin' gibi mesajlarda bir hackerdan gelmiş olabilir.Bu hatta tanıdığınızdan gelen bir e-mailde olabilir..Ama bilen birinin istediği adresi göstermesi hiçte zor değil!Yani isterse size beyaz saraydan e-mail yollanmış gibi bile yapabilir... |
|
| Mesaja teşekkür eden: | wolf_57 (02-04-07) |
| | #2 |
| Cezalı Üye
Mesajlar: 3.058
Teşekkür etti: 1.033
Teşekkür edildi: 1.366
Forum Gücü: 0 Forum Puanı:8929 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Firewall ve Anti Virüs Programları Firewall Firewall diye bilinen programlar, bilgisayarınızın portları ile internet arasına yerleşerek yapancı veya sizin onaylamadığınız girişimlere mani olurlar. Özellikle bilgisayarınızda bir trojan var ise bile firewall sayesinde, trojan ile başkalarının size ulaşmasını önler. Firewall virüs veya trojan bulmaz sadece internete giriş kapılarınız olan portları kontrol altına alarak istemediğiniz bilgi giriş çıkışlarına mani olur. Bu programlar sık binen trojanların kullandıkları portları kontrol ederler veya bilgisayarınızda sizin kontrolünüz haricinde işlem yapıldığında sizi uyarırlar. Ayrıca Firewall yerel ağın internete bağlı olduğu sitemlerde internet üzerinden gelen diğer istenmeyen kullanıcıların yerel ağa girmelerini önler bunun için firewall programının yerel ağı internete bağlayan ana bilgisayarlara veya sistemlere kurulur. Çoğu netwok güvenlik üzerine kurulmadığından bu gibi networklerde firewall bulunması o networklerin güvenliği açısından bir gerekliliktir. Firewall’ ların genel mantığı sisteminize onay verilmeden (authorization) kullanıcıların girmemesini sağlayarak sisteminizi teorik olarak dışarıdan görünmez hale getirmektir. Bir firewall genel olarak yasal kaynaklardan ve gideceği hedefin adresinden oluşur. Bu şartlara uymayan her paketi geri çevirir. Buna adres filtreleme(Address Filtering) denir. İki firewall bir arada düşünürsek; gateway’den ve ya gateway’e gönderilmedikçe hiçbir paketi almayan ve geri çeviren bir yönlendiriciyi oluştururlar. Global Ağdaki bir makineye bağlanmak için, ilk önce gateway a bağlanmanız gerekir. Bunun ardından global networke geçebilirsiniz. Nuke Nabber 2.9: IRC Kullanıcıları arasında en çok tercih edilen programdır. mIRC programının DDE adı verilen özelliği sayesinde Nuke adi ile genellenen ICMP saldırılarına karşı sizi korur. Programı kurduğunuz zaman dikkat etmeniz gereken nokta IRC’nin içerisindeki DDE Server ile Nuke Nabber 'in ayarlarındaki DDE Server’ın ayni ayarlara sahip olmasıdır, eğer bu ayarı doğru yapmazsanız programın hiç bir etkisi kalmaz. Ayarları yapmak için önce mIRC programında Options (Alt+O) mönüsüne girin. Ekrana gelen pencerenin solundaki bölmede General özelliğinin altında Servers bölümü bulunmaktadır. Servers özelliğini seçtiğiniz zaman pencerenin sağ kısmında açılan DDE Server kısmında “Enable DDE Server” seçeneğinin yanına işaret koyun ve Service Name kısmına mIRC ya da dilediğiniz bir isim yazın. Şimdi aynı ayarı Nuke Nabber programını açarak yapalım. Options mönüsünde General bölümünü seçin ve karşınıza gelen IRC client kısmından mIRC’yi seçin ve hemen altındaki DDE Services kısmında yer alan mirc ibaresini Del seçeneğiyle silin ve yerine Add diyerek mIRC programına eklediğiniz DDE Server adini girin ve pencerenin sağ kısmındaki Enable DDE Link seçeneğini aktif hale getirin. Artık program kurulumda gelen portlara karşı olan saldırıları engelleyecektir ve saldırının yapıldığı Internet adresini (IP) size bildirecektir. Programda daha gelişmiş ayarlar da yapılması mümkün. Örneğin Advanced mönüsü içerisinde ekli olan portlara yabancı bir paket geldiği zaman sizi bir sesle uyarmasını isterseniz General mönüsünde Play Sound seçeneğini aktif hale getirip Browse ile sisteminizdeki bir sesi bu özellik için tanımlayabilirsiniz. Herhangi bir porta yapılan saldırıyı, o portu yoğun paket trafiğinden korumak amacıyla (0-60) saniye süresiyle kapatarak etkisiz hale getirebilirsiniz. Bunun için ise Disable Port for 60 se conds seçeneğini aktif hale getirmelisiniz. Port tarayıcı programlar ile o an listen (dinleme) halinde olan yani potansiyel saldırıya açık port'larınızın bulunmasını istemiyorsanız Block Port Scanners seçeneğini aktif hale getirmelisiniz. Belirli bir adresten yoğun bir saldırı altındaysanız bu adresten gelen paketleri sonsuza dek reddetmeniz gerekebilir. Reddetmek için Ignore mönüsünden adresi yazabilir ve Add diyerek red listenize ekleyebilirsiniz. Artık yanlış nick şifresi girmek yada IRC sunucularının birbirlerinden kopmaları (split) dışında sizi hiç bir güç IRC sunucusundan düşüremez. Conseal PC Firewall: Hem ev hem ofisinizi korur. Aslında büyük sistemleri korumak amacıyla hazırlanmış bu program ev kullanıcılarına da hitap ediyor, bildiğiniz gibi günümüzde Internet üzerinde AltaVista, Yahoo gibi büyük siteleri günlerce ulaşılamaz hale getirmiş saldırı programlarına erişmek mümkün, dolayısıyla evinizdeki bilgisayarı da nispeten büyük saldırılara karsı korumak için firewall kullanmak iyi bir çözüm olacaktır. Lockdown 2000: Hem Firewall hem Trojan temizleyici, firewall olarak pek fazla özelliği bulunmayan bu program trojan temizleyici ve network koruyucu özellikleri de taşıyor. Programın içerisinde whois, traceroute gibi tarama yapabileceğiniz özelliklerin yanında, yeni bir versiyon çıktığı anda Internet site sine bağlanarak kendi kendisini yenileme özelliği de bulunuyor. Programın koruyucu özelliğini harekete geçirmek için uygulama penceresinde sol alt kısımda bulunan icq/nukes/troj yazısının yanındaki Options düğmesine tıklayın ve karsınıza gelecek ekranda 3 seçeneği de işaretleyin. Program ilk seçeneklerim ile bilgisayarınız açıldığı anda çalışmaya başlıyor ve trojanlara karsı sizi uyarabiliyor. ICQ programına yapılan saldırıları da engelleyen program tek basına yetersiz kalabilir ancak diğer programlarla birleştiği zaman etkisi artacaktır. Zone Alarm: Yerel ağıda kontrol edin İşte gerçekten protokolleri ayırt edebilen ve sizi uyaran bir firewall programı. Bu program evinizdeki sisteminizi yardımcı programa ihtiyaç duymadan koruyacaktır. Programı çalıştırdığınızda dikkat etmeniz gereken noktalar pencerenin üst kısmındaki kilit işaretinin "Unlocked" olması, eğer bu yazı "Locked" ise firewall tüm internete çıkışınızı kilitler. Bu işaretin hemen altındaki mönüde 5 seçenek bulunuyor. Alerts: Programı çalıştırdığınız andan itibaren programın size yaptığı tüm uyarıları burada tek tek görebilir ve gözden kaçan uyarıları okuyabilirsiniz. Aşağıdaki Log Alerts to a txt file seçeneğinden bu uyarıları bir dosyaya kaydetmek de mümkün. Lock: Yukarıda anlattığımız Internet’i kitleme ve açma opsiyonu daha detaylı bir şekilde bu mönüde mevcut. İsterseniz bu meniden internete erişecek programları şifre ile çalıştırmanız mümkün. Security: Bu mönüde ise sisteminizde çalışan sunucuları ve yerel ağ korumasını ayarlayan Local ile Internet bağlantısını ayarlayan Internet seçeneği mevcut. Her ikisine de 3'er koruma seviyesi mevcut. Programs: Programlarınızın internette ve yerel ağa/sistem içine olan paket çıkışlarını şifrelemeniz yada açmanız mümkün. Configure: Programı nerede yer alacağını belirlemek, açılışta başlamasını ayarlamak, yada kendi sitesinden yeni versiyonlara yükseltme yapmak bu mönüden ayarlanabiliyor. Black Ice Defender: Saldırıları grafiğe dönüştürün LockDown 2000'e benzer olarak koruma anlamında önünüze fazla seçenek sunmayan Black Ice Defender'in en büyük özelliği makinenize gelen paketlerin listesini önünüze sunması ve bu saldırıları seçerek hakkında bilgi sahibi olabilmeniz. Firewall’a çalıştırdığınızda karsınıza gelen ekrandaki Attacks seçeneğinden saldırıyı yapan adres, saldırı türü,boyutu ve zamanını görebilirsiniz. Intruders seçeneğinden saldırı yapan kısının adresine tıkladığınızda o makineden size gönderilen tüm paketleri görebilirsiniz. History seçeneğinde makinenize gelen paketleri zamana göre grafik haline getirebilirsiniz. Information mönüsü ise program hakkında bilgi sahibi olmanızı ve Buy seçeneği ile lisanslı kullanıcı olmanızı sağlar. Programı ayarlamak için Tools mönüsünden Edit Blackice Settings seçeneğine tıklayın ve karsınıza gelen yeni bir ekran ve mönüler olacak. Protection seçeneğinde 4 değişik seviye mevcut bulunuyor. Packet Logging seçeneğinde yapılan saldırıları bir log dosyasında saklamak ve sisteminizin basında olmadığınız anlarda yapılan saldırıları incelemeniz mümkün kilinmiş. Blocked Adresses ve Trusted Adresses seçeneklerinden istediğiniz IP adreslerini engellemeniz yada kısıtlamasız paket kabul etmeniz mümkün. AT Guard: Firewall programı sizi internetten gelen tehlikelere karsı esnek ayarları ile koruyacaktır. Programı kurduktan sonra Settings özelliğini açın ve karsınıza gelen meniden ayarlamaları yapmaya başlayalım, Ad Blocker mönüsünde çeşitli kısaltmaları içeren web adreslerini blok etmeye ayarlayabiliriz. Bu kısaltmalar içerisinde örneğin "/ad/" geçenleri blok ediyorsak birçok sitede karsımıza çıkan reklam pencereleri gelmeyecektir. Privacy menusunda zararlı olabilecek çerezleri belirli kurallar ekleyerek zararsız hale getirebiliriz. Firewall menusu ise adından da anlaşıldığı gibi bizi en çok ilgilendiren kısım. Enable firewall seçeneğini işaretleyerek altta kullanıma açılacak kısımda kurallar eklememize olanak verecektir. General mönüsünde firewall’ın çalışıp çalışmamasını belirleyebilir ve programa bir şifre atayabiliriz. About mönüsünde ise programın kullandığı kaynakları, versiyon bilgisini bulabilir ve üreticinin sayfasını ziyaret edebilirsiniz . Norton Personal Firewall: Symantec firmasının geliştirdiği bu firewall kişisel bilgisayarların internette güvenliği için hazırlanmıştır. Kullanımı kolay ve Symantec firmasının geliştirdiği norton antivisüs programıyla birlikte çalışarak sistem güvenliğini artırmaktadır. Ayrıca program kullanımı sırasında ayarları yapılarak kullanacağını internet programlarının kontrolünü kolaylıkla sağlamaktadır. Antivirüs Yazılımları Virüs yazılımları bilgisayarımızdaki virüsleri bularan ve bunalı temizleyen güvenlik programlarıdır. Bu programların genel olarak virüsleri inceledikleri programların üzerinde virüs izleri arayarak virüsleri tanırlar. Virüs izleri ise virüslerin kendilerini kopyaladıkları dosyalardaki makine dili algoritması olarak tanımlayabiliriz. Fakat buda yetmemekte ve kendi kodlarını değiştirebilen virüslerde yazılarak antivirüs programlarını yanıltabilirler. Bu tür virüsler için ise farklı teknikler kullanılarak belirlenmektedir. Bir çok firma virüs programları geliştirmiştir. Bu programlardan beklenen genel özellikler ise; • Güncellenebilir olması: internet üzerinden kendilerini yeni çıkan virüslere karşı yenileyebilmelidir. • Sürekli güncellenebilir olması. • Virüsleri aktif hale gelmeden tanıyıp, etkisiz hale getirmesi • İşlemler sırasında altta çalışarak virüsleri belirleyebilmesi • İşlemciyi çok yormaması • Hızlı tarama yapması • Virüs tanıma kapasitesinin fazla olması Bu özelliklere sahip bir çok virüs programı bulunmakta bu virüs programlarının en çok bilinen ve kullanılanları ise şunlardır. • McAfee Associates, Inc: Bu program kendini internet üzerinden update etme özelliği ile yeni geliştirilen virüsleri tanıya bilmektedir. Program, bilgisayar kullanımı sırasında arkada çalışarak aktif hale geleden virüsleri tanıya bilmektedir. Kolay bir kullanıcı arayüzü bulunmakta. • IBM Anitvirus : Bu program büyük bilgisayar sistemlerinin virüs güvenliğini sağlar. Ağa bağlı sistemler üzerindeki işlemleri kontrol eder. Yoğun işlemci gücü istemekte bu yüzden ev kullanıcıları tarafından pek tercih edilmez. • Norton Antivirus : Çok kullanılan bu program update özelliği var ve hızlı tarama yapma özelliği ile en çok tercih edilen anti virüs programıdır. • F-Prot: Bu program internet üzerinden ücretsiz olarak verildiği için sık kullanılan virüs programları arasında dır belli tarihler arasında çalışır. Zamanı geçen programı internetten güncelenmiş olarak indirerek kullanabilirsiniz bilgisayarı kendi boot ederek işletim sistemine bağlanan virüsleride etkisiz hale getirir VIRÜSLER Bilgisayarlar hızla hayatımızın bir parçası haline gelirken bu sevimli makinalarla birlikte kimi olumsuzluklar da kapımız çalıyor. Bu davetsiz misafirlerin başında ise bilgisayar virüsleri geliyor ; ancak pek çok kişi özellikle de yeni bilgisayar kullanıcıları bu konuda pek bilgili değil. Hatta pek çoğumuz Hollywood yapımı bilimkurgu filmler sonucunda onların canlı organizmalar olduğunu bile düşündük. Fakat bilgisayar virüslerinin canlı olması (ve de kullanıcılara hastalık bulaştırması!) söz konusu değil!! Çünkü onlarda sadece küçük birer yazılımdır. Tabii ki bunlar diğer bilgisayar yazılımlarından biraz farklılar. Bu farkların başında kendilerini kopyalamaları geliyor. Tıpkı biyolojik virüslerin DNA'lar ile çoğalmaları gibi bilgisayar virüsleri de kendilerini başka programlara ya da boot'a kopyalayarak çoğalırlar. Diğer bir özellikleri ise çalışmaları için kullanıcıya bağlı olmamaları yani aktif bir yapıya sahip olmaları. Böylelikle kullanıcının onayını ya da emrini beklemeden hareket ederler. Bilgisayar sistemlerine zarar vermeleri de kullanıcının istemediği zamanlarda istemediği şeyler yapmasıyla olur. Virüsler varlıklarını devam ettirebilmek amacıyla sürekli olarak kendilerini kopyalarlar ve böylelikle tüm dünyadaki bilgisayarlara yayılma şansı bulurlar. Her geçen gün virüslerin sayısı katlanarak artıyor. 1983 yılında bilgisayar virüslerine isim babalığı yapan Friedrich Cohen bile onların gün gelip de onbinlerle ifade edileceğini düşünmemişti herhalde. Ancak bugün sayıları giderek artıyor ve bunun temelinde de psikolojik durumları hala tartılaşılan bilgisayar programcıları geliyor! Kimileri aşklarını duyurmak, kimileri nükleer denemeleri protesto etmek, kimileri ise sadece eğlence amacıyla virüs yazıyor. Bir bilgisayar virüsü programlamak için sanılanın aksine bilgisayar dehası olmaya gerek yok, sıradan bir programcı hatta programcılığa meraklı 9-10 yaşlarında bir velet bile rahatça bir virüs yapabilir. Fakat virüsünün dünyaya yayılp, adını duyurması virüsün kaynak kodununun (source code) kalitesine bağlıdır. Virüsleri kabaca dört grupta inceleyebiliriz. File (Dosya), Trojan (Truva), Makro ve Boot virüsleri. * Boot virüsleri : Disketlerin Boot Sector ya da sabit disklerin Master Boot Sector denilen ilk sektörlerine kendilerini kopyalarlar. Daha sonra kendilerini yine kopyalayarak diğer bilgisayarlara ulaşırlar. Temizlemesi en kolay virüs türüdür. * Dosya (File) virüsleri : Bunlar ise çalıştırılabilir programlara (uzantıları . exe, . com gibi olanlar) bulaşırlar ve bunlardan diğer dosyalara kendilerine kopyalarlar. Böylelikle de bulaştıkları dosyanın uzunluğunu artırırlar; ancak günümüzde dosya uzunluğunu artırmadan da bulaşan virüsler var. Virüs eklentisi genellikle dosyanın sonunda ve nadiren de ortasında olur. Virüs hafızada kalabilir (resident virus) ya da doğrudan çalıştırıldığında (direct action virus) etki gösterebilir. Ya da her iki özelliği de kullanabilir. * Trojan'lar (Truva Atları) : Truva atı olarak nitelendirilen Trojan'lar ise diğer virüslerden farklıdırlar. Aslında bunları virüs kategorisini koymak pek de mantıklı değil. Virüsler yapı itibariyle kendilerini başka yerlere kopyalama, yani "bulaşma" özelliğine sahiptirler. Truva'lar ise genellikle bunu yapmazlar. Son zamanlarda gündemde bir hayli yer edinmeleri ise Internet'in yaygınlaşması ile oldu. Bildiğinizi gibi eski bir öyküye göre Truvalılar'ı yenemeyen Yunanlılar tahtadan dev bir at yaparak bunu savaş tazminatı olarak Truvalılar'a verirler ve kentin kuşatmasını kaldırırlar. Truva atı denilen atın içine gizlenmiş Yunanlı askerler gece olduğunda şehrin kapılarını açarlar ve eğlenceye dalmış olan Truvalıları öldürürler. Şimdi tarihi efsanelerin ne ilgisi var virüslerle demeyin!! Modern çağda siz Truvalılar oluyorsunuz ve Yunanlılar bir sürü Truva tı ile sizin bilgisayarınıza musallat oluyorlar. Truva'lar 2 kısımdan oluşur. Birincisi bir şekilde size ulaştırılır ve çalıştırdığınız andan itibaren bilgisayarınız 2. kısmı elinde bulunan kişinin kontrolü altına girer. * Makro virüsleri : Word, Excel gibi makro kullanıma olanak tanıyan programların dosyalarına bulaşan virüslerdir. Yapılarını makrolardan aldıkları için bu adla anılırlar. Son dönemdeki pek çok "ünlü" virüs makro virüsleridir. Bilgisayar virüsleri sisteminize bulaştıktan sonra bilgisayarınızda kuluçkaya yatarak zarar verecekleri zamanı beklerler (çoğunun içlerinde "time-bomb" denilen zamanlama ayarları vardır); ancak bu zararlar tamamen programlara yöneliktir. Yani bilgisayar virüsleri donanım (hardware) parçalarına fiziksel zarar veremezler. Size yapabilecekleri en büyük kötülük programlarınızı, verileriniz silmek olacaktır. Bunun dışında geçici olarak klavyenizi kullanmanızı engelleyebilir, ekrana değişik yazılar yazabilir (çok aç olduğu için sürücünüze hamburger koymanuzı istemesi gibi) ya da yazıcınıza sizin istemediğiniz emirler gönderebilirler. Onlardan kurtulmak yerine hiç karşılaşmamayı deneyin!! Bunun için öncelikle sadece orjinal program kullanmaya başlayın yani korsan yazılım (yasadışı programlar) almayın. Çünkü virüslerin büyük bir kısmı bu yasadışı kopyalarla dağılır. Bunun dışında sürücünüzde disket varken bilgisayarınızı reset'lememeniz ya da size ait olmayan disketleri bilgisayarınızda kullanmamanız da bazı önlemler olabilir. Tüm bunları yapmanıza karşın bir gün başınız onlarla derde girerse piyasada rahatlıkla bulabileceğiniz anti-virüs programlarını kullanarak bilgisayarınızı virüsten kurtarabilirisiniz. MODA VİRÜSLER. . . MELISSA * Nedir? İşte en popüler virüsümüz!! Melissa bir Word 97 makro (macro) virüsü. Oldukça tehlikeli bir virüs, çünkü e-mail yoluyla çok hızlı olarak yayılabiliyor. Word 97 dökümanlarına ve Word 97 ile Word 2000'in NORMAL. DOT dosyasına bulaşıyor. Virüsün kodu Melissa isimmli bir makro bulunduğundan bu adla anılıyor. * Diğer İsimleri? Basında "Porno Virüsü" olarak da tanınmasının nedeni pek çok kişiye pornografik içerikli sitelerden gönderilen e-mail'ler sonucu bulaşmasından kaynaklanıyor. Ayrıca W97M/Melissa, Kwyjibo isimleriyle de tanınıyor. * Nasıl Bulaşıyor? Melissa virüsü bulaşmış bir Word dökümanını ilk kez çalıştırdığınızda virüs, sistemde MS Outlook olup, olmadığını kontrol ediyor. Eğer varsa adres defterinde (address book) yer alan 50 e-mail hesabına (account) mektup göndererek yayılıyor. Virüs tarafınfan gönderilen mektupların "subject" kısmı şu şekilde oluyor : "Important Message From {virüsün bulunduğu bilgisayarın sahibinin adı}". Mektubun "body" kısmında yani içeriğinde ise "Here is that document you asked for . . . don't show anyone else :-)" yazılı. Virüslü Word dökümanu bu mektuba iliştiriliyor ve açıldığı zaman yine 50 kişiye kendisine gönderiyor. Bu böyle döngü içinde geliştiğinden çok kısa bir süre içinde inanılmaz bir hızla yayılabiliyor. E-mail metodu ile kendisini klonlamayı sadece virüslü döküman ilk çalıştırıldığında yapıyor. Eğer bilgisayarınızda virüslü bir döküman varsa Windows Registry'e baktığınız zaman şu satırı görebilirsiniz : "HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Office\Melis sa?". Virüs, e-mail ile başka adreslere ulaştıktan sonra bu anahtar değere ". . . by Kwyjibo" ekleniyor. Eğer virüs registry'de bu ibareye rastlarsa e-mail kullanarak kendisini başkalarına göndermiyor. Bir de eğer sistemde Outlook yoksa virüs yine kopyalama işlemine başlamıyor. Bununla birlikte virüsün bulaştığı bilgisayarda açılan tüm Word dosyalarına bulaşıyor (diğer Word 97 virüsleri gibi). * Etkileri Neler? Yaptığı en önemli iş e-mail yoluyla çok hızlı bir şekilde yayılması. Bunun dışında ayrıca eğer dakika o günkü tarihle uyuşuyorsa (mesela saat 9:30 ise ve günlerden de ayın 30'u ise) metine şöyle bir tümce ekliyor : "Twenty-two points, plus triple-word-score, plus fifty points for using all my letters. Game's over. I'm outta here. " * Ne Zaman Ortaya Çıktı? İlk olarak Mart 1999'ta görüldü. CIH * Nedir? 32-bit Winwods 95, 98 ve Windows NT dosyalarına (. EXE uzantılılara) bulaşan bir virüstür. * Diğer İsimleri? Win95/CIH ve Space Filler. * Nasıl Bulaşıyor? CIH virüsü bulaşmış bir dosya Windows'ta çalıştırıldığında virüs aktif hale gelip, o bilgisayara bulaşıyor ve hafızada kalıyor (memory resident). Bundan sonra, açılan (yani çalıştırılan) ve kopyalanan tüm 32-bit EXE dosyalarına bulaşıyor. Virüsün boyutu oldukça küçük (1000 byte). Virüsün oldukça ilginç bir özelliği var. Bulaştığı dosyaların uzunluğunu değiştirmiyor. 32-bit EXE dosyalarında bulunan boş alanları (PE Format) kendi kodu için kullanıyor. Böylelikle dosya virüslerinin en büyük belirtisi olan dosya uzunluğunun artması olayını devre dışı bırakabiliyor. Eğer kendisini kopyalamak için tek bir boşluk bulamazsa, küçük parçalara bölünerek dosyadaki mevcut tüm boşluklardan yararlanıyor. Virüsün kod kısmında yer alan "CIH" sözcüğünden dolayı bu adla anılıyor. * Etkileri Neler? Oldukça tehlikeli bir "time-bomb" (zaman bombası) var. Virüs, her ayın 26'sında (bazı varyasyonları sadece Nisan ayında) BIOS flash memory chip'ne zarar verebiliyor. Böylelikle 486 ve üstü bilgisayarları etkileyebiliyor. Eğer chip yazılabilir (write-enabled) ise virüs buraya alakasız şeyler yazıyor. Eğer böyle bir şey gerçekleşirse bilgisayarınız anakart (motherboard) yenilenene ya da chip'te saklanan bilgiler restore edilene dek kullanılmaz oluyor. Sevgili virüsümuz, her türlü BIOS korumasını da aşıyor! Virüs tüm bu gıcıklıklığı yapmasının yanı sıra sabit disk'teki (harddisk) bilgileri de okunmaz (unreadable) hale getiriyor. Benim bugüne kadar gördüğüm en TEHLİKELİ ve de ZARARLI virüslerden biri, hatta birincisi!!! CIH, bu günlerde en çok dikkat edilmesi gereken virüs!!!! * Ne Zaman Ortaya Çıktı? Haziran 1998'de camiaya girdi! * Varyantları neler? CIH'ın varyantlarını anlatmadan önce sanırım "varyant"ın ne olduğundan bahsetmem gerek. Bir virüs yazmanın zor olmadığını söylemiştim. Bir virüsün koduyla oynayıp ona benzer başka bir virüs yaratmak da zor değil!! Bir virüsün koduna sadık kalınarak (bazı küçük değişikler yaparak tabii) yaratılmış virüslere, ilk virüsün varyantları denir. İşte bizim CIH'ın da üç tane varyanı var: 1. 2, 1. 3 ve 1. 4. 1. 2 ve 1. 3 sadece Nisan 26'da zarar verirken 1. 4 çok daha gaddar!! 1. 4 her ayın 26'sında marifetlerini gösteriyor. Ve işin kötüsü varyant 1. 4, bilgisayar kullanıcıları arasında daha yaygın! NETBUS * Nedir? Netbus, klasik anlamda bir virüs değil. Aslında bir "Trojan". Win32 tabanlı olan Netbus, Windows 95, Windows 98 ve Windows NT sistemlerinde etkili olabiliyor. Aktif hale geldiği bilgisayarın başkalarınca yönetilebilmesine olanak sağlar. * Diğer İsimleri? Backdoor. Netbus. * Nasıl Bulaşıyor? Genellikle Internet kullanıcıları arasında yaygındır. Çünkü Internet üzerinde dosya alış, verişi yapan kişiler rahatlıkça Netbus'lı bir program download edebilir. Netbus'ı sisteminizde çalıştırdığınızda Windows Registry'e bir kayıt ekleyerek sürekli aktif hale gelir. Ancak kullanıcı bunu göremez. Sadece Netbus'ı çekmekle aktif hale getirmezsiniz. Netbus'ın aktif olması için mutlaka çalıştırılması gerekir. * Etkileri Neler? Netbus, "remote administration trojan" (uzaktan yönetim truvası) denilen sınıfa girmektedir. Yani başka birisinin, sizin bilgisayarınızı kontrol etmesini sağlar. Eğer Netbus aktifse ve Internet'e bağlıysanız "Netbus Client" programına sahip olan kişi bilgisayarınız sanki onun yanındaymış gibi hemen herşeyi yapabilir: İstediği bilgileri okur (şifreniz dahil!), ekrana istediği bir mesajı yazdırabilir, dosyalarınıza canı ne istiyorsa onu yapabilir, CD sürücünüzü açabilir, mouse'unuzu kontrol edebilir. . . Kısacası ne istiyorsa onu yapar. Bir arkadaşımın ricası üzerine (çalışıp, çalışmadığını merak ediyordu!) Netbus'ı kendi bilgisayarımda çalıştırdım. Bir süre sonra arkadaşım sinir krizleri geçirmemi sağlayacak kadar "pislik" yapmıştı!! Bir de Netbus bulaşan kişinin bundan haberi olmadığını hesaba katarsanız, durumu siz düşünün!! * Ne Zaman Ortaya Çıktı? Ver 1. 5'i Mart 1998'de, Ver 1. 6'sı Ağustos 1998'de ve Ver 1. 7'si ise Kasım 1998'de doğdu! * Varyantları neler? Bu afacanın 3 tane sevimli varyantı var. Netbus Ver 1. 5 (473, 088 byte). Neetbus Ver 1. 6 (472, 576 byte). Netbus Ver 1. 7 (494, 592 byte). Uzunlukları illa bu kadar olacak diye bir kural yok tabii! Netbus başka bir programa enjekte de edilebilir (o programa eklenir, ama siz programı çalıştırdığınızda Netbus'ın da çalıştığına dair bir ipuçu göremezsiniz). Böylelikle fark etmeniz çok zor olur. Ş Kendim Nasıl Temizleyebilirim? Aslında her virüsü kendi kendinize temizlemeniz mümkün. Ancak bu sizin bilgisayar bilginizle sınırlıdır!! "Kendim Nasıl Temizleyebilirim?" başlığı altında en acemi kullanıcıların bile temizleyebileceği virüsleri/truvaları anlatacağım. Netbus da kolaylıkla kurtulabileceğiniz bir bela! Eğer Windows Registry'i nasıl değiştirebileceğinizi biliyorsanız, Registry'e girip Netbus'ın ekledi satırları kaldırın. Ardından bilgisayarınızı yeniden çalıştırın ve son olarak Netbus dosyasını silin (yerini Registry'de görebilirsiniz). Ayrıca piyasada pek çok Netbus koruyucusu program var. Netbus Protector bunların başında geliyor. BACK ORIFICE veya BO TROJAN * Nedir? Tıpkı Netbus gibi Win32 tabanlı bir Truva'dır. Windows 95 ve Windows 98'de çalışır. Netbus gibi Windows NT'de de çalışmaz. BO'nun kullanıcı tarafından en az bir kez çalıştırılmış olması gerekir. * Diğer İsimleri? BO, Backdoor. BO. * Nasıl Bulaşıyor? Çalıştırıldığı zaman Windows Registry'e kayıt yaparak sürekli aktif hale gelir. Uzunluğu 124, 928 byte'tır. Tabii ki boyutu bundan fazla da olabilir. Netbus gibi "remote administration trojan"dır. Aktifse ve Internet üzrindeyseniz Back Orifice Client programı olan kişi kontrolü ele alabilir. * Etkileri Neler? Netbus için yazdıklarım burada da aynen geçerli. * Ne Zaman Ortaya Çıktı? Ağustos 1998. * Kendim Nasıl Temizleyebilirim? Netbus için yazdıklarım burada da aynen geçerli. CLASS * Nedir? Word 97 dökümanlarına bulaşır (ayrıca Normal. dot). Virüs kodu 2 makrodan oluşmakta. Bu makrolar, bulaştığı dökümanın "ThisDocument" modülünde bulunur. Makrolarının isimleri ise : "AutoOpen" ve "ViewVBCode". Normal. dot'da bu isimler "AutoClose" ve "ToolsMacro" şeklinde de olabilir. * Diğer İsimleri? W97M/Class, Word97. Class. * Nasıl Bulaşıyor? Virüs, C sücüsünün root'unda CLASS. SYS isimli bir dosya yaratır. Makrolar bu dosyada yer almaktadır ve başka bir dosyaya bulaşacağı zaman makroları buradan alır. Virüs kodu her bulaştığı zaman farklıdır; çünkü o an ki tarih, saat, kullanıcı adı, kullanılan yazıcı gibi bilgileri de içerir. * Etkileri Neler? Her ayın 31'inde şu mesajı görüntüler : This Is Class o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o o VicodinES /CB /TNN o o o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o * Ne Zaman Ortaya Çıktı? 1998 Aralık'ı. * Varyantları neler? Class D ve Class B olmak üzere 2 varyantı söz konusudur. Class D, Haziran'dan Aralık'a her ayın 14'ünde şu mesajı verir : I Think XXXXXX is a big stupid jerk! VicodinES Loves You / Class. Poppy Buradaki xxxxxx kısmına tahmin edeceğiniz gibi kullanıcının adı yazılır! Ayrıca Windows User (kullanıcı) adını rastgele olarak "Dr. Diet Mountain Dew"e çevirir. Class B de tıpkı D gibidir; ancak isim değiştirme olayını yapmaz. ETHAN FROME * Nedir? Word 97 dökümanlarına ve W97'nin "Normal. dot" dosyasına bulaşır. "Document_Close" isimli tek bir makrodan oluşur. Virüslü dosyanın "ThisDocument" modülündedir. Diğer İsimleri? * Nasıl Bulaşıyor? Root dizinde ETHAN. ___ isimli bir dosya yaratır. Dosya gizli (hidden) modda yaratılır. Eğer "Class. sys" dosyası varsa siler. Kısacası CLASS virüsüne oldukça benzer ve eğer o varsa çalışmasını engeller. * Etkileri Neler? Virüs rastgele bir kontur çalıştırır ve belirlediği zaman, bulaştığı dosyanın adını "Ethan Frome", yazarını da "EW/LN/CB" olarak değiştirir. * Ne Zaman Ortaya Çıktı? Ocak 1999'da çıktı. HAPPY99 * Nedir? Win32 tabanlı bir Truva'dır. Çalıştırıldığı zaman küçük sayılabilecek bir ekran içerisinde havai fişek efekti gösterir. Tarz olarak Netbus ve BO'ya benzese de amacı onlardan farklıdır. * Diğer İsimleri? win32. ska. a, ska, wsock32. ska ve ska. exe. * Nasıl Bulaşıyor? Happy99 isimli (başka bir isim altında da olabilir) programı çalıştırdığınız an aktif olur ve "SKA. EXE" ve "SKA. DLL" isimli iki dosya yaratır. Orjinal WSOCK32. DLL dosyanızı WSOCK32. SKA adı altında kaydeder ve gerçek WSOCK32. DLL yerine modife edilmiş dosyayı geçirir. Eğer o an Wsock32. dll kullanılıyorsa bu değişiklikleri yapamaz; ama Windows Registry'sine girerek bilgisayar ilk boot edilkten sonra bunların yapılmasını sağlar. Uzunulupu 10. 000 byte'dır. * Etkileri Neler? Happy99 aktif olduktan sonra kullanıcının e-mail ve newsgroup işlemlerini izleyerek onlara SKA. EXE dosyasının bir kopyasını HAPPY99 adı altında gönderir. Her bir adrese sadece bir kere gönderir. Atılan ilk mail'in subject'ini kullanarak ayrı bir mail atar, yani kullanıcının attığı mail'le göndermez Happy99'u. LISTE. SKA adlı dosyada kimlere atıldığı tutulur. Herhangi bir zararı yoktur, sadece yayılır. * Ne Zaman Ortaya Çıktı? Ocak 1999. * Kendim Nasıl Temizleyebilirim? Öncelikle Windows\System dizinine girin ve şu dosyaların olup, olmadığına bakın : 1. SKA. EXE 2. SKA. DLL 3. WSOCK32. SKA Eğer bu dosyalar varsa Happy99'unuz hayırlı, uğurlu olsun!! SKA. EXE, SKA. DLL ve WSOCK32. DLL dosyalarını silin. WSOCK32. SKA dosyasının adını WSOCK32. DLL olarak değiştirin (Internet programlarını bu işlemi yaparken kapalı olsun -browser, e-mail composer gibi-)ve "Bir zamanlar Happy99 diye bir Truva'm vardı, ruhuna el fatiha. . . " deyin!. VIRUSLERDEN NASIL KORUNURSUNUZ? • Windows için tasarlanmış bir anti-virüs programınız mutlaka olsun; ama en azından bir tane de DOS üzerinde çalışan anti-virüs bulundurun. Düşünün ki bir virüs sonucu Windows'unuza da bulaştı ve Win sürümü anti-virüs programınız sağlıklı olaark çalışmıyor. Böyle bir anda tek kurtuluşunuz DOS anti-virüsü olacaktır. • Elinizdeki anti-virüs programlarına sonuna dek güvenmeyin. Bugün 23, 000'ün üzerinde virüs var. Sadece 4000 civarında Macro ve Trojan virüsü söz konusu. Anti-virüs üreticilerinin sitelerini gezerek yeni virüsler hakkında bilgi edinin. • Sisteminizi boot ederken disket sürücüsünde disket olmamasına dikkat edin. Böylelikle çoğunlukla boot virüslerinin önüne geçersiniz. Eğer boot virüsü olan bir disket varken boot ederseniz, virüs aktif hale gelir ve RAM'de saklanır. Genellikle hafızanın üst kısımlarında saklandıkları için DOS'un gördüğü hafıza miktarı düşecektir (Mesela 640K yerine 639K görürsünüz). Bu şekilde boot virüslerinden haberdar olabilirsiniz. Ancak "stealth" virüsleri de hesaba katmak lazım. . . • Bildiğiniz üzere Nisan sayısındaki CD'imizde ne yazık ki CIH virüsü vardı. Şu an özür dilemekten başka bir şey gelmiyor elimizden! CD'yi hazırlayan Tolga arkadaşımız defalarca kontrol etmesine rağmen CD'lerin basıma hazırlanması sürecinde bir şekilde virüs bulaşmış. Bu daha önce de pek yerli ve yabancı derginin başına geldi. Hatta yazılım devi Microsoft'un dağıttı bazı programlarda bile virüs olduğu ortaya çıkmıştı. Sonuç olarak bilgisayarınızda ilk kez çalıştıracağınız bir programı muhakkak elinizdeki programlarla kontrol edin. • Eğer tüm çabalarınıza rağmen sisteminize bir virüs bulaşmışsa, yapacağınız ilk şey soğukkanlı olmak! Eğer paniklerseniz muhtemelen virüsten kurtulmak için format atmak gibi gereksiz arayışlara yönelebilirsiniz. Öncelikle virüsün ne tür bir virüs olduğunu, özelliklerinin ne olduğunu bulmaya çalışın. Piyasadaki her virüs zarar verir diye bir kural yok. Belki de tamamen zararsız ya da kolayca temizlenebilecek bir virüs için kıymetli verilerinizi kaybedebilirisiniz! • Sizin için önemli olan tüm programların ve herşeyden önemlisi verilerin yedeğini MUHAKKAK alın. Haydi programlar neyse; ama kişisel verilerinizi tekrar bulma şansınız yoktur! • Mutlaka write-protect'i açık olan "temiz" bir sistem disketi bulundurun. Mümkünse virüs taraması yapmadan önce sistemi böyle bir disketle açın. • Ben yazıyı yazarken, PAPA isimli yeni bir "worm"dan bahsediliyordu; aman dikkat!! • F-Prot kullanıcısıysanız ve sisteminizde virüs olmamasına rağmen, illa bir "virüs var!" mesajı göreyim, hem de tecrübe kazanmış olurum diyorsanız, alın siz |