Cevapla
 
Konu Seçenekleri
Eski 16-08-08, 21:32 Çevrimdışı   #1


Forumda uzman
 
hakancem - ait Avatar
Genel Mesajlar: 7.955
Teşekkür etti: 2.886
Teşekkür edildi: 3.265
RepForum Gücü: 85
Forum Puanı:26213
hakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ruhsal Durumum:
Ibrahim Kaypakkaya



İBRAHIM KAYPAKKAYA

1949 yılında Çorum Alaca’da doğdu.TKP/ML kurucusu.Hasanoğlan Öğretmen Okulu’nda, Çapa Yüksek Öğretmen Okulu ve İÜ Fen Fakültesi Matematik-Fizik Bölümü’nde okudu.FKF Çapa Şubesi’nin kuruluşuna katıldı.1968 yılında TİP Eminönü ilçe teşkilatına üye oldu.Ant ve Türk Solu dergisi yazı kurulunda bulundu.Amerikan 6.Filosunu protesto eylemlerine katıldı.MDD-SD tartışmalarında önce SD sonra MDD tezini benimsedi.TİP’ten ihraç edildi.Doğu Perinçek liderliğinde bir oluşum olan PDA -TİİKP içinde yer aldı.Bilahare bu hareketten ayrılarak arkadaşlarıyla TKP/ML’yi kurdu.24 Ocak 1973’te Tunceli kırsalında yakalandı.3.5 ay gözaltında kaldı.18 Mayıs 1973’te gözaltındayken öldü.

HAKKINDA YAZILANLAR

1.Kaypakkaya ile Birlikte...
(Anılarla Geçmişe Yolculuk)
Cilt: 1
Ali Taşyapan
Belge Yayınları / Yaşam ve Anılar Dizisi

"Ben anılarımı yazılacak değerde görmüyorum. Fakat bazı devrimci dostlarım bunun karşıtını düşünüyorlar. Bu dostlar, 68 kuşağından, Çapalı ve İbrahim Kaypakkaya'yı en çok tanıyanlardan biri olmamı, iki cezaevi dönemi yaşamımı ve politik bir geçmişe sahip olmamı çok önemsiyorlar. Yaşadıklarımı, bildiklerimi yazıya dökmeden beraberimde mezara götürür olmama hayıflanıyorlar. Şöyle düşünüyorum: Madem yazmaya, yazıyorum, neden yazım işini yanlız politik geçmişimle sınırlayayım? Yaşamımın diğer dönemlerine neden üvey evlat muamelesi yapayım? O dönemlerin de ilginç görüntüleri var. Okuyucuyu güldüren, düşündüren, üzen, sevindiren, manzaralar elbet bulunur. Hem bu, anı defterine bir çeşni de katar. İşte değerli dostlar, bu yüzden laf torbasının ağzını sonuna kadar açacağım, beceremiyeceğimi bildiğim için edebi bir tarzda yazmaya özenmeyeceğim, çal kalem mektup yazar gibi patır-kütür yazacağım.

2.İbrahim Kaypakkaya
Ser Verip Sır Vermeyen Komünist Önder
Hayatı ve Mücadelesi
Nihat Behram
Umut Yayımcılık / Belgesel – Roman Dizisi

Eğer insanlık, elecete bir komünizm panteonu kurarsa, hiç kuşku yok ki, bu panteonun eskiden adına Türkiye denilen kesiminde, genç ve ateşli bir komünist önderin, bir inanç ve direniş sembolünün, defne çelengi içindeki başına, ışıklandırılmış kasketli başına yer verecektir.

3.Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya
"Bilinmeyen" Yazılar
Ethem Direhşan
Belge Yayınları / Yaşam ve Anılar Dizisi

Kaypakkaya'nın hiç de hak etmediği "ignorasyon"a karşı, hasbel kader katkıda bulunmak amacı ile hazırlanmıştır. Kitabın derleniş amacı, salt bir belgesel olmayı gütmemektedir. Bunun da ötesinde amaç, Kaypakkaya'nın devrimci mücadeleye "ilk" başlangıcından, öldürüldüğü tarihe kadar kat ettiği güzergah hakkında özellikle, yeni devrimci nesillere bir ipucu vermektir. Dolayısiyle, derlenen yazılar bir anlamda Kaypakkaya'nın "bilinmeyen" yazılarıdır. 60'lı yılları araştırmak, devrimci geçmişimizin güzel ve doğru değerlerini, Sol'un da "resmi tarih"ine hapis olmadan inceleyip, bulup ortaya çıkartmak biz genç araştırmacıların tutkusudur ve böylede olmalıdır.




Ölüm...Ölüm dedigin nedirki gülüm ben senin icin yasamayi göze almisim!!!!!
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (6 Kişi)
αηтιкαριтαℓιѕт (19-08-08), HANNİBAL (19-08-08), mls1917 (22-08-08), Opeth (20-08-08), pavel (19-08-08), ŞiYaR (16-08-08)
Eski 16-08-08, 21:42 Çevrimiçi   #2
Grup Lideri
Antikapitalistler
 
ŞiYaR - ait Avatar
Genel Mesajlar: 6.745
Teşekkür etti: 12.503
Teşekkür edildi: 7.687
RepForum Gücü: 140
Forum Puanı:57449
ŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
İsmi asla unutulmayacak büyük bir Devrimcidir...Paylaşımın için tşk ler kardeş...

Nedir bu başımdaki felaket
Kırk yıldır sefalette bu Ahmet
Kefenimi alın dikin bir zahmet
Gömün beni, gömün beni bir başıma.

Elimde değil, susamıyorum...


Ahmet Kaya
16 Kasım Ölüm Yıldönümü
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
αηтιкαριтαℓιѕт (19-08-08), hakancem (16-08-08), HANNİBAL (19-08-08)
Eski 16-08-08, 21:45 Çevrimdışı   #3


Forumda uzman
 
hakancem - ait Avatar
Genel Mesajlar: 7.955
Teşekkür etti: 2.886
Teşekkür edildi: 3.265
RepForum Gücü: 85
Forum Puanı:26213
hakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazhakancem tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ruhsal Durumum:
rica ederim kardesim.....hayatini örnek almaya calistigim insanlardan birisi ibrahim kaypakkaya




Ölüm...Ölüm dedigin nedirki gülüm ben senin icin yasamayi göze almisim!!!!!
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
αηтιкαριтαℓιѕт (19-08-08), HANNİBAL (19-08-08), ŞiYaR (16-08-08)
Eski 18-08-08, 08:57 Çevrimiçi   #4
Grup Lideri
Antikapitalistler
 
ŞiYaR - ait Avatar
Genel Mesajlar: 6.745
Teşekkür etti: 12.503
Teşekkür edildi: 7.687
RepForum Gücü: 140
Forum Puanı:57449
ŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:


"18 yasinda bir genc gibi, gelismektedir karanlikta
Kimilerine göre kötüdür ölüm
Kimilerine göre ecel
Kimilerine göre90 gün örülen direnis
Ölüm, canlanan yasamdir KAYPAKKAYA´LARDA

Bir caglayan,
ve yüregimizin isi yani
ve bir alev, Munzur bile söndüremez bu yangini

Diyarbakir´da bir Kaya
Sanki yükselmis aya
Diyarbakirda bir zindan
Zindanda, KAYPAKKAYA

Nasil ki sevgiyle kucaklamissa ölümü
Nasil ki 90 kere 24 saat katlanmissa aciya
Nasil ki haykirmissa kinini
Tükürmüsse suratlarina suskunlugunu
Bizede anmak düser, coskuyla onu
Vurdu gövdesini karanligin zemberegine
Ve dogdu isik, yürek penceresine
Eeeeey benim cevahirim
Eeeeey benim disleri kenetlim, suskun irmagim
Ser verip, sir vermeyenim
Durmadi coskun akan irmagin
Ve namlusuna yüregini sakladigin

Ne o zindandaki sesin
Ne de nefesin
Hala gitmis degil hücre karanligindan

Her düsen, düstügün yere, cikti gögüsünü gere gere
Kesilince bileklerin, sökülünce tirnaklarin,
Ödü koptu pustlarin.

Her Mayis´ta vurdular bizi
Yinede yasattik kendimizi,
Attilar bizi hasretin koynuna,
Bogmak istediler hasrete

Oysa ne kadarda güzeldir
Bizimle hasret sürmüs, filiz vermis icimizde sevda
Hani kursun siksan parcalanir gece
Hani uzatsan elini aya gölge düser

Iste güclenerek, kivilcimlara yürüyen mazin
Ve halkin boynunda bir incir gibi,
Büyüyüp gelismektedir ZAFER.
Bizde gördük kücük adamlari,
Köhnemis silahlariyla saldiranlari
Bizde yasadik acilari sevince bogan direnisleri
Elbette vardir bir diyecegi, yaptigimiz tarihin
Elbette unutulmaz direnisin senin

Cünkü büyüyüp gelismektedir ZAFER
Bir yangin gibi tasiyip durduk, zulamizda cevahirini
Sanki, okyanusta damla, iskencede denizdir.
Eeeeey günü uyandiran, toprakla söyleyen rüzgar
Eeeeey halkimin yarali gülü, sol yanimin kivilcimi
Eeeeey gökteki ay, dagdaki kaya
IBRAHIM KAYPAKKAYA

Onlar yoruldu 90 günü saya saya,
Bikan onlardi, onlar sasirdi, can ceksitikte yasamaya
Bulutlar yagmura, karanliklar aydinliga,
Bugünler yarinlara, yarinlara mahkumdur.
Ve yüzleri gülmez, vurduklari ölmez.
Gökteki ay, dagdaki kaya

IBRAHIM KAYPAKKAYA

Nedir bu başımdaki felaket
Kırk yıldır sefalette bu Ahmet
Kefenimi alın dikin bir zahmet
Gömün beni, gömün beni bir başıma.

Elimde değil, susamıyorum...


Ahmet Kaya
16 Kasım Ölüm Yıldönümü
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
hakancem (18-08-08), HANNİBAL (19-08-08), pavel (19-08-08)
Eski 18-08-08, 09:01 Çevrimiçi   #5
Grup Lideri
Antikapitalistler
 
ŞiYaR - ait Avatar
Genel Mesajlar: 6.745
Teşekkür etti: 12.503
Teşekkür edildi: 7.687
RepForum Gücü: 140
Forum Puanı:57449
ŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
İSTANBUL- İbrahim Kaypakkaya, '71 devrimci atılımının önderlerinden biridir. İşkencede 'ser verip sır vermeyen' İbrahim Kaypakkaya, faşist rejimin Kemalist ideolojisiyle köklü bir kopuş gerçekleştirdi, ulusların kendi kaderini tayin hakkında net bir tutum takındı

Türkiye devrimci hareketinin 'ser verip sır vermeme' geleneğinin mimarı, TKP/ML TİKKO'nun kurucusu İbrahim Kaypakkaya, 1949 yılında Çorum Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya köyünde doğdu. İlkokuldan sonra Hasanoğlan İlköğretim Okulu'nu bitirdikten sonra Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'na başladı.

İşçi, öğrenci, köyü eylemlerine önderlik

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü öğrencisi iken devrimci mücadeleye başlayan Kaypakkaya, 1968'de kurucularından olduğu Çapa Fikir Kulübü başkanlığına seçildi. Okul yönetimi, Kaypakkaya ile birlikte 10 Kulüp yöneticisini okuldan uzaklaştırdı. Bunlardan sadece Kaypakkaya, her türlü hukuki girişime karşın okula dönemedi. Buna rağmen hiç boş durmadı ve bütün eylem ve etkinliklere katılmayı sürdürdü.

İbrahim kaypakkaya, 6. Filo ve Kanlı Pazar eylemlerinde yer aldı. Okul işgallerine ve boykotlara katıldı. Trakya'da köy mitinglerinin örgütlenmesinde görev aldı. Demir Döküm, Sungurlar, Horoz Çivi, Petriks Ege Sanayi, EAS Akü, Gamak Singer, Derby gibi fabrikalarda işçilerle omuz omuza verdi.

Bir süre sonra Çorum'a döndü ve Çorum köylerinde çalışmaya başladı. Bu bölgedeki çalışmalarını, 'Çorum İçinde Sınıfların Tarihi' konulu inceleme ile yazıya dönüştürdü. Arkasından Malatya, Antep yörelerinde, Silvan, Nazimiye, Kürecik ilçelerinde, Haydaran'da, Nurhak ve Düzgün dağlarının köylerinde çalışmalar yaptı. Malatya'daki çalışmalarını, 'Malatya'da Sınıfların Tahlili' konulu bir incelemeye dönüştürdü.

Nurhak ihbarcısı muhtarı cezalandırdı

Kaypakkaya, Nurhak katliamının ihbarcı muhtarını cezalandırarak, '71 devrimci atılımının siper yoldaşlığı geleneğine yeni bir halka ekledi.

İbrahim Kaypakkaya, FKF ve TİP içinde ortaya çıkan ayrışmada Milli Demokratik Devrim (MDD) tezinden yana saf tuttu. İşçi-Köylü gazetesinin İstanbul'daki bürosunda çalışan Kaypakkaya, Aydınlık ve Türk Solu dergilerine yazılar yazdı. Aydınlık içinde meydana gelen ayrışmada ise PDA kanadında yer aldı. 1972 yılına kadar PDA (TİİKP) saflarında çalıştı ve DABK üyesi olarak görev yaptı.

Ancak bu tarihte PDA ile yolları ayrıldı. Perinçek ve çevresinin revizyonist ve oportünist olduklarını açığa çıkaran Kaypakkaya, ayrılık sonrasında TKP/ML-TİKKO'yu kurdu.

TKP/ML faaliyetlerinin yoğunlaştırıldığı Tunceli Çemişgezek bölgesinde mücadele ederken, 24 Ocak 1973'te, Vartinik köyü Mirik mezrasında askerler tarafından bulunduğu köyün etrafı sarıldı. Çatışma sırasında TİKKO'nun ilk komutanlarından Ali Haydar Yıldız yaşamını yitirirken, yaralı olarak kaçan ve beş gün köylerde saklanan İbrahim Kaypakkaya, donma tehlikesi altında sığındığı köyde bir öğretmenin ihbarı üzerine tutsak düştü.

Buradan getirildiği Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'nda aylar süren işkenceli sorgulardan sonra parçalanarak, 18 Mayıs'ta katledildi. Kafası, elleri ve ayaklarında kesiklerle iki gün sonra babasına teslim edildi.

Kemalizm ve Kürt sorununda devrimci kopuş

İşkencede 'ser verip sır vermeyen' İbrahim, faşist rejimin Kemalist ideolojisiyle köklü bir kopuş gerçekleştirdi. Kaypakkaya, ulusların kendi kaderini tayin hakkında net bir tutum takındı. Kaypakkaya, “Türkiye egemenlerinin harcı” olarak değerlendirdiği Kemalizmi 'devlet ideolojisi', “faşist ideoloji' olarak temellendirdi. Kırlardan kentlere devrim stratejisini benimseyen Kaypakkaya'nın yazıları, Seçme Yazıları adlı kitapta toplandı.

Alevilik 'suçu' da işlemiş

İbrahim Kaypakkaya, faşist rejimi sadece siyasal mücadelesi ve ideolojisi ile değil Alevi kimliği ilede tedirgin etti. Gazeteci-yazar Temel Demirer hakkında İbrahim Kaypakkaya'yı övdüğü ve onun kurduğu TKP/ML örgütünün propagandasını yaptığı gerekçesiyle açılan dava dosyasındaki belge, Kaypakkaya'nın 'ALEVİ' notu düşülerek fişlendiğini gösterdi. 1972 yılına ait dönemin Çorum Vali Yardımcısı Öçer Öznen'in imzasının bulunduğu belgede, “İlimiz Alaca ilçesi Karakaya köyü nüfusuna kayıtlı olup Ankara Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nce hakkında tutuklama kararı verilen Ali oğlu 1949 doğumlu İbrahim Kaypakkaya'nın (ismin altında el yazısıyla 'ALEVİ' yazıyor) yakalanarak Sıkıyönetim Komutanlığı'nca tutuklandığı Ankara Valiliği'ne bildirilmiştir” ifadeleri yer alıyor. Bu belge, aynı zamanda faşist rejimin sürekli inkar ettiği Alevilerin fişlendiği gerçeğini de ortaya koyuyor.


atılım

Nedir bu başımdaki felaket
Kırk yıldır sefalette bu Ahmet
Kefenimi alın dikin bir zahmet
Gömün beni, gömün beni bir başıma.

Elimde değil, susamıyorum...


Ahmet Kaya
16 Kasım Ölüm Yıldönümü
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
hakancem (18-08-08), HANNİBAL (19-08-08), pavel (19-08-08)
Eski 18-08-08, 09:04 Çevrimiçi   #6
Grup Lideri
Antikapitalistler
 
ŞiYaR - ait Avatar
Genel Mesajlar: 6.745
Teşekkür etti: 12.503
Teşekkür edildi: 7.687
RepForum Gücü: 140
Forum Puanı:57449
ŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
İbrahim 2-3 yaşındaydk ki anası ile babası ayrıldılar.Ali kaypakkaya aynı köyden yeniden evlendi,yeni karısı İbrahime hiçbir zaman öz anasını aratmadı.İbarhimin kardeşlerini çogaldı,yoksul evin ekmegi üçken beşe,beşken altıya bölünmeye başladı.
İbo 9 yaşına kadar köylerinde davar güttü,haşarılıgın,dövüşkenligin,agırbaşlılıgın birbiriyle kaynaştıgı ödünsüz inandırıcı bir kişigi vardı.Herşeyi aşırı merak eder,anlamaya çalışırdı,ne iş verilse tutuyor,verilen işi bitirmeden dönmüyordu.9 yaşına geldiginde Ali Kaypakkaya İbo'yu köylerine 20 km uzaklıktaki Karamahmut köyüne gönderdi,orada bacısının yanına verdi,ikinci sınıfı bitirince babası onu bu köyden alıp Ortakışla köyünde okula verdi...
Daha o günlerde yaşıtlarıyla her alanda yarışır ve öne geçerdi fakat hiçbir zaman önde oluşunun kuruntusuna kapılmıyor arkadaslarıyla alay etmiyordu,çogu zaman bir yarışta önde olacagını belli etmezdi bile,bir başkası kendini önde sansın ve sevinsin diye beklerdi.Köyüne,topragına yapışık gibiydi sanki,yerinden ayırsan solabilir izlenimi veriyordu.yanısıra okumaya da garip bir tutkusu vardı,koyun gütmeye giderken bile defter kalem götürür,okuma kitabını defalarca devirirdi.
Beşi bitirdigi yıl ögretmen olacagım demişti babasına.Ali kaypakkaya oglunun bu hevesine arka çıktı,İbo'yu yatılı sınavına soktu,ailece oldukça yoksullardı,İbo sınavı kazandı ve Hasanoglan Ögretmen Okuluna yatılı ögrenci olarak alındı.Ömrünün 6 yılı bu okulda geçti.Yazları ve ara tatillerinde köyüne dönüyor anasına.bacısına yardım ediyor bununla da kalmıyor köylünün ne işi varsa omuz veriyordu.Diger ögrenci arkadasları köylüye karışmaz işe katılmazken İbo köye gelir gelmez ne iş varsa hemen onu yükleniyordu.
İlk devrimci düşünceleri Hasanoglan'da kendi gücüyle bulmaya başlamıştı,okuyor,okuyup geliştikçe davranışları ve ilişkileride degişiyordu.Okulundan köye gelir gelmez ''köylüden biri'' oluveriyor,köyün en yoksullarını dolaşıyor hatırlarını soruyor,dertlerini dinliyordu.
16-17 yaşlarına gelmiştiki adını çevre köylerde dahi bilmeyen yoktu.Köylü agzında ''allah evlat verecekse İbrahim gibisini versin'' sözü hayırlı bir dilek olarak söyleniyordu.Gücüyle oldugu gibi düşüncesiylede yaşıtları arasında öne fırlaması gericilerin şimşeklerini çekmeye başlamıştı.Okulunda ''yeşili sevmiyorum'' başlıgıyla yazdıgı bir yazı ögretmenlerinden birini çok kızdırmış İbo'ya ''peki kızılımı seviyorsun'' diyerek bir hayli eziyet çektirmişti.
İbo Hasanoglandan 'pekiyi' dereceyle mezun omuştu.Çapa Yüksek Ögretmen Okulu adayları arasına girdi.İstanbul hayatında yeni bir dünya,yeni bir yoldu...
Kendi gücüyle hamurunu yogurdugu ilk ''ilkel devrimci'' düşünceleriyle Çapa'ya geldi.İstanbul2a gelişinin daha ilk yılında serpildi ve sivrildi.Hızı tutulmaz bir gelişim gösteriyordu,okulun en verimli,devrimci görüşlere yatkın çocuklarını cevresinde toplamya başlamıştı bile,ögrencilerin yürekli,ilerici unsurları arasında birlik oluşturdu,gecesini gündüzüne katıp onlarla tartışıyor,konuşuyor çogalabilmeleri,gelişip güçlenebilmeleri için çaba harcıyordu.
1967-68 ögretim yılı önceki yıla oranla daha hareketli açıldı,bu genel hareketliligin dogal bir parçasıda İbo'nun çevresinde oluşmuştu,okulda çnder olarak sivrilmişti.Ve İbo Fikir Kuluplri Federasyonuna baglı olarak Çapa Yüksek Ögretmen Okulu Fikir Kulubunu kurdu...İbo için yeni bir dönem başlamıştı,yönetici ve önder kadro oalrak sorumlulugu artmıştı.Bir nokta geldi ki,dalgaların uysal dagılımı rüzgarlandı ve çalkantıya dönüştü.Devrimciler ''Üniversiteleri işgal''eylemi başlattılar.İbo bu işgallerde sabahlara kadar nöbet tutan devrimcilerden birisiydi,konuşmalar yapıyorateş başlarında eylemler üstüne tartışıyor,dövüş alanlarında en öne fırlıyor canla başla çalışıyordu...
1968-69 dönemi gençligin belli aktif unsurlarının bir yanıyla,işçi-köylü kesimleriyle ilişkiler kurmaya başaldıgı bir dönemdi.İbo,6. Filo ve Kanlı Pazar gibi olaylarda önde yürüyen devrimcilerden biri oldugu gibi ö dönemde fabrikalarda ve köylerde çalışan sayılı devrimcilerden de biriydi....
1970, nice yigit gencin ardı ardına düştügü,devrimcilerin baskı şiddet ve vahşete karşın canları agzında direnip çalıştıkları bir yıldı.İbo bu dönemde özellikle revizyonizm üzerine düşünüyor,arkadaslarıyla tartışıyor,onlara revizyonizmi iyi ögrenmelerini söylüyordu.Kırlarda ve kentlerde,köy ve fabrikalrda kitlelerin mücadele ruhunun yükseldigi bir yıldı,birçok kitle eylemi olmaktaydı...Ve kitlelerin yükselen mücadelesi 15-16 Haziranda sokaklarda şekillendi,şehrin dört bir yanından kitlelerin dalgalandıgı bu günlerde İbo'da işçiler arasındaydı,küçük komiteler oluşturmuştu,gece sabahlara kadar bildiri basıyor,gündüz şehirde dövüşün en sıcak yaşandıgı yere koşuyordu,işçilerle kol kola barikatlardan geçiyordu...
1971 yılında çorum köyleinde araştırma çalışmalarına çıktı,onun çorum köylerine dogru yola çıkışı aynı zamanda Türkiyede açık faşizmin tezgahlandıgı günlere denk geldi,derken sıkıyönetim ilan edildi..Birçok devrimci anadolunun çeşitli bölgelerine dagıldı...bu bölgeden ayrılmaya karar verdi...
İbo bu ayrılışından 24 Ocak 1973'e dek zaman zaman İstanbul ve Ankaraya ugramakla beraber genel olarak Tunceli,Malatya,Antep, yörelerinde,Silvan,Nazimiye,Kürecik ilçelerinde,Haydaranlarda,Nurhaklarda,Düzgün Daglarında,yaylalarında dolaştı...
1973'ün ocak ayının 24.sabahıydı İbo ve arkadasları bir anda ateş altındaydılar.Ali Haydar YILDIZ ŞEHİT,ibo yaralanmıştı fakat kalbinin çarpıntısı durmamıştı...beşinci günüydü vuruluşunun indigi ve yardım istedigi köyün gerici muhtarı tarafından ihbar edilerek yakalandı...
17-18 mayıs,üç ay süren işkenceler sonucu İBRAHİM KAYPAKKAYA düşmanı ininde teslim alarak ölümsüzlük kervanına katılmıştır...Ve Nisan Mayıs'a devrederken toprak yeşillenmeye,kar daglara çelikmeye,su kabarmaya,hava ılımaya başlarken aklına İbo düşer Ali Kaypakkayanın,oglunun başucuna gelir çöker...son mektubunun sözleri çınlar kulagında..


........GİDER....GİDER NİCE KOÇ YİGİTLER GİDER
SENİNDE İÇİNDE BİR OGLUN VARSA ÇOK DEGİLDİR
EY MAVİ GÖK YAGIZ YER BİLESİN Kİ/YÜREGİMİZ KABINA SIGMAMAKTA
ÖRSLE ÇEKİÇ ARASINDA YOGRULDUK/HINCIMIZ DERYA GİBİ KABARMAKTA.......
---İBRAHİM KAYPAKKAYA----
Biyografi---Nihat BEHRAM.....


(ALINTIDIR)

Nedir bu başımdaki felaket
Kırk yıldır sefalette bu Ahmet
Kefenimi alın dikin bir zahmet
Gömün beni, gömün beni bir başıma.

Elimde değil, susamıyorum...


Ahmet Kaya
16 Kasım Ölüm Yıldönümü
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
HANNİBAL (19-08-08), pavel (19-08-08)
Eski 18-08-08, 09:06 Çevrimiçi   #7
Grup Lideri
Antikapitalistler
 
ŞiYaR - ait Avatar
Genel Mesajlar: 6.745
Teşekkür etti: 12.503
Teşekkür edildi: 7.687
RepForum Gücü: 140
Forum Puanı:57449
ŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
Ibrahim Kaypakkaya nin yakalandiginda, Fehmi Altinbilek (albaydi sanirim)ile arasinda gecen diyalog.*

Fehmi Altinbilek: Ibrahim Kaypakkaya senmisin?
Ibo: Biliyorsan ne soruyorsun?
Fehmi Altinbilek: (alayli bir tavirla) Evet Haydar Mecit** ,kömden nasil kactin?
Ibo: Senin gibi fasistlerden nasil kacilirsa, canimi disime takip kactim.
Fehmi Altinbilek: Parkasina bakin..ordu mali, bunlar hem devlet yikicisi hemde devlet hirsizi.
Ibo: Devlet yikicisi olmak,devlet cakali olmaktan iyidir !
Fehmi Altinbilek: Türk devletinin cakali olmak,Rus devletinin cakali olmaktan iyidir.
Ibo: Ben Rus cakali olsaydim, varsova paktina girerdim..elimdeki silah,sirtimdaki üniformada o paktin olurdu.
Sen sadece bu devletin degil,ayni zamanda NATO nunda cakalisin.
Fehmi Altinbilek: Ellerini arkadan kelepceleyin,yola cikiyoruz!

*Muzaffer Orucoglunun "Tohum" kitabindan alintidir.
**Ibo nun sahte kimligindeki ismi Haydar Mecitti.

Nedir bu başımdaki felaket
Kırk yıldır sefalette bu Ahmet
Kefenimi alın dikin bir zahmet
Gömün beni, gömün beni bir başıma.

Elimde değil, susamıyorum...


Ahmet Kaya
16 Kasım Ölüm Yıldönümü
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
HANNİBAL (19-08-08), pavel (19-08-08)
Eski 18-08-08, 09:07 Çevrimiçi   #8
Grup Lideri
Antikapitalistler
 
ŞiYaR - ait Avatar
Genel Mesajlar: 6.745
Teşekkür etti: 12.503
Teşekkür edildi: 7.687
RepForum Gücü: 140
Forum Puanı:57449
ŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazŞiYaR tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
İFADENİZ Mİ NEYİNİZ VARSA ALIN; OĞLUMUN CENAZESİNİ VERİN...
Binadan koşar adımlarla çıkan yarbay cipin yanına geldi. Ali Kaypakkaya'ya inmesini söyledi. Birlikte aynı binaya girdiler. Bir koridordan geçtikten sonra yarbay, Ali Kaypakkaya'yı bir odaya aldı.
İçeride beyaz önlüklü bir adam vardı. O adamı görünce bu kez Ali Kaypakkaya'nın içi kararmış "İbrahim belki de hasta, yine hastaneye yatırdılar, bu adamların telaşı bundan" diye düşünmeye başlamıştı.
Beyaz önlüklü adam, Ali Kaypakkaya odaya girince telaşlı ve tedirgin davranışlarla ona "otur şuraya, buyur sigara yak..." demiş paketinden sigara uzatmıştı.
Ali Kaypakkaya ne sigara aldı, ne de oturdu. Odada aşağı yukarı dolanmaya başladı.
O sırada birden kapı açıldı. Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Şükrü Olcay yanında bir albay, hastane müdürü ve bir-iki subayla içeri girdiler.
Şükrü Olcay yukarıdan aşağıya Ali Kaypakkaya'yı süzdü, "Sen İbrahim Kaypakkaya'nın babası mısın" diye sordu.
Ali Kaypakkaya "Evet" diye yanıtladı onu.
Sonra Şükrü Olcay kesin ve katı bir sesle "Bunu birdenbire söylemek olmaz, ama ben söyleyeceğim; İbrahim öldü...." dedi.
Ali Kaypakkaya'nın birden bütün kanı çekildi. "Anlayamadım..." diye kekeledi.
"Oğlun öldü diyorum" diye sözünü yineledi Şükrü Olcay.
Ali Kaypakkaya şaşkın ve birden bembeyaz olmuş yüzü altından "Neden ölsün benim oğlum, ölmez o..." diye karşılık verince... "Öldü diyorum, işte öldü o..." diye kesip attı Şükrü Olcay.
Ali Kaypakkaya bu kez garip bir şekilde hareketlenmiş ve sanki boğulmak üzere olan bir insanın çırpınışlarıyla bir yandan yutkunuyor bir yandan ceplerini karıştırıyordu. Sonra cebinden mektubunu çıkarıp "işte yazdığı mektup beni çağırıyor, ölmez benim oğlum, hasta değildi, sağlığım yerinde diye yazıyor" diye bağırmaya başlamıştı.
Şükrü Olcay "intihar etti, oğlun intihar etti..." diye bağırarak karşılık verdi ona. Ali Kaypakkaya ise kesik kesik yanan yüreğini dışarıya vuruyordu: "Hayır, hayır oğlum öldürüldü, oğlumu öldürdünüz, onu öldürdünüz, onu öldürdünüz, onu döve döve öldürdünüz, oğlumu siz öldürdünüz..."
Odadakilerden birisi "sus, yoksa haddini bildiririz" diye kesti Ali Kaypakkaya'nın yakarışlarını; gözdağı verdiler ona.
Ali Kaypakkaya bir aralık suskunluktan sonra, içli ve acılı bir sesle "verin benim cenazemi, ifadeniz mi neyiniz varsa alın; oğlumun cenazesini verin..." dedi.
İlkin "vermeyeceğiz, biz gömeriz" dediler. Bu söz üzerine birden yırtıcı bir sesle Ali Kaypakkaya "Cenazemi vermezseniz bir adım gitmem" diye diretti.
Şükrü Olcay bu sıra beyaz gömlekli adama dönerek "Şuna su verin" dedi. Ali Kaypakkaya "suyunuzu falan istemiyorum, oğlumun cenazesini istiyorum, onu dişimi tırnağıma takıp büyüttüm, bir gecekondum var, şimdi onu satıp oğluma harcayacağım, köyüme götüreceğim..." diye karşılık verdi.
Şükrü Olcay çevresindekilere "Muamelesini yapın" deyip döndü ve çıktı odadan.
Sonra Ali Kaypakkaya'yı getiren yarbay onu tekrar alarak dışarıya çıkardı. Oğlunu görmek için Diyarbakır'a ilk indiği gün kapısından çevirdikleri Askeri Hastane'ye geldiler.
Orada Ali Kaypakkaya'ya yapması gereken birtakım işlerden söz ettiler. O da gidip belediyeden bir "müsaade kâğıdı" aldı. 430 lira verip bir tabut seçti. 70 liraya kefen satın aldı.
Kefen katlanırken, yolda gelirken kurduğu düşleri, oğlunun çocukluğunu, gözü önüne gelen kundağını, onu kucağına alışını anımsadı.
Sonra bir hamal tutarak tabut ve kefeni ona verip hastaneye döndüler.
Belediye memuru "taşınabilir" diye bir kâğıt imzalayıp verdi ona. Bir yer gösterip oturup beklemesini söylediler.
Oğlu yaralı yattığı günlerde, yüzünü göstermedikleri koridorlarda, şimdi onu görmeyi bekliyordu.
Bir süre sonra İbo'yu buzdolabından çıkardılar. Ali Kaypakkaya'ya "işte oğlun hazır" dediler. Kafadan kesikti. Karnı, kolları, bacakları ve kaba etleri yarılmıştı. Parça parça edilmişti İbo. Gövdesi delik deşikti. "Otopsi" diye mırıldandı onu buzdolabından çıkaran adam. "Peki ya bu delikler ne?" diye söyledi Ali Kaypakkaya. Ses etmediler.
Oğlunun karşısında sanki kanı kurumuştu Ali Kaypakkaya'nın, Karşısında o yiğit, o dal gibi oğlu yerine, kesilmiş, delik deşik edilmiş insan parçaları duruyordu. Boğazı ve gırtlağı tamamen çürümüş ve simsiyahtı. Sanki çembere alınmış da sıkılmış gibiydi. Daha sonra da kesilip parçalanmıştı boğazı. Omuzlarında, göğsünde sürüyle delik vardı.
Görüntüler karşısında İbo'yu tabutuna yerleştiren hamal ağlamaya başlamıştı. Ali Kaypakkaya ona parasını vermek istemiş, adam almamıştı. "Bu bizim insanlık görevimiz" demişti. Nöbetçi erler ve hastabakıcılar Ali Kaypakkaya'yı yatıştırmaya çalışıyorlardı.
Gelirken İbo'ya vermek için yanına aldığı 1200 liradan 550 lira kalmıştı.
Gidip bir taksiyle pazarlık yaptı. Taksici parayı peşin istedi. Sonra Ali Kaypakkaya'ya "Uçağa götür" dediler. Arkasından hep birileri geliyordu.
Uçakta 240 lira tabut taşıma parası aldılar. Cebinde kalan diğer parayı bilete verdi. Çıkışmayan kısmı için "Arkasından gelenlerin" araya girmesiyle "sonra alırız" dediler.
Oradan Ali Kaypakkaya'yı havaalanına getirip polise teslim ettiler.
Havaalanında uçuş bekleme salonuna alınırken arama kabininde Ali Kaypakkaya'yı arayan polisler, onun ceplerinden oğluna getirdiği ve İbo'nun savunması için babasından istediği bildirileri buldular. Evirip çevirip bakıyorlar ve söyleniyorlardı. Ali Kaypakkaya "Onları oğlum istemişti, savunması için gerekiyormuş, ona getirmiştim" diye açıkladıysa da, polisler "Yok efendim yok, bunlar suçtur, yasaktır, madem oğlun öldü, yorgan gitti kavga bitti deyip bunları yırtacaktın, seni suçlu olarak alıkoymamız gerekiyor..." diye bağırdılar.
Ali Kaypakkaya bu davranış karşısında polislere "Oğlum ölmüş, bildiriyi nasıl düşüneyim, sabah beri bir dilim ekmek bir yudum su canıma girmemiş" diyerek kendisini bırakmalarını söylemiş, oradaki bir kadın polisin araya girmesiyle Ali Kaypakkaya'yı bırakmışlardı.
Uçak Ankara'ya indiğinde Ali Kaypakkaya'yı iki yüzbaşı karşıladı. Onunla taksi tutmaya çıktılar. İbo'yu taksiye yerleştirip bağladılar.
Önde İbo'nun bağlı olduğu taksi, arkada "takipçilerin" arabası evin önüne geldiler.
Babası İbo'yu evine taşıdı. O gece evinde onun başında bekledi. Başı avuçlarında düşündü durdu, yaşlandı durdu oğlunun başucunda. Sabah erkenden gidip bir minibüs tuttu. Ve oğluyla birlikte köylerine geldi.
İbo ile birlikte "takipçiler" de köye geldiler.
Çevre köylerden İbo'nun köye geldiği şaşılası bir biçimde kısa sürede duyulmuştu. Onu duyanlar öbek öbek uğurlamaya geliyordu. Evin çevresi bir anda köylülerle dolmuştu.
Mezarlığın karşısından geçen büyük yoldaki benzincinin lokantası önünde "takipçilerin" arabaları duruyordu. Takipçiler orada oturmuş uzaktan köyü ve mezarlığı gözlüyorlardı... *

NİHAT BEHRAM

("İbrahim Kaypakkaya" kitabından,
Umut Yayıncılık, 2. baskı 1996)

Nedir bu başımdaki felaket
Kırk yıldır sefalette bu Ahmet
Kefenimi alın dikin bir zahmet
Gömün beni, gömün beni bir başıma.

Elimde değil, susamıyorum...


Ahmet Kaya
16 Kasım Ölüm Yıldönümü
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (4 Kişi)
hakancem (18-08-08), HANNİBAL (19-08-08), pavel (19-08-08), troçki (22-08-08)
Eski 19-08-08, 03:40 Çevrimdışı   #9
Profesör
Antikapitalistler
 
pavel - ait Avatar
Genel Mesajlar: 3.633
Teşekkür etti: 3.079
Teşekkür edildi: 5.171
RepForum Gücü: 86
Forum Puanı:35280
pavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazpavel tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
ser verip sır vermeyen ülkesinin bağımsızlığı ve özgürlüğü için savaşan önderimizdir...davası uğruna akıl almadık işgencelere maruz kalan ama yılmayan çığlıklarıyla devrimci hareketi ayakta tutan önderimiz ibrahim kaypakkaya dır...
"Türkiye'nin geleceği çelikten yoğruluyor; belki biz olmayacağız ama bu çelik aldığı suyu unutmayacak"
asil onurlu önderi saygıyla anıyorum....

paylaşımın için teşekürler arkadaşım...

CEZALI ÜYE
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
hakancem (19-08-08), HANNİBAL (19-08-08), ŞiYaR (19-08-08)
Eski 19-08-08, 17:06 Çevrimdışı   #10
Doçent
Genç Kuvvet
 
Rock'n Rose - ait Avatar
Genel Mesajlar: 2.364
Teşekkür etti: 628
Teşekkür edildi: 975
RepForum Gücü: 23
Forum Puanı:6918
Rock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorRock'n Rose Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyor
güzeL bi payLaşım...eLinize sağLık...

Geri Dönüşü oLmayan ßir TüneLdeyim
Oyunun Adı Hayat ßaşroLde ßen
Yardımcı oyuncuLar sewgi aşk acı geçmi$...
Senaryo konusu
''Her$eye Rağmen MutLu oLma Sanatı''
We oyun ßitti..
PerdeLer indi ı$ıkLar söndü...
YoruLdum artıq...

  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
hakancem (19-08-08), ŞiYaR (19-08-08)
Eski 19-08-08, 17:11 Çevrimdışı   #11
Yard. Doçent
Antikapitalistler
 
αηтιкαριтαℓιѕт - ait Avatar
Genel Mesajlar: 1.236
Teşekkür etti: 331
Teşekkür edildi: 473
RepForum Gücü: 16
Forum Puanı:5237
αηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyor
sır verip ser vermeyen adam diye bilinir...





Ah bir tutsaydın ellerimi
Biraz gözlerime inansaydın
Biliyorsun yapamazdım
Gitmezdim bu şehirden





Bu forumda sigara içilmez.
Cezası: 593 YTL


  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
hakancem (19-08-08), ŞiYaR (19-08-08)
Eski 22-08-08, 00:14 Çevrimdışı   #12
Asistan
Antikapitalistler
 
mls1917 - ait Avatar
Genel Mesajlar: 264
Teşekkür etti: 599
Teşekkür edildi: 544
RepForum Gücü: 10
Forum Puanı:2506
mls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyormls1917 çevresinde seviliyor
keşke dağa çıkmayı seçmeselerdi.
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
troçki (22-08-08)
Eski 22-08-08, 18:30 Çevrimdışı   #13
Rektör
Antikapitalistler
Genel Mesajlar: 8.382
Teşekkür etti: 6.488
Teşekkür edildi: 6.615
RepForum Gücü: 64
Forum Puanı:16138
troçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
Alıntı:
hakancem´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
rica ederim kardesim.....hayatini örnek almaya calistigim insanlardan birisi ibrahim kaypakkaya
hayatını örnek almaya çalışmak mı ?..garip geldi bu cümle ..o kişi dağa çıkmış elinde silahıyla ..oysaki devrimcilerin dağda işi ne ? marsizmde böyle bir şey yoktur ..bence kişilerin hayatlarını örnek almak pek sıcak bakmadığım bir mevzu ..marksizmin kuralları belli , marksistsen dağda olamazsın işçilerin arasında olacaksın ..zira bu iş köylü işi değil..köyde devrim mi olur ?..fabrika ve işçi yokken ?

parasız eğitim , parasız sağlık ve parasız aşk istiyoruz !
  Alıntı ile Cevapla
Eski 22-08-08, 18:31 Çevrimdışı   #14
Rektör
Antikapitalistler
Genel Mesajlar: 8.382
Teşekkür etti: 6.488
Teşekkür edildi: 6.615
RepForum Gücü: 64
Forum Puanı:16138
troçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaztroçki tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ödüller:
Alıntı:
mls1917´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
keşke dağa çıkmayı seçmeselerdi.
aynen öyle dostum ...ya bu hafta görüşemedik

parasız eğitim , parasız sağlık ve parasız aşk istiyoruz !
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Powered by vBulletin Copyright © 2000-2008 Jelsoft Enterprises Limited.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
http://www.zamansiz.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:08 .