| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 |
| Yard. Doçent Antikapitalistler ![]() | Niçin "Kapitalizm" ve ya "Antikapitalizm"?
Kapitalizm mi yoksa Antikapitalizm mi ve niçin "Kapitalizm" ve ya "Antikapitalizm"? Ah bir tutsaydın ellerimi Biraz gözlerime inansaydın Biliyorsun yapamazdım Gitmezdim bu şehirden ![]() Bu forumda sigara içilmez. Cezası: 593 YTL |
|
| | #2 |
| Asistan ![]()
Mesajlar: 484
Teşekkür etti: 473
Teşekkür edildi: 731
Forum Gücü: 25 Forum Puanı:11475 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Öncelikle belirtmek istediğim açılan konuda yapılan kıyaslamayı anlamış değilim... Birisi geliştirilen ve modern çağın ekonomik sistemi olan Kapitalizm ekonomik sistemi bir diğeri ise daha siyasi ve provakasyon içerikli bir karşı çıkış ideolojisi diyemeyeceğim çünkü değil örgütlenmesi ''Anti Kapitalizm''. Kapitalist sistem yani serbest piyasa Global dünya itibari ile düşünülebilecek en ideal ekonomik sistemdir. Yeni Çağın uluslararası imparatorlukları Uluslararası Şirketlerdir ve bu durum kapitalist sistem ile gelişmiştir.Bugün eğer Rekabetçi piyasa yine global sermaye ile beraber güç kazanıyor ve ülkelerin pazar payları gelişiyorsa bu Kapitalizm sayesinde olmaktadır. Birçok çevre bu durumu günümüzde yaşanan siyasi krizler ve karmaşıklık itibari ile yaşanan resesyonlar dolayısıyla batıya endeksleyerek eskisi gibi olmadığını öne sürsede Global 500 'da yer alan şirketlerin kar oranlarına bakıldığında bu tez çürütülmüş olacaktır.Kapitalist sistem toplumların her alanda gelişimi için avantajdır. Konu кємαℓιѕтüяк tarafından (29-08-08 Saat 23:09 ) de değiştirilmiştir.. |
|
| Mesaja teşekkür eden: | Marcus T.CICERO (30-08-08) |
| | #3 |
| Yard. Doçent ![]()
Mesajlar: 1.242
Teşekkür etti: 990
Teşekkür edildi: 1.059
Forum Gücü: 29 Forum Puanı:10757 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Öncelikle belirtmeliyim ki, "antikapitalizm" terimi bir ideoloji değildir, kapitalizme karşı gelştirilmiş diğer ideolojileri temsil eder. Dünya üzerinde en büyük ve en avantajlı ekonomik sistem kapitalizmdir ve daha önce de belirttiğim gibi, kişinin kendisini düşünürken devlete katkı sağladığı bir ekonomik sistemdir. Kapitalizm başlı başına bir ideoloji kabul edilemeyeceği gibi insan hakları, demokrasi ve hukuk sistemlerinin iyi işlediği ülkeler için elit diye tanımlayabileceğimiz bir ideolojik unsurdur. Dünya üzerinde rekabet en iyinin en ucuza çıkmasını sağlayan bir olgudur. Bu olguyu geliştiren ve aslında üreticiden çok tüketiciyi koruyan kapitalizm, devletin gelişmesini ve refah seviyesini artmasını yine rekabetçi piyasa sayesinde başarır. Eğer buna iyi denetim yapabilen bir hukuk sistemi eklenirse dünya üzerindeki en iyi sistem olduğu açıkça görülecektir. Kapitalizmi eleştirenler genellikle Birleşik Devletler gibi ülkelerin dış politikalarını eleştirmekte ve kapitalizmle bu devleti ve politikalarını eşit tutmaktadırlar. Halbuki, kapitalizm bir devlete veya politikaya ait olamayacağı gibi bir ülkenin politikaları da bu sistemin kötü olduğunu göstermez. Kapitalizm rekabetçi politikası sayesinde hem en kaliteliyi ortaya çıkarır hem de en ucuzu teşvik eder. Aynı mal ve kalitede iki üründen, tüketici ancak en ucuz olanı seçecektir. Eğer devlet tekelinde bir malı alıyor olsaydı, aldığı malın kalitesi kötü ve fiyatı pahalı olduğu halde seçeneği olmadığı için ürün yine alınacak, bu ise yaşam standartının düşmesine neden olacaktır. Aynı durum hizmet sektörü için de geçerlidir. Sonuç itibarıyla "Kapitalizm" ve "Diğerleri" arasındaki fark işte budur. |
|
| Mesaja teşekkür eden: (4 Kişi) |
| | #4 |
| Profesör Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 3.633
Teşekkür etti: 3.079
Teşekkür edildi: 5.170
Forum Gücü: 86 Forum Puanı:35280 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | kapitalizm ve onun savunucusu beyler... parabaronları ve sermaye babaları sizler kazancınıza kazanç katarken bu halk sürünüyor tersanelerde sırf sizler daha az masrafla daha fazla para kazanasınız diye tedbirsizlikten ölüyor... sizler ülke ekonomisi ayakta tutmak bahanesi ile işçinin emekçinin paralarını aldığınız yatlarda villalarda ezerken bu halk açlıktan ölmemek için her güne yeni umutla bakıyor.. kapitalizmin getirisi sizlerin ceplerini doldurmaktan başka hüneri neymiş!!! bu ülke siz ve sizin gibi kan emici emperyalist güçlerin her gün daha fazla pençesine düşerken halkın kazancı bu emperyalist kan emicilerin kasasını dolduruyor... CEZALI ÜYE |
|
| Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi) |
| | #5 |
| Doçent Düşünürler grubu ![]()
Mesajlar: 2.504
Teşekkür etti: 2.802
Teşekkür edildi: 2.824
Forum Gücü: 104 Forum Puanı:45037 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kapitalizmi savunmak sanırım sadece kapitalizmin kaymağını yiyen kesimce yapılır..Burada anti arkadaşlarımız bir yanılgıya düşüyor..Kapitalizmin muhasebatını yapmakla savunmak ayrı kavramlardır..Dünya düzeni bunu kabul etmişse bu bir kaç kişinin suçlanacağı bir olgu değil toplumların topyekün sorgulanmasını gerektiren bir durumdur..Antici arkadaşlara sormak isterim kapitalist düzene karşı koymak için neler yapıyorlar?..Mesela kendi ideolojilerine göre herkesin ve herşeyin hakkını vermek esassa ; bilgisayar teknolojisini kullanmamayı düşünürler mi?..Bill Gates sanırım kapitalist düzende kendine sağlam biryer sağlamış durumda..Kendi lisanslı işletim sistemlerini satmak için Microsoft kullanıcılarına kök söktürüyor..Şimdi burada illegal işletim sistemi kullanarak kapitalist düzene baş mı kaldırmış oluyoruz..Ya da emekçinin ve emeğin hakkını vermek adına lisanslı işletim sistemi mi kullanmalıyız?..Yada bedava müzik indirmeyen antici arkadaşımız var mı?..İndirdikleri müziğin hakkını vermeyerek kimlerin hakkını yiyorlar?...
|
|
| Mesaja teşekkür eden: | Sodir (02-09-08) |
| | #6 |
| Öğretim üyesi Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 1.104
Teşekkür etti: 1.183
Teşekkür edildi: 1.033
Forum Gücü: 37 Forum Puanı:16005 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | kapitalist sistemi savunan kişiler bigbang in dediği gibi zaten bu işin kaymagını yiyen kişilerdir... zaten bunlardan birinin bu sitede dediği bilaf aklımda ... sizler gelecekte cöplükte yiyecek ararken ben şöminemin karsısında viskimi yudumluo olıcam... ![]() zaten böyle bir kişiden insanlık namına bişi beklemek imkansızdır... bu işin kaymagını yiyenler bir bakıma insanları sömürenler sosyalizmden nefret ederler çünkü ellerindekilerin gitcegini bilirler sosyalizmde... buda işlerine gelmez... sömürüsüz bir dünya ise hiç hoslarına gitmez... o kapitalizmi savunan kişiler acaba bir kere bile olsa açlık duygusunu tatmısmı die merak bile etmiyorum çünkü tatmadıkları kesin... ![]() kapitalizm; daha cok para kazanmak adına insanları ölüme sürüklemekten cekinmeyen bir seydir... pavel in dediği gibi o tersanedeki işçilerin ölümüde kapitalizmdir... eee sizinde dediğiniz gibi kapitalizmde büyük balık küçük balıgı yutar... kimsede küçük balık olmamak için insanların sırtından daha fazla kazanmaya calısır ve daha fazla sömürür, kimini ölüme kimini ise aclıga götürür... keşke o tersanelerde sizin ananız babanız calıssaydı... bakalım gene böyle konusabilcekmiydiniz ![]() son olarak sevgili bigbang... keşke senle oturup bu konuları karsılıklı tartısabilseydik seve... omedya mına |
|
| | #7 |
| Profesör Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 3.633
Teşekkür etti: 3.079
Teşekkür edildi: 5.170
Forum Gücü: 86 Forum Puanı:35280 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | sevgili bingbang; öncelikle kapitalizme karşı bir duruş sergilemek sadece sosyalizmi savunan bireylerin değil kazancını alın teri ile elde eden herkesin görevidir.. belki yazdıklarında bulunmayan bir kaç şeyi belirteyim öncelikle bazıları hala antikapitalizme veya emperyalizme karşı duruş sergiileyen ve marka giyen içtiği sigarayla ideolojisini karşılaştıran sığ görüşe sahip arkadaşlar var..sosyalizmde asıl amaç kişinin hak ettiğini her alanda gerek giyimde gerek sosyal hayatta gerek yediği yemekte kısacası insanın ihtiyaç duyduğu herşeyde en iyisine sahip olması ve bunu adeletli bir dağıtımla halka ulaşması ereğindedir... gelelim internet ortamındaki gerek mp3 gerekse diğer yazılımları indirme mevzusuna bende emeğin sömürülmesinden yana değilim özellikle bu mp3 olayı ve internettten indirilen şarkılar sanatçıların emeğine ,alın terine yapılmış bir tecavüzdür.. eğer emeğimize saygı duyulmasını istiyorsak bizde aynı özveriyi göstermeliyiz...tabi birde izin alınarak yapılan bu tür dosyaların indirlmesinde hiç bir sakınca görmüyorum... CEZALI ÜYE |
|
| Mesaja teşekkür eden: | αηтιкαριтαℓιѕт (03-09-08) |
| | #8 |
| Doçent Huzur Pınarı ![]()
Mesajlar: 3.158
Teşekkür etti: 1.387
Teşekkür edildi: 1.829
Forum Gücü: 50 Forum Puanı:19920 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Batı dünyasında feodalizmin çöküşünden bu yana egemen olan ekonomik sistem.Kapitalist ekonominin temel özelliği üretim araçlarının büyük çoğunluğunun özel ellerde bulunması ve üretimle gelir bölüşümüne önemli ölçüde piyasaların işleyişinin yön vermesidir.Ancak bir sistem olarak yerleşmesi onaltıncı yüzyıldan sonra gerçekleşti.Kapitalizmin gelişmesine katkıda bulunan diğer bir etmen de Avrupa'da değerli maden arzındaki artış ve bunun sonuncunda fiyatların yükselmesi oldu. Adam Smith, Wealth of Nations'da İngiltere'de onsekizinci yüzyılda kapitalist gelişmenin odağı ticaretten sanayiye kaydı. Önceki yıllarda sağlanan sermaye birikimi, Sanâyi Devrimi sırasında teknik bilginin sanayiye uygulanması yolunda kullanıldı. Adam Smith (1723-1790) "Ulusların Zenginliğinin Nedenleri ve Kaynakları Üzerine bir inceleme" adlı eserinde klasik kapitalizmin ideolojisini ortaya koydu. Smith, toplumların gelişmesini Marksist kurama benzer biçimde çeşitli aşamalara ayırıyordu. Buna göre toplumlar avcılık, göçebeliğe dayalı tarım, feodal çiftçilik ve ticari karşılıklı bağımlılık aşamalarından geçerler. Her aşamanın kendine özgü kurumları vardır. Sözgelimi avcılık aşamasında mülkiyet olmadığı için adlî kurumlara gerek yoktu. Ama toplumsal çevrenin büyümesiyle birlikte düzenli orduların yanısıra özel mülkiyetin ve çeşitli ayrıcalıkların korunmasını aracı olarak devlet kurumu gelişti. Fransız Devrimi ve Napoleon Savaşları'nın feodalizmin kalıntılarını silip süpürmesinden sonra Smith'in önerdiği politikalar giderek daha çok uygulamaya konuldu. I. Dünya Savaşı kapitalizmin gelişmesinde bir dönüm noktası oldu. Savaştan sonra uluslararası piyasalar daraldı, altın standardının yerini uluslararası para birimi aldı, bankacılık alanında hegemonya Avrupa'dan ABD'ye geçti, Afurika ve Asya ulusları sömürgeciliğe karşı başarılı mücadelelere giriştiler ve dış ticaretin önündeki engellere yenileri eklendi. Günümüzde en yaygın ve güçlü ekonomik sistem durumundaki kapitalizm, felsefi temelleri, kuralları, amaçları ve sonuçları bakımından İslâm'ın tam karşısında yer alır. Kapitalizmin temelini maddecilik oluşturur. İnsana öngördüğü biricik amaç maddi zenginliğe ulaşmak ve bunu dilediğince tüketmektir. Bu amaca ulaşmak isteyen bireye sınırsız bir özgürlük tanır. Bu nedenle aşırı ölçüde bireycidir. İnsan ve toplum hayatında belirleyici olarak kabul ettiği tek ilke piyasa şartları ve rekabettir. Fırsatçılık ve acımasızlık ise onun ahlâk kurallarıdır. Hep daha çok kâr yapmaya yönelttiği insanlar tutkuları yönünde hiçbir engelle karşılaşmamalıdır. Bütün bunlar kapitalizmi insanlık dışı bir sistem durumuna götürmüştür. Kapitalistin doymak bilmeyen mülkiyet tutkusu kapitalizmi, sınırlarını aşarak dünya ölçüsünde yayılmaya ve özellikle yoksul ülkelerin doğal kaynaklarını yağmalamaya götürmüştür. Bu nedenle kapitalizm İslâm gözünde zulmün ve sömürünün ortadan kaldırılması gereken başlıca nedenlerinden birisidir. (Oycan87 bu kişinin koruması ve sevgi şemsiyesi altındadır..) ---sen çekik gözlerimde büyüttüğüm çerkez düşümsün--- Yeşil Gözlüm Oya gibi, Nakış Nakış seni yüreğime işledim ışığım ![]() . |
|
| | #9 | |
| Doçent Düşünürler grubu ![]()
Mesajlar: 2.504
Teşekkür etti: 2.802
Teşekkür edildi: 2.824
Forum Gücü: 104 Forum Puanı:45037 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
| |
|
| | #10 | |
| Profesör Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 3.633
Teşekkür etti: 3.079
Teşekkür edildi: 5.170
Forum Gücü: 86 Forum Puanı:35280 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
gel gelelim üretim ve tüketim mevzusuna...insanlar ne için çalışıyor hayatına devam edebilmek ve daha iyi bir yaşam tarzına kavuşabilmek için..insanlar gerek mamül üretiminde gerekse hizmet alanında çalışacak asıl amaç bu şartların tüm çalışma hayatına eşit oranda dağıtılabilmesi ve aynı zamanda ücret farklılıklarının ortadan kaldırılması... mesala bir tekstil işçisi günün 18 saatini bir hücrede geçirmeden ailesine zaman ayırarak sosyal hayatını yaşabilmeli ve hak ettiği sadece hayatını sürdürebilmek için gerekli olan ücret olamamalı... CEZALI ÜYE | |
|
| Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi) | αηтιкαριтαℓιѕт (03-09-08), mitralyöz (29-10-08) |
| | #11 |
| Doçent Düşünürler grubu ![]()
Mesajlar: 2.504
Teşekkür etti: 2.802
Teşekkür edildi: 2.824
Forum Gücü: 104 Forum Puanı:45037 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Medeni diye nitelendirebileceğimiz ülkelerde hükümet bir ürüne zam yaptığı zaman halkın tepkisi çok acı oluyor..İngiltere ve Fransa'da bu yaşandı..Eğer günde hala 18 saat birilerini zengin etmek için çalışan varsa sorun başka yerlerde aranmalı..İnsanlar ekmek parası kazanmak zorunda..Örnek olarak söylüyorum bakamayacağınız kadar çocuğunuz varsa kapitalist düzenin eline düşersiniz benim çevremde bakamayacağı kadar çok cocuk sahibi olan bir çok insan var..Aynı örneği vermek gerekirse ; bakamayacağınız kadar çok çocuk sahibi olmanız dünyanın kıt kaynaklarının adil dağıtılmasında sorun teşkil edecektir ve kapitalist sermaye planlarını buna göre kuracaktır..Bu dediğim örnek çok basit haliyle karmaşık sorunlar yumağının en küçük parçası..Yani en genel anlamıyla söylüyorum önce "Bilinç"...
|
|
| | #12 |
| Profesör Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 3.633
Teşekkür etti: 3.079
Teşekkür edildi: 5.170
Forum Gücü: 86 Forum Puanı:35280 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | zaten bizim yapmaya çalıştığımızda bu toplumsal bilinçlenme ve örgütlenme.... CEZALI ÜYE |
|
| Mesaja teşekkür eden: | αηтιкαριтαℓιѕт (03-09-08) |
| | #13 | |||
| Yard. Doçent ![]()
Mesajlar: 1.242
Teşekkür etti: 990
Teşekkür edildi: 1.059
Forum Gücü: 29 Forum Puanı:10757 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
Halbuki, kapitalizm iyi bir denetim politikası olmadan işletildiği ve hukukun iyi yürütülmediği için ne yazık ki, tershanedeki bu üzücü olaylar ortaya çıkmaktadır. Kapitalizm, insanları açlıktan öldürmez, kapitalizmin yanlış uygulandığı Türkiye gibi ülkelerde öldürür. Birleşik Devletler gibi ülkelerde sıkı denetimli hukuki koşullar sayesinde halk kapitalizmden fayda sağlar, üstelik üreticiden fazla. Piyasada fazlaca malın bulunması rekabet koşullarını artıracağı gibi, haksız kazancı ve faiş fiyatları da önler. En önemlisi ise tekelleşmeyi ve stokçuluğu önler. Yağ kuyruklarını ne çabuk unuttunuz bugün özel şirketler olmasa, kapitalizm olmasa bu noktaya gelinebilir miydi? Bu cevap pavel'in yazısını okuyan tarafsız arkadaşlar içindir. Biz biliyoruz ki, pavel gibi araştırmadan kötü örnekleri göstererek sistemi karalamaya çaışanlar zaten bu millete yarar sağlayacak politika üretememişlerdir. Bu gibi insanların verdikleri zarar aldıkaları nefesten fazladır. Alıntı:
Kapitalizm denilince Sodir'de pavel'le aynı hatayı paylaşıyor. Olaya yanlış örnekten ve yanlış yerden bakıyorlar. Biz kapitalizm deyince elbette "Birleşik Devletler'de bulunan adil bir sistem ve sıkı bir denetime dayanan ve hukuk sisteminin en iyi şekilde işlediği" kapitalizmi kastederiz ve ancak kapitalizmin bu öğelerle birlikte başarılı olabileceğini söyleriz. Biz tershanelerde ölen işçilerin kapitalizm değil, kapitalizmi yanlış uygulayan fırsatçıların mağduru olduğunu söylüyoruz ve ölümleri onaylamıyoruz. Devlet iyi bir şekilde denetlemeyecek ondan sonra suç kapitalizmin olacak. Böyle birşey söz konusu değildir. Kapitalizm, sömürü değildir. Kapitalizm sömürünün önüne düzgün hukukla geçebilen ve en iyinin en uygun şekilde sunulmasını sağlayan bir ekonomik sistemdir. Kötü örnekler sistemi karalayamaz. Pavel ve Sodir gibi arkadaşarımıza sitemi önyargısız araştırmalarını öneririm. Ayrıca şunu da eklemek isterimki bunlar gibi arkaşdaşlar eleştirmek ve sözde bilinçlerdirme çerçevesinde boş konuşmaktan başka şimdiye kadar ne yaptılar? Nasıl bir ekonomik sistem önerdirler? Önerdikleri bu sistemi ne gibi bilimsel deliller ve rasyonel düşüncelerle savundular? Buların hiçbirini yapmadılar ve yapamayacaklarını kendileri de biliyorlar. Ancak kötü örneklerle gurubun tirajını nasıl artırırız, rep punanımızı nasıl yükseltiriz, teşekkür sayılarını kime muhalefet yaparak artırırz ya da bu ve benzeri konularda bizi okuyan kararsızları nasıl aldatıp yanımıza çekeriz gibi kaygılar taşıyabilirler. Bu bugüne kadar ancak karalama ve kişisel sataşmada bulunup da ülke için iyi çözümler üretememiş oldukarı aşikardır. Alıntı:
İslam ne tümüyle maddeciliği ne de, maneviyatı emreder. İslam dengeli ve akıllı yaşamayı emreder ki, tüm canlılar bir denge içinde yaratılmıştır. Kapitalizm bir yaşam tarzı değil, bir ekonomik sistemdir. Bu ekonomik sistemin genel amacına ve prensibine ne gibi öğelerle başarılı olacağına yukarıda değindiğim için bunlara girmeyeceğim. Kapitalizm bir yaşam tarzı olmadığından iddianın aksine fırsatçılık ve acımaszlığı kişiye aşılamaz. Kapitalizm bu duyguları besleyen işletme sahiplerine ise yasalar ve rekabet kuralları çerçevesinde izin vermez. Bu sebeple hakkaniyetli bir sistemin ortaya çıkmasını sağlamış olur. Tekrar ifade etmeliyim ki, kötü örnek sistemin öyle olduğunu göstermez. Rekabet etme kötü değil aksine en iyiyi ortaya çıkarmayı sağlayan bir araçtır. Bu ekonomide olduğu kadar günlük yaşamda da böyledir. İslam'a aykırı olan rekabet değil, haksız rekabettir ki, bu da söylediğim üzre rekabet kurulları ve hukuk ile düzeltilecek bir olgudur. Her insan şüphesiz aynı değildir. Elbette kötü düşünceliler olur ancak bu yasalar sayesinde düşüncede kalır. Kapitalizm başlı başına bir ideoloji olmadığı için insan hayatında belirlediği bir yaşam tarzı yoktur. Ancak komünizmde vardır ve komünizm insanları dinsizleştirip ahlaksızlaştıran ve insanı aslen bozan bir sistemdir. Kapitalizm böyle bir öngörüye sahip değildir çünkü komünizm gibi birilerinin düşünceleri için tüm yaşamı etkilemez, aksine ilgi alanı yalnızca ekonomidir. İşte bu sebepten ötürü ne dine aykırılık içerir ne de insanları kötüleştirir. Kapitalizm uygulandığı ülkelere bakarsanız insaların bu sistemden büyük fırsat ve yarar sağladığını, devletin refahının arttığını görürsünüz. Yine aynı ülkelerdeki halkın ahlaksızlığının kaynağı ise ekonomik sistem değil kendi iç bozukluklarıdır ki kaynağı kapitalizm gösterilemez. Çünkü, kapitalizmin olmadığı ülkelerde de bu mevcuttur. Kısaca, insanın olduğu yerde bu mevcuttur. Mevcut olmayı sürdürecektir. Temel sebep ise insan doğasıdır. Dinin iyi algılanamamasıdır ancak ekonomik bir sistem olan kapitalizm değildir. Umarım bu üç arkadaşımızı okuyanlar bunu okuduktan sonra ellerini biraz olsun vicdanlarına koyar ve rasyonel düşünerek, gerek görürlerse -ki görmelidirler- bunu araştırarak daha iyi bir kanaate "Yönlendirmeden Uzak" bir şekilde varabilirler. Saygılarımla. | |||
|
| | #14 |
| Öğretim üyesi Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 1.104
Teşekkür etti: 1.183
Teşekkür edildi: 1.033
Forum Gücü: 37 Forum Puanı:16005 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | şimdi siz demiomuydunuz büyük balık küçük balıgı yutar die... o zaman kurban kesin olcak kapitalizm de... kimsede kurban olmamak için daha fazla sömürü yapcak... sana bir örnek tabi anlayabilirsen... ![]() bi fabrika düşün... 200 işçi çalısıo ve günde 12 saat çalısarak ayda 200 adet ürün çıkartıyo, bunların işyeri sahibine aylık masrafı 200 milyon... aynı işii yapan baska bir fabri ka açılıo. rekabet ![]() şimdi bu işyeri sahibi küçük balık olmamak için napcak? daha fazla kazanması gerekcek dime! bu nasıl olcak? dur anlatayım... ilk önce işçi sayısını azaltcak ama işçi sayısı azalırsa ne olcak ürün azalcak bu yüzden calısma saatini yükseltcek ama bu da yetmicek daha fazla hep daha fazla... bu sefer sigortasız işçi çalıstırcak yemekleri kötü çıkarcak hep tasarruf anlıcagın ![]() sonrada kriz var diyip para kesicek işçilerden... yani sömürmeye devam edicek senin o yanlıs tanıtılan harika sistemin ![]() sömürülende gene işçiler... sana sosyalizm hakkında bi kaç sey sölemek isterdim ama sabit fikirli oldugun için kafan basmıcak ![]() o yüzden ne kendimi yorcam ne de sen anlamaya calısarak kendini yor... ![]() ha bu arada bu işin kaymagını yemiyorum felan demşinde ; ilk yazımda sizler çöplükte yemek ararken ben sömine basında viskimi yudumlıcam dien kişi sen degilmiydin... ![]() işin kaymagını yemeyen birinden ilginç bir söz... son olarak rep rep die inlionda al sana benden artı rep ![]() ne işe yarıosa ![]() bide tesekkür edeyim ego nu tatmin et seve... omedya mına |
|
| Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi) | αηтιкαριтαℓιѕт (03-09-08), pavel (02-09-08) |
| | #15 |
| Doçent Huzur Pınarı ![]()
Mesajlar: 3.158
Teşekkür etti: 1.387
Teşekkür edildi: 1.829
Forum Gücü: 50 Forum Puanı:19920 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Amerika’dan getirilen Kemal Derviş, bütün ekonomik sorunların tek halledicisi olarak topluma lanse edildi. İki haftadan düze çıkması beklenen ekonomi, nedense tırmanmaya geçememişti.. Kemal Derviş her ne kadar siyasi güvenceden bahsetse de, takıldığı nokta kapitalist sistem içerisinde çözüm aramaktır. Kapitalist sistemi takip eden devletlerin ana gelir kaynağı sadece sömürü ve vergilerdir. Ancak halktan zoraki alınan vergilerle devletin ayakta durma politikası güdülür. Kemal Derviş’de ödenmesi gereken iç ve dış borçlar için halkın omuzuna yeni vergiler yüklemiştir. Sıfır maaş zammı, buna karşı her gün gelen zamlar, ve de her gün tasarlanan ek vergiler… Gelir vergisi batıya ait bir terimdir. Kapitalist devletlerin toplumun işlerini yürütmek için halktan aldığı bir tür gelirdir. Vergi kelimesi daha sonra İslam beldelerinde de kullanılır olmuştur. Bunun sebebi İslam beldelerinde uygulanan sistem kapitalist sistemdir. Kapitalist sistem İslam ekonomik terimlerini de ortadan kaldırmıştır. Beytül mal.. Halkın işlerini gütmek için bu gelirler içerisinde vergi kapsamına giren ve süreklilik arz eden bir gelir çeşidine rastlanmamıştır. Kapitalist sistem içerisindeki gibi %40’lara varan bir vergi sistemi İslam da mevcut değildir. En gelişmiş batı ülkelerinde, hatta bütçe fazlası bulunan Amerika’da bile bugün halktan düzenli bir şekilde %6, %12, %21 oranlarında katma değer vergileri alınmaktadır. İslam devletinde halka herhangi bir şekilde sabit bir vergi konulduğuna rastlanmamaktadır. Resulullah (s.a.v.) döneminde de herhangi bir vergiden bahsedilmemektedir. Halka harcanan giderler zekat, cizye, haraç, öşür gibi çeşitleri belli olan ve alındığı ve dağıtımı da yine belirli olan gelirlerle çözümlenmiştir. IMF gibi, idareciler ve ısmarlama ümmetin başına getirilen Kemal Derviş’ler, bunlara ne kadar faiz ödendi o zaman bırak anaparayı.. Batı sermayedarlarının işlerini gütmek için halktan zorla vergi alıyorlar. Resulullah (s.a.v.) bu hususta şöyle buyurdu: “Kendi rıza ve isteği olmadan bir Müslümanın malını yemek haramdır.” (Ahmed b. Hanbel M.B. 19774). Bu ifade sadece şahıs ile sınırlı değil, devleti de kapsamına alır. Bugün İslam beldelerinde kukla idareciler Müslümanların gelir kaynaklarını (petrol, maden, gaz, su gibi) kafirlerin hizmetine karşılıksız sunmakla kalmayıp, halkı da vergilerle ezmektedirler. Ayrıca kapitalizme göre “vergilendirilmiş mal kutsaldır.” Bu tabirle insanların inançlarını da kendi çıkarlarına alet etmeye yönelmişlerdir. Kapitalist ve zalim idarecilerin vergi almaları rıza dışında gerçekleşen bir olaydır. Hiç bir toplumda gönüllü olarak kapitalizmin ortaya koyduğu vergiyi içten gelerek insanlar ödeme yoluna gitmezler. Vergiler, kanun zoru ve polis gücüyle halktan zorla alınır. Bu ise zulümdür. Deprem vergisi, telefonlara yüklenen ek vergiler, 8 yıllık eğitime katkı vergisi, kriz vergisi işçi ve memurlardan alınan vergiler gibi daha burada sayamadığımız vergilerle halkın üzerinde tamamen maddi bir baskı uygulanmaktadır. devletin Müslümanlara herhangi bir yaptırım, vergi mükellefiyeti hakkı getirmesini doğru bulmaz, yani caiz değildir. Böyle bir duÖrneğin: zekat fonundan almamak kaydıyla Beytülmalın diğer gelirlerinden bir kısmını zekat toplayanlara ücret olarak vermek, bir hastane var iken böylesi hallerde ikinci bir hastaneyi yaptırmak, gibi işler için vergi koymak helal değildir. Devletin hazinesinde mal var ise bu işlere harcar, yoksa vergi koyma yoluna gidilmez.rumda vergiye tabi tutmayı İslam zulüm saymıştır. İslam’ın Müslümanlara vacip kıldığı hususlara gelince; bunu 6 ana nokta da ele almak mümkündür: 1-Cihad ve cihadla ilgili harcamaları para var ise Beytülmaldan, para yok ise, harcamalar bütün Müslümanlara intikal eder. Çünkü hem malları hem de canları ile cihad etmek Müslümanlara farzdır. Resulullah (s.a.v.) Tebük ordusuna yardıma teşvik ettiği gibi. 2-Harp sanayisi için gerekli olan miktar Beytülmalda bulunmazsa, ümmete bu fabrikaları kurmak farz olur. Çünkü cihad doğrudan silahla bağlantılıdır. Silah olmadan savaşılamaz. 3-Fakirler, miskinler, yolda kalmışların ihtiyaçlarının karşılanması için Beytülmalda para yoksa ümmete müracaat edilir. Çünkü fakirlerin, miskinlerin, yolda kalmış kişilerin ihtiyacını karşılamayı, Allah’ın Müslümanlar üzerine farz kıldığı hususlardandır. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Yanında komşusunun aç olarak sabahladığını bildiği halde kendisi tok olarak sabahlayan kimse iman etmiş sayılmaz.” 4-Askerlerin, memurların, kadıların, öğretmenlerin ve bunların dışında topluma hizmet sunan kişilerin ücretlerinin karşılanması Beytül-maldan gerçekleşemiyorsa, ümmetin üzerine bir borç olarak karşılanması gerekliliğini yükler. 5-Varlığı kesinlikle zaruret arz eden, yapılmadığında ise ümmetin zarara uğramasının söz konusu olduğu; yollar, okullar, hastaneler, üniversiteler, mescitler ve su şebekeleri gibi tesislerin kurulması için Beytülmalda para bulunmadığı takdirde bunları tesis etmek ümmet üzerine farz olur. Resulullah (s.a.v.) bir hadisinde; “Zarar vermek de yoktur, zarara zarar ile karşılık vermekte yoktur” (Ebu Davud 3635) buyurmuştur. 6-Açlık, deprem, su felaketleri ve düşman saldırıları gibi olağan üstü olayları karşılamak için Beytülmalda para bulanmazsa bunu karşılamak ümmetin üzerine farz olur. Yukarıda saydığımız durumların karşılanabilmesi devlet bütçesinden mümkün olmadığı an ümmete gidilir. Ancak Müslümanlardan bu hususlarda maddi taleplerde bulunmak, vergi veya yardımlar, Müslümanlardan güçleri nispetinde alınır. Mahkeme harçları, damga pul bedeli, emlak vergisi, gibi vergi ve harçlar alması caiz olmadığı gibi, devletin bu gibi işlere dolaylı yardım ve vergi alması da caiz olmaz. Bu zulüm sayılmıştır. Görüldüğü gibi ihtiyacı karşılayacak kadar bütçede para bulunduğu takdirde ümmetten vergi alınamaz. Bunun için de Beytülmala lazım olan miktar ancak tahsil edilir. Fazlası alınmaz. Hz. Ali (r.a.) Beytülmalda bir şey bırakmamasını Hz. Ömer (r.a.) önermiş ve ona şöyle demiştir: “Her sene sana gelen miktarı taksim et ve ondan hiç bir şey yanında tutma.” Rivayet edildiğine göre, Ömer (r.a.) Beytülmalda ki bütün malları harcardı. Hatta hiç bir şey kalmaması için süpürttürürdü. Yani zaruri olan yerlere harcandığı için Beytülmalda bir şey kalmazdı. bu hususlar Müslümanları ilgilendirdiği için gayri müslimlerden bu vergiler talep edilmemiştir. Allah’ın farz kılmadığı bir vergiyi Müslüman olmayanlardan almak zulüm olduğu gibi Allah’ın emrine muhalif gelinmiş olur. Onlardan ancak cizyeden başka bir şey alınmaz. Kafir devletlerin, Irak üzerinde yaptıkları savaş ve uğranılan zararlar, bölge halklarından (Müslümanlardan) olan; Suudi Arabistan’a, Kuveyt v.s. devletlerden tahsil edilmiştir. Sadece Suudi Arabistan halkı o gün itibariyle Amerika’ya savaş masrafları karşılığında 30 milyar doların üzerinde vergi ödemiştir. Irak’ta elde edilen petrolün büyük bir miktarı yine kafirlere vergi (tazminat altında) ödenecektir. Amerika buralardan elde ettiğiyle bütçesini şişirmiştir. Kapitalist ideolojinin getirdiği uygulamaları tertip eden idareciler, zenginleri daha zengin yaparken büyük bir kesim fakirleşmiş, hatta ekmek bulmakta zorlanır hale gelmişlerdir. Devleti hortumlayanlar fakirler değil zenginlerdir. Ve de devlet onların arkasındadır “Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.” (Muhammed 7) böyle bir zenginleşme ile devletler yürümez adları aşağı ve kötü kalır. bakk ingilizlerle konuş tarihlerinden bahset konuyu kapatırlar ![]() ![]() yada biz zekiyiz derler dönmelik 3kağıtçıyızyerine. ![]() Osmanlı devleti ve vergi sistemi ve uzun zaman yrütülmesi önümüzde koskoca bir örnek.. hımm ülkelere savaş açıyodu denilebilir ben hayır derim 1.ya ordan şikayet geliyordu kendi devlet plotikasına karşı çıkan halktan 2. islamı yaymak zulm altındaki yerlere adalet sağlamak Osmanlı da her devlet gibi bitmiştir hataları olmuştur topladığı ganimet ve vergilerle gelir unsuru bir temel hazırlayamamıştır. mesel aşu zaman da araplar petrol bitiyor diye turizm işine girdiler bunu gibi mesela...tasvip etmiyorum ama benim tasvip ettiğim tek şey var bilim-teknoloji özellikle de ağır sanayi (Oycan87 bu kişinin koruması ve sevgi şemsiyesi altındadır..) ---sen çekik gözlerimde büyüttüğüm çerkez düşümsün--- Yeşil Gözlüm Oya gibi, Nakış Nakış seni yüreğime işledim ışığım ![]() . |
|
| | #16 |
| Öğretim üyesi Antikapitalistler ![]()
Mesajlar: 1.046
Teşekkür etti: 1.271
Teşekkür edildi: 1.177
Forum Gücü: 20 Forum Puanı:7378 ![]() ![]() ![]() ![]() |