| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 | |
| Cezalı Üye | Şarkılar nasıl yazılırlar, ne derler, siz nasıl anlarsınız? Şarkılar nasıl yazılırlar, ne derler, siz nasıl anlarsınız? Hangileri yüreğinizden vurur? Şarkı ne zaman şarkıya, ne zaman hayata benzer? Bazıları niye sadece şarkı, bazıları yaşamın ta kendisidir? Hüzünlü şarkılar dağlayan bıçaklardır, biraz fazla kaçarlarsa pansuman niteliklerini kaybederler. En steril ve etkili olan yöntemlerinde alkol de yardım eder ve her şeyi anlatırlar, her şeyi hatırlatırlar. Hatta siz onları sevmeseniz bile. Sanki cevap üçmüş gibi gelir, şarkılar yön olarak kaça ayrılır diye düşündüğünüzde; “kendine, karşındakine, etrafa” doğru... En az yaralayanı ve en az inanılanı üçüncü şıktır ve etrafa söylenir. En fazla inanılanı ise “ikinci şık”, karşındakine olanıdır ve bir monolog olarak söyleme-dinleme ilişkisini en özel alana kurar. Sanki yatakta ikizinizdir, sizin mecaliniz ve lafınız yoktur, o ise söyler, söyler. Aynı aşk sözleri gibidirler, siz hissetmiyorsanız duymazsınız da. Ve sizin için gerçek değillerdir, olamazlar. Şarkılar aynı sessizlikte kalır, monolog ise siz istediğinizde söylenmek üzere CD - kaset ya da plak formatında bekler. İnanacağınız zaman çalarsınız, sanki ilk kez dinlemiş gibi olursunuz. Bazen tam doğru yere dokunur. “Hah” dersiniz “tam orası, biraz daha yukarı çık, hah işte tam da orası”. “Kendine karşı” olan birinci şık ise, ikinci şık’a öykünür ve aşkın başka bir boyutuna benzer. “Ben bunları hep O’nun için yapıyorum, umarım O biliyordur, anlıyordur” durumları... Sanki yukarıdadır O ve hislerinizi, hareketlerinizi, duruşunuzu biliyor, görüyordur. İkinci tekil şahıs “Sen”e, birinci tekilde söylenir ama aslında “sen” ortada yoktur. “Sen gittin” şarkıları bunlardır. Giden miden yoktur, sadece olmayan vardır ve en acıklı şıkkımız da budur. Birinci şıkkın bir alt kolu, şarkıyı “gerçek ben”e söyler. Mesela “Bodrum Bodrum”da : Bir zamanlar aşık olmuştum Ama şimdi ismi neydi unuttum Dediğinizde lafınız kendinizedir. Eskilerden bir şeyi hatırlar, tam çıkaramazsınız. Burada artık sanal bir “sen” veya “O” yoktur, şarkı “ben”e söylenir, tam bir kalp ve yarım bir ağızla... Yarım ağızla dedik, çünkü şarkılar aslında hayatın metaforlarıdır ve çok da didiklemeye gelmez. Dinlersiniz, seversiniz, sıkılırsanız da değiştirirsiniz. Şarkının içinde söylendiği gibi. “Başka bir şarkı söyleyelim çocuklar / Bu eskidi ve buruklaştı. / Tüm tırnaklarını görüyorum / Kırık / Tüm gemileri alev alev yanıyor ......... Oraya bakın arkadaşlar Hayatta kalan bir yolcu görünüyor. .......... Başka bir şarkı söyleyelim Bu eskidi ve buruklaştı.” ( bu yazı 2000 yılında yeni binyıl gazetesinde yayınlanmıştır. ) Alıntı:
| |
|
| Mesaja teşekkür eden: | BigBang (26-11-07) |
| | #2 |
| Doçent Düşünürler grubu ![]()
Mesajlar: 2.579
Teşekkür etti: 2.858
Teşekkür edildi: 2.892
Forum Gücü: 107 Forum Puanı:46819 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
"Nerden başlasam nasıl anlatsam" diye başlayan Bodrum Bodrum şarkısında sözlerden sonra tamamlayıcı bir söz yok sadece müziğin 4/4 ölçüsündeki tamamlama boşluğu var..Bir sözü bir müzik notası herhalde ancak bu kadar uyumla tamamlar..
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| |