DownLoaduc
Zamansız Tartışma Platform  Sohbet ve Eğlence  Özel Günler
Cevapla
 
Konu Seçenekleri
Eski 28-07-08, 17:07 Çevrimdışı   #1
Doçent
 
ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî - ait Avatar
Genel Mesajlar: 3.187
Teşekkür etti: 3.599
Teşekkür edildi: 2.368
RepForum Gücü: 51
Forum Puanı:17400
ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
iyi Tüm İslam Aleminin Miraç Kandilli Mübarek Olsun





















MİRAC KANDİLİ

“Allah’ın elçisi Muhammed (S. A.S.)’in, uyanıkken, şahsı ile semaya ve sonra yüce makamlardan Allah’ın dilediği yere mi’racı (çıkması) haktır.”
Mi’raç; lügatte, yükseğe çıkmak ve merdiven manalarındadır. İslam ıstılahında ise, Peygamber Efendimizin yüce makamlara çıkartılmasının vasıtasıdır. Sonraları, bu vakıanın özel ismi olarak kullanılır olmuştur. Mi’raç, Hicret’ten bir buçuk sene evvel Recep ayının 27. gecesi vuku bulmuştur.
Konunun daha iyi anlaşılması için; Mi’raçla ilgili bazı terimlerin üzerinde duralım:
İsra: Yürümek demektir. Geçişli fiil olduğu için “geceleyin yürüttü” manasına gelir.
Mescid-i Haram: Kabeyi çevreleyen ve Harem-i Şerif denilen mesciddir. Yeryüzünde ilk defa inşa edilen mabet budur.
Mescid-i Aksa: Kudüs’deki Beytu’l-Makdis’tir. Kabe’den sonra yar yüzünde yapılan ikinci mabettir. «Aksa» denilmesi, Kabe’ye bir aylık mesafede bulunmasındandır. Mescid-i Aksa, Peygamberlerin toplandığı, ilahi vahiylerin indiği mübarek bir yer olduğu için, Mi’raçta Peygamberimizin yol uğrağı olmuştur.
Beytü’l-Ma’mur: 7. kat gökteki melekler tarafından tavaf edilen mabettir.
Sidretü’I-Münteha: Arşın sağında bir ağaçtır ki, ne melek, ne saire, ondan ötesine asla geçemezler.
Refref: Mahiyetini aklımızın kavrayamayacağı bir vasıtadır.
Kabe Kavseyn: İki yay miktarı kadar bir mesafedir.

MİRAÇ NE ŞEKİLDE VUKU BULMUŞTUR?
Mi’raç hakkında Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Keriminde şöyle buyurmaktadır:
« Kulunu (Muhammed (S.A.S.) bir gece, Mescid-i Haram’dan (alıp) Mescid-i Aksa ya kadar götüren (Zat-ı ecelle ve a’lâ her türlü noksan sıfatlardan) münezehtir. (O Mescid-i Aksa ki) biz onun etrafına (feyz ve) bereket verdik (ve bu gece yolculuğunu) ona (o peygambere) âyetlerimizden bazısını gösterelim diye (yaptırdık). Şüphesiz ki O, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) kemaliyle görendir. »

RESULÜLLAH’IN Mİ’RAÇDAKİ BİNİTLERİ
Kütüb-ü Sitte ve diğer hadis kitaplarında mi’raç hadislerinin çeşitli rivayetleri vardır. Bu hadislerde Peygamberimizin mi’raç esnasındaki binitleri anlatılır. Âlâmı Tefsirinde Âlûsî’nin nakline göre, Resulüllah’ın mi’raç gecesindeki binitleri beş tanedir.
1. BURAK: Mescid-i Haram’dan, Mescid-i Aksa’ya kadar.
2. Mİ’RAÇ (Merdiven): Mescid-i Aksa’dan semayı dünyaya kadar.
3. MELEKLERİN KANADI: Dünya semasından yedinci semaya kadar.
4-CİBRİL: Yedinci semadan, Sidre-i Münteha’ya kadar.
5-REFREF: Sidre-i Münteha’dan, Kabe Kavseyn’e kadar.

PEYGAMBERİMİZE Mİ’RAÇDA VERİLEN İHSANLAR
Müslim’in rivayetine göre, mi’raçta Resulüllaha üç şey verildi:
a. Her gün, elli vakit sevabına denk, beş vakit namaz.
b. Bakara Sûresinin son âyetleri.
c. Ümmetinden, hiç bir şeyi Allah’a eş koşmayanlara cennet.
Bunlardan başka mi’raç hadisesini anlatan El-İsra Süresiyle itikad, ahlâk, iktisad gibi cemiyet nizamının belkemiği olan, milletleri huzur içinde yaşatıp mihnet, zillet ve buhrandan kurtaran şu esaslar vahiy ve tebliğ edilmiştir:
1 - «Allah ile beraber diğer bir İlah edinme. Sonra kınanmış ve kendi başına bırakılmış olursun.» (5) .
2 - «Rabbin kendinden başkasına kulluk etmeyin, ana-babaya iyi muamele edin, diye hükmetti.» (6)
3 - «Hısıma, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver.» (7)
4 - «İsraf ile saçıp savurma! Çünkü saçıp savuranlar, şeytanların biraderi olmuşlardır. Elini boynuna bağlı olarak asma! Onu büsbütün de açıp saçma! Sonra kınanmış, pişman bir halde oturup kalırsın » (8)
5 - «Evlâtlarımızı, fakirlik korkusuyla öldürmeyin. Onları da, sizi de, biz rızıklandırırız. Hakikat onları öldürmek büyük bir suçtur.» (9)
6 - «Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, şüphesiz bir hayasızlıktır, kütü bir yoldur.» (10)
7 - «Allah’ın haram kıldığı cana, haklı bir sebep olmadıkça kıymayın. Kim mazlum olarak öldürülürse, biz onun velisine (maktulün hakkını talep hususunda) bir salâhiyet vermişizdir. O da, katilde ileri gitmesin Çünkü o, cidden (ve zaten) yardıma mazhar edilmiştir.» (11)
8 - «Yetimin, erginlik çağına erişinceye kadar, malına yaklaşmayın. Meğerki bu, en iyi bir suretle ola.» (12)
9 - «Ölçtüğünüz vakit de, ölçeği tam yapın. Bu, hem daha hayırlıdır. Akıbeti itibariyle de daha güzeldir.» (13)
10 - «Senin için hakkında bilgi hasıl olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz, kalp; bunların her biri bundan mesuldür.» (14)
11 - «Yerde kibir ve azametle yürüme. Çünkü arzı cidden yaramazsın, boyca da asla dağlara eremezsin.» (15)

MİRACIN HİKMETİ
Allah (C.C.), mekân ve zamandan münezzeh ve cismaniyetten beri olduğundan, Hz. Peygamberin (S.A.V.) semalara çıkarılması; (hâşâ) Allah ile bir makam-ı muallâda buluşup şereflenmesi değildir. Böyle bir inanç yanlıştır.
«Ancak, Resulü Ekrem’in böyle bir yüce makama çıkarılması; mücerret melekût-i ilâhiyyeyi temâşâ etmek, birtakım hakikat ve sırlara muttali olmak ve kendisine has müstesna bir atıfet-i sübhaniyeye mazhar olmak hikmetine müstenittir.» (16)
Mi’raçla, Resulüllah (S.A.V.) Efendimize birçok şeyler gösterilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır.
1-Burak’a bindirilmesi,
2-Mescid-i Aksa’yı görmesi, burada enbiyanın temessül etmesi,
3-Nebilerin makamlarını görmesi, her biriyle konuşması,
4-Cennet ve Cehennem’in ahvaline muttali olması,
5-Sid-re’yi geçip Melekût-i İlâhiye’den nice hayret verici şeyleri müşahede etmesi.
6-Ve bu mi’raç; hadisesi ile imanı sağlam olanlarla imanı zayıf olanlar birbirinden ayırt edilmiştir. (17)
«… (Ve bu gece yolculuğunu) Ona (o peygambere), âyetlerimizden bazısını gösterelim diye (yaptırdık)…» (18) âyetini izah ederken Fahrüddin Razi, Tefsir-i Kebir’inde (19) şu hususları serdetmektedir:
1-Cennetin mükâfatları çok büyük, cehennemin ateşi ise pek şiddetlidir. Allah (C.C.), dünyada iken Resulüne (S.A.V.) bunları gösterdi ki, kıyamet günü bunları ilk görüşü olmasın ve kıyamet günü kalbi cennetin rağbeti, cehennemin dehşeti ile meşgul bulunmasın. Ancak kalbi şefaatle meşgul olsun.
2. Resulüllah’ın (SAV.), mi’raç gecesi peygamberleri ve melekleri müşahadesi, hem kendisinin, hem de onların yükselmelerinin sebebidir.
3. Peygamberimiz, semavatın, Arş ve Kürs’ün ahvalini müşahede edince, bu âlemin ahvali ve korkuları onun gözünde küçülür. Bu itibarla, Allah yoluna daveti ve İslâm dâvasına çalışması, kalbinde daha da kuvvetlenir. Allah’ın düşmanlarına iltifatı kalmaz. Bütün zorluklara rağmen, cihadda sebatı sonsuz olur. İbnü Atıyye gibi bazı müfessirler ise bu âyet-i kerimeyi şöyle tefsir etmişlerdir:
«Mi’raç, sadece Peygambere âyet ve ibret göstermekten ibaret değil; aynı zamanda, peygamberin kendini kâinata bir delil olarak göstermektir.» (20}

__________________________________________________ _____________________________________

Peygamberimizin hayatı içinde önemli bir yeri olan Mirac, Allah'ın sevgili Rasûlünden başka hiç kimseye sunmadığı ilahî bir ihsandır.
Yüce Peygamberimiz için pek büyük şan ve şereflerle dolu olan Mirac mûcizesi, biz müslümanlar için de ilahî rahmetler ve lütuflarla doludur.
Mirac olayının biz müslümanlar için en önemli sonuçlarından birisi, hiç şüphe yok ki, dinin direği olan namazdır. Namaz, bize bir Mirac hediyesidir. Onun içindir ki, namaz mü'minin miracı olmuştur. Nasıl ki, yüce Peygamberimiz Mirac'ta vasıtalardan arınmış olarak Mevlası ile karşı karşıya geldi ise, mü'min de namazda vasıtasız olarak doğrudan doğruya Rabbinin huzuruna çıkar; sadece O'na kulluk etme ve sadece O'ndan yardım isteme fırsatı bulur. Eğer mü'min, günde beş vakit namazını dikkatle ve huşu içerisinde kılacak olursa, o namaz onun için bir Mirac olur, kul onunla Hakk'a yol bulur.

Böyle müstesna bir gece vesilesiyle sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)'e vahyedilen, insanlığı mutluluğa götürecek prensipleri de hatırlamak lazımdır. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de Mirac'ın ruhî hallerinden söz edilirken: "Allah kuluna vahyedeceğini etti"(2) buyurulmaktadır. Bu vahyedilen hakikatleri şöylece özetleyebiliriz: "Allah'a ortak koşulmayacak, yalnız O'na kulluk edilecek ve yalnız O'ndan yardım istenecektir. Anne ve babaya hürmet edilecek, onların duaları alınacaktır. Zinaya yaklaşılmayacaktır. Haksız olarak kimsenin canına kıyılmayacaktır. Yetimlere iyi muamele edilecektir. Ölçü ve tartıda doğruluk üzere olunacaktır. Bilmediğimiz bir şeyin ardından körü körüne gidilmeyecek, şuurlu hareket edilecektir. Yeryüzünde kibir ve gurur taslayarak yürünmeyecektir."
Bu saydığımız prensipler hiç şüphe yok ki bir toplum için gerekli bütün ahlâk ve fazilet kurallarını ihtiva etmektedir.
İşte Mirac gecesi böyle mübarek bir gecedir. Bu geceyi ihya ederken, bu gecede vahyedilen üstün gerçeklere kulak vermeliyiz. Yalnız Yüce Mevla'ya kulluk etmeli, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamalıyız.

Mirac gecesi, ulvî bir gecedir. O halde bu mübarek geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadetle Allah'a karşı şükran borçlarımızı ödemeliyiz; namaz kılmalı, Kur'an okumalı ve Allah'tan af ve bağış dilemeliyiz, çoluk çocuğumuza bu gecenin anlam ve önemini öğretmeliyiz. Çevremizdeki yoksullara ve kimsesiz çocuklara yardım ellerimizi uzatmalıyız. Annemizi, babamızı ve büyüklerimizi ziyaret edip ellerini öpmeli ve dualarını almalıyız. Ebediyete intikal etmiş olanlarımızı rahmetle anarak ruhlarını şadetmeliyiz. Dostlarımızla tebrikleşmeli, sevgi ve saygı duygularımızı perçinlemeliyiz.

Kandilleri birer fırsat bilmeli, bu müstesna zaman dilimlerinde Allah'a daha da yakın olmaya çalışılmalıdır. Bilelim ki, Allah'a yakınlık, O'nun emirlerini yerine getirmek, yasak ettiği şeylerden kaçınmakla mümkündür.

Bir insan nasıl göklere çıkabilir?

Soru: �Bunun bir örneği var mıdır? Bir uçak ancak 10-15 bin metre yukarı çıkabiliyor, bir uzay gemisi ancak Ay'a ve Venüs'e ulaşabiliyor. Bir insan birkaç dakika gibi kısa bir sürede milyonlarca metre uzaklara nasıl gidip gelebilir?

Yerküremiz, yani Dünya bir yılda yaklaşık 188 saatlik bir mesafeyi bir dakikada döner, yirmi beş bin senelik mesafeyi bir senede alır. Bu muazzam hareketi ona yaptıran ve bir sapan taşı gibi döndüren bir Kudret, bir insanı Arş-ı Âlâya getiremez mi? Güneşin çevresinde o ağır cisim olan dünyayı gezdiren bir hikmet bir insan bedenini şimşek gibi Rahman'ın Arşına çıkaramaz mı?


Peygamberimiz sadece ruhuyla gitse olmaz mıydı?


Soru: "Öyleyse ise neden Miraça çıktı? Ne lüzumu var? Evliya gibi ruhu ve kalbi ile gitse yetmez miydi?"

Cenab-ı Hak görünen ve görünmeyen âlemlerdeki güzellikleri göstermek için, kâinat fabrikasını ve merkezini gezdirmek, insanlığın amel ve ibadetlerinin âhiretteki neticesini göstermek için Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamı oralara davet etmesi gayet makuldür. Sadece ruhu ve kalbi ile değil, bu seyahate bedeninin de iştirak etmesi gerekir.

Görünen âlemin anahtarı olan gözünü, işitilen âlemin anahtarı olan kulağını Arşa kadar birlikte alması gerektiği gibi, ruhunun sayısız görevlerini üstlenen âlet ve makinesi hükmünde olan mübarek bedenini Arşa kadar çıkarması akıl ve hikmet gereğidir.

Zaten Cenab-ı Hak Cennette bedeni ruha arkadaş ediyor. Çünkü pekçok kulluk görevine ve sınırsız lezzetlere ve acılara beden kaynaklık etmektedir.
Öyle ise bu mübarek beden ruha arkadaşlık edecektir. Cennette ruh bedenle birlikte olacaksa Cennetü'1-Me'vâ'nın gövdesi olan Sidretü'l-Müntehaya Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın zatının arkadaşlık etmesi hikmetin tâ kendisidir.

Peygamberimiz Miraça sadece ruhen çıkmış olsaydı, zaten mucize olmazdı. Çünkü her veli ruhen ve kalben o âlemlere çıkabiliyor.


Peygamberimiz kısa zamanda nasıl gidip geldi?


Soru: "Birkaç dakikada binlerce yıllık mesafeye gidip gelmek aklen mümkün müdür?"

Cenab-ı Hakkın sanatında hareket ve hızın derecesi farklı farklıdır. Sesin hızı ile ışığın hızı, elektriğin hızı, hatta ruhun ve hayalin hızı birbirinden bütünüyle farklıdır. Gezegenlerin hızları da birbirinden farklıdır. Meselâ ışığın hızı 300.000 km/sn iken sesin hızı 360 km/sn'dır.

Acaba Peygamberimizin lâtif bedeninin yüce ruhuna tabi olması, ruh hızında hareketi nasıl akla ters gelebilir?

Yine bir insan on dakika uyusa bazı olur ki, bir yıllık iş görebilir. Hatta bir dakikada insanın gördüğü rüyayı, rüyada işittiği sözleri, konuştuğu kelimeleri toplansa uyanıkken bir gün, belki daha fazla bir zaman gerekir.

Demek ki bir zaman dilimi iki kişiye göre değişebiliyor, birisine bir gün, diğerine de bir yıl hükmüne geçebilir.

İşte Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, Burak'a binerek şimşek gibi bütün kâinatı gezip İlâhi huzura çıkıp Rabbiyle sohbet şerefine ermiş, Onun cemalini görmüş, emirlerini alıp dönüp gelmiştir.


Miraçın benzeri bir olay var mıdır?


Soru: "Peygamberimizin Miraça çıkması mümkündür. Fakat her mümkün gerçekleşmiyor. Bunun bir benzeri var mı ki kabul edelim?"

Miraçın çok örnekleri vardır:
Bir insan, gözüyle bir saniyede Neptün gezegenine çıkabilir.
Bir bilim adamı, astronomi kanunlarına binerek tâ yıldızların arkasına bir dakikada gidebilir.
İman sahibi her insan, namazın hareketlerine düşüncesini bindirerek bir çeşit Miraçla kâinata arkasına alarak İlâhî huzura girebilir.
Kalb gözü açık bir veli, İlâhî sırlara kırk günde ulaşabilir. Hattâ Abdülkadir Geylânî ve İmam-ı Rabbanî gibi bazı evliyanın bir dakikada Arş-ı Âlâya kadar ruhen çıktıkları bildiriliyor.
Yine nurlu bir cisme sahip olan melekler bir anda yerden Arşa, Arştan yeryüzüne gidip geliyorlar.
Cennette, Cennet ehli mü'minler, Cennet bahçelerine kısa bir zamanda çıkabiliyorlar.

Bu kadar örnekler gösteriyor ki, bütün evliyanın sultanı, bütün mü'minlerin imamı, bütün Cennet ehlinin reisi ve bütün meleklerin makbulü olan Resul-i Ekrem Efendimizin bir anda Miraça çıkması, dönmesi, bütün yüce âlemleri gezip görmesi gayet makuldür ve şüphesizdir.

Miraçla gelen hediyeler


Birincisi: Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bütün iman hakikatlerini gözleriyle gördü. Melekleri, Cenneti, âhireti, hattâ Cenab-ı Hakkın cemâlini gözleriyle müşahede etti. Sözlerinde ve vaadinde en küçük bir hilafı, aksi beyanı olmayan o yüce insan mü'min ruhlara manen şöyle diyordu:Sizin inandığınız, melekleri, âhireti, Rabbinizin Nur cemâlini bizzat gördüm; bu iman esasları vardır, mevcuttur; tereddüt ve şüphe etmeyiniz.Böylece mü'minler sonsuz bir imana ermenin saadetine kavuştular.
İkincisi: İnsan herşeyi merak ediyor. Ayda hayat var mı, yok mu diye araştırıyor. Halbuki Ay O Ezelî Sultanın memleketinde ancak bir sinek kadar yer kaplıyor.
Mü'minler merak ediyorlar. Rabbimiz bizden ne istiyor? Acaba ne yaparsak Rabbimiz bizden razı olur? Bir yolunu bulsak da doğrudan doğruya Rabbimizle muhatap olsak, bizden ne istiyor, anlasaydık derken, İki Cihan Serveri yetmiş bin perde arkasından ezel ve ebed Sultanının razı olacağı amelleri Miraç meyvesi olarak getirdi beşere hediye etti. Bu hediye başta namaz olmak üzere İslâmın diğer esasları ve ibadetleridir.
Üçüncüsü: Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam ebedî saadet definesinin anahtarını alıp getirmiş, cinlere ve insanlara hediye etmiştir. Peygamber Efendimiz kendi gözüyle Cenneti görmüş, sonsuz saadetin varlığını müşahede etmiş ve bu büyük müjdeyi haber vermiştir. Öyle ki, bir adama idam edileceği anda affedilerek padişahın yakınında bir saray verilse ne kadar sevinir.
Öyle de bütün cinler ve insanlar sayısınca toplu bir müjde olan bu sevinç ne kadar önemli ve değerlidir.

Dördüncüsü: Peygamber Efendimiz Miraçta Cenab-ı Hakkın cemalini görme nimetini tattı. Bu manevi nimetin Cennette mü'minlere de nasip olacağı müjdesini verdi. Ayın on dördünü nasıl açıkça gözünüzle görüyorsanız, Rabbinizi de öyle Cennette apaçık göreceksiniz buyurarak bu ezelî müjdeyi bizlere hediye olarak getirdi.
Beşincisi: İnsan kâinatın en kıymetli bir meyvesi ve Kâinat Sahibinin en nazlı bir sevgilisi olduğu Miraçla anlaşıldı. Kâinata nisbetle küçük bir varlık, zayıf bir canlı olan insan bu meyve ile öyle bir dereceye çıktı ki, bütün varlıklar üzerinde bir makam ve mevki kazandı. Çünkü rütbesiz bir askere, Sen paşa oldun dense ne kadar sevinir.
Öyle de âciz, fani, devamlı ayrılık ve zeval tokadını yiyen biçare insana birden, "Sonsuz ve baki bir Cennette Rahman ve Rahîm olan Allah'ın rahmetine gireceksin" dendiğinde o insan ne kadar büyük bir mevki ve makama çıkar. Cennette hayal hızında, ruh genişliğinde, akıl akıcılığında, kalbin bütün arzularında Cenab-ı Hakkın ebedi mülkünde seyir ve seyahate erecektir. Cenab-ı Hakkın nur cemalini seyretme nimetini tadacaktır. Böyle bir insanın kalb ve ruhu ne kadar büyük bir sevince kavuşur değil mi? Miraçın bu meyvesi insanın en büyük arzu ve hedefidir. (Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, 31. Söz.)

Miraç Gecesi Namazı

Miraç gecesi kılınacak namaz on iki rekattır. İki rekatte bir selam verilerek kılınacak olan namaz on iki rekat ile bitirilir. Her rekatte Fatihadan sonra on kere ihlas okunur. Kılınma zamanı yatsı namazı kılındıktan sonra, imsak vaktine kadar ki herhangi bir vakit olabilir. Bu oniki rekat namaz bittiği zaman selamdan sonra yüz defa :

�Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim duası okunur.

Ardından da yüz kere istiğfar yapılır.

Miraç Gecesinin Gündüzünde Kılınacak Namaz

Miraç gecesinin gündüzünde öğlen namazını kıldıktan sonra sonra dört rekat namaz kılınır.
Bu namazın;birinci rekatında Fatiha dan sonra bir kere Felak suresi, ikinci rekattan sonra bir kere Nas suresi, üçüncü rekatta üç kere Kadr suresi, dördüncü rekatta elli kere İhlas suresi okunur.

Kaynaklar:
1. Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı


__________________________________________________ _____________________________________




Kandiliniz Mübarek Olsun 29 Temmuz 2008



"Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir."

(İsra :1)

Mirac Gecesi, Recep ayının 27. gecesidir. Mirac mucizesi, hicretten bir buçuk yıl önce, 621 yılı başlarında vuku bulmuştur. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.v) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.v)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur'an'da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis-i şerifde ayrıntılı biçimde anlatılır.

Hadis kitaplarında rivayet edildiği üzere:

Hz. Peygamber (s.a.v) Burak ile Beytü'l Makdis'e vardıktan sonra oradaki büyük ve sert kayadan göğe çıkarıldı. Her bir gökte peygamberlerden biriyle görüştü, nice nice melekler gördü. Cennet ve cehennemin durumlarını gördü, Sidre-i Müntehâ'ya geçti, Allah'ın melekût âleminden bir çok acaib şeyler gördü. Nihayet beş vakit namazın farz kılınması emri ile aynı gecede geri döndü.

Sabahleyin Mescid-i Haram'a çıkıp Kureyş'e haber verdi. Hayret etmek ve kabul etmemekten kimi el çırpıyor, kimi elini başına koyuyordu. İman etmiş olanlardan bazıları dönüp dinden çıktı. Birtakım erkekler Ebû Bekir'e koştular.


Ebu Bekir;

"Eğer o, bunu söylediyse şüphesiz doğrudur" dedi.

Onlar:

"Onu bu konuda da mı tasdik ediyorsun?" dediler.

O da:

"Ben onu bundan daha ötesinde tasdik ediyorum, sabah akşam gökten getirdiği haberleri yani peygamberliğini tasdik ediyorum" dedi. Bunun üzerine kendisine Sıddık unvanı verildi.

Kureyşliler içinde Beytü'l-Makdis'i o zamanki haliyle bilenler vardı. Bunlar, onun vasıfları ve durumuyla ilgili sorular sordular, tanımlamasını istediler. Derhal Hz. Peygambere Beytü'l-Makdis gösterildi. Bunun üzerine ona bakıp anlatıyordu.

"Gerçi Beytül-Makdis'i tanımlamada isabet etti." dediler.


Sonra:

"Haydi bakalım bizim kervandan haber ver, o bizce daha önemlidir, onlardan bir şeyle karşılaştın mı?" dediler.

Peygamber (s.a.v)

"Evet, falancanın kervanlarıyla karşılaştım, Revhâ'da idi. Bir deve kaybetmişler arıyorlardı. Yüklerinde bir su kadehi vardı. Susadım onu alıp su içtim ve yine eskiden olduğu gibi yerine koydum. Geldiklerinde sorun bakalım kadehte suyu bulmuşlar mı?" buyurdu.

"Bu da diğer bir alâmettir" dediler. Sonra sayıların, yüklerini ve görünüşlerini sordular.

Bu defa da kervan olduğu gibi Hz. Peygambere gösterildi ve sorduklarının hepsine cevap verdi ve buyurdu ki:
"İçlerinde falan ve falan önde, boz renkte bir deve üzerinde dikilmiş iki harar olduğu halde falan gün güneşin doğması ile beraber gelirler".

Bunun üzerine:

"Bu da diğer bir âyettir" dediler ve o gün hızla Seniyye'ye doğru çıktılar. Güneş ne zaman doğacak da onu yalancı çıkaracağız diye bakıyorlardı. Derken içlerinden birisi:

"Güneş doğdu!" diye haykırdı. Diğer birisi de:

"İşte kervan geliyor, önünde boz bir deve ve içlerinde falan ve falan da var, tıpkı (Hz. Muhammed'in) dediği gibi" dedi. Böyle olduğu halde yine iman etmediler de:

"Bu apaçık bir büyüdür." dediler.

Bazıları göğe yükselmenin de "Burak" üzerinde meydana geldiğini söylemişler ise de gerçek olan şudur: Mescid-i Aksâ'ya kadar İsrâ (gece yolculuğu) Burak ile olmuş. Ondan sonra Mirac, asansör kurulmuştur.

Ebu Sa'îd-i Hudrî'den rivayet olunduğu üzere Resulullah buyurmuştur ki:

"Beytü'l-Mak-dis'te olanları bitirdiğim zaman Mirac getirildi ki, ben ondan güzel bir şey görmedim. Ve o, odur ki, ölünüz can çekişme vaktinde gözlerini ona diker. Arkadaşım, beni, onun içinde kapılardan bir kapıya ulaşıncaya kadar çıkardı ki, ona "Koruyucu melekler kapısı" denir. Koruyucular kapısı, gök koruyucularının beklediği dünya göğü kapısıdır.


Nitekim bu konuda : "
Ve onu, her kovulmuş şeytandan koruduk" buyurulmuştu.
(Hicr, 15/17)

Ve Ebu Sa'îd-i Hüdrî'nin diğer bir rivayetinde şu detaylı açıklama vardır:



"Sonra Mirac getirildi -ki insanların ruhu onda göğe yükselir. Baktım ki, gördüğüm şeylerin en güzeli; görmez misin ölmek üzere olan kimse, ona nasıl gözünü diker? Bunun üzerine dünya göğü kapısına kadar yükseltildik. Cebrail kapının açılmasını istedi.
"O kimdir?" denildi.

"Cibril" dedi.

"Yanındaki kim?" denildi.

"Muhammed" dedi.

"Öyle mi?

O Peygamber olarak gönderildi mi?" denildi.

O, "evet" dedi.

Hemen kapıyı açtılar ve beni selamladılar. Bir de ne bakayım görevli bir melek gördüm ki göğü koruyor ve ona İsmail deniliyor, emrinde yetmişbin melek ve her birinin emrinde yüzbin melek var.

"Burada Resulullah (s.a.v) şu âyeti okudu:

"Biz o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık. Ve onların sayısını inkar edenler için yalnızca bir fitne (konusu) yaptık ki, kendilerine kitap verilenler, kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin de imanları artsın; kendilerine kitap verilenler ve iman edenler (böylece) kuşkuya kapılmasın. Kalplerinde bir hastalık olanlar ile kafirler de şöyle desin:



"Allah, bu örnekle neyi anlatmak istedi?" İşte Allah, dilediğini böyle şaşırtıp-saptırır, dilediğini böyle hidayete erdirir. Rabbinin ordularını Kendisi'nden başka (hiç kimse) bilmez. Bu ise, beşer (insan) için yalnızca bir öğüttür."


(Müddessir, 74/31)






ve buyurdu ki:

Derken bir adam ile beraberim ki, şekli Allah'ın yarattığı günkü gibi, ondan hiçbir şey değişmemiş, kendisine soyundan olan insanların ruhu arzediliyor: "Mümin ruhu, hoş ruh, hoş kokuludur. Bunun kitabını (iyilerin defterin)de kılın" diyor. "Kâfir ruhu ise; kötü ruh, kötü kokuludur. Bunun kitabını (kötülerin defterin) de kılın" diyor.

"Ey Cibril! bu kim?" dedim.

"Baban Âdem" dedi. Ve o, bana selam verdi, gönlümü aldı, hayır ile dua etti




"Hoş geldin salih peygamber ve salih evlad" dedi.

Sonra baktım bir toplum gördüm ki, dudakları deve dudağı gibiydi. Onlara bir takım memurlar görevlendirilmişti, dudaklarını kesiyorlar ve ağızlarına ateşten bir taş koyuyorlar, bu taşlar makadlarından çıkıyordu.

"Ey Cibril! Bunlar kimler?" dedim.

O: "Yetimlerin mallarını haksızlıkla yiyenlerdir" dedi.

Sonra baktım bir toplum vardı ki, derilerinden sırım kesiliyor ve ağızlarına tıkılıyor. Ve yediğiniz gibi yiyiniz deniliyor. Ve bu onlara en iğrenç bir şey oluyor.
"Ey Cibril! Bunlar kimler?" dedim.

"Bunlar o koğucular, fitnecilerdir ki, insanların etlerini yerler ve sövmek ile ırz ve namuslarına saldırırlar." dedi.

Sonra baktım bir toplum var ki, önlerine bir sofra kurulmuş, üzerinde benim gördüğüm etlerin en güzellerinden kebaplar var, etraflarında da leşler var. Onlar, o güzel etleri bırakıp bu leşlerden yemeğe başladılar.

"Bunlar kim? Ey Cebrail!" dedim.

O:

"Bunlar zinakarlar" dedi. "Allah'ın helal kıldığını bırakırlar da haram kıldığını yerler."

Sonra baktım bir toplum var ki, karınları evler gibidir. Bunlar Firavun ailesinin yolu üzerinde bulunuyor. Firavun ailesi sabah ve akşam ateşe atılırken bunlara uğruyor, uğradı mı bunlar bir fırlıyorlar, fırlayınca her biri karnının ağır basması ile düşüyor ve bunun üzerine Firavun ailesi bunları ayaklarıyla çiğniyorlar.


"Ey Cibril! Bunlar kimler?" dedim...

Dedi ki:

"Bunlar, karınlarında faiz yiyenlerdir. "onların misali kendisini şeytan çarpmış olan kimse gibidir".

Sonra birtakım kadınlar memelerinden asılmış ve birtakım kadınlar, baş aşağı ayaklarından asılmış.

"Ey Cibril! Bunlar kimler?" dedim. O:

"Bunlar zina eden ve çocuklarını öldüren kadınlardır" dedi.

Sonra ikinci göğe çıktık. Orada Yusuf ile buluştum. Ümmetinden kendine tabi olanlar da etrafında idi. Yüzü, ayın ondördündeki dolunay gibiydi. Bana selam verdi, hoş geldin dedi.


Sonra üçüncü göğe geçtik. Orada iki teyzeoğlu; Yahya ve İsa ile buluştum. Giyimleri ve saç sakalları birbirine benziyordu. Bana selam verdiler. Hoş geldin dediler.

Sonra dördüncü göğe geçtik. İdris ile buluştum. Bana selam verdi, hoşgeldin dedi.Nitekim yüce Allah:
"Biz onu yüce bir yere yükselttik" (Meryem, 19/57) buyurmuştur.

Sonra beşinci göğe geçtik. Orada milletine sevdirilmiş olan Harun ile buluştum. Etrafında ümmetinden birçok tabileri vardı, uzun sakallı idi. Sakalı hemen hemen göbeğine değecekti. Beni selamladı, hoşgeldin dedi.

Sonra altıncı göğe çıktık, Orada Musa b. İmran ile buluştum. Çok kıllı idi. Üzerinde iki gömlek olsaydı kılları onlardan çıkardı. Musa dedi ki:

"İnsanlar beni "Allah katında en şerefli olan yaratık" diye iddia ederler. Bu ise Allah katında benden yalnız daha şerefli olsaydı aldırış etmezdim. Fakat her peygamber ümmetinden kendine uyanlarla beraberdir. "
Sonra yedinci göğe geçtik. Ben, orada İbrahim ile buluştum. Sırtını Beyt-i Ma'mur'a dayamıştı. Beni selamladı.
"Salih Peygamber ve Salih evlad hoş geldin" dedi. Bunun üzerine bana denildi ki:
"İşte senin yerin ve ümmetinin yeri."

Sonra Resulullah,


"Gerçekten İbrahim'e insanların en yakını, zamanında ona tabi olanlarla şu Peygamber (Hz. Muhammed) ve ona iman edenlerdir. Allah müminlerin yardımcısıdır."
(Al-i İmran, 68) âyetini tilavet etti ve buyurdu ki:


"Sonra Beyt-i Ma'mur'a girdim, içinde namaz kıldım. Ona her gün yetmişbin melek girer, Kıyamete kadar geri de dönmezler. Sonra baktım bir ağaç var ki bir yaprağı bu ümmeti bürür. Bunun kökünde bir kaynak akıyor, iki kola ayrılıyordu.

"Ey Cibril! Bu nedir?" dedim. O:

"Şu rahmet nehri, şu da Allah'ın sana verdiği Kevser'dir" dedi. Bunun üzerine rahmet nehrinde yıkandım, geçmiş ve gelecek günahlarım bağışlandı. Sonra Kevser'in akış istikametini tuttum ve nihayet cennete girdim. Bir de ne bakayım orada hiçbir gözün görmediği, kulağın işitmediği, insan kalbine gelmeyen şeyler var.

Namaz Emri

Sonra yüce Allah bana emrini emretti ve elli namaz farz kıldı. Ondan sonra Musa'ya uğradım.
"Rabbin ne emretti?" dedi.


"Üzerime elli namaz farz kıldı" dedim.


O:

"Dön, azaltması için Rabbine yalvar. Çünkü ümmetin bunun altından kalkamaz" dedi.


Rabbime döndüm, azaltması için yalvardım. O benden on vakit namaz indirdi. Sonra Musa'ya döndüm. Bu şekilde Musa'ya uğradıkça Rabbime dönüyordum. Sonunda beş vakit namaz farz kıldı.


Musa, yine:


"Rabbine dön, azaltmasını iste" dedi.


Ben:


"Çok müracaat ettim, artık utandım." dedim.


Bunun üzerine bana denildi ki:

"Sana bu beş vakit namaz, elli namazdır. Bir iyilik on katı iledir. Her kim iyilik yapmaya gayret eder de onu işlemezse, onu bir iyilik yazılır, işleyene de on iyilik yazılır. Her kim de bir günah yapmaya teşebbüs eder de işlemezse bir şey yazılmaz, işlerse bir günah yazılır."



EK BİLGİLER-İBADET


Bu Mübarek Geceyi Nasıl İhya Edeceğiz?
1- Mîrac gecesinde,mutlaka bir camide olun! Çünkü camide olmak ile evde olmak arasında çok büyük farklar var... Camide kılınan namaz, evde kılınan namazdan yirmiyedi kat daha sevaplı, eğer mescid ise... Cuma namazı kılınan büyük cami ise elli kat sevaplı... Bir de camiye giderken, gelirken attığın her adımdan insanın bir günahı affoluyor, bir hasene kazanıyor, bir derece de terfi ediyor, rütbesi yükseliyor.

O’nun için Mîrac gecesinde dikkat etmeniz gereken şeylerden birisi yatsı namazında mutlaka camide olacaksınız. Sabah namazında da mutlaka camide olacaksınız. Çünkü Hz. Osman (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:

“Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibidir. Kim de sabahı da cemaatle kılmışsa gecenin tamamını ihya etmiş gibidir.”


Bu mükâfatı kaçırmamak lâzım!

2- Geceyi oruçlu olarak karşılayalım ve ertesi günü de, yani Receb ayının 26 ve 27. günlerini oruç tutalım.


Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz buyuruyor:


“Recep ayında bir gün ve gece vardır ki Receb’in 27. gecesidir. Kim o gün oruç tutar ve geceyi ibadetle geçirirse yüz sene oruç tutmuş ve yüz sene ibadet yapmış gibi olur”


3- Salat ü selâm okuyalım.. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize hiç olmazsa bir tesbih, salat ü selâm okumalıyız. Can ü gönülden, “Es-salatü ve’s-selamü aleyke ya Resûlellah” demeliyiz.
4- Bu mübarek gece kusur ve günahlarımızdan tevbe ve istiğfarda bulunmalıyız. En azından bir tesbih “Estağfirullah” demeliyiz.


5- Namaz kılalım.. Bu geceyi namaz kılarak ibadetle geçirmenin sevabı çok büyüktür. Mîrac gecesi ve gündüzündeki namazları cemaatle kılmaya son derece gayret göstermelidir. Kaza namazı bulunan kimseler, bu namazlarını kaza etmeye çalışmalıdırlar.

Üzerinde namaz borcu olan kimsenin bu gecede hiç olmazsa bir günlük namaz kaza etmesi uygun olur. Böylece hem borcunu öder hem de geceyi ihya etmiş olur.



Yatsı namazından sonra 12 rek'at "Hacet namazı" kılınır.
Beher rek'atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 10 İhlâs-ı şerîf okunur.


Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym.
El-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn.
Er'Rahmânir-Rahiym.

Mâliki Yevmiddiyn.

Iyyâake-nâbüdü ve iyyâakenesteiyn

İhdinassırâtal-müstekıym.
Sıraatalleziyne-en'amte aleyhim, gayril mağdubi aleyhim ve leddâlliyn.
Amin.



Kul hüvellâahü ehad
Ellâahüs samed
Lem yelid ve lem yüüled
Velem yeküllehüü küfüven ehad

Namaza niyet:


"Yâ Rabbî, rızâ-i şerîfin için niyet eyledim namaza. Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrârını göstererek muhabbetin ile müşerref kıldığın sevgili habîbin Resûl-i Zîşan Efendimiz hürmetine ben âciz kulunu afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne ve rızâ-i ilâhîne mazhar eyle, Allâhü Ekber."


Namazdan sonra:

4 Fâtiha-i şerîfe,

100 defa:


"Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym"


100 İstiğfâr-ı şerîf,

100 Salevât- şerîfe okunup duâ yapılır.


Bu namazda, İhlâs-ı şerîfeler 100'er adet okunursa veya bu namaz 100 rek'at olarak kılınırsa; bunu yerine getiren mü'min huzûr-i ilâhîye namaz borçlusu olarak çıkmaz.


Mi'rac gecesinden sonraki gün, mutlaka oruçlu olmalıdır.


Namaz borcu olanların hiç olmazsa 1 günlük namazlarını kaza etmeleri makbul olsa gerekir.




Geçmişten adam hisse kaparmış...Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
Tarih'i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı,tekerrür mü ederdi?

MEHMET AKİF ERSOY


  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (12 Kişi)
нѕуη (28-07-08), AяiηηA (28-07-08), agulasor (28-07-08), Bυя¢U (29-07-08), Bir Ben Eksiktim (28-07-08), hareketli (29-07-08), HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08), RebeL (28-07-08), Tuğrul Bey (28-07-08), wolf_57 (29-07-08), _ŞizofreN_ (28-07-08)
Eski 28-07-08, 17:11 Çevrimdışı   #2


Mod. denetleyicisi
 
RebeL - ait Avatar
Genel Mesajlar: 17.570
Teşekkür etti: 5.142
Teşekkür edildi: 8.902
RepForum Gücü: 246
Forum Puanı:90625
RebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazRebeL tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ruhsal Durumum:
Tüm Müslüman Aleminin Kandili Mübarek Olsun...


Dünyaaaaaaaa
Bu gece dursana
Lütfeeen
...
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî (28-07-08), HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08)
Eski 28-07-08, 17:13 Çevrimdışı   #3
Rektör
Genç Kuvvet
 
Язшμ§™ - ait Avatar
Genel Mesajlar: 7.346
Teşekkür etti: 1.105
Teşekkür edildi: 2.477
RepForum Gücü: 73
Forum Puanı:21906
Язшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazЯзшμ§™ tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ruhsal Durumum:
Tüm Müslüman aleminin miraç kandili mübarek olsun

Ölüm olsa da bu sevdanın ucunda
BİZ HEP SENİNLEYİZ!


Hayat Tek Bir 'N'Den İbaret...

Karmaşık
Return Of The Remuş


Nasyonel Sosyalizm
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08)
Eski 28-07-08, 17:14 Çevrimdışı   #4
Doçent
 
ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî - ait Avatar
Genel Mesajlar: 3.187
Teşekkür etti: 3.599
Teşekkür edildi: 2.368
RepForum Gücü: 51
Forum Puanı:17400
ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Eyvallah... (: inşallah tüm hayırlı dularımız kabul olur... (((:




Geçmişten adam hisse kaparmış...Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
Tarih'i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı,tekerrür mü ederdi?

MEHMET AKİF ERSOY


  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
Keşkeşan (29-07-08)
Eski 28-07-08, 17:15 Çevrimdışı   #5
Doçent
Sanatkârlar grubu
 
AяiηηA - ait Avatar
Genel Mesajlar: 2.396
Teşekkür etti: 1.648
Teşekkür edildi: 1.421
RepForum Gücü: 51
Forum Puanı:20639
AяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazAяiηηA tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ruhsal Durumum:
Bütün islam aleminin kandili mübarek olsun
hayırlara vesile olsun inş.

UYAN...Dostum Uyan...


  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî (28-07-08), HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08)
Eski 28-07-08, 17:30 Çevrimdışı   #6
Yard. Doçent
Antikapitalistler
 
αηтιкαριтαℓιѕт - ait Avatar
Genel Mesajlar: 1.236
Teşekkür etti: 331
Teşekkür edildi: 472
RepForum Gücü: 16
Forum Puanı:5237
αηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyorαηтιкαριтαℓιѕт Çevresi geniş ve bir mesajla iş halledebiliyor
tüm İslamaleminin mirac kandili mübarek olsun





Ah bir tutsaydın ellerimi
Biraz gözlerime inansaydın
Biliyorsun yapamazdım
Gitmezdim bu şehirden





Bu forumda sigara içilmez.
Cezası: 593 YTL


  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08)
Eski 28-07-08, 17:33 Çevrimdışı   #7
Rektör
Düşünürler grubu
 
DR_GoKiSsS - ait Avatar
Genel Mesajlar: 7.958
Teşekkür etti: 3.120
Teşekkür edildi: 5.257
RepForum Gücü: 210
Forum Puanı:90041
DR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazDR_GoKiSsS tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Miraç Kandili (29/30 Temmuz 2008) gunlerinde erecegimiz mirac kandili :

Tüm Müslüman ve Din Kardeşlerimin Kandili Mubarek eylerim ...

GLoBaL Çingene GökiŞ
(:


http://www.zamansiz.com/signaturepics/sigpic22569_5.gif


Beni Çekemeyenler Anten Kullansın =)
Ne KomiNizM,Ne FaŞiZM,YaŞaSıN ErotizM
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08), şualar (28-07-08)
Eski 28-07-08, 17:43 Çevrimiçi   #8
Profesör
Düşünürler grubu
 
иỉℓαу - ait Avatar
Genel Mesajlar: 3.761
Teşekkür etti: 1.528
Teşekkür edildi: 2.236
RepForum Gücü: 81
Forum Puanı:32249
иỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazиỉℓαу tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Tüm Müslüman aleminin Miraç kandili mübarek olsun ..

.

.


Kurtar beni,kutsar qbi . .



Kimler kırdı seni,yok et hepsini (!) ((:
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08)
Eski 28-07-08, 17:46 Çevrimdışı   #9
Doçent
 
hareketli - ait Avatar
Genel Mesajlar: 2.769
Teşekkür etti: 629
Teşekkür edildi: 1.570
RepForum Gücü: 29
Forum Puanı:8424
hareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumdahareketli buraların en ünlü simalarından, Hem Popüler hem saygın bir Konumda
tm musluman alemının kandılı mubarek olsun
insallah en ii şeklde geçiririz

Everything

is

Changed
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (2 Kişi)
HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08)
Eski 28-07-08, 17:55 Çevrimdışı   #10
Rektör
Huzur Pınarı
 
Tuğrul Bey - ait Avatar
Genel Mesajlar: 6.099
Teşekkür etti: 2.544
Teşekkür edildi: 3.013
RepForum Gücü: 78
Forum Puanı:25406
Tuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazTuğrul Bey tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Yarın gece ifa edeceğimiz mübarek kandili bpş geçmemek lazım, cümlemize mübarek olsun...

[Tuğrul Bey]

İtle yaşayanın arkadaşı it, çakalla yaşayanın arkadaşı çakal olur, terbiyesizler arasında yaşayanlarda terbiye aranmaz...

Münkür münafığın soyu,
Yaktı harap etti köyü,
Ölüsüne bir tas suyu,
Dökeninde avradını...
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî (28-07-08), HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08)
Eski 28-07-08, 18:02 Çevrimdışı   #11
Doçent
Huzur Pınarı
 
agulasor - ait Avatar
Genel Mesajlar: 2.582
Teşekkür etti: 1.223
Teşekkür edildi: 1.081
RepForum Gücü: 30
Forum Puanı:10055
agulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmışagulasor Rep olayını aşmış


tum musluman alemının mubarek kandılını kutlar
hakkımızda hayırlı olan dualarımızın kabul olması dılegıyle

"Sistemden beslenenler sistemi değiştiremezler."





guzel goren guzel dusunur,guzel dusunen hayatından lezzet alır. BSN
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
ẶЙÐ_ЌùŹĠúŇî (28-07-08), HeLL's AnGeL (29-07-08), Keşkeşan (29-07-08)
Eski 28-07-08, 18:07 Çevrimdışı   #12
Cezalı Üye
Genel Mesajlar: 3.336
Teşekkür etti: 1.464
Teşekkür edildi: 1.807
RepForum Gücü: 0
Forum Puanı:14511
şualar Rep olayını aşmışşualar Rep olayını aşmışşualar Rep olayını aşmışşualar Rep olayını aşmışşualar Rep olayını aşmışşualar Rep olayını aşmışşualar Rep olayını aşmışşualar Rep olayını aşmış