| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 |
| Doçent Antikapitalistler ![]() | Venezüella SIDOR'u kamulaştırıyor Venezüella SIDOR'u kamulaştırıyor 10 Nisan 2008 - Sidor grevinin tarihçesi Hatırlanacağı üzere, Ocak ayının başında, Ternium Sidor’daki 14bin işçi, neredeyse bir yıldır süren toplu sözleşme sürecinden anlaşma çıkmayınca 48 saatlik bir grev düzenlemişler, durumla ilgili bir açıklama yapan Birleşik Çelik Endüstrisi İşçileri Birliği (SUTISS) başkanı José Rodriguez, olanlardan şirketin uyuşmaz tavrını sorumlu tutarak, sendikanın amacının “ciddi, temiz ve saygın” bir antlaşma imzalamak olduğunu belirterek “Emek Bakanı’nın aracılığına rağmen, şirket inatçı tavrını sürdürdü” diye konuşmuştu. Sendika ve şirket arasında yapılan müzakereler sırasında günlük gelir için talep ettikleri 80 Bolivar’ı 70 Bolivar’a (yaklaşık 33 dolar) kadar çeken işçiler, şirket yönetiminden ücret artışının en fazla 22 Bolivar olabileceği yanıtını almışlar. Sendika ayrıca işçilerin geçmişe dönük mali haklarını ve şirketin 1998 yılında kabul etmesine rağmen halen ödememiş olduğu emeklilik fonu haklarını da talep etmişti. Sendika ve şirket arasında arabuluculuk yapan Emek Bakan yardımcısı Rafael Chacón müzakerelerde orta yolun bulunabilmesi adına günlük 45 Bolivarlık ücret teklifi getirmiş ancak 9 saat süren toplantı sonucunda hiçbir antlaşma sağlanamazken, şirket temsilcileri de toplantıyı terk etmişti. Şirketin her türlü uzlaşmayı reddetmesi üzerine, son müzakere öncesi işçiler bir günlük iş bırakma eylemi yapmışlar, şirketin uyuşmaz tavrının müzakerelerde de devam etmesi üzerine de greve çıkma kararı almışlardı. İşçiler ve şirket arasında bir uzlaşma sağlayamayan Emek Bakanı José Ramón Rivero, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada çelik endüstrisindeki çalışma şartlarının ve ücretlerin düşüklüğünü kabul ettiğini belirterek, buna karşın grevin bir “hata” olduğunu ve işçilerin, mevcut uyuşmazlığın çözülebilmesi için haklarını savunabilecekleri bir “hakem komitesinin” kurulmasına razı olmaları gerektiğini söylemiştii. Bakan Rivero ayrıca, işçilerin uzlaşmayı reddederek grevi sürdürmesi halinde, bakanlığın anayasanın 504. maddesi gereğince işçileri çalışmaya devam etmeye davet etme ve uyuşmazlığı da hakem komitesinde çözmeye çağırma yetkisi bulunduğunun altını çizmişti. Ancak Bakan Rivero, Sidor sürecinin uzamasının ve bir türlü sonuca ulaşacak adımların atılamamasının muhalefete mensup bazı işçi temsilcilerinin girişimleri nedeniyle olduğunu iddia ederek, “Sidor’da görüşmeleri tıkamak yoluyla üretimi durduranlarla, petrol endüstrisindeki sabotajları destekleyenler aynı kişiler” şeklinde sert bir suçlamada da bulunmuştu. Bakan Rivero’ya tepki ise Birleşik Çelik Endüstrisi İşçileri Birliği (SUTISS)’nden gelmişti. SUTISS Finans Sekreteri ve Marea Sosyalistler Birliği üyesi José Meléndez, iddiaları kesin bir dille reddederek, “Bizler devrimci süreci savunuyoruz, cumhuriyetin başkanı Hugo Chavez’in politikalarıyla beraberiz ancak Emek Bakanı’nın bize karşı gerçekleştirdiği uygulamalara ve bize bir hakem komitesini dayatmasına da karşıyız” derken, SUTISS Başkanı José Rodríguez de, “hakem heyeti içinde işçilerin çıkarlarını kim garanti altına alacak? Bize işçiler tarafından verilmiş olan sorumluluğu başkasına emanet etmeyeceğiz. Bizler işçiler tarafından seçildik ve nihai sonuca kadar da mücadelemizi sürdüreceğiz. Bizi kelepçeleyebilirler, uzaklaştırabilirler ama daha iyi çalışma koşulları elde edene kadar durmayacağız” şeklinde konuşmuştu. Şirketle yapılan müzakerelerin çıkmaza girmesi sonrasında Emek Bakanlığı’nın arabulucu olmak amacıyla duruma müdahale etmesini oldukça olumlu karşıladıklarını hatırlatan Rodriguez, “ama bugün, ikisi de Sidor işçilerine karşı hareket eden Emek Bakanlığı ile Ternium Sidor görevlileri arasındaki mutlak rastlantıları fark ediyoruz” diye konuşurken, Meléndez ise daha kesin bir tavır alarak “maske düştü, bakan sistem içindeki sağ kanada giden gemiye bindi. Emek bakanı patronların temsilciliğini yapıyor ve işçilerin mücadelesine ihanet ediyor” diyerek ve bakanın “istenmeyen kişi” olduğu açıklamasında ısrar ederek “sömürüye karşı verilen bu mücadelede ulusal planda dayanışma” çağrısında bulunmuştu. Öte yandan Ulusal İşçiler Birliği (UNT) sözcüsü ve Devrim İşçileri Kolektifi üyesi Eduardo Sanchez de, Birlik Radyosu’na verdiği röportajda, sendikasının Sidor işçilerini desteklediğini beyan ederken, “Emek Bakanlığı’nın denetlediği hakemlik mekanizması, resmi olarak önceki hükümetlerin pratikleriyle uyum gösteriyor ve işçilerin taleplerine ne katkıda bulunuyor ne de çözüm getiriyor” şeklinde konuşmuştu. Daha önce talep ettikleri üzere ve başkan Chavez’in “özelleştirilen her şey kamulaştırılacak” sözlerine dayanarak Sidor çelik fabrikasının aynen petrol tesisleri gibi kamulaştırılması ve yönetiminin işçilere verilmesini istediklerini söylemişti. 48 saatlik son grevin ardından yine bir sonuca ulaşılmaması ve grevci işçilerle polis arasında ufak çaplı çatışmalar çıkması sonrası yeniden 80 saatlik bir grev kararı alan Birleşik Çelik Endüstrisi İşçileri sendikası (SUTISS), toplu sözleşme yapılana kadar grevin devam edeceğini duyurmuştu. Fabrikaya ait araçlarla yolları kapayan 12bin Sidor işçisi, grevi sürdürürken 120 ulusal muhafız ve 60 polis tarafından ablukaya alınmışlar, yolu kapatan araçları tahrip ederek çeken muhafız ve polisler, ardından, grevi kırmak için işçilere ağır şekilde saldırmışlardı. Gaz bombası ve plastik mermi de kullanan polis, elliden fazla işçiyi ölçüsüz şiddet kullanarak gözaltına alırken başta sendika (SUTISS) yöneticisi işçilerden José Rodríguez, Yuni Hernández ve Luis Alcoser olmak üzere birçok işçiyi de hastanelik etmişti. Olaydan sonra basına açıklama yapan SUTISS genel sekreteri Nerio Fuentes, yöneticilerden José Rodríguez’in plastik mermiyle hedef gözeterek bacağından vurulduğunu ve polis gözetiminde hastaneye kaldırıldığını açıklarken, polisin olaylar sonrasında da SUTISS üyesi işçileri gözaltına almak için bütün gün arama yaptığını belirtmişti. Olayları kınayan birçok sendika da, devlet başkanı Hugo Chavez’e Emek Bakanı ve Bolivar eyalet valisi hakkında derhal soruşturma başlatma çağrısı yaparak, bu “sınıf hainleri”nin devrim saflarında devrime karşı faaliyetler yürütmesini kabul edilemez bulduklarını belirtmişlerdi. Sendikalar ayrıca, kendisini işçilerden yana gösteren ve sosyalizme doğru bir yol açtığından bahseden bir hükümetin, “devrimi derinleştirmek için artık gerekli ve zorunlu adımı atarak, Sidor’u derhal kamulaştırması ve kontrolünü halk konseyleriyle işçilere devretmesi gerektiğini” de açıklamışlardı. Hatırlanacağı üzere devlet başkanı Chavez de şirketi, iç pazara yeterli çelik üretimi sağlamadığı ve hammaddeyi de iç pazarın gereksindiği fiyatlardan temin etmediği takdirde kamulaştıracağı yönünde bir tehditte bulunmuş, ardından hükümetle şirket arasında yapılan görüşmelerde bir orta yol sağlanabilmişti. Şirketin yeni bir ücret oranı ve toplu sözleşmede düzeltmeler teklif etmesiyle SUTISS sendikası, işçiler arasında bu tekliflerin oylanacağını ve oylama sonucuna göre hareket edeceklerini bildirmişlerdi. Son olarak geçtiğimiz Pazar günü yapılan iç referandumda 4.035 SUTISS üyesi işçinin %96’sı Sidor yönetiminin işçilere önerdiği günde 44 Bolivarlık (20.50 $) ücreti reddetmişler, işçilerin %84’ü ise önerilen toplu sözleşmeyi kabul etmediklerini bildirmişlerdi. İşçiler ayrıca sendika ve şirket arasındaki müzakerelerin sürdürülmesini istemişler ancak herhangi bir hareket planı geliştirilmemişti. Oylamanın ardından Venezüella devlet başkan yardımcısı Ramón Carrizalez, Chavez’in emriyle Birleşik Metal İşçileri Sendikası (SUTISS) başkanı José Acarigua Rodríguez’le yaptığı görüşmenin ardından işçilerin sürece Chavez’in müdahale etmesinden sevinç duyduklarını belirtirken, SUTISS başkanı Rodríguez ise şirketin müzakereleri sürdürmeyi reddettiğini, kısa zaman içinde “sürpriz bir eylem”le şirkete gereken yanıtın verileceğini belirtmişti. Venezüella’nın kuzeyindeki Bolivar eyaletinde bulunan, çelik kablo ve metal boru üretimi yapan SIDOR, And Bölgesi’nin birinci ve Latin Amerika’nın da dördüncü büyük çelik fabrikası. 4.2 milyonluk kapasitesiyle ülkenin en büyük çelik fabrikası konumundaki dev tesis, 1962 yılında devlet tarafından kurulmuş ve 1998 yılında özelleştirilmişti. Chavez hükümeti döneminde ise el değiştiren tesisin %60 ortağı Arjantinli firma Techint, %20 ortağı Venezüella hükümeti. Kalan %20’lik hisse ise Sidor işçileri ve işçi emeklilerine ait. Venezüella için hayati önemdeki endüstriyel yatırımlardan biri olan tesis, toplam üretiminin (açıklanan rakamlara göre) %63’ünü iç pazara, %37’sini ihracata yönlendiriyor. [Venezuelanalysis / Aporrea / soL / Latinbilgi] |
|
![]() |
| Tags |
| grev, hugo chavez, kamulaştırma, sidor, venezüella |
| Konu Seçenekleri | |
| |