Cevapla
 
Konu Seçenekleri
Eski 29-11-05, 22:35 Çevrimdışı   #1
Öğretim üyesi
 
black34 - ait Avatar
Genel Mesajlar: 575
Teşekkür etti: 6
Teşekkür edildi: 48
RepForum Gücü: 9
Forum Puanı:93
black34 ara sıra gören oluyor
iyi Yararlı Bilgiler

yararlı bilgiler

--------------------------------------------------------------------------------

Internet Nedir?

Internet, birçok bilgisayar sistemini TCP/IP protokolü ile birbirine bağlayan dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır. Internet, bilgiye kolay, ucuz, hızlı ve güvenli ulaşmanın ve onu paylaşmanın günümüzdeki en geçerli yoludur.

Internet Nasıl Ortaya Çıktı?

A.B.D. Savunma Departmanı bünyesindeki Ileri Araştırmalar Projeleri Ajansı (ARPA)'nın 1969 yılında kurduğu ARPAnet ağı, bugünkü Internet'in ilk çekirdeği olmuştur.

Ilk başlarda, ARPA'dan destek alan bilim adamlarının birbirleriyle bilgi iletişiminde bulunmasını amaçlayan ARPAnet, elektronik haberleşmenin çok geniş bir kullanıcı talebiyle karşılaşmasının ardından değişik bilgisayarların birbirleri ile bağlanabilmesini sağlayan iletişim protokollerinin geliştirilmesine neden olmuştur.

ARPAnet'in sağladığı avantajları gören diğer ülke bilim adamları da kendi üniversitelerini bu ağa katılmaya zorlamışlardır. Elektronik bilgi iletişiminin önemini anlayan ticari kuruluşların da ağa katılımlarıyla, internet günümüzdeki büyüklüğüne ulaşmıştır.

Internet Provider (Internet Servis Sağlayıcı) Nedir?

Internet servis sağlayıcısı, kişilere, kurumlara internet servislerini tamamen ya da kısmen belirli bir ücret karşılığında sunan kuruluşlara verilen addır.

TCP/IP Nedir?

Internetin bu kadar yaygınlaşması TCP/IP (Transmission Control Protokol/Internet Protokol) adı verilen ve çeşitli protokollerden oluşan protokol sayesinde olmuştur. Bu protokolün en büyük özelliği, birbirlerine uyumsuz olan bilgisayarların dahi sorunsuz bir şekilde bilgi iletişiminde bulunmalarına izin vermesiydi. Bu protokolü kullananların çeşitli programlarla istenilen bilgiye, dünyanın neresinde olursa olsun ulaşmaları çok kolaydır.

IP Nedir?

Internete bağlı her bilgisayarın 32 bitten oluşan ve w.x.y.z formatında bir adresi vardır (Mesela 195.174.90.8 gibi). Buna IP adresi denir.

Bilgiler, gönderilecekleri yere "Packet Switched" denilen bir metodla ufak paketlere ayrılmış bir halde gönderilirler. Paketler gidecekleri yere Router denilen ve "yol gösterici" bir göreve sahip makinelerden geçerek ulaşır. Bu paketler, iki bölümden oluşurlar. Ilk bölümde gidecekleri yerin IP adresi, ikinci bölümde de içerdikleri bilgi bulunur. Router'lar kendilerine gelen paketi, ilk bölümde yazan IP adrese en yakın Router'a gönderir. Bu sayede birbirinden bağımsız bu paketler, genellikle aynı Router'ları takip ederek gidecekleri yere ulaşır ve birleşirler.

SLIP ve PPP Nedir?

Seri iletişim (Serial Communication), verilerin tek bir kanal veya hat üzerinden iletilmesini sağlar. Özellikle ardışık verileri (data bitiş) bir bilgisayar ve bir modem arasında transfer etmekte kullanılır.

SLIP (Serial Line Internet Protocol) ise, internet protokol verilerinin (IP) seri iletişim teknikleri ile iletimini olanaklı kılan bir kurallar topluluğuna verilen genel addır. SLIP protokolu, dial-up ya da kiralık hat bağlantılarında kullanılır.

PPP (Point-to-Point Protocol) de, bir tür seri iletişim protokolüdür. Genelde ISP'ler bu protokol üzerinden dial-up Internet hizmeti sunmaktadır.

DNS Nedir?

IP adresi (IP numarası), akılda zor tutulur rakamlardan oluştuğu için, sembolik adres (Domain name) geliştirilmiştir. Hatırlanması zor IP numaraları yerine, adresledikleri yeri anlatan sözcük ve kısaltmalardan oluşan sembolik adresler ile istenilen yere ulaşmak çok daha kolaydır.

Işte bu sembolik adresler ile IP adresleri bir tabloda tutup, ikisini birbirine eşleyen program veya bilgisayarlara DNS (Domain Name Server) adı verilir.

DNS'lerde her adres çeşitli kategoriler altında toplanır. Bunların en yaygınları,

com (Commercial): Ticari kuruluş

edu (Education): Eğitim kuruluşları (Üniversiteler vb)

gov (Government): Hükümet kuruluşları

org (Organization): Ticari kaygı taşımayan kuruluşlar.

Bu kısaltmalar bazı ülkelerde ufak değişikliklere uğrasa da dünya standardı olarak yukarıdaki şekildedirler.



Freeware, Shareware, Public Domain Gibi Kavramlar Ne Anlama Gelir?

Internette herkese açık bazı arşivler mevcuttur. Buralarda çok çeşitli bilgiler, çok çeşitli programlar bulunur (yazılım, software). Bu programları yazan kişiler, kendi programlarını herkesin alıp bedava kullanmasına izin verirler. Bu tip yazılımlara 'Public Domain" yazılımlar denir. Ancak, bazı durumlarda bu bedava kullanım kısıtlandırılır.

Freeware yazılımlar limitsiz bir şekilde herkes tarafından kullanılabilir. Bu yazılımlar, parayla üçüncü kişilere satılmamalıdır. Shareware yazılımlarda ise "dene, beğenirsen al" felsefesi geçerlidir. Programı alan kişi, belirli bir süre (1 ay gibi) kullanır, eğer kullanmaya devam ederse bir miktar para gönderir. Ancak, burada zorlayıcı bir etken yoktur.

URL Nedir?

URL (Unform Resource Locators), Web Browser'lar içinden bir www servisine ya da diğer bazı internet servislerine yönlendirme yapan komut formatıdır. Web Browser içinden 'Open URL' ya da 'Open Location' şeklinde bir seçenek üzerinden uygun URL satırları girilerek;

WWW
FTP
news
gopher
wais
telnet erişimi yapılır.



WWW Nedir?

WWW, Web, ya da W3 (World Wide Web), yazı, grafik, ses, film gibi pek çok farklı yapıdaki verilere kompakt ve etkileşimli bir şekilde ulaşmamızı sağlayan bir çoklu hiper ortam sistemidir.

Hiper ortam, bir dokümandan başka bir dokümanın çağırılmasına (navigate) olanak sağlar. Bütün bu farklı yapıdaki veriler uygun bir standart ile bir arada kullanılıp bir WWW Listeleyicisi'nde (WWW Browser) görüntülenebilir. WWW' in diğer bir işlevi de,öteki bazı internet servislerini kendi içerisinde barındırmasıdır (ftp, gopher, news, wais gibi).



HTML Nedir?

WWW servis sunucuları bu hiper ortamda bilgi iletimini, gösterimini HTML (Hyper Text Markup Language) denen bir programlama dili yorumlayıcısı kullanarak yaparlar. Bu dil, daha çok yazılı bir dokümanı formatlamak ile ilgili komutlar içerir.


FTP Nedir?

FTP (File Transfer Protocol) internete bağlı iki bilgisayar arasında karşılıklı dosya aktarımı yapmak için geliştirilen bir internet protokoldür. Aynı zamanda bu protokolü kullanan programlara da bu ad verilir. FTP protokolü ile dosya aktarımı yapılırken, iki bilgisayar arasında on-line bağlantı kurulur ve FTP protokolü ile sağlanan bir dizi komutlar yardımıyla iki bilgisayar arasında dosya alma/gönderme işlemleri yapılır.

FTP yapmak için, bağlanacağımız bilgisayarın internet adresini (numerik ya da sembolik formatta) bağlanacağımız bilgisayarda ilgili kullanıcı numarası ve şifreyi bilmek yanında bir FTP istemci (client) program gerekmektedir.

E-Mail Nedir, Nasıl Faydalanabilirim?

Bilgisayar ağlarının üzerinden sanal posta kutuları sayesinde mektuplaşmak mümkündür. Işte e-mail (electronic mail), bu amaçla kullanılan servislere verilen genel addır. Birisine bir mektup gönderdiğinize göre bu mektubun gideceği bir geçerli adres olmalıdır. Bu adres,"e-mail adresi" olarak adlandırılır. e-mail adresi, kullanıcı ismi@DomainAdresi şeklindedir

Telnet Nedir?

Telnet, Internet üzerinden başka bir makineye uzaktan bağlanmak için geliştirilen bir TCP/IP protokolü ve bu programlara verilen genel addır. Bağlanılan makineye girebilmek (login) için orada bir kullanıcı isminizin (user name) olması gerekir. Telnet yapmak diye bilinen deyim, telnet protokolü kullanan bir program ile internet üzerindeki bir makineye (host) bağlanmayı ifade eder.

IRC Nedir?

IRC (Internet Relay Chat), bir çok kişinin aynı anda klavye ile karşılıklı yazışarak haberleşebildiği bir platformdur. Bir diğer adı Chat' dir. IRC'de, belirli bir konuda konuşmak, tartışmak isteyen insanlar 'kanal 'olarak adlandırılan ve genellikle bir konusu olan alanlarda toplanırlar. Dünyada bir çok IRC servisi vardır, kullanıcılar bu servisler üzerinden, IRC için gereken özel bir protokolü kullanan bir program vasıtasıyla Chat yaparlar.

Bilgisayarın Bulunduğu Ortam Nasıl Olmalıdır?

Bilgisayarların bulunduğu ortam; nemden uzak, tozsuz, anti-static ve oda sıcaklığında olmalıdır. Yukarda sıralanan ortamlar sağlanmazsa bilgisayarların ekonomik ömürleri çok daha kısa olur.

Bilgisayarın Temizliği Nasıl Yapılır?

Bilgisayarın iç temizliği en az altı ayda bir yetkili teknik servisler tarafından yapılmalıdır. Bulunduğunuz bölgede teknik servis yoksa bu işlemi kendiniz de yapabilirsiniz. Bunun için önce tüm fiş ve kablolar kasadan sökülür, bilgisayar kasası açılır, açık bir yerde, hiç bir parçasına dokunulmadan hava üfleyen bir kompresör ile içindeki toz temizlenir.

Dış temizlik ise tüm fiş ve kablolar çekildikten sonra bilgisayar temizleme köpükleri veya temizlik deterjanları ile silerek yapılmalıdır. Bilgisayar içerisine sıvı kaçmamasına dikkat edilmeli ve temizlik bittikten ancak yarım saat kadar sonra bilgisayar çalıştırılmalıdır.

Bilgisayar Arkasındaki Kablolar Ne Işe Yarar?

Bilgisayar arkasındaki kablolar, bilgisayar kasası ile diğer çevre birimleri (monitör, klavye, mouse, yazıcı gibi) arasındaki bağlantıyı sağlayan kablolardır. Bu kablolar mümkün olduğu kadar ayak altında bırakılmamalı ve saklanmalıdır.

Yedekleme Nedir? Nasıl Yapılır?

Yedekleme bilgisayarınızdaki bilgilerin periyodik zamanlarda birer kopyasının alınmasıdır. Bu işlem için günümüzde en çok CD ve disketler kullanılmaktadır.

Periyodik zamanlarda (genelde haftada bir) bilgilerin disketlere yedek alınması gerekmektedir. Daha sonra ayda bir bu yedek alınan disketler, disketlerdeki bozulmaları önlemek için formatlanmalı (sıfırlanmalı) ve daha sonra yeniden yedekleme işlemi yapılmalıdır. Disketler kesinlikle manyetik ortamlarda ve güneşte bırakılmamalıdır.

Bilgisayar Virüsü Nedir?

Bilgisayar virüsleri, bilgisayarların işletim sistemlerinden kullandıkları ticari yazılımlara, donanım ayar yazılımından kişisel belgelere kadar her türlü yazılıma bulaşabilen ve yazılımları, dataları bozabilen, donanımlara kalıcı zarar verebilen yazılımlardır.

Virüsler Nasıl Bulaşır?

Bu tür yazılımlar bilgisayarlara genellikle disket alış verişi ve internet üzerinden bulaşır.

Virüsten Korunmak Için Ne Yapılmalıdır?

Virüslerden korunmak için mutlaka bilgisayara bir anti-virüs programı kurulmalı, disket alış verişi gibi bilgi transferlerinde virüs kontrolü yapılmalıdır.



Bilgisayar ve Yan Donanımlarını Ilk Kez Kullanmaya Başlamadan Önce Neler Yapılmalıdır?

Bu tür donanımları kullanmadan önce mutlaka prizlerin topraklı olup olmadığı kontrol edilmeli, toprak hattı olmayan prizler kesinlikle kullanılmamalıdır.

17 nisan 2001 den sonra kurulan win me lerin yardım sistemi çalışmıyor.bunu genel olarak tüm me kullanıcıları olarak yaşamışızdır.
şimdi;

Bilgisayarımızın tarihini 03.04.2000-17.04.2001 arasında değiştiriyoruz.(03.04.2000 tarihinden önceye alırsakta çalışmaz.) Başlat'ı açıp çalıştıra giriyoruz.Metin kutusuna aşağıdakileri aynen yazıyoruz ve tamamı tıklıyoruz.rundll.exe setupx.dll,InstallHinfSection PCHealth.Install 132 C:\WINDOWS\INF\PCHealth.inf Burda bir yükleme programı çalışacak yükleme sırasında windows Cd si istenebilir.,
ama yol olarak \Windows\options\install klasörünü seçseniz de olur.
yükleme tam olarak gerçekleşmek zorunda.
yükleme tamamandıktan sonra Başlat'ı sonrada Yardım'ı tıklıyoruz(veya hiç bir uygulama açık değilken "F1" tuşuna basıyoruz.)Artık yardım ve destek çalışıyor.Artık Yardım ve Destek'i kapatıp tarihi bugüne getirebilirsiniz.Şuna dikkat etmelisiniz Yardım ve Destek'i tam açmadan tarihi eski haline alırsak Yardım ve Destek çalışmaz.

3-)

Son zamanda Digital TV kartlarına artan talep üzerine böyle bir şeyin bütün arkadaşlarımıza yardımcı olabiliceğini düşündüm..(tek kartı yazmamdaki amaç bu özelliklerde ve fiyat/performans açısından iyi olmasıdır)

Söz konusu olay aslında OpenSky abonesi birine uydudan göndertilen yayınları araya girip çalmaktan ibaret(MAC adresi korsanlığı). Gerçekten, kartın yapısı buna uygun, gerekli korsan yazılımlar hazır. Abone birine gönderilen Webcam görüntüleri, JPEG'ler, MP3'ler, programlar kolayca indirilebilir. Ama bu olay "uydudan bedava internet" değil. Çünkü abone olmadığınız sürece talep ettiğiniz size özel birşeyin size uydu üzerinden gönderilmesi söz konusu değil.

SS2 kartı ile şunlar yapılabilir;
1) Tüm türk ve yabancı, şifreli ve şifresiz digital tv ve radyo yayınlarını bilgisayarınızdan izleyebilirsiniz (digital uydu alıcısı görevi).
2) MPEG-4 gibi normal digital DVB uydu alıcılarının alamadığı "streaming media" yayınlarını alabilirsiniz.
3) yayınları hard diskinize(HDD)kaydedebilirsiniz. (40GB HDD'de 24 saatlik TV yayını saklanabilir) SkyStar2 kartına DiSEqC sviç kullanarak 4 taneye kadar çanak bağlanabilir.
4) Uydudan internet hizmeti alabilirsiniz.(tek yönlüdür. sadece internetten büyük dosyaları bilgisayarınıza hızlı indirmek(download) için yararlıdır. Normal internet bağlantınıza ilave olarak bir de uydudan bir servis sağlayıcıya abonelik gerektirir.)Çift yönlü için çanak ve gerekli sistem daha değişik. Şu anda sadece tek yönlü uydu internet abonesi olabilirsiniz(sizden gidecek dosya v.s. için yerel abonelik ve internet(modem bağlantısı) gereklidir. Uydudan SS2 kartınızdan yararlanarak hızlı download yapabilmeniz için ayrıca ilave olarak uydudan servis sağlayıcı aboneliği gerekiyor. Bunun için çanağınızın baktığı uyduda bulunan bir internet servis sağlayıcının programını indirip makinenize yüklemeniz ve servis sağlayıcıya kredi kartınızla abone olmanız gerekmektedir. (Tek yönlü için gidiş yönü mevcut internet aboneliğinizle olacağından bu abonelik mevcut aboneliğinize ek olacağından masrafınız artacak, ancak her türlü "download" hızınız çok yükselecektir.) 7derece doğu W3 uydusundaki http://www.opensky.eutelsat.net/(openSky) için en küçük bir çanak yeterlidir.
5) Eğer ekran kartınız "TVout" özelliğine sahipse uydu yayın görüntülerini bilgisayarınızdan TV'nize de aktarabilirsiniz. Yine de eğer amacınız TV'den izlemek ise görüntü kalitesi bakımından normal bir uydu alıcısı almanızı tavsiye ederiz. Bilgisayardan izlenen görüntü kalitesi mükemmeldir. TV'ye aktarılan kalite ise ekran kartınıza bağlı.
6) Kart ile birlikte verilen CD'lerde her türlü bilgi mevcut. Kartın bilgisayara takılışı çok kolaydır, ancak kısa devre, statik elektrik gibi nedenlerle kartı veya bilgisayarınızı kolayca bozabilrsiniz. Kartın tüm fonksiyonlarından yararlanabilmeniz için gerekli kurulumlar(programlar)ileri derecede bilgisayar bilgisi gerektirir.
Bilgisayarınızda boş bir PCI slotu varsa SS2 kartı sizin bilgisayarınızda da çalışabilir

5-)

Bilgisayar Arızalarında her sesin ayrı bir anlamı vardır. Bence en kolay tarafı bios sitesine git oradan bak veya elindeki anakartın kullanım kılavuzuna bak...

Kısaca şunları söyleyebilirim;

Bios açılış sesleri:

ton yok = guc yok
devamli ton = guc kaynagi arızalı
devamli kısa ton = arızalı ana-kart
1 uzun = Ram yenileme
1 uzun, 1 kısa = arızalı ana-kart veya ROM-Basic
1 uzun, 2 kısa = video kart hatası veya dip switch (XT icin )
1 uzun, 3 kısa = Ekran kartında hata
1 kısa = Normal Açılış
2 uzun, 1 kısa = monitör adaptör senkro hatası
2 kısa = parity hatası (hafiza-ram toplam)
3 kısa = ilk 64 K RAM hatası
4 kısa = zaman sayacı arızalı
5 kısa = işlemci arızası (prosessor arızalı ) veya vidoe Ram **
6 kısa = klavye işlemcisi hatası
7 kısa = Sanal işlemci mode ayar (AT icin)
8 kısa = Video Ram yanlis yazma
9 kısa = ROM bios toplam hatası



6-)

Herkese merhaba;

Forumdaki gözlemlerime dayanarak,bu tür bir başlık açmayı uygun gördüm..eğer siz de video veya audio formatlarını sorunsuzca çalıştırmak istiyorsanız,lütfen yazımı okumaya devam edin..

Gerçekten de bugüne kadar,ses ve görüntü formatları hakkında oldukça fazla sayıda sorun yaşayan kullanıcı oldu..kimisi kullandığı player dan (oynatıcı) memnun değil, kimisi indirmiş olduğu görüntü veya ses formatından... kimisi de tüm formatları tek bir player da çalıştıramamaktan şikayetçi..

Işte tüm bu anlatacaklarım sayesinde,aklınıza gelebilecek bütün video ve audio formatlarını,istediğiniz player ile (!) sorunsuzca çalıştırabileceksiniz..
(bu anlattıklarımı forumda daha önceden de yayınlamıştım..daha düzenli olması amacıyla yeniden düzenledim..)

öncelikle şunu aklınızdan çıkarmayın;
sisteminizde uygun codec (kodlayıcı) olduktan sonra istediğiniz player (oynatıcı) ile,istediğiniz formatı çalıştırabilirsiniz..bunu forumda defalarca tekrarlıyorum ztn..

bu işler program ile sınırlı değil..yani her uzantıya değişik program kullanmanız gerekmiyor.. mesela wmv (windows media video) formatını çalıştırmak için,windows media player 9 u yükleyebilirsiniz..ama bu demek değildir ki,bu format sadece,bu player da çalışıyor.. windows media player 9 yüklendiği zaman,sisteminize otomatik olarak wmv codec i de yükleniyor ve böylece wmp9 ile bu formatı çalıştırabiliyorsunuz.. bundan emin olmak için,isterseniz media player ın yüklediği wmv formatına ait dosyaları bulup,silerseniz ; bu formatın,wmp9 ile çalıştırılamayacağını görebilirsiniz..
bir diğer yanlış anlaşılma da winamp konusunda..çoğu kişi ,winamp ın her şekilde mp3 formatını çalıştırabileceğini sanıyor..halbuki siz sisteminizden mp3 kodlayıcısını kaldırırsanız,winamp veya bundan daha iyi bir oynatıcı bile gelse bu formatı çalıştıramaz..eee hani winamp herşeyi açıyordu?
yani olay player ile alakalı değil, codeclerle alakalı..

quick time veya real media player ın da desteklediği formatları da,istediğiniz player ile çalıştırabiliyorsunuz..bunu fazla kişi bilmez..ilk defa burada açıklıyorum bu 2 player ın tek yaptığı şey,sizin sisteminize uygun codec i yüklemek..böylece .mov uzantılı dosyaları,vs. bu playerlar ile açabiliyorsunuz..ama dediğim gibi,bu player ların kullandığı codecleri bulabilirseniz veya quick time player ı sildiğinizde,önceden yüklenen codeclerin silinmemesini sağlarsanız (!),bi şekilde bu player ın desteklediği formatları,diğer oynatıcılarla çalıştırabilirsiniz..
quick time ı sildiğiniz zaman,bu program ile bereber yüklenen codec ler de silindiği için,mov uzantılı dosyaların sadece quick time player ile açılabileceğini çoğumuz düşünmüşüzdür..normaldir..olabilir.

şimdi anlatacağım adımları sırasıyla uygularsanız,tüm ama tüm formatları sorunsuzca çalıştırabilirsiniz..

hedefimiz şu;
k-lite codec pack
quick time alternative
real alternative
ve mplayer2 (veya istediğiniz herhangi bir player)

download k-lite codec pack;
http://ftp.isu.edu.tw/pub/Windows/E...klcodec227f.exe

quick time alternativ;
ftp://www.slunecnice.cz/slunecnice/...ktimealt133.exe

real alternative;
ftp://www.slunecnice.cz/slunecnice/win/r/realalt123.exe

bunların dışında,bazı xvid ile sıkıştırılmış video larda,takılma veya donma gibi sorunlar yaşıyorsanız, ffdshow programını yükleyerek,bu sorunu halledebilirsiniz.

ffdshow mpeg-4 video decoder;
http://www.codecsdownload.com/cgi-b...ad.pl?file=0010

eveet,tüm bunları indirip yükledikten sonra istediğiniz formatı,istediğiniz player ile çalıştırabileceksiniz..
(tavsiyem,her zaman olduğu gibi windows media player (eski versiyonu) ..başlat\çalıştır = mplayer2 )

eğer forumda yeniden, görüntü ve ses formatlarını çalıştıramama,vb. türünde sorular sorulursa,lütfen o kişileri bu başlığa yönlendirin..böylece tüm video ve audio formatlarını çalıştıramama sorunları kökünden çözülmüş olur

saygılar...

7-)

Son zamanlarda Serial ataya büyük talep ve yeni olduğu için ne olduğunu açıklayan bir yazı olmasının bütün herkese yardımcı olacağını umuyorum.



SERIAL ATA

Serial Ata'nın ne olduğunu anlamadan önce, nasıl bir ihtiyaç sonucu geliştirildiği ve şimdi ne durumda olduğundan biraz bahsedelim.

Sabit diskler veya optik cihazlar, diğer bilgisayar donanımları ile iletişim kurmak için arabirimleri kullanırlar. Günümüzde IDE arabirimi anakartın üzerinde geliyor. Hepimizin bildiği master/slave olarak adlandırılan arabirime, iki adet cihaz bağlanabiliyor. Yalnız 40 pinlik bir kablo ile bağlanan bu cihazlara jumper ayarı yapmak gerekiyor. IDE cephesinde gelinen sonraki nokta ise Ultra Ata arabirimi. ATA-2 ile uyumlu olan bu arabirim, saniyede 33 MB'lık bir hıza sahipti. Bu arabirim ile birlikte Cyclical Redundancy Check Error kontrolü getirildi. CRC, yazılması gereken verinin yazmadan önce kontrol edilmesi ve hata bulunursa yazma işleminin tekrardan başlatılması işlemine denir. Bu sayede hız ve güvenirlilik artırıldı. Zamanla bu arabirim de geliştirildi ve sırayla ATA-66 ve ATA-100 arabirimleri geldi. Adlarından da anlaşıldığı gibi bu arabirimlerin hızları 66 MBps ve 100 MBps. Günümüzde yaygın olarak Ultra ATA-100 kullanılıyor. Hatta bazı anakart üreticilerinin Ultra ATA-133'ü desteklemeye başladıklarını görebiliyoruz. Ama IDE arabirimi yerini daha geniş bir desteğe sahip olan Serial ATA'ya bırakıyor.


Serial ATA Nedir?

Serial ATA, masaüstü bilgisayarlardaki, bazı sunuculardaki ve ağa bağlı depolama cihazlarındaki paralel ATA fiziksel depolama arabiriminin evrimleşmiş hali olarak düşünülebilir.

Spesifikasyon daha ince, daha esnek kabloların ve daha az iğne sayılarının kullanılmasına olanak veriyor. Bu da bilgisayar üreticilerinin sistemlerini yönlendirmesi ve kurulması kolay kablolarla tasarlamalarını sağlıyor. Bununla birlikte şu an kullanılan Paralel ATA teknolojisinden daha kolay, daha esnek anakart yönlendirmesini de olası kılıyor.

Serial ATA II ile daha da geliştirilecek olan teknoloji önümüzdeki yılların bilgisayarlarının ihtiyaç duyduğu depolama arabirimlerini sağlamaya aday.Serial ATA Çalışma Grubu şu anda silikon tasarımı, kablo/konektör, depolama gibi konularda dünya lideri olan 80'den fazla üye ile oldukça güçlü bir konumda bulunuyor.

ATA'nın Gelişimi:

SATA/1500 kullanıma hazır Ilk zamanlarda bir ATA standardından söz edilmezdi. Çeşitli firmaların tavsiyeleri ve tecrübeleri sonucunda zamanla anakart üreticileri de destek vererek ATA özellikleri geliştirildi. Ardından, ANSI (American National Standarts Institude) tarafından bir standart haline getirildi. Bu gelişmeden sonra Small Form Factor komitesi ATAPI arabiriminde standartlaşmaya gitti. Böylece CD-ROM ve sabitdiskler için ATA kabloları geliştirildi. Bu arabirim sürekli geliştirilerek standartlaştırıldı. Yani amatörce bir yol izlendi. Örneğin çok önemli olan BUS terminasyonu bu standarda sonradan eklendi. En son değişiklik ise, hepimizin bildiği 40 damarlı kablodan 80 damarlı kabloya geçiş ile yapıldı. Bu ekstra damar sayısı yüksek veri transfer hızlarının güvenli yapılabilmesi için geçerli. Çünkü gerilim iletimi ile veri aktarımda sorunlar yaşanabilir. ATA 100 arabiriminin teknolojik gelişmenin sonuna yaklaşması sonucu yeni bir arabirim için kollar sıvandı. Ve sonunda Serial ATA standardı geliştirildi. Bugünlerde birçok veri transfer uygulaması seri bağlantıyı tercih ediyor. Bu da en çok paralel ATA arabirimini etkiliyor. Çünkü saniyede 100 Mbyte'lık bir hız ile veri transferi gerçekleştirebilen bu arabirim teknolojisinin sınırına dayandı. Bu yeni arabirim Ultra Serial ATA 1500 ya da SATA/1500 olarak adlandırılıyor.

Serial ATA'ya Geçiş:

Paralel ATA gelişimini tamamladı Serial ATA, IDE ATA'nın bir sonraki adımı olarak görülüyor.Yeni arabirimi geliştiren grup geçtiğimiz aylarda bu yeni endüstri standardının son rötuşlarını tamamladı. ATA 1.0 olarak adlandırılan bu yeni standart, Intel Developer Forum'da ilgili kişilere tanıtıldı. Yeni standart sayesinde yeni nesil sabitdiskler daha yüksek bir performansla çalıştırılabilecek. Intel ve AMD işlemcileri de bu hız artışından faydalanabilecekler. Kablonun ince olması sayesindeyse, kasa içindeki hava sirkülasyonu daha etkili hale gelebilecek ve kasa içi ısı değeri düşebilecek. Bu da sistem kasalarını daha küçük boyutlara indirebilecek. Yeni seri I/O mimarisi, günümüzde kullanılan paralel I/O yapısının yerini aldıktan sonra, optik sürücü/yazıcı ve sabitdisk gibi cihazlara yüksek bir bant genişliği sunacak. Yeni arabirimin bir çok üretici tarafından desteklenmesi de önemli bir avantaj... Örneğin, APT, Dell, Intel, IBM ve Maxtor'un yanı sıra Seagate de bu yeni arabirimi ürünlerine entegre etmeye başladı bile.

Serial ATA'nın teknik özellikleri: SCSI arabirimine rakip

Bu teknolojinin performans değerlerinin ne olduğu hakkında çok net bilgi yok. Serial ATA'nın teorik olarak saniyede 600 Mbyte'lık bir veri transfer oranına ulaşılması gerekiyor. Buna karşın, arabirimi geliştiren grup, veri transfer hızının en az saniyede 150 Mbyte olacağını garanti ediyor.
Serial ATA, piyasada bulunan işletim sistemleriyle ve yazılımlarla uyumlu olmakla kalmıyor, master/slave konseptini de destekliyor. Bunu Paralel ATA'nın BUS topolojisi ile karıştırmamak gerek. Bu arabirim, daha çok yıldız topolojisine benziyor. Çünkü yıldız topolojisinde de olduğu gibi sistemler bire bir bağlanıyorlar. Ayrıca veri iletimi ve gönderimi, farklı veri yollarından yapılıyor. Nedeni ise, LVDS'nin, yani simetrik veri iletim tekniğinin kullanılması.
Kablo bağlantılardaki değişiklik: Kablo karmaşasına son

Paralel veri iletiminde hız sadece kısa mesafeli uzaklıklarda etkiliydi.Uzun mesafelerle veri iletimi gerçekleştiriliyor, ama hız önemli derecede düşüyordu. Bunun nedeni ise, bit sayılarının uzun mesafede rasgele hızlarda gitmesi ve bundan dolayı bir karmaşanın meydana gelmesiydi. Ayrıca, 40 veya 80 iğneli paralel kablolar kalın olduklarından dolayı, yeterince esnek bir yapıda değillerdi. Bu nedenle de, kasanın içindeki hava sirkülasyonunu da etkiliyorlardı. Yeni bağlantının bir diğer özelliği de, paralel bağlantıdan alıştığımız kalın kablo yerine çok daha ince bir kablo kullanılması.
Dolayısıyla yeni bağlantının pin sayısı da diğer bağlantıya göre daha düşük. Serial ATA için 6 ya da 8 damarlı bir kablo yeterli. Paralel kablolarda bu damar sayısı 40 idi, hatta Ultra ATA 66 ve 100'lerin çıkması ile birlikte damar sayısı da 80'e çıktı. Seri bağlantıda zaman gecikmesinin yaşanması mümkün değil. Çünkü seri bağlantıda, paralel bağlantının aksine sinyal iletimi tek bir kanaldan yapılıyor. Iğne sayısının düşük olduğu bu bağlantıda, ses kartı ile CD-ROM arasında bağlanan kablo gibi incecik bir kablo kullandığından dolayı, hava sirkülasyonu da olumsuz yönde etkilemiyor.
Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, aşağıdaki resimde sol tarafta klasik 80pin ATA133 kablosu, sağ tarafda ise 7pin Serial-ATA kablosunu görebilirseniz. Incelen bu kablolar sayesinde kasa içinde daha iyi hava sirkülasyonu ile daha sağlıklı bir soğutma ve daha derli toplu sistem dizaynları yapmak mümkün. Şuan ki ATA133'ün 133MB/s'sine karşılık Serial-ATA'nın 150MB/s'si arasında bant genişliği olarak önemsenebilecek bir fark yok. Ancak Serial-ATA teknolojik olarak çok daha fazla avantaja sahip.
Yeni arabirimin bir diğer önemli avantajı ise, yazılım kurulum sürecinin azalması ve kablo maliyetlerinin düşürülmesi. Master/Slave sorununu ile çoğumuz karşılaşmışızdır. Sisteme entegre ettiğiniz bir IDE cihazı, bu yüzden kullanıcıya dertli anlar yaşatabilir. Paralel ATA iki adet master mimarisine sahipti. Bu master mimarisine iki adet de slave dahil ediliyordu.

Bu nedenle günümüzün anakartlarında toplam dört adet IDE cihaz sisteme bağlanabiliyor. SATA bu soruna teke tek bir çözüm getiriyor. SATA Host Adaptörü, shadow register setine sahip. Bu register seti, günümüzün sabitdisklerinde bulunan register setlerini emule ediyor. Bu özellik sayesinde ATAPI ve ATA komutları, SATA protokollüne dönüşebiliyorlar. Master/Slave desteği de bu tür bir emulasyon ile yapılıyor. Eski bir diske sahip olan kullanıcılar, özel geliştirilmiş bir adaptör sayesinde SATA controller üzerinden çalıştırılabilirler. Kısaca burada master/slave ilişkisi yok. Yine dört adet cihaz destekleyen bu bağlantı, paralel arabirimden farklı olarak peer to peer tekniği ile çalışıyor. Yani, her bir cihaz kendi kablosu üzerinden ve tek bir port üzerinden bağlanıyor. Böylece host adaptörüne cihaz başına bağlantı yapılıyor. Bu sayede jumper ayarlaması ve Bus terminolojisi tarihe karışıyor. Yani, her bir cihaz, diğer cihazdan bağımsız bir şekilde çalıştırılıyor. Bu standardı destekleyen cihazları konfigüre etmek gerekmiyor. Jumper ayarı yok. Ayrıca işletim sistemleriyle uyumsuzluk da söz konusu değil. Buna ek olarak özel sürücüler kurmak da gerekmiyor. Bu protokolün bir diğer önemli yanı ise, sadece dahili veri transferler için düşünülmüş olması. Yani USB/USB2 ve Firewire arabirimleri, harici bağlantılar için yerlerini SATA'ya bırakmıyorlar

Serial ATA II: Ağ uygulamalarına ekstra güç

Henüz Serial ATA 1.0 arabirimi ile doğru düzgün tanışılmadan, Serial ATA II arabiriminden söz edilmeye başlandı. Geçen aylarda katıldığımız IDF'de bu konseptin ilk ürünlerini görme fırsatımız oldu. Bu arabirim çok daha hızlı olduğundan dolayı, ağ donanımları ve sunucular için düşünülmüş bir teknoloji. Serial ATA 1.0 gibi Serial ATA II de yüksek bir bant genişliğe sahip. Dolayısıyla bu arabirimin de optik cihazlar ve veri depolama ürünlerinde kullanılması düşünülüyor. Serial ATA 1.0'da olduğu gibi Serial ATA II de, incecik bir kablo ile veri aktarımı yapıyor. Ayrıca jumper ya da değişik ayarlamalara da gerek kalmıyor. Bu sayede, entegre ettiğiniz her bir cihaz, sistem tarafından otomatik olarak tanınıyor ve çalıştırılması sağlanıyor. Serial ATA II, iki dönemde gelişimini tamamlayacak. Ilk dönemden, sunucu ve ağ donanımlar etkilenecek. Arabirimin iyice oturması sonucundan da, ikinci dönem devreye girecek. Ikinci dönemde, daha yüksek bir transfer oranı, yani bant genişliği, üst mertebelere taşınacak. Serial ATA II, Serial ATA 1.0 arabirimine de uyumlu olacak. Serial ATA II arabiriminin 2003 yılının 2. yarısında tamamlanması hedefleniyor. Bu arabiriminin gelişmesini sağlamakla görevli olan Serial ATA II Working Group, Serial ATA 1.0'ı geliştiren grubun aynısı.

IDF fuarında, Serial ATA 1.0 arabirimi için üretilmiş çeşitli ürünler tanıtılmıştı. Örneğin Adaptec, Serial ATA Controller ve PCI RAID kartlarını tanıtmıştı. Seagate ise Serial ATA sabitdisklerini tanıtmıştı. Geçtiğimiz ayda gezdiğimiz CeBIT fuarında Maxtor'un da Serial ATA diskleri ürettiğini görme fırsatını bulduk.

Sonuç: Serial ATA'ya geçiş hazırlıkları

Yeni arabirime geçiş için bu arabirimi destekleyen ürünlerin fazlaca piyasada bulunması gerekir. Bu yüzden olsa gerek, SATA adaptörleri geliştirildi. Bu adaptörler sayesinde, Paralel ATA arabirimli bir disk, Serial ATA arabirimine göre çalıştırılabilir. Çalışabilmesinin nedeniyse, paralel sinyal iletiminin bu adaptörler sayesinde seri sinyal iletimine dönüştürülmesi...

Bu adaptörlerin, seriye geçiş için maliyeti artırması, bir dezavantaj gibi gözükebilir. Ama paralel kullanımda çok önemli bir yer tutan bellek ihtiyacının minimuma indirilmesi çok büyük bir avantaj. Bu da doğal olarak geçiş süresini kısaltır. Bu tür bir gelişme çok güçlü bir arabirim olan Firewire cephesinde yaşanmıştı ve halen yaşanmaya devam ediyor. Bildiğimiz gibi Firewire ya da IEEE1394 diye adlandırılan arabirim, senelerdir piyasada olmasına ve çok hızlı bir arabirim olmasına rağmen, geniş bir ürün seçeneğine sahip değil.Oysa, sabitdiskler veya optik sürücüler, Firewire arabirimi tarafından rahatlıkla desteklenebilir.


Serial-ATA harddiskler çıkana kadar ise ABIT'in SERILLEL ismini verdiği bir çevirici ile bu soruna çözüm getirilebiliyor. Yukardaki resimde gördüğünüz çevirici ile standart ATA33/66/100/133 harddisklerinizi Serial-ATA konnektörü üzerinden kullanabilirsiniz. WinXP altında ATA100 Matrox hardisklerimi bu çevirici vasıtası ile sorunsuz olarak Serial-ATA üzerinden kullanabildim. Isterseniz sisteminizi bu Serial-ATA bağlantısı üstünden de boot ettirebilirsiz. Bunun için BIOS'da bir ayar yok ancak Serial-ATA ile ATA133 RAID aynı fazı kullandığı için boot aygıtı olarak ATA133 RAID seçtiğinizde Serial-ATA'daki hdd'nizden de boot edebilirsiniz. Tabii ki ABIT bir adet SERILLEL'ide IT7-MAX2'nin kutusuna dahil etmeyi unutmamış. En azından Serial-ATA aygıtlar çıkana kadar bence bu çok iyi bir çözüm. Teknik açıdan ekstra bir avantajı pek olmasada en azından bizi kablo demetlerinden şimdilik kurtarabilir.

SATA Diske Windows 2000 ve XP Kurulumu Nasıl Yapılır?

Pc yi CD den BOOT etmek için ayarlayın. CD den boot etmeye başladıktan sonra,ekranın altında “Press F6 if you need to install a third party SCSI or RAID driver” yazısını görünce F6 tuşuna birkaç defa basınız . Her zaman 1 kere basmak yemeyebilir.

Daha sonra çıkacak olan ekranda "S" seçeneği ile yeni bir aygıt yükleyeceğinizi belirtin. Sizden A sürücüsüne (Floppy) gerekli sürücülerin olduğu disketi yerleştirmenizi ve "Enter" tuşuna basmanızı isteyecektir. Bazen size bir sürücü,bazen de birden fazla sürücü listesi çıkabilir. (... drivers for W2K,...drivers for Win XP ) uygun olanını seçip devam edin. Eğer bağlantılar doğru ve aygıtlarınız sağlamsa diskinizi görecektir. Kurulumun diğer işlemleri normal IDE Diske kurulum ile aynıdır.

Ihtiyacınız olan dosyalar: Anakart Destek CD içindeki SATA sürücülerini bir diskete koymanız gerekmektedir. CD içinde "Drivers " bölümü içindedir. Mesela, ASUS P4PE de "Drivers->Promise" klasörü. Klasör içinde "txtsetup.oem" isminde bir dosyanın olması gerekmektedir. Işletim sistemi kurulumu sırasında bu dosyaya bakıyor.

NOT: Her anakart için aynı yerde olmayabilir bu dosyalar. Gigabite anakartın ga-8ıpe1000mk modelinde other/siI/si3112/si3112 içerisinde yer alıyor bu dosyalar. Muhakkak txtsetup.oem dosyasının olması gerekli.

Tavsiyem format sırasında Quick (Hızlı) format yapmanızdır. Aksi takdirde format işlemi birkaç saat sürebilir. Ya da 4-5 GB lık bir bölüm açıp işletim sistemini kurduktan sonra Disk Managment (Disk yönetimi) bölümünden kalan kısımları düzenleyebilirsiniz.

Umarım yararlı bir yazı olmuştur
  Alıntı ile Cevapla
Eski 01-01-06, 16:58 Çevrimdışı   #2
Öğretim üyesi
 
azdamur - ait Avatar
Genel Mesajlar: 674
Teşekkür etti: 74
Teşekkür edildi: 81
RepForum Gücü: 11
Forum Puanı:585
azdamur ara sıra gören oluyorazdamur ara sıra gören oluyorazdamur ara sıra gören oluyorazdamur ara sıra gören oluyorazdamur ara sıra gören oluyorazdamur ara sıra gören oluyor
Ruhsal Durumum:
sata-2 hard disk aldım. XP'yi kuramadım. Bakalım dediğin gibi olur umarım. Teşekkürler...
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Powered by vBulletin Copyright © 2000-2008 Jelsoft Enterprises Limited.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
http://www.zamansiz.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:51 .