DownLoaduc
Zamansız Tartışma Platform  Genel Kültür  Biyografiler
Cevapla
 
Konu Seçenekleri
Eski 12-03-08, 14:43 Çevrimdışı   #1
Stajyer
Sanatkârlar grubu
 
_KaaN_ - ait Avatar
Genel Mesajlar: 139
Teşekkür etti: 73
Teşekkür edildi: 50
RepForum Gücü: 3
Forum Puanı:754
_KaaN_ ara sıra gören oluyor_KaaN_ ara sıra gören oluyor_KaaN_ ara sıra gören oluyor_KaaN_ ara sıra gören oluyor_KaaN_ ara sıra gören oluyor_KaaN_ ara sıra gören oluyor_KaaN_ ara sıra gören oluyor
Yavuz Sultan Selim ( 02.08.1470)- (26.07.1520)



Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu ve İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü.

Saltanatı: 1512-1520
Babası: II. Bayezid Han - Annesi: Aişe Hatun
Doğumu: 10 Ekim 1470 Vefatı: 22 Eylül 1520

Amasya'da doğdu. Küçük yaştan itibaren Kur'an-ı Kerim, tefsir, hadis ve fıkıh dersleri yanında yüksek fen ilimlerini de öğrendi. Çok çevik ve zeki olup ok atmak, güreş tutmak ve kılıç kullanmak hususunda maharet sahibiydi. Arabi ve Farisi'yi mükemmel bir şekilde konuşurdu. Babası II. Bayezid padişah olduktan sonra , askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için Trabzon'a vali tayin edildi.

Yavuz Sultan Selim Trabzon valisi iken, Şah İsmail'in (1502-1524) siyasi-dini faaliyetleri ile Osmanlı Devleti için çok büyük bir tehlike arzettiğini görüyor ve ona göre tedbirler düşünüyordu. Hatta zaman zaman bu devlet üzerine küçük çapta akınlar da yapıyordu. Nitekim, 24 Nisan 1512'de babasının yerine geçince de ilk seferini, Osmanlı Devleti'ni önce bölüp parçalama, sonra da yıkma emellerini güden Safeviler üzerine yaptı. İstanbul'da Eyüp ve diğer mübarek kabirleri ziyaret ederek zafer duaları yaptıktan sonra ordusuyla harekete geçen Selim Han günlerce yol aldıktan sonra nihayet 23 Ağustos 1514'de Çaldıran Ovası'nda Safevi ordusuyla karşılaştı. Yavuz ve ordusunun kudretiyle ateşli silahların üstünlüğü sayesinde Osmanlılar parlak bir zafer kazandı. İran ordusunun büyük bölümü imha edilirken bir çok Safevi kumandanı ile Şah İsmail'in zevcesi esir alındı. İran'ın baş şehri Tebriz'e giren Yavuz Sultan Selim Han, şehirdeki camileri tamir ettirdi ve halka huzur verdi.

Bu zafer ile Osmanlı hududu Fırat'tan Azerbeycan'a ve İran içlerine kadar uzadı. Yavuz Sultan Selim ikinci seferini Memlüklüler üzerine yaptı. Bu seferin asıl sebebi Memlüklülerin Osmanlı Devleti'nin kuvvetlenmesinden endişe ederek şii Şah İsmail ile ittifak içerisine girmesi idi. Şah İsmail'i bir darbede saf dışı bırakan Cihangir padişah bu defa da yıldırım sureti ile Mısır ordularını 24 Ağustos 1516'da Mercidabık ve 26 Mart 1517'de Ridaniye'de kazandığı zaferler ile perişan etti. Artık Memlük Devleti kalmamış, bütün Arap ülkeleri Osmanlı hakimiyetine girmişti. Bu durum üzerine Mekke ve Medine emiri mukaddes şehirlerin anahtarlarını "Hakimü'l Harameyn" ünvanı ile Yavuz Sultan Selim'e takdim etti. Ancak dindar padişah bu ünvanı "Hadimü'l Harameyn= Mekke ve Medine'nin hizmetçisi" şekline çevirirek aldı ve evlatlarına böyle miras bıraktı.

İki büyük seferin zaferle neticelenmesinden sonra bilhassa donanma faaliyetlerine hız veren Yavuz, devrin büyük alime Kemal-paşazade'ye niyetinin feth-i Efrenciye yani Avrupa olduğunu bildirmişti. Ancak yüce Hakan'ın Eyüp Türbesi'ni ziyaretle başladığı bu seferine yakalandığı amansız bir şirpence hastalığı mani oldu. Vefat etmeden önce musabihi Hasan Can kendisine Hakk'a teveccüh etmesini söyleyince "Bunca zamandan beri bizi kiminle biliyordun. Cenab-ı Hakk'a teveccühte bir kusur mu gördün?" buyurarak Yasin-i Şerif okunmasını istedi. Kendisi de okurken ruhunu teslim etti. Naşı kendi adı ile anılan camiin avlusundaki türbededir.

Osmanlı Devleti'nin topraklarını iki buçuk mislinden fazla genişletti. Babasından devraldığı 2,373,000 kilometrekarelik olan ülke toprakları onun zamanında 6,557,000 kilometrekareye çıktı.

Devlet işlerinde kesin niyet ve kati programla hareket eden Selim Han, herhangi bir devlet işini fiiliyata koymadan evvel muhtelif yollarla onun hakkında alim, vezir ve sair ilgililerin fikirlerinden istifade eder ve günlerce düşünür, nihayet son kararını verdikten sonra ondan dönmez ve bu kararın aleyhinde söz söyleyenleri en şiddetli şekilde cezalandırırdı. Muntazaman bir casus teşkilatı vardı. Bu sayede gerek memleket dışında ve gerek içeriden devamlı bilgi alırdı. Mühim işlerde bizzat tahkikat yapardı.

İhtişam ve debdebeye ehemmiyet vermez, sadeliği sever ve sade giyinirdi. Kendisi için fazla para sarfıyla köşk ve lüks şeyler yapılmasını istemezdi. Bir defasında oğlu Şehzade Süleyman çok süslü bir elbiseyle huzuruna girince; "Süleyman annen ne giysin?" (Başka bir rivayete göre "Anana giyecek birşey bırakmamışsın.") diyerek sitem etmişti. Hazinenin devamlı dolu olmasına dikkat ederdi.

Sultan Selim Han evliyaya rağbet eder onların sonbetlerine katılmayı bulunmaz bir nimet sayardı. Devamlı; "Padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş - Bir veliye bende olmak cümleden ala imiş." buyururdu. Yavuz Sultan Selim'in Şam'da Salihiyye'de Muhiddin-i Arabi'ye yaptırdığı camii, imaret ve türbeden ve bir de Konya'da Mevlevi tekkesine getirdiği sudan başka bir hayır yapmasına vakti ve zamanı müsait olmamıştır. Hatta başlattığı camiinin bile yalnız temellerini attırabilmiş fakat tamamlayamamıştı.

http://www.bitkihekimi.net/resim/turkcekullan.gif
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden: (3 Kişi)
bEyAzLi (26-05-08), HeLL's AnGeL (12-03-08), Metu İz baCK (26-05-08)
Eski 26-05-08, 00:07 Çevrimdışı   #2
Profesör
Figüranlar
 
bEyAzLi - ait Avatar
Genel Mesajlar: 3.661
Teşekkür etti: 1.427
Teşekkür edildi: 1.540
RepForum Gücü: 50
Forum Puanı:18170
bEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazbEyAzLi tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ruhsal Durumum:
Paylaşım için teşekkurler..

Doğruyu bulmak zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.



Yalnız ben
Yalnızlıklar komedisinin üçüncü perdesinde
Figüran olmuşum geceye...
  Alıntı ile Cevapla
Eski 26-05-08, 02:53 Çevrimdışı   #3
Rektör
Düşünürler grubu
 
J.Mengele - ait Avatar
Genel Mesajlar: 7.116
Teşekkür etti: 3.039
Teşekkür edildi: 2.908
RepForum Gücü: 86
Forum Puanı:30308
J.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymazJ.Mengele tanımayanı zamansız forum da kimse adam yerine koymaz
Ruhsal Durumum:
Halifeliği Türklere geçiren padişahımızdır... Sert karakterli duruşula tanınır... Oğlu Kanuni babasını pek sevmemiş,dedesi Fatih'e hayranlık duymuştur.


Tüm hainler diz çökecek bir gün TÜRK bayrağının altında...


Ich Bin Heinrich Himmler
  Alıntı ile Cevapla
Mesaja teşekkür eden:
Metu İz baCK (26-05-08)
Cevapla

Konu Seçenekleri

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Powered by vBulletin Copyright © 2000-2008 Jelsoft Enterprises Limited.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
http://www.zamansiz.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:49 .