| |
| |
![]() |
![]() | | Konu Seçenekleri | ![]() |
| | #1 |
| Rektör ![]() | Yirmi iki yıl sonra ilk kez heykel yaptı Ressam Mehmet Güleryüz'ün 22 sonra yaptığı ilk heykeller Contamporary İstanbul Sanat Fuarı'nda sergileniyor. Pembe ve eflatuna boyalı at heykeli 'Hayber', sanat tarihinde kendine yer bulabilen anıtsal at heykellerine yönelik ironik bir çalışma Mehmet Güleryüz'ün aylardır atölyesinde büyük bir çaba ve sabırla hazırladığı heykelleri, dün Contamporary İstanbul Sanat Fuarı'nda izleyiciyle buluştu. Fuara girenler, önce Güleryüz'ün pempe at heykeli Hayber'i görerek başladılar gezmeye. Ardından Galeri x ist'in standında 'Scratch'le tanıştılar. 'Hayber' ve 'Scratch', 24 Aralık'a kadar Lütfi Kırdar'daki sanat fuarında sergilenecek. Ayrıca, sanatçının yeni desen çalışmalarından oluşan ve dört 'Çin defteri'nin yer aldığı 'Çizgi-Roman' başlıklı sergisi de Galeri x-ist'in Teşvikiye'deki yerinde sürüyor. Kâğıt heykel, ağır mesele Türk resminde, 'figür'e getirdiği özgün, cesur ve kışkırtıcı yaklaşımıyla yer edinen Mehmet Güleryüz'ün az bilinen heykel çalışmalarının başlangıcı aslında akademi yıllarına kadar gidiyor. 1965'te Bedri Rahmi Eyüboğlu, desenindeki iki boyutlu dünya kurgusunun dışına çıkma arzusunu gördüğü sanatçı için, "O daha ziyade heykelci" der. Çizgi ile elde ettiği güçlü ifadeleri gerçek mekâna yayma arzusu o yıllarda içini kemiren bir sorun olarak karşısına dikilir Güleryüz'ün. Paris'te öğrenci olduğu yıllarda (1970-74) desenleriyle dünyayı yorumlamaya, 'sözünü söylemeye' çalışsa da bununla yetinmez Güleryüz. 1971'de Paris'te Pont des Arts'ta ayaklarına tekerlekler yerleştirilmiş hareketli bir salıncak üzerinde uyuyan bir domuzu gün boyu dolaştırır. Bu 'happening'de uyuyan domuz sistemden yararlananları, salıncağı sallayan Mehmet Güleryüz ise sistemin emrindeki adamı temsil ediyordu. En çarpıcı heykellerinden biri olan 'İşkenceci'nin ortaya çıkışı da aynı döneme rastladı. 1973'te Salon de Mai'e davet edilen sanatçı, 12 Mart darbesinin etkisiyle 'İşkenceci' adlı heykeli yapar. Papier-maché tekniğiyle gerçekleştirdiği heykelde Fransız kasap önlüğü giymiş apoletli bir subay, masanın üzerinde yatan yarı belden kesilmiş erkek figürünün içini boşaltmaktadır... Sanatçının heykellerinde hazır malzeme, hayvan ve insan figürleri kadar önemli bir yer tutuyor. Sokaklarda malzeme arayan Güleryüz, bazen bir ahşap sandık, bazen sandalye ya da mutfak rafını kullanmak üzere alıyor. Nitekim 'Sıkıştırılmış Maymun' (1974) ve 'Tırmanan Maymun' (1977) sanatçının hazır malzemeyi kullanmadaki yetkinliğinin başarılı örnekleri olarak anılır. Yeni dönem 1979 Akademi Sanat Şenliği'nde sanatçı, Fındıklı Parkı'na panayır tiyatrolarındaki çadırlardan esinlenerek bir çadır kurar ve adını da 'Gariplikler Müzesi' koyar. Dönemin asık suratlı ortamına 'nanik yapmak'tır amacı. Deniz kızı, atış yapan adam, kaporta tamircisi heykelleriyle bir enstalasyon olarak tasarladığı 'müze', sanatın hayattan kopuk olamayacağına da parmak basar. Güleryüz benzer biçimde 1984'te Brüksel'de gerçekleştirdiği sergide galeri mekânını hayali bir sirke dönüştürür. Resimlerinin başrollerindeki tüm insan ve hayvan kahramanlar ayaklanmış, mekânı doldurmuştur. Bir tiyatro sahnesini andıran galeride 'şov' bütün hızıyla devam etmektedir. Ancak ne yazık ki bu 'son perde'dir. Mehmet Güleryüz, Brüksel sergisinden sonra hiç heykel yapmadı; tam 22 yıl boyunca. Bugün onu yeniden heykel yapmaya iten şey ise, kendi kabuğuna sığamaması, alışkanlıklara karşı verdiği savaş ve en çok da merakı. Onun sanat yaşamında ve anlayışında 'nirengi noktası' olarak kabul edilebilecek 'Hayber' ve 'Scratch' heykelleriyle, resimlerinden aşina olduğumuz at ve köpek figürleri vücuda kavuştu. Yalnızca dışavurumcu bir anlayışla biçimlendikleri ya da kesin, keskin ve 'huzursuz' çizgileri taşıdıkları için değil, renkleriyle de. Özellikle 'Hayber', binlerce yıldır gücün, iktidarın, statünün ve savaşın sembolü olarak tarihte ve sanatta yer bulan at figürünün bu ironisi kendisinden epeyce söz ettireceğe benziyor. Sandalyelere tutunmak zorunda oluşu, pembeli-eflatunlu hafifliği, telden-kâğıttan geçiciliğiyle sanat tarihinde sorunsuz, kabul görmüş anıtsal heykellere karşı bir tepki, belki de yeni çağın 'iktidar anıtı'... 'Çizgi Roman' 6 Ocak 2007'ye kadar x ist'te. Tel: 0212 2917784 alıntı ...Artık Sen de Herkes Gibisin... |
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| |